İçeriğe atla

Bülent Ecevit

Vikisöz, özgür söz dizini
Bülent Ecevit
Bülent Ecevit, 2000
Doğum tarihi 28 Mayıs 1925
Doğum yeri İstanbul, Türkiye
Ölüm tarihi 5 Kasım 2006
Ölüm yeri Ankara, Türkiye
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi

Bülent Ecevit, Türk gazeteci, şair, yazar, çevirmen ve siyasetçi.

Sözleri[değiştir]

Kaynaklı[değiştir]

  • Çok ilginç, zeki, fakat fazlasıyla hayalci bir insandı. '100 bin tank, 100 bin uçak yapacağız' demişti. Kendisini odama çağırdım. 'Sayın Erbakan bunu nasıl söylersiniz!' dedim. 'Bir kere mümkün değil, 100 bin tank, 100 bin uçak yapmamız. Bunların pilotlarını bulamayız.' Terledi. 'Efendim, böyle şeyler siyasette temenni manasında söylenir' dedi.[1]
Necmettin Erbakan hakkında
  • Biz olaya insani açıdan yaklaşıyoruz. Bu tür mahkûmlar genellikle ailenin para kazanan, aileyi koruyan insanları oluyor. Onlar cezaevine girince aileleri mağdur oluyor.[2]
Af önerisini yaptığı günler (Temmuz 1998)
  • Af konusunda Rahşan'la benim başımıza gelmedik kalmadı. Kader kurbanlarına-garibanlara bir şans daha verelim, dedik. İş nerelere kadar uzandı, biliyorsunuz.[3]
Rahşan Affı üzerine (Temmuz 2005)
  • Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi'nin ve onun dostlarının bu konudaki çabalarını gerçekten takdirle izliyorum. Çağdaş bir eğitim verildiği belli.[4]
Gülen okullarını överken (1998)
Zaman gazetesine demeci (16 Temmuz 2005)
  • Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri; Türkiye'de hanımların giyim kuşamına, başörtüsüne özel yaşamlarında hiç kimse karışmıyor. Ancak burası hiç kimsenin özel yaşam mekânı değildir. Burası devletin en yüce kurumudur. Burada görev yapanlar; devletin kurallarına, geleneklerine uymak zorundadırlar. Burası devlete meydan okunacak yer değildir! Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz![6]
Başörtüsü ile Meclis'e gelen Milletvekili Merve Kavakçı hakkında TBMM'de sözleri (1999)
  • Biz; Demirellerden, Türkeşlerden milliyetçilik dersi almayız. Sevgili Kardeşlerim! Biz milliyetçiliği sokak duvarlarına değil; Kıbrıs'ın topraklarına, Ege'nin deniz yataklarına yazmışız. Biz milliyetçiliği Batı Anadolu'nun haşhaş tarlasına yazmışız.[7]
  • Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs’a indirme ve çıkarma hareketi başlamış bulunuyor. Allah; milletimize, bütün Kıbrıslılara ve insanlığa hayırlı etsin. Bu şekilde insanlığa ve barışa büyük bir hizmette bulunmuş olacağımıza inanıyoruz. Öyle umarım ki kuvvetlerimize ateş açılmaz ve kanlı bir çatışmaya yol açılmaz. Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz. Bu karara ancak bütün diplomatik, politik yolları denedikten sonra mecbur kalarak vardık. Bütün dost memleketlere, bu arada son zamanlarda yakın istişarede bulunduğumuz dost ve müttefiklerimiz Birleşik Amerika’ya ve İngiltere’ye, meselenin müdahalesiz hâlledilebilmesi, diplomatik yollardan hâlledilebilmesi için gösterdikleri iyi niyetli çabalar için şükranlarımı belirtmeyi borç bilirim. Eğer bu çabalar sonuç vermediyse elbette sorumlusu bu iyi niyetli gayretleri gösteren devletler değildir. Tekrar bu hareketin insanlığa, milletimize ve bütün Kıbrıslılara hayırlı olmasını dilerim. Allah'ın milletimizi ve bütün insanlığı felaketlerden korumasını dilerim.[8]
20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın başladığını bildiren konuşması
  • Türkiye'de dine bağlı veya dinci kesimlerden bir kısmı; daha çok başka ülkelerden, başka kültürlerden ithal edilen bir İslam anlayışına kapılmışlar. Oysa Türk halk tasavvufunun çok ilginç bir İslam anlayışı var. Başka bazı İslam ülkelerinde, toplumlarında din duygusu Allah korkusuna dayanır. Türk halk tasavvufunda ise din duygusu Allah sevgisine dayanır ve Allah sevgisi insana da sevgi olarak yansır. Dolayısıyla beraberinde hoşgörüyü getirir, özgürlüğü getirir ve barışçılığı getirir.[9]
  • Hükûmet derhâl çekilmelidir. Laik, demokratik cumhuriyete karşı dün Ankara'da göz göre göre işlenen korkunç cinayetten Başbakan da sorumludur ve başında bulunduğu hükûmet de sorumludur. Bu hükûmet artık görevde kalamaz. Halkın yüzüne bakamaz.[10]
Danıştay Saldırısı üzerine (Mayıs 2006)
  • Bu hiçbir şekilde tevil edilmeyecek, mazur gösterilemeyecek bir skandaldır. Devletin güvenirliği ve işlerliği açısından bir yüz karasıdır. Kaçanlar, bilindiği gibi, Balgat'ta 5 kişiyi öldürmekten ve 12 kişiyi yaralamaktan suçlu olan sağcı teröristlerdir.[11]
Mustafa Pehlivanoğlu'nun 27 Temmuz 1980'de hapisten kaçması üzerine

Kaynaksız[değiştir]

  • Değerli gazeteciler, sizlere ve aziz yurttaşlarımıza bir haberim var. Bu sabaha karşı 03.00'ten itibaren bölücü terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan Türkiye'dedir. Dünyanın neresinde olsa devletimizin onu ele geçireceğini söylemiştik. Devlet sözünü yerine getirildi. Şehit analarına verilen söz yerine getirildi. Bütün dünyadan dışlanan Öcalan, sonunda kendini Türkiye'nin kucağında buldu. Yaptıklarının hesabını bağımsız Türk adaletine verecektir. Bölücü terörle bir yere varılamayacağını, devletimizle baş edilemeyeceğini artık herkes anlamalıdır! Öcalan kendisi dahil hiç kimsenin canı incitilmeden yakalandı. 12 gündür değişik kıtalarda, ülkelerde sürdürdüğümüz yoğun ve sessiz bir izleme sonucunda yakalandı. Türkiye'de bu operasyonu bilen sadece 10 yetkili vardı. Hiçbir haber sızmadı. En küçük bir sızma olsa operasyon sonuç veremezdi. Bu operasyon Genelkurmayımızla MİT'in tam bir uyum içinde çalışmaları sayesinde başarıldı. Kendilerine tebriklerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Güç bir iş başarıldı. Bundan sonrası bağımsız yargının yetki alanındadır. Allah milletimizi ve bütün insanlığı terörden ve savaştan korusun.
(16 Şubat 1999 günü, terörist elebaşı Öcalan'ın yakalandığı belirten konuşması.)
  • Ekonomide ve devlet yapısında bir enkaz devraldık. Çetin bir dönem geçireceğiz. Barışı getirmeye kararlıyız.
(10 Ocak 1978 tarihli basın toplantısından.)
  • Bizim iki gücümüz var: Hak ve Halk.
  • Eşitlik her zaman adil değildir.
  • Aslında sorun, CHP'yi eski yörüngesine veya yeni yörüngesine oturtma sorunun da ötesindedir. Hatta sorun 'ya ben, ya Bülent' sorununun da ötesindedir. Tekrar söylüyorum, asıl öncelikle ölçülmesi gereken şudur: CHP'de buyruk mu işleyecek, hukuk mu işleyecektir? Buna karar vereceğiz. (...) Daha açık söylüyorum, vereceğiniz karar şudur: Demokratik bir partinin kanunlara saygılı özgür üyeleri mi olacağız, kapıkulları mı olacağız? Karar sizindir.
(1972'de İnönü'ye karşı olan konuşmasında.)
  • Onlar ortak, biz pazar olacağız.
(Ortak Pazar: Avrupa Birliği)
  • Koğuş sistemi, cezaevlerinin terör eğitim merkezi haline gelmesini kolaylaştırmış oldu.
  • Ben sadece görevimi yaptım. Görevimizi yaptığımız için övünemeyiz.
  • Dinci akımların çaresi laiklik ve demokrasidir. Türkiye de buna öncülük eden bir devlettir.
  • Toprak işleyenin, su kullananın.
  • Laiklik ilkesi cumhuriyetin aşil topuğudur.
  • Demokrasilerde sadece ordu ve yargı mensupları tribünlerde oturur. Geri kalan tüm toplum kesimleri sahada olur. Ancak bir süre sonra tribündekiler oyundan sıkılır ve kendi takımlarına dahi tepki göstermeye başlayabilirler. Eğer sahada olması gerekenler, örneğin işçiler, tribünde oturmaya devam eder ve sahaya inmezseniz, korkarım biri çıkar, düdüğü çalar, 'Oyun bitti, herkes evine' der.
(1980 - İşçileri eylem yapmaya davet eden ünlü demeci.)
  • Bugünkü yönetim biçimi ve Türkiye için yönetimce öngörülen rejimi, kendi demokrasi anlayışım açısından içime sindiremediğim bir gerçektir. İçime sindirmeye de mecbur değilim!
(Askeri rejim için.)
  • Vurun, beni de vurun kalleşler!
(1980, Ülkücüler tarafından öldürülen parti il başkanı M. Zeki Tekiner'in cenazesi, Nevşehir.)
  • Kumar borcu olmayan 11 milletvekili arıyorum.
(1977)
  • Paşa deyiminin kullanılması ve paşa deyiminin teşvik edilmesi bence bazı hanımların başörtüsü kullanmasından çok daha büyük bir gericiliktir.
  • Namuslu bir hikayen varsa, seni kimse satın alamaz.
  • Herkes baskıya boyun eğseydi insanlık hâlâ dünyanın düz olduğunu sanıyor olurdu.
(15 Ekim 1982, ikinci kez cezaevinden çıkarken bir gazetecinin ona sorduğu "Bundan sonra yine konuşur musunuz?" sorusuna verdiği yanıt.)
  • Özgürlükler genelde aniden değil, yavaş yavaş yitirilir.
  • Cumhuriyet Halk Partisi, Misak-ı Milli'den ve Kuvayi Milliye'den doğmuş bir partidir. Yani Türkiye'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumak için and içenlerin kurdukları bir partidir. O halde sırf Güneydoğu'da biraz daha fazla oy alabilmek için, Türkiye'yi bölmek istediklerini açıkça dile getiren kimseleri sırtında Meclis'e taşımış olan bir parti asla Cumhuriyet Halk Partisi'nin mirasçılığı iddiasında bulunamaz. (Erdal İnönü'nün önderliğindeki Sosyaldemokrat Halkçı Parti'ye hitaben, 1991.)
  • Terörü teşvik edici, teröre cesaret verici nitelikte yayınlar kesinlikle yasaklanmalıdır. Terörü teşvik eden bir yazar, bence teröristten daha suçludur. (1995.)
  • Eğer bir ülkede; gazeteci, yazar, sendikacı, bilim adamı, subay aşağılanıyorsa, o ülkede doğru gitmeyen bir şeyler var demektir.
  • Erken seçim oImasaydı, 2084′ e kadar iktidarda kaIacaktık. (2002.)
  • Köylü savaşta en önde giderek nasıl memleketi kurtardıysa, barışta da en önde gidip gerçek kalkınmayı sağlayacaktır.
  • Bir söz ne seçim kazandırır, ne seçim kaybettirir, ama bir sözden dönmek partiye çok şey kaybettirir.
  • Özgürlüğümüz için bedel ödemeye alışmak zorundayız ve ben dört aylık hapisliği özgürlük için mütevazı bir bedel sayıyorum. Bir insan için en önemli şey, beyniyle özgür olmasıdır. Ben özgürlüğü beynimde hapishaneye taşıyorum. Dışarıda bir mahpus gibi yaşamaktansa, içeride özgür bir insan olacağım. Bu bir tercih meselesidir. Umarım Tanrı bana hep bu tercihi yapacak gücü verir.
(12 Eylül 1980 darbesinden sonra çeşitli suçlamalarla hapis cezasına çarptırıldığı zamanlardan.)
  • Avrupa Birliği’ne ve NATO’ya bağımlı kalmamalıyız. Bütün dünyaya açılmalıyız. Kendi bölgemizdeki ülkelerle, Rusya’yla, Orta Asya ülkeleriyle, Uzak­­doğu’yla her bakımdan çok özel olan ilişkilerimizi geliştirirken, bir yandan da Hindistan’la ilişkilerimizi geliştirmeliyiz. Nüfus bakımından en yoğun iki ülkeden biri olan Hindistan’la çok eski bağlarımız vardır. Hindistan’da “Hint ulusu” kavramını değiştiren unsur, Mahmut Şah dönemindeki Türklerdir. Hindistan’da bize yakınlık gösterecek unsurlar var, onlarla ilişkilerimizi geliştirirken eğitime önem vermeliyiz. Türkiye, bütün dünyayla ilişki kurabilecek tek ülkedir.
  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varlığı ortadan kalkacak olursa, bu Türk topraklarına saldırı olacaktır. Çünkü KKTC Türkiye’nin uzantısıdır. Hem Türkiye için hem de Doğu Akdeniz için Kuzey Kıbrıs’ın ne kadar önemli olduğu haritaya bakılınca görülür. Kıbrıs bizim için önemli değil diye konuşanlar, aslında Türkiye’nin gerçeklerini bilmez görünüyorlar.
  • 1970’li yıllarda Kissinger beni ABD’ye davet etmişti. Gittiğimde New York’ta Ermeni protestocuların arasında buldum kendimi. Korumalar beni o bölgeden uzaklaştırmak istediler. Kabul etmedim. Bir süre sonra içinde oturduğum arabanın yanına gelen göstericilerden biri eğilerek, “Ecevit! Ecevit, Türkiye’deki Ermeniler sana emanet” dedi. Yani, bizim Ermenilerle hiçbir sorunumuz yok. Birlikte yaşamış, kız almış, kız vermişiz. İki toplum kaynaşmış. Nasıl ayıracaksınız?
  • Sayın Erbakan, olmayacak hayaller kurardı ve o hayallere inanırdı.
  • Atatürk döneminde Almanya'da Hitler, İtalya'da Mussolini, İspanya'da Franco, Rusya'da Stalin vardı. Hitler asker değildi, Mussolini askerlikten kaçmak için ülkesini terk etmiş, uzun süre Lozan'da bulunduktan sonra er olarak askerlik yapmıştı. Stalin ise başçavuştu. O dönemde büyük zaferler kazanmış gerçek asker sadece Mustafa Kemal'di. Asker olmayan diktatörlerin hepsi askeri üniforma kullanırken, Mustafa Kemal “mareşal” üniformasını çıkarıp parlamenter sisteme hayat kazandırdı.

Eserlerinden[değiştir]

Ortanın Solu[değiştir]

  • Eğer halk çoğunluğu bunun ne demek olduğunu anlamıyorsa, yapılacak şey, "Halk anlamaz" deyip susmak değil, halka bunu anlatmaktır. (s. 55)
  • Ortanın solunu, aşırı soldan, komünizmden, ayıran başlıca unsur, demokratik oluşudur. (s. 91)
  • Topraklarımızda, kendi Silahlı Kuvvetlerimizin tam hakimiyet ve denetimi altında olmayan askeri üs veya tesisler bulunmamalıdır. (s. 117)
  • Yalnız Atatürk devrimlerini benimsemek, yalnız Atatürk devrimlerinde birleşmek, Atatürk’ün devrimciliğinden ayrılmak olur.
  • Tıpkı aşırı sağdakiler gibi aşırı soldakiler de demokrasiye, ancak kendi amaçlarına yararlı olduğu sürece, o ölçü ve biçimde ve kendi sistemlerinin sınırı içinde razı olurlar.

Demokratik Sol[değiştir]

  • Daha solcu olmak, daha ilerici olmak demek değildir.
  • Komünizmin en birinci düşmanı demokratik soldur.

Atatürkçülük ve Devrimcilik[değiştir]

  • Dilimize egemen olmadan düşüncemize egemen olamazdık. (s. 55)
  • Gerçek devrim, altyapı devrimidir. Yani, üretim ilişkilerini yeniden düzenleyen ve ekonomik güce el değiştirten devrimdir. (s. 61)
  • Bir insanın başına fes yerine şapka giydirmekle, giyim kuşam ya da yazı değiştirilmekle, kadınlar peçe altından çıkarılmakla, hele laiklikle, toplumda pek çok şey değişebilir ve değişmiştir. (s. 70)

Hakkında söylenenler[değiştir]

  • Dört kaz teslim etsen akşama üçünü kaybedip gelir.[12]
  • Ecevit ve DSP’nin iktidardan uzaklaştırılması ülkeyi bugünkü noktaya getirdi.[13]
  • Türkiye'de siyaset de iyi değil. Sayın Ecevit’in 1985’te yazdığı DSP programının özüne uygun ama bugünün ihtiyaç ve gerçeklerini de gözeten bir siyasete ihtiyaç var.[14]
  • Senin yolunda yürüyenler, hangi noktada olursa olsun, senin düşüncelerini, dürüstlüğünü ülkenin önüne yönetim anlayışı olarak koydukları zaman halkımız huzura kavuşacaktır.[15]
    • Masum Türker
  • Siz Bülent Ecevit, CHP koalisyonunda iken İzmir ve çevresinde bu zindan zebanilerini yetiştirici Nurcu ocaklarının açılması için CHP'lilerin nasıl çalıştığını CHP'lilerden dinlemişimdir. İlk kurucu da benim "Ulus"tan çekildiğim günlerdeki CHP iktidarıdır.[16]
  • Ortanın Solu çocukları Türkiye'yi bir deneme tahtasına çevirecekler. Krizden krize yuvarlanacağız. Asıl korkuncu, bu programı halk yığınları anlayamayacağı için, partinin Atatürk'ten miras kalması niteliğine yaslanarak seçmenleri pusuya düşürmektir.[17]
  • 27 Mayıs İhtilali olur; Ecevit, Ulus gazetesindeki köşesinde ihtilalcileri "Günaydın devrimci Türk ordusu" diye selamlar ve ihtilalcilerin kurdukları mecliste görev alır. Yıllar sonra da bütün ihtilallere karşı olduğunu söyler, süslü tümceler ile "sivil toplum edebiyatını" yapar![18]
  • Gerçeği artık açık açık görmek gerekiyor: Ecevit, artık eski Ecevit değildir; 'ANAP'ın umudu'dur; eski ülkücülerin alkışladıkları, tarikatların bağırlarına bastıkları Ecevit'tir.[19]
  • Şimdi, DSP'li sayın üyelere fazla bir şey söylemek istemiyorum; çünkü, Sayın Ecevit'in geleneğine vatan hainlerini affetmek fazla yabancı gelen bir husus değildir.
    • Ali Güngör
TBMM'de af görüşülürken, 8 Aralık 2000[20]

Kaynakça[değiştir]

  1. Huzursuz Bir Ortaklığın Ses Getiren Hamlesi: CHP-MSP Koalisyon Hükümeti Ve Kıbrıs Barış Harekâtı, Alper Gülbay
  2. DSP'den af sürprizi http://arsiv.sabah.com.tr/1998/07/19/
  3. 'Af' sözü Ecevit çiftini geriyor https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/fikret-bila/af-sozu-ecevit-ciftini-geriyor-124918
  4. Ecevit: Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi'nin... https://www.youtube.com/watch?v=tPBiK13qshY&ab_channel=guevara
  5. Ecevit: Sultan Vahdettin hain değildi https://www.haber7.com/siyaset/haber/102626-ecevit-sultan-vahdettin-hain-degildi
  6. Utanç görüntüleri: Bülent Ecevit TBMM’den Merve Kavakçı'yı böyle kovdu! https://www.youtube.com/watch?v=gvT2QMpjQeQ&ab_channel=Yeni%C5%9Eafak
  7. https://www.youtube.com/watch?v=IZzBkG8EEzU Bülent Ecevit'in tarihi konuşması
  8. ECEVİT - Kıbrıs Barış Harekatı - 1974 https://www.youtube.com/watch?v=NUUWJAbn8XA&ab_channel=Bahriye
  9. "Bülent Ecevit & MFÖ - Sonra "Müzikli Hatıralar"". Erişim tarihi: 30 Haziran 2023. 
  10. Ecevit'ten hükümete istifa çağrısı https://www.haber7.com/siyaset/haber/157771-ecevitten-hukumete-istifa-cagrisi
  11. 28 Temmuz 1980 tarihli Cumhuriyet gazetesi https://egazete.cumhuriyet.com.tr/oku/192/1980-07-28/0
  12. "Demirel'in unutulmayan sözleri". Milliyet. Erişim tarihi: 15 Eylül 2015. 
  13. "Sezer: DSP Genel Başkanlığı'na adayım". Yeniçağ. Erişim tarihi: 11 Aralık 2016. 
  14. "DSP'de neler oluyor". OdaTV. Erişim tarihi: 11 Aralık 2016. 
  15. "Ecevit, vefatının 8. yıldönümünde anıldı". Sabah. Erişim tarihi: 12 Aralık 2016. 
  16. Falih Rıfkı Atay, Atatürk Ne İdi?, 1968
  17. Falih Rıfkı Atay, Bayrak, 1970
  18. Uğur Mumcu, Cumhuriyet, 22 Eylül 1991
  19. Uğur Mumcu, Cumhuriyet, 6 Ekim 1991
  20. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı 21. Dönem 3. Yasama Yılı 27. Birleşim 08/Aralık /2000 Cuma https://www5.tbmm.gov.tr//develop/owa/tutanak_g_sd.birlesim_baslangic?P4=4301&P5=B&page1=75&page2=75
  21. Karaca: Rahşan'ı öldürseler Bülent affeder miydi? https://www.milliyet.com.tr/siyaset/karaca-rahsani-oldurseler-bulent-affeder-miydi-5350159
Bülent Ecevit ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.
Wikisource
Wikisource
VikiKaynak'ta bu konu ile ilgili metin bulunmaktadır: