Hayvanlar

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara

Hayvanlar hakkındaki alıntılar:

Kaynaklı[düzenle]

  • Zevk ve acıyı, mutluluğu ve ıstırabı hissetme kabiliyetleri esas alındığnda, insanlar ve hayvanlar arasında fark yoktur.
  • Hayvan Haklarını da İnsan Hakları kadar destekliyorum. Tam bir insan olmanın yolu budur.
  • Bin yıldır, her türden yetkili makamlar -dinlerden, seçkin otoritelere kadar- rahatsızlık verecek şekilde insanların, hayvanlar aleminde en zeki varlıklar olduğu fikrini tekrar ediyorlardı. Ancak, bilimin bize gösterdiğine göre hayvanlar, insanlardan üstün bilişsel yeteneklere sahip olabilirler.
  • İnsanların zeka üstünlüğü inancı, felsefe ve bilimde değişmez bir yere sahip oldu. Belki de filozoflar arasında en çok sözü geçen düşünür olan Aristo bile insanların muhakeme yetenekleri yüzünden hayvanlardan üstün olduğunu savundu.
  • Bütün hayvanlar birisidir. O birisi, bir hayatın sahibidir. Bu gözlerin arkasında bir hikaye var... Bu dünyanın hayat hikayesinde onların da deneyimi var.
  • Var olan diğer tüm hayvanları köleleştirdik ve kürk ile tüyle kaplanmış uzak kuzenlerimize de o kadar kötü davrandık ki, şüphesiz eğer bir din oluşturabilseydiler, Şeytanı insan suretinde tasvir ederlerdi.
  • Diğer hayvanları köleleştiren, hadım eden, üzerinde deney yapan ve onlardan biftek yapan insanların, hayvanların acı hissetmediğine dair anlaşılması kolay bir eğilimi var. İnsanlar ve “hayvanlar” arasındaki keskin ayrım, eğer biz hayvanları zerre kadar pişmanlık ya da suçluluk duygusu hissetmeden irademize boyun eğdirmek, bizler için çalıştırmak, onları giymek, onları yemek istiyorsak hayati öneme sahiptir. Hayvanlar fazlasıyla bizim gibiler.
  • İnsanoğlunun en büyük zaafı, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanması. Hatta bütün yiyecekleri, hayvanları ve doğayı kendine sunulmuş bir nimet sanıyor. Evren dediğimiz bütün içerisinde, kendisini diğer canlılardan ayrı tutuyor. Çevreyi istediği gibi kullanıyor. Yıkıyor, yok ediyor. Halbuki insanoğlu bu evrende zincirin sadece küçük bir parçası. Bunu redderek aslında kendisine bir hapishane yaratıyor. İnsanın bu yanılgıdan kurtulması en büyük özgürlük. Tabii bu da tam olarak mümkün olmayabilir ama bu çabanın kendisi de bir özgürlük.
  • Ben her zaman vicdan azabı ile hayvan eti yedim.
  • Biz onları (hayvanları) anlayamıyor iken onların da bizi anlayamaması, bizim 'zeka'mızın seviyesinin yüksek olduğunu anlamına gelmiyor, sadece zekalarımızın birbirlerinden farklı tipte olduğunu gösteriyor. Örneğin, bir yabancı kendi dilimizin yanlış/eksik haliyle bizimle iletişim kurmaya çalıştığında onun çok da zeki olmadığını düşünürüz. Ancak gerçek çok daha farklıdır.
  • Çoğu dörtayaklı, yaşadıkları çevreye karmaşık koku izleri bırakıyorlar, ve koalalar gibi bazıları ise göğüslerinde koku izleri bırakabilmek için bezlere sahipler. Kısıtlı koku duyuları ile insanlar, bu koku izleri içinde bulunan görsel dünya kadar bilgi açısından zengin olabilecek bu karmaşık mesajları anlayamıyorlar bile.
  • Evcil hayvanlar bizimle iletişim kurup istediklerini anlatabilmek ile kalmıyor bize istediklerini de yaptırabiliyorlar. Hayvanlar alemi, değer verdiğimizden çok daha karmaşık.
  • Eğer milli harp öncesi kölelik üzerine nerede durduğunu bilmek istiyorsan, bugün kölelikle ilgili nerede durduğuna bakma, hayvan hakları üzerine nerede durduğuna bak.
  • Bu sene sadece kendi öldürdüğüm hayvanların etini yediğim için bir çeşit vejetaryen oldum. Benim görüşümce bir sürü insan sizin et yiyebilmeniz için bir canlının hayatını verdiğini unutuyorlar, yani benim hedefim bunu unutmamamı sağlamak ve sahip olduğuma şükretmek.
  • Darwinci bakış açısını kabul ettiğimizde, yani bizlerin özel olarak yaratılmış bir tür olmadığımızı ve Tanrı tarafından verilmiş, diğer canlılara hükmetme hakkımızın bulunmadığını kabul ettiğimizde, hayvanlardan gelen ve onların çektiği acıları somutlaştıran tüm bu ürünleri satın almamamız gerekecektir.
    • Peter Singer, (The Genius of Darwin: The Uncut Interviews - Richard Dawkins)
  • Hayvanların hakları olmadığı ve onlara davranışımızın ahlaken önemsiz olduğu iddiası Batı barbarlığının ve ilkelliğinin mükemmel bir örneğidir. Ahlakın yegane garantisi evrensel merhamettir.[1] - Arthur Schopenhauer
  • Hayvanlar için hayatlarının bizim hayatlarımızdan daha önemsiz olduğunu söyleyen birisi hayatı için çırpınan bir hayvanı ellerinde tutmamıştır hiç. O hayvanın dişiyle tırnağıyla mücadele ettiğini görmemiştir.[2] - John Maxwell Coetzee
  • İnsanlığın gerçek ahlâki sınavı, en temel sınavı; merhametine muhtaç olanlara yönelik davranışlarda belli ediyor kendini: hayvanlara. Ve bu açıdan insanlık büyük bir felaketin ızdırabını yaşıyor, öylesine derin bir felaket ki diğer bütün yıkımlarının kaynağı bu.[3] - Milan Kundera
  • Üzerinde çalıştığımız her hayvan bizi şaşırttı. Kurtların, köpeklerin ne kadar akıllı olduklarını gördük. Ama sadece onlar değil, “kuş beyinli” diye dalga geçtiğimiz kuşlar da çok akıllı. Sayı sayabiliyor, alet kullanabiliyorlar. Biz entelektüel olarak çok da farklı değiliz. Sadece öyle olduğumuzu düşünüp egomuzu şişiriyoruz.[4] Neil deGrasse Tyson
  • Hayvanlar dünyada kendileri için bulunurlar. İnsanlar için yaratılmamışlardır; siyahların beyazlar için, kadınların erkekler için yaratılmadığı gibi.[5] - Alice Walker
  • Hangi grup en uzun süre böylesine ezilmiş, en yoğun ve yaygın biçimlerde sömürülmüştür ki hayvanlardan başka? En güçsüz insanların bile gene de hayvanlar üzerinde kontrolünün olduğu, yoksul ya da ezilmiş neredeyse bütün insanların kendini hayvanlardan üstün kabul ettiği, hayvanlara sahip olmak, onları sömürmek ve öldürmek için yasal haklarının olduğu koşullarda hayvan bakış açısı mümkün olan bütün teori, tarih, etik ve siyaset içerisinde olabilecek en radikal değişimdir. Eğer tarih efendiler ve köleler arasında bir mücadele ise; insanlar efendidir, hayvanlar ise köle.[6] - Steve Best
  • Elbette hayvanlardan farklıyız; hayır, onlar elbette uzay gemisi yapamazlar, hayır onlar matematikten anlamazlar, hayır tabi ki Shelley gibi romantik şiir yazamazlar. Lanet olsun! Siz bir balina gibi yüzebilir misiniz? Kartal gibi uçabilir misiniz? Bir yarasa gibi işitebilir misiniz? Bir kedi kadar güzel misiniz? Bir kedi kadar güzel kokuyor musunuz? Kimlerin hak sahibi olacağı ve kimlerin hak sahibi olamayacağı, kimlerin topluma dahil olup olamayacağı türünden bir ahlaki evrende kriterimizi akıl olarak belirlemek tamamen saçmadır ve ayrımcılıktan başka bir şey değildir! Eğer zürafalar insan ırkı kadar geri kafalı, kendini beğenmiş ve önyargılı olsaydı en az 2 metrelik boynunuz olmadığı sürece hiçbir hakkınız olmayacaktı. Sizi dirikesimle kestikleri, yiyecek olasınız diye kesip biçtikleri, sırf o kadar uzun bir boynunuz yok diye size her türden işkenceyi yaptıkları böylesine emperyalist bir zürafa dünyasında yaşamak ister miydiniz? İşte bizim ahlaki kodumuz böylesine ayrımcı ve önyargılı.[7] - Steve Best
  • Hayvanlara uzun uzun bakıyorum da ben de onlar gibi hayvanlaşıp yaşayabilirim diyorum, hepsi kendi aleminde öylesine huzur içinde hallerinden sızlanmazlar, kan ter dökmemekteler, karanlıkta gözleri açık uzanmıyorlar ve ağlamıyorlar günahlarına, Tanrıya olan borçlarını konuşup midemi bulandırmıyorlar, hepsi hoşnut, hiçbirinin mal tutkusuyla gözü dönmemiş, hiçbiri ne öbürünün ne de binlerce yıl önce yaşamış kendi türünden birinin önünde diz çökmüyor, hiçbiri dünyanın ne en mutsuzu, ne de en saygın değeridir.[8] - Walt Whitman
  • Hayvan hakları, insan türü kimliğine yapılmış bir taarruzdur. Bu taarruz; türcülük pusulasını paramparça ederek, dünyadaki yerini bulmak için kullandığı kozmolojik haritalarını sorgulamaya çağırır insanları. Hayvan hakları, insanların hayvanlar üzerindeki üstünlük iddialarından vazgeçmesini talep eder. İnsanlardan gücün sorumluluk gerektirdiğini, güçlü olmanın haklı olmak olmayabileceğini, ve geniş bir neokorteksin doğal dünyaya tecavüz edip onu yağmalamak için bir mazeret olmadığını idrak etmelerini ister.[9] - Steve Best
  • 'Hayvan Hakları Akımı' şu anda gezegenin en önemli, en dinamik ve en güçlü akımıdır. Tüm 'insan hakları' akımlarına bakın, nerdeler? Feminizm akımı nerede, sivil hakları akımı nerede, Savaş karşıtı akım nerede? Tamamen bitik haldeler. Etkisizler, tamamen bir kenara atılmış, yok olmuş durumdalar. Fakat eğer, "Hayvan Hakları Akımı nerede?" diye sorarsanız; her yerdedir![10] - Steve Best
  • Hayvan hakları, modern insanlığın tertiplediği eşitlik, demokrasi ve haklar gibi en yüksek değerlerin geliştirilmesinde bir sonraki sahne. Kendimizi gezegene hükmeden yarı tanrılar olarak gören o sapkın kavramlarımızı, yaşayan büyük ilişkiler ağına ait ve bu ağ içerisinde birbirine bağımlı varlıklar olduğumuzu söyleyen daha alçak gönüllü ve bütüncü bir nosyonla değiştirmek zorundayız. Tahakkümcü ve türcü kimlikler bizi felaketler yokuşundan aşağıya doğru yuvarlıyor. Eğer insanlık ve yaşayan dünya, bir bütün olarak bir geleceğe sahipse, insanlar hayatın tümüne saygı duyan evrensel bir etik kavramını kucaklamak zorundalar.[11] - Steve Best
  • İnsanlık tarihinin çeşitli evrelerinde gelişen ve yaşanan gelişmeler, insan türünün bir entelektüel devrim yaşamasına da vesile oldu. Ne var ki, insan hâlâ diğer türler üzerin­de büyük bir zorbalık uyguluyor, günümüzde kapitalist üretim ilişkilerinin yol alması ile insan türü, muhtemelen hayvanlara tarihin bütün dönemlerinden daha fazla acı çektirir hale geldi.[12] - Yalçın Ergündoğan
  • Eğer hayvanlara yönelik davranışlarımızı insanlara yönelik davranışlarımızdan, radikal anlamda, farklı olarak meşru görmenin bir yolu yoksa, o zaman hayatın tamamına değer veren bir toplum geliştirmek zorundayız. (...) Bu görüşle uyum halinde bulunan bir toplum hem hayvanların hem de insanların keyfi sömürüsünden uzak olacaktır. Böyle bir toplumda rodeolara, sirklere yer olmayacaktır. Hayvanlar gıda ve giysi olmaları adına katledilmemeli. Bilimsel araştırmalardaki hayvan modeli; canlı doku kültürleriyle, bilgisayar modelleriyle, in vitro araştırmalarıyla, her şeyden önce sırf merak duygusu yerine merhamet/şefkat duygusuyla yer değiştirmeli.[13] - David E. Meyer
  • İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, yavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Yine de, tüm hayvanların efendisidir.
    Peki, bu durum, Doğa’nın bir yasası mıdır? Ülkemiz, topraklarında yaşayanlara düzgün bir hayat sunamayacak kadar yoksul mudur? Hayır, yoldaşlar, asla! İngiltere toprakları bereketlidir, havası suyu iyidir yurdumuz, bugün bu ülkede yaşayan hayvanlardan çok daha fazla bol yiyecek sağlayabilir.[14] - George Orwell
  • Ben hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam. Kendilerine bakıldığını bilir bu hayvanlar; yüzlerce meraklı gözü hisseder bu hayvanlar; dokunur bu onlara. Ben gözetlendiklerini bilmeyen hayvanlar isterim. Kendi inlerinde gezinen, uykulu yeşil gözlerle uzanıp pençelerini yalayan, düşünen, ürkek hayvanlar.[15] - Knut Hamsun
  • İnsanlardan kaçan vahşi hayvanların hepsi, ehli hayvanlara nispetle aşağılıktır. Vahşi hayvanların kanı mübahtır. Çünkü yüce akıldan kaçmaktadırlar. Akılları yoktur. İnsanın emrine uymuyor diye vahşinin yüceliği bu dereceye düşmüştür. Şu halde ey garip adam! Aslandan kaçan yaban eşeklere benzedikten sonra senin ne şerefin var ki? Eşek, işe yaradığı için öldürülmez. Fakat yaban eşeği olursa kanı mübahtır. - Mevlana[16]
  • İnsan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa (anlaşır).
  • Halkını özlemeyen yiğit olmaz, yerini özlemeyen hayvan olmaz.
  • Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir.
  • Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.
    • Muhammed (Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.)
  • Hayvanların hepsini köleleştirdik; kürk ve tüyleri olan uzak kuzenlerimize hiç kuşkusuz o denli kötü davrandık ki eğer bir din kurabilmiş olsalardı eminim şeytanı insan biçiminde tasvir ederlerdi.

Kaynaksız[düzenle]

  • Hayvanlar benim arkadaşlarımdır... Ve ben arkadaşlarımı yemem.
  • Hayvanlara karşı acımasız olan, iyi bir insan olamaz.
  • Otuz yaşıma gelene kadar öyle olmayan yaratıklara eşitimmiş gibi davranmaktan bıkıp usandım. Bir kedi genç olduğu sürece kağıt toplarla oynar, çünkü onların canlı ve kendine benzer bir şey olarak görür. Insan denen iki ayaklı hayvanlar da benim için aynı şeyi ifade ediyor.
  • İnsanları tanıdığımdan beri hayvanları severim.
  • Bir gün hayvanlarla konuşabileceğiz. Bize tek bir şey soracaklar: Neden?
  • Bizler hayvanlara ahlâk sahibi varlıklar olarak bakmıyoruz. Ama sizce hayvanlar bizi ahlâklı varlıklar olarak görüyor mudur?
  • Günümüzde, özellikle de Türkiye’de, “hayvan korumacılık” ya da “hayvan severlik” diye algıladığımız şey tümüyle hayvan haklarını kapsamıyor. Gündelik yaşamda karşı­laştığımız sokak hayvanlarına ve onları korumaya yönelik bilgileri ve yaklaşımları içe­riyor. Oysaki, dünyada hayvan hakları mücadelesinin çok daha geniş boyutlar aldığını, bu mücadelenin tıpkı insan hakları mücadelesi gibi, cinsiyet ayrımcılığına, ırkçılığa karşı mücadele ve benzeri hak mücadeleleriyle eklemlendiğinin farkındayız artık.
  • Eğer şiddete uğramış hayvan fotoğraflarının paylaşıldığını görmekten hoşlanmıyorsanız; fotoğrafları değil, şiddeti durdurmaya çalışmalısınız.
  • Hayvan yenir, insan yenmez.
  • Uzun süredir hayvan gibi yaşıyoruz ama bir melek gibi öleceğim; Tanrı ile yüzyüze geldiğimizde ne denli sevdiğimiz ölçüsüyle yargılanacağız Sevgi kendini kurban edebilmektir.
  • Bir hükümdar hayvan gibi davranabilmelidir. Onun tilki ve aslandan öğreneceği şeyler vardır. Tuzakları sezmek için tilki, kurtları korkutmak için de aslan olmak zorundadır.
  • Kimi insanla kimi insan arasındaki uzaklık, kimi insanla kimi hayvan arasındaki uzaklıktan çok daha büyüktür.
  • Bizi yaratan işi hayvanlık saymaktan daha büyük hayvanlık mı olur?
  • Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden Kur'an-ı Kerim'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en şerlileri (kötüleri)dir.
  • Eğer hayvanlar konuşabilseydi, onları kesip yemeye cesaret eder miydik?

Kaynaklar[düzenle]

  1. Arthur Schopenhauer, The Basis of Morality
  2. Elizabeth Costello, "Hayvanların Yaşamları"
  3. drstevebest.wordpress.com
  4. hurriyet.com.tr
  5. The Dreaded Comparison: Animal Slavery and Human Slavery (1996), Marjorie Spiegel, sf. 14
  6. Steve Best, Hayvan Bakış Açısı Kuramı
  7. Dr. Steve Best’in 05 Eylül 2012 günü Roma’da Sapienza Üniversitesi’nde verdiği “Hayvan Özgürlüğü ve Ahlâkî İlerleme: İnsanın Evrim Mücadelesi” isimli konuşmasından alıntı.
  8. goodreads.com
  9. drstevebest.org
  10. youtube.com
  11. drstevebest.org
  12. sesonline.net
  13. animalliberationfront.com
  14. George Orwell, Hayvan Çiftliği
  15. Açlık - Knut Hamsun
  16. Mesnevi, 1. Cilt, 3310-3320
Wikipedia-logo-v2.svg
Hayvanlar ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.