Ahlak

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara
  • İnsanlığın gerçek ahlâki sınavı, en temel sınavı; merhametine muhtaç olanlara yönelik davranışlarda belli ediyor kendini: hayvanlara. Ve bu açıdan insanlık büyük bir felaketin ızdırabını yaşıyor , öylesine derin bir felaket ki diğer bütün yıkımlarının kaynağı bu.[1] - Milan Kundera
  • Hayvanların hakları olmadığı ve onlara davranışımızın ahlaken önemsiz olduğu iddiası Batı barbarlığının ve ilkelliğinin mükemmel bir örneğidir. Ahlakın yegane garantisi evrensel merhamettir.[2] - Arthur Schopenhauer
  • Kişinin kendi türünün üyelerinin başka türlerin üyelerine kıyasla özel ahlaksal değer hak ettikleri duygusu eski ve derindir. Savaş zamanı dışında, insan öldürmek genelde işlenebilecek en ciddi suçtur. Bizim kültürümüzde daha da şiddetle yasaklanmış bir tek şey var; o da insan yemek (ölmüş bile olsalar). Bununla birlikte, başka türlerin üyelerini yemekten hoşlanıyoruz. Birçoğumuz, canilere bile ölüm cezası uygulanması düşüncesinden iğrenirler; Öte yandan da, ılımlı 'hayvan zararlılarının' yargılanmaksızın vurulmasını neşeyle desteklerler. Aslında, diğer zararsız türlerin üyelerini zevk ve eğlence için öldürürüz. İnsansı duyguları bir amipten daha fazla olmayan bir insan dölütü, yetişkin bir şempanzeye gösterilenden çok daha ileri bir saygı ve koruma altındadır. Yine de, şempanzenin duyguları vardır, düşünür ve -son deneysel kanıtlara göre- bir çeşit insan dilini öğrenebilir. Dölüt ise kendi türümüze aittir ve bu nedenle anında özel hak ve ayrıcalıklarla donatılır.[3] - Richard Dawkins
  • Güzel ahlak, dostluğu sağlamlaştırır. - Muhammed bin Abdullah
  • İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır. - Muhammed bin Abdullah
  • İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek... İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz. - Muhammed bin Abdullah
  • İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. - Muhammed bin Abdullah
  • Ahlak, bireyin içindeki sürü içgüdüsüdür. - Friedrich Nietzsche
  • Ahlak esasen toplumu çöküntüden kurtaracak ve toplumun muhafazasını sağlayacak bir araçtır. - Friedrich Nietzsche
  • Despotlar., havanın ahlaklı olduğu bölgeleri severler. - Friedrich Nietzsche
  • Ahlaksal olay yoktur, yalnızca olayların ahlaksal yorumu vardır. - Friedrich Nietzsche
  • Ahlaki gerçekler diye bir şey yoktur. - Friedrich Nietzsche
  • Ahlaklılık törelere itaat etmekten başka bir şey değildir (özellikle artık değildir), töreler ne tür olurlarsa olsunlar bu ilke değişmez; bununla birlikte töreler geleneksel tarzda davranmak ve değerlendirmelerde bulunmaktır. Geleneğin emretmediği şeylerde ahlak yoktur. (Tan Kızıllığı, Madde 9) Sadece gelenek olduğu için bir inanca bağlanmak... bu elbette namussuz olmak, korkak olmak, tembel olmak demektir! — Öyleyse, ahlaklılığın ön koşuluna namussuzluk, korkaklık ve tembellik olmuyor mu? (Tan Kızıllığı, Madde 101) - Friedrich Nietzsche
  • Herkes ahlaklı olmayınca, hiç kimse tümüyle ahlaklı olamaz. - Herbert Spencer
  • Taş’ın ahlakı yok. Hareket etmiyor. Faşizm ahlaksızlık’tır; hareketsizlik peşinde koşuyor. Faşizm, tarihin kaydettiği önceki dikta uygulamalarından, korkudan kaynaklanmasıyla ayrılıyor. Faşizmin terörü, kendisi terörize olmuş bir sınıfın, acımasızlık uygulamasıdır; faşizm, kendi içinde çelişkilerini erteleyerek hızını arttırmış bir iktidarın, iktidarını sallamış olanların hareketsizliğe boğma girişimi oluyor. Korkunun hareketsizliği doğurması en çok faşizmde var. Hain, korkak’tan çıkıyor; faşizm bir iç ihanet oluyor. Faşizm, egemen sınıfın kendi içinde ve birbirine karşı ihanetine dayanıyor.- Yalçın Küçük
  • Ahlak’ın silicisi korku’dur. ... Açlık korkusu, işsizlik korkusu, hapis korkusu, savaş korkusu ve giderek ölüm korkusu hep bir ahlak silicisi işlevini üstleniyorlar. ... İnsanımız çözülmeye yüz tuttu. 1970 yıllarının ikinci yarısında bir kuantum fizikçisinin objesi görünümündeydi; hareketliliğinden çıkan büyük enerjiyi iktidar perspektifine aktaramıyordu. Ölüm, işsizlik, hapis ve idam; bellekleri ve varolan ahlakı silici işlevini görüyordu.- Yalçın Küçük
  • Eğer ben kendim için değilsem, kim olacaktır benim için? Ve eğer ben sadece kendim için isem, o halde ben kimim? Ve şimdi değilse, ne zaman? -Hillel ve Shammai Talmudundan[4]
  • Belli bir dönemde, belli bir yerde ahlak nedir? O dönem ve o yerdeki çoğunluğun hoşuna ne gidiyorsa odur; ahlaksızlık da hoşlarına gitmeyendir. -Alfred North Whitehead
  • Hiçbir ahlak otoriteye dayandırılamaz, otorite ilahi olsa bile. -Alfred Jules Ayer
  • İki şey var ki, biz onlar hakkında daha sık ve daha düzenli kafa yordukça, ruhu hep artan bir hayranlık ve huşuyla dolduruyor: tepemizdeki yıldızlı gökyüzü ve içimizdeki ahlak yasası. -Immanuel Kant
  • Altın kural iyi bir kıstastır ama ondan daha iyisi başkalarına kendilerine nasıl davranılmasını istiyorsa öyle davranmaktır. -Karl Popper
  • Ben, evrim tabanında bir ahlak savunmuyorum. Ben, şeylerin nasıl evrildiklerini söylüyorum. İnsanlığın ahlaksal olarak nasıl olması gerektiğini söylemiyorum.[5] -Richard Dawkins
  • Özgür bir isteme ile ahlak yasaları altında olan bir isteme aynı şeydir. [6] -Immanuel Kant
  • Her defasında insanlığa kendi kişinde olduğu kadar başkasının kişisinde de sırf araç olarak değil, aynı zamanda amaç olarak davranacak biçimde eylemde bulun. -Immanuel Kant
  • Ereklerimizin nasıl bir niteliği olduğu istencimize bağlıdır; istencimizin nasıl bir niteliği olduğu da erdemimize bağlıdır, böylece doğru görüş (pratik bilgelik) de doğru olan ortayı bularak bu ereğe uymayı istence öğretir. Bundan dolayı etik erdem ile phronesis (pratik bilgelik y.n.) karşılıklı olarak birbirine bağlıdırlar. Etik erdem istence iyiye giden bir doğrultu verir, doğru görüş de bize hangi eylemin doğru olduğunu bildirir.[7] -Bedia Akarsu
  • Ahlak değerlerinin öznelliğine ilişkin savlar nasıl çürütülebilir bilmiyorum, ama keyfi bir zalimliğin yanlış olmasının tek nedeninin bundan hoşlanmayışım olduğuna da kendimi inandıramıyorum. -Bertrand Russell
  • Öyleyse erdem, akla başvurarak tanımlanan ortanın içinde yer almakla ve seçimlerle ilgili bir karakter durumudur. Biri aşırılık, diğeri eksiklik olan iki kötülük arasındaki bir ortadır bu. Bir ortadır, çünkü kötülükler tutkularda ve eylemlerde doğru olana ya kısa, ya uzak düşerler. Oysa erdem arada olanı hem bulur hem de seçer. Aristoteles
  • Eylemler mutluluğu artırmaya yöneldiği ölçüde doğru, mutluluğun tersini üretmeye yöneldiği ölçüde yanlıştır. -John Stuart Mill
  • Doğa insanoğlunu iki egemen efendinin buyruğu altına sokmuştur: acının ve zevkin. Ne yapmamız gerektiği hakkında tek söz sahibi bu ikisidir. -Jeremy Bentham
  • Belki de etik konusundaki en basit ve en önemli nokta bütünüyle mantıksaldır. Gerçekleri ortaya koyarak bunlardan nan totolojik ahlaki kurallar çıkarmanın olanaksızlığını kast ediyorum. -Karl Popper
  • İnsanı bütün diğer canlılardan ayıran özelliği, ne dili, ne düşünebilmesi, ne aklı, ne de ahlâkıdır. İnsan, üretici olduğu için bütün diğer canlılardan farklıdır/farklılaşmıştır. Dilinin hayvanlarınkine nazaran daha çok imge içermesi, daha derin ve soyut düşünebilmesi, ahlâk diye bir sorununun olması vb., doğanın doğallığının yanında, sonra ona zıt ve onu yok eden bir üretilmiş doğa kurmak zorunda kalmasından kaynaklanmıştır.
    Üretim sayesinde insanlaşan; bölüşüm sayesinde siyasallaşan insan, iktisadı oluşturmakta geçiktiği ölçüde ahlakı soyutlaştırarak bir doktrin haline getirmiştir. Binlerce yıllık bir inceltme öyle bir boyuttadır ki, kökeninde iktisadın palyatifi bir bölüşüm ideolojisi bulunduğunu ayıklamak son derece güçleşmiştir…
    Ahlâk ancak bireysel olabilir ve bölüşüm de iktisadın ve siyasetin sorunudur, işte yeni etika buralarda bir yerde oluşuyor.[8] -Mehmet Ali Kılıçbay

Kaynakça[düzenle]

  1. drstevebest.wordpress.com
  2. Arthur Schopenhauer, The Basis of Morality
  3. Richard Dawkins, Gen Bencildir
  4. Rabbi Hillel ve Şemmai Talmudu
  5. Richard Dawkins, Gen Bencildir, 1976, s. 15
  6. Immanuel Kant, Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi, Çeviri: Ioanna Kuçuradi, Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 1995, 2. Baskı, s. 65
  7. Bedia Akarsu, Ahlak Öğretileri, s. 116
  8. Doğu Batı, Mehmet Ali Kılıçbay, Ecnomica’nın Dublörü Etika, s. 95


Kişiler | Atasözleri | Konular | Kitaplar | Hayali karakterler | Filmler | Diyaloglar | Belgeler | Duvar yazıları | Mesajlar | Gaflar | Sloganlar | Çeviriler

Tüm kategoriler - Tüm sayfalar - Rastgele sayfa