İçeriğe atla

Bertrand Russell

Vikisöz, özgür söz dizini
Bertrand Russell
Doğum tarihi 18 Mayıs 1872
Doğum yeri Trellech
Ölüm tarihi 2 Şubat 1970
Ölüm yeri Plas Penrhyn, Penrhyndeudraeth
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi
Ulaşılacak her bilgiye bilimsel yöntemlerle ulaşmak gerekir; bilimce bulgulanamayacak şeyleri insanlar bilemez.

Bertrand Arthur William Russell (18 Mayıs 1872 - 2 Şubat 1970), Britanyalı filozof, matematikçi, tarihçi ve toplum eleştirmeni.


  • Ahlak değerlerinin öznelliğine ilişkin savlar nasıl çürütülebilir bilmiyorum, ama keyfi bir zalimliğin yanlış olmasının tek nedeninin bundan hoşlanmayışım olduğuna da kendimi inandıramıyorum.
  • Akıllılar hep kuşku içindeyken aptallar küstahça kendinden emindir.
    • Değişik çevirisi: Dünyanın en büyük sorunu, aptallar özgüven içindeyken akıllı insanların kuşkuyla dolu olmasıdır.
  • Aşktan korkmak, yaşamdan korkmak demektir ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüşlerdir.
  • Ben dine hastalık olarak bakıyorum. İnsan ırkı için adı konmamış bir sefaletin kaynağı.
  • Benim dinim şudur: Her görevi yapmak ve bunun için hem burada hem de buradan sonra bir ödül beklememek.
  • Bilimde gerçek yalnızca bir an'dır.
  • Bir din, sonsuz ve mutlak bir kesin gerçeği somutlaştırdığı iddiası ile bir bilimsel teoriden farklılık gösterirken bilim ise; daima deneye dayalıdır, şimdiki teorilerin er ya da geç yeniden biçimlendirilmesini zorunlu bulur ve yönteminin mantıksal bir bütün ile son sonuca ulaşmasında yetersiz olduğunun bilincindedir.[1]
  • Bir dünya devletinin ciddi savaşları önlemesi için minimum bir güce sahip olması gerekir. İlk ve en önemlisi, dünya devletinin dünyadaki tüm silah ve silahlı kuvvetlerin tekeline sahip olması gerekir.
  • Bir kasabın ekmeğe, bir fırıncının da ete ihtiyacı vardır. Bu nedenle kasapla fırıncının birbirini sevmesi için mantıklı bir neden vardır. Her ikisi de birbirine yararlı olur.
  • Bir uçurumun kenarında yürürken düşme ihtimaliniz, korktuğunuz kadar artar.
  • Bir kişinin benimsediği din, birkaç istisna haricinde, toplumun kabul ettiği dinle aynıdır ve bu da, kişinin söz konusu dini benimsemesine çevresel etkilerin sebep olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.[2]
  • Bir mesele üzerinde çalışıyor veya herhangi bir felsefe üzerine düşünüyorsanız, kendinize sadece şunu sorun: Olgular nelerdir? Ve bu olguların desteklediği gerçekler nelerdir?[3]
  • Çoğu insanın Tanrıya inanması küçük yaştan öyle yetiştirildikleri içindir.
Din, bence, ilk ve temel olarak korku üzerine kuruludur.
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
  • Din, bence, ilk ve temel olarak korku üzerine kuruludur.
  • Dünyayı anlama ve reform isteği ilerlemenin iki büyük motorudur.
  • Dünyayı savaş tehlikesinden koruyacak tek bir yol vardır; dünya çapında yetkiye sahip olacak ve dünyada bütün silahların tekelini elinde bulunduracak bir tek otoritenin kurulması.
  • Düşünce özgürlüğü lehindeki temel sav; bütün inançlarımızın kuşku götürür olmasıdır.
  • Düşünürler arasında can düşmanımın aleyhimdeki konuşmasını felsefeden habersiz bir dostumun konuşmasına üstün tutarım.
  • Düşüncelerim için ölmeyi göze almam çünkü yanılıyor olabilirim.
  • Eğer ben Dünya ve Mars arasında eliptik bir yörüngede güneşin etrafında dönen Çin seramiği bir çaydanlık olduğunu öne sürseydim ve bu çaydanlığın en güçlü teleskoplarımızla bile tespit edilemeyecek kadar küçük olduğunu ekleyecek kadar da dikkatli olsaydım, kimse bu görüşümün tersini kanıtlayamazdı. Ama devam edip de bu savımın yanlışlanamaz nitelikte oluşundan dolayı insan aklının ondan kuşku duymasının kabul edilemez bir küstahlık olacağını söyleseydim, herkes haklı olarak saçmaladığımı düşünürdü. Ancak, eğer böyle bir çaydanlığın varlığı eski kitaplarca onaylansaydı, her Pazar günü kilisede kutsal gerçeklik olarak öğretilseydi ve okullarda çocukların beynine kazınsaydı, onun varlığından kuşku duymak bir gariplik belirtisi olarak görülür ve o kuşkuyu duyan kişiye yakınçağda bir ruh doktoruyla ya da daha önceki çağlarda bir Engizisyon yargıcıyla bir randevu alınırdı.
  • Eğer bir filozof olmak istiyorsanız, yalnızca eğitiminizin zaman ve mekanına ve anne-babalarınızın ve öğretmenlerinizin size söylediklerine dayanan inançlardan elinizden geldiğince kurtulmaya çalışmalısınız.[4]
  • Eğitimin amacının zihinsel özgürlük olduğu bir dünya isterdim. Gençlerin aklını, onları bütün hayatları boyunca nesnel kanıtların oklarından koruyacak olan bir zırhın içine sokmamalı. Dünyanın açık kalplere ve aydın insanlara ihtiyacı var ve bunu statik sistemlerle elde edemeyiz.
  • Erkeklerin çoğu kadınların etkisi altında kalmaktan korkarlar; fakat kendi şahsî tecrübelerimin ışığı altında söyleyebilirim ki bu pek aptalca bir korkudur. Bana öyle geliyor ki fizikî bakımdan olduğu kadar fikirsel bakımdan da erkek kadına ve kadın erkeğe muhtaçtır. Kendi yaşamlarım açısından konuşmak gerekirse, sevdiğim kadınlara çok şeyimi borçluyum ve şunu itiraf edebilirim ki onlar olmasaydı, son derece dar görüşlü bir insan olabilirdim.[5]
    • Orijinali: Many men are afraid of being influenced by women, but as far as my experience goes, this is a foolish fear. It seems to me that men need women, and women need men, mentally as much as physically. For my part, I owe a great deal to women whom I have loved, and without them I should have been far more narrow-minded.
  • Filozof olmak isteyen, saçmalıklardan korkmamalı.
  • Gizem hoşluk verir ama bilgisizliğe dayandığından bilimsel değildir.
Hiç kimse diğer insanların gizli erdemleri hakkında dedikodu yapmaz.
  • Hayat, kurban değil suçlu olmak için verilen bir mücadeledir.
  • Hatırladığım kadarıyla, kutsal kitaplarda zekayı öven tek bir kelime bile yoktur.[6]
  • Hayatla baş edebilmek için bir inanca ya da dine bağlanmaları gerektiğini düşünen insanlar bence korkaklık ediyorlar; aynı tavrı başka bir konuda gösterseler bu aşağılanacak bir durum olurdu. Fakat konu din olunca bu hayranlıkla karşılanıyor ama ben hangi konuda olursa olsun korkaklığa hayranlık duyamıyorum.[2]
  • Hem dinlerin zarar verdiğinden hem de yalan olduklarından çok eminim.
  • Her şeyin bir nedeni varsa, Tanrının da bir nedeni olmalıdır. Nedensiz herhangi bir şey var olabiliyorsa, bu Tanrı gibi dünya da olabilir.
  • Hiç kimse diğer insanların gizli erdemleri hakkında dedikodu yapmaz.[7]
İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulmuştur. Çoğu insan için doğruluk ikincil bir öneme sahiptir.
  • İnsan ırkının büyük bir bölümünün Tanrıya inanmadığını ve buna karşın gözle görülür bir ceza da çekmediğini gözlemliyorum. Şayet bir Tanrı olsaydı, onun varlığından şüphe ediyorlar diye alınganlık edecek kadar huzursuz bir kibre kapılacağını hiç sanmıyorum.[8]
  • İnsanlar bilgisiz doğar, aptal değil; sadece eğitilerek aptal olurlar.
  • İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulmuştur. Çoğu insan için doğruluk ikincil bir öneme sahiptir.[9]
  • Erkekler düşünmekten, yeryüzündeki her şeyden daha fazla; harap olmaktan hatta ölmekten bile daha fazla korkar.[10]
  • İnsanlığın iki tür ahlak anlayışı vardır; Biri sözünü edip uygulamadığımız; diğeri, uygulayıp sözünü etmediğimiz.
  • İşte evren karşımızda duruyor ve hepsi bu.
  • Kendi refahımızı, herkesin refahının güvence altına alınmasının dışında bir yolla güvence altına alamayız. Kendinizin mutlu olmasını diliyorsanız, başkalarının da mutlu olmasına rıza göstermek zorundasınız.
  • Mantık eğitimi almayanlar geçerliliği olmayan sonuçlar çıkarmaya eğilimlidirler.[11]
  • Matematik ne neden söz ettiğimizi, ne de söylediğimiz şeyin doğru olup olmadığını bildiğimiz bir konudur.
  • Mutluluğun sırrı, dünyanın korkunç bir yer olduğu gerçeğiyle yüzleşmektir.
  • Mutluluğun sırrı şudur: İlgi alanlarınızın olabildiğince geniş olmasına izin verin ve sizi ilgilendiren şeylere ve kişilere karşı tepkilerinizin düşmanca değil, mümkün olduğunca dostça olmasına izin verin.
  • Ne kadar az bilirseniz, onu o kadar şiddetle savunursunuz.
  • Ne yazık ki çoğu insan daha önce mutlu olduğunu ancak mutsuzluğa düştüğü zaman anlıyor.
  • Olympos tanrıları veya Norveç tanrıları için durum neyse, Tanrı için de odur. Olympos ya da Valhalla tanrıları da var olabilir. Var olmadıklarını ispatlayamam ama, bence Hıristiyan Tanrısının var olması, öbürlerinin var olmasından daha olası değildir. Hepsinin varlığı bir olasılıktan öteye geçmiyor bence.
  • Oraya vardığımda çok neşelenmiştim, benim bilgilerimi yazan gardiyan bana dinimi sordu ve ben onu 'Agnostik' olarak yanıtladım. Nasıl hecelendiğini sordu ve bir iç çekerek 'Evet, pek çok din var ama öyle sanıyorum ki hepsi de aynı Tanrı’ya tapıyorlar.' dedi. Bu başımdan geçen olay beni bir hafta boyunca neşeli tuttu.[12]
    • İlk defa cezaevine girişini anlatırken
  • Önyargının ve zalimliğin asıl kaynağı korkudur. Korkunun üstesinden gelmek bilgeliğin ilk adımıdır.
  • Saygınlık, düzen ve rutin: modern endüstri toplumunun demir gibi katı disiplini.
  • Sevgi bilgeliktir, nefret ise aptalcadır.[13]
  • Sokrates, stoalıların tarihi boyunca en önde gelen azizi idi.

Savaş kimin haklı olduğunu belirlemez - sadece kimin kaldığını. (Bu söz, Russell'ın savaşın doğasına ilişkin bir görüşünü ifade eder ve savaşın haklılığı belirlemediğine dikkat çeker.)

  • Tarihsel bakımdan İsa'nın yaşamış olup olmadığı tamamıyla belirsizdir.
  • Tek kitaplı adamdan kork.
Yukarıdaki orantı ara sıra işe yarar.
  • Üç tutku, basit fakat ezici derecede kuvvetle hayatımı ellerinde tutmuştur; sevgiye olan özlemim, bilgiyi araştırma merakım ve insanlığın çektiği acı için duyduğum tanımlanmayacak kadar büyük bir merhamet.
  • Yukarıdaki orantı ara sıra işe yarar.
    • 1+1=2 olduğunu kanıtladıktan sonraki yorumu.
  • Zamanın önemsizliğini anlamak bilgeliğin kapısıdır.[15]

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Commons'da Bertrand Russell ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de Bertrand Russell ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.


Kaynakça

[değiştir]
  1. Bertrand Russell, Din ve Bilim, Bl. I: İhtilafın Tabanı, (1935)
  2. 2,0 2,1 Bertrand Russell, Russell'dan Seçme Yazılar, Dost, s. 41
  3. youtube.com
  4. Bertrand Russell, Felsefe Yapma Sanatı, s. 13
  5. Bertrand Russell, The Autobiography of Bertrand Russell, Atlantic-Little, Brown, 1967, s. 338.
  6. Jack Huberman, Ateist Aforizmalar, Maya Kitap, s. 309
  7. Özellikle Çocukluk Çağındaki Eğitim Üzerine, (1926), bl. 2, Eğitimin Amaçları, s. 50
  8. Bertrand Russell, Russell'dan Seçme Yazılar, Dost, s. 29
  9. Bertrand Russell, Felsefe Yapma Sanatı, s. 12
  10. Erkekler Niye Savaşır? (1917), s. 178, 179
  11. Bertrand Russell, Felsefe Yapma Sanatı, s. 16
  12. Bertrand Russell Otobiyografisi (1967–9), Bl.. 8: Birinci Dünya Savaşı, s. 257
  13. youtube.com
  14. Religion and Science (1935), Ch. IX: Science of Ethics.
  15. Dış Dünya Hakkındaki Bilgimiz, (1914), s. 167