Karl Marx
| Karl Marx | |
|---|---|
|
| |
| Doğum tarihi | 5 Mayıs 1818 |
| Doğum yeri | Trier |
| Ölüm tarihi | 14 Mart 1883 |
| Ölüm yeri | Londra |
|
| |
Karl Heinrich Marx (5 Mayıs 1818, Trier - 14 Mart 1883, Londra), 19. yüzyılda yaşamış filozof, politik ekonomist ve devrimci.


- Toplum, emeğin güneşi etrafında dönmediği sürece dengesini bulamaz.
- İşçi sınıfının kurtuluşu bizzat işçi sınıfının eseri olmalıdır. Dolayısıyla, işçilerin kendilerini özgürleştiremeyecek kadar eğitimsiz olduklarını ve önce üst ve alt sınıf hayırseverler tarafından yukarıdan özgürleştirilmeleri gerektiğini açıkça söyleyen insanlarla birlikte hareket edemeyiz.
- Kapitalist ve komünist toplum arasında, birinin diğerine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Bu aynı zamanda, proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamayacak olan bir siyasi geçiş dönemine karşılık gelir. [1]
- Komünist toplumun daha yüksek bir aşamasında, bireylerin işbölümüne kölece tabi kılınması ve bununla birlikte zihinsel ve bedensel emeğin karşıtlığı ortadan kalktıktan sonra; emek sadece yaşam aracı değil, yaşamın ilk ihtiyacı haline geldikten sonra; bireylerin çok yönlü gelişimiyle birlikte üretici güçleri arttıktan ve kooperatif zenginliğinin tüm pınarları daha gür akmaya başladıktan sonra, ancak o zaman dar burjuva yasal ufku tamamen aşılabilir. Ve toplum kendi bayrağına bunu yazabilir: Herkese yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre! [2]
- Özgürlük, devleti toplumdan üstün bir organ olmaktan çıkarıp kesinlikle ona tabi bir organ haline getirmekten ibarettir. [3]
- Kapitalistin ekonomik karakter maskesi, bir kişiye ancak parasının sürekli olarak sermaye işlevi görmesi gerçeğiyle iliştirilir. [4]
- Zor; yeni bir topluma gebe olan her eski toplumun ebesidir; zor, bizatihi iktisadi bir güçtür.
- İnsanlık tarihinde bugüne kadar hiçbir ülke ve hiçbir halk kölelik, yabancı işgali ve baskı altında bu kadar korkunç acılar çekmemiş ve özgürlükleri için Sicilya ve Sicilyalılar kadar tutkuyla savaşmamıştır. [5]
- İnsanlar kendi tarihlerini yaparlar, ama bunu kendi özgür iradeleriyle yapmazlar. Kendi seçtikleri koşullar altında değil; doğrudan doğruya bulunan, verilen ve aktarılan koşullar altında yaparlar. [6]
- Şimdiye kadar var olan tüm toplumların tarihi, sınıf mücadelelerinin tarihidir. [7]
- Komünistler, görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine, ancak şimdiye kadarki tüm toplum düzeninin zorla yıkılması yoluyla ulaşılabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim karşısında titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri yok! Kazanacakları bir dünya var. [8]
- Demokritos için zamanın hiçbir anlamı, sistem için hiçbir gerekliliği yoktur. Onu ortadan kaldırmak için açıklar. Aristoteles ve Simplicius'un dediği gibi, oluş ve yok oluşun, yani zamansal olanın atomlardan çıkarılabilmesi için ebedi olarak tanımlanır. Zamanın kendisi; "her şeyin bir kökeni" , "bir başlangıç anı" olması gerekmediğinin kanıtını sunar. [9]
- Radikal olmak; meselenin kökenine inmek demektir ancak konu insan olunca köken, insanın ta kendisidir.
- İnsanın anatomisi maymunun anatomisinin anahtarıdır. Öte yandan, alt hayvan türlerinde daha yüksek şeylere yapılan imalar, ancak daha yüksek şeyin kendisi zaten biliniyorsa anlaşılabilir. Burjuva ekonomisi böylece, antik vb. anatominin anahtarını sağlar. Ama hiçbir şekilde, tüm tarihsel farklılıkları bulanıklaştıran ve tüm toplum biçimlerinde burjuva toplum biçimlerini gören iktisatçılar gibi değil. [10]
- İnsanların varlıklarını belirleyen bilinçleri değil, tersine bilinçlerini belirleyen toplumsal varlıklarıdır. [11]
- İnsanlar yaşamlarının toplumsal üretiminde, iradelerinden bağımsız olarak belirli zorunlu ilişkilere, maddi üretici güçlerinin belirli bir gelişme aşamasına karşılık gelen üretim ilişkilerine girerler. Bu üretim ilişkilerinin toplamı toplumun ekonomik yapısını, üzerinde hukuki ve siyasi bir üstyapının yükseldiği ve belirli toplumsal bilinç biçimlerinin karşılık geldiği "gerçek temeli" oluşturur. [12]
- Tüm toplumsal yaşam, özünde pratiktir. Teoriyi gizemciliğe saptıran bütün gizemler, ussal çözümlerini insan pratiğinde ve bu pratiğin anlaşılmasında bulurlar.
- Toplum bireylerden oluşmaz; ancak bu bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerinin, bağlarının toplamını ifade eder.
- Tüketici, üreticiden daha özgür değildir. Fikri, sahip olduğu imkanlara ve ihtiyaçlarına bağlıdır. Her ikisi de onun toplumsal durumu tarafından belirlenir ve bu da genel toplumsal örgütlenmeye bağlıdır.
- Dil; tıpkı bilinç gibi, yalnızca diğer insanlarla ilişki kurma ihtiyacından, zorunluluğundan doğar.
- Bizim için komünizm; yaratılacak bir devlet, gerçekliğin uymak zorunda kalacağı bir ideal değildir. Biz, komünizmi mevcut devleti ortadan kaldıracak gerçek hareket olarak adlandırıyoruz.
- Komünistler görüşlerini ve niyetlerini gizlemeye tenezzül etmezler. Amaçlarına ancak önceki tüm toplumsal düzenin şiddet yoluyla yıkılmasıyla ulaşılabileceğini açıkça ilan ederler.
- Fikir, çıkardan farklılaştığı ölçüde kendini her zaman küçük düşürmüştür.
- Felsefe maddi silahlarını proletaryada bulduğu gibi, proletarya da entelektüel silahlarını felsefede bulur.
- Proletarya ortadan kaldırılmadan felsefe kendini gerçekleştiremez; felsefe gerçekleştirilmeden proletarya kendini ortadan kaldıramaz. [13]
- Dinin eleştirilmesi, her türlü eleştirinin ön koşuludur. [14]
- İnsanların yanılsamalı mutluluğu olarak dinin ortadan kaldırılması, onların gerçek mutluluğunun talebidir. Durumunun yanılsamasını terk etme talebi, yanılsamayı gerektiren bir durumu terk etme talebidir. [15]
- Baylar! Soyut özgürlük sözcüğünün sizi aldatmasına izin vermeyin. Kimin özgürlüğü? Bu, bir kişinin bir başka kişi karşısındaki özgürlüğü değil, sermayenin işçiyi ezme özgürlüğüdür.[16]
- Bir öğretmen, öğrencilerin kafasına vurmasına ek olarak okulun sahibini zenginleştirmek için de eşek gibi çalışıyorsa üretken bir emekçi sayılır. Okul sahibinin sermayesini sosis fabrikası yerine öğretim fabrikasına yatırmış olması hiçbir şeyi değiştirmez.[17][18]
- Cimri aklını yitirmiş bir kapitalist; kapitalist ise aklı başında bir cimridir.[19]
- Eğer sevgi üretmiyorsa yüreğiniz, başarılı bir üretici değilsiniz...
- Komünistlerin teorisi tek bir cümlede toplanabilir: Özel mülkiyetin lağvedilmesi.[20]
- Makineler uzmanlaşmış emeğin isyanını bastırmak için kapitalistler tarafından işe koşulan silahlardır.[21]
- Modern devlet iktidarı, yalnızca tüm burjuva sınıfının ortak işlerini yöneten bir komitedir.
- Yoksulluğu azaltmadan zenginliği arttıran ve suç işleme bakımından, sayılardan daha hızlı artış gösteren bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şeylerin olması gerekir.
- İnsanın kendi doğasına yabancılaşması kapitalist toplumun en temel kötülüğüdür.[22]
- Yaşamı belirleyen bilinç değil, bilinci belirleyen yaşamdır.
- İnsan doğa ile aynı yasalara tabidir. Güç ve özgürlük özdeştir.
- İnsanoğlu önüne çıkan sorunlara çözüm arar.
- Kitapları yalayıp yutmaya mahkum bir makineyim ben.[23]
- İnsan gelişmesinin alanı zamandır.
- Dini ıstırap, hem gerçek ıstırabın ifadesi hem de gerçek ıstıraba karşı bir protestodur. Din, ezilenlerin iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz koşulların ruhudur.
- Devrimler, tarihin lokomotifleridir. [24]
- İşe fiilen başlar başlamaz, artık, emeği onun olmaktan çıkmıştır ve bunun için de bu emeğin şimdi işçi tarafından satılması söz konusu olamaz.
- Görünen, gerçek olsaydı bilime gerek kalmazdı.
- Dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek gerekir.
- İnsan doğaya ne kadar yabancılaşırsa o kadar toplumsallaşır, ne kadar toplumsallaşırsa da o kadar kendine yabancılaşır.
- İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen onların bilinçleri değildir, bu maddi koşullar onların bilinçlerini belirler.
- Cehalet, ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı bir silahtır.
- Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
- Bireysel varlığı özle, tikel gerçekliği fikirle ölçen eleştiridir. [25]
- İşçi sınıfı ordusunun beş parasız tabakaları ne kadar genişlerse resmi yoksulluk da o kadar artar. İşte bu kapitalist birikimin mutlak genel yasasıdır.
- İşçilerin vatanı yoktur. [26]
- İstifçi çıldırmış bir kapitalistken kapitalist akıllı bir istifçidir.
- İnsanın kanını donduran havlayışları ne olursa olsun ve kendilerine ne kadar insancıl bir hava verirlerse versinler kanıtladıkları tek şey (...) yalnızca burjuvazinin hizmetkarı olduklarıdır.
- Kapitalist ile işçi arasındaki fark birinde anlam yüklü bir bıyık altından gülümseme ve iş yapma hevesidiğerinde kendi derisini pazara getiripte başka bir beklenti içerisine girmesine imkan olmayan kimsenin çekimgenlik ve tutukluğu...
- Lüks doğal gereksinimin zıddıdır.[27]
- Toplumun kalabalıkları ve onlar gibi düşünenler benim kitabımı okumasınlar; hem ben, ona hiç el sürmemelerini alışkanlıklarına uyarak eserimi yanlış anlamalarına yeğ tutarım.
- Toplumlar üstesinden gelemeyecekleri sorunları gündeme getirmezler.
- Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar yaşamın gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle yüzleşmeye zorlanıyor. Modern burjuva toplumu, böylesine kudretli üretim ve mübadele araçlarının bir araya getirmiş olan bu toplum, yer altı güçlerini kontrol edemez bir büyücüye benziyor.
- Bir kimsenin özgür olarak gelişmesi, herkesin özgür olarak gelişmesinin şartıdır.
- Almanya'nın ve geriye kalan Batı Kıta Avrupası'nın toplumsal istatistikleri, İngiltere'dekilere oranla acınacak durumdadır. Ama gene de, arkasındaki meduza başını şöyle bir görmemize yetecek kadar perdeyi aralıyorlar. Hükümetlerimiz ve parlamentolarımız, İngiltere'deki gibi, zaman zaman, ekonomik koşulları inceleyecek komisyonlar kursa; bu komisyonlara gerçeği araştırmak için aynı biçimde tam yetkiler verilse; bu görevler için İngiltere'nin fabrika denetmenleri, halk sağlığı konusundaki sağlık raportörleri, kadınlar ile çocukların sömürülmesi, konut ve beslenme konularını inceleyen komiserler gibi yetenekli, tarafsız ve saygın insanlar bulunabilse; bizdeki durumu görüp dehşete düşerdik. Perseus, avladığı devler kendisini görmesin diye sihirli bir başlık giyerdi. Biz ise, devlerin varlığını görmemek için, sihirli başlığı gözlerimize ve kulaklarımıza kadar indiriyoruz.
- Kapitalist üretimin en büyük engeli, sermayenin ta kendisidir.
- Dünyanın kurtuluşu sosyalizmdedir.
- Anlatılan senin hikayendir.
- Mademki insanı biçimlendiren yaşadığı koşullar; koşullar en insani şekilde biçimlenmelidir.
- Karşılığında sevgi uyandırmadan seviyorsanız, yani sevgi olarak sevginiz karşılıklı sevgi yaratmıyorsa; seven bir kişi olarak dışavurumunuzla kendinizi sevilen bir kişi yapamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür, bu bir talihsizliktir.
- Proletaryanın zincirlerinden başka kaybedecekleri şeyleri yok, kazanacakları bir dünya var. Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!
- Kitaplarım, onları yazarken içtiğim tütünün bile parasını karşılamadı.
- Modern sanayinin gelişmesi, burjuvazinin ayaklarının altından bizzat ürünleri ona dayanarak ürettiği ve mülk edindiği temeli çeker alır. Şu halde, burjuvazinin ürettiği, her şeyden önce, kendi mezar kazıcılarıdır. Kendisinin devrilmesi ve proletaryanın zaferi aynı ölçüde kaçınılmazdır.
- Hiç kimse özgürlüğe karşı savaşmaz; en fazla "başkalarının özgürlüğü" için savaşır.
- Hegel bir yerde, dünya çapında tarihî öneme sahip bütün olay ve kişilerin âdeta iki kere sahneye çıktığından söz eder. Şunu eklemeyi unutur : birinci seferinde trajedi, ikincisinde ise komedi olarak.
- (Louis Bonaparte’ın Hükümet Darbesi)
- Bütün tanrılara karşı kinim var!
- Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterli.[28]
- Örümcek, işini dokumacıya benzer şekilde gördüğü gibi, arı da peteğini yapmada pek çok mimarı utandırır. Ne var ki, en kötü mimarı en iyi arıdan ayıran şey, mimarın, yapısını gerçekte kurmadan önce, onu hayalinde kurabilmesidir.[29]
- Tıpkı bir dinde insanın kendi beyninin ürünü olan şeylerin yönetimine girmesi gibi, kapitalist üretimde de, insanoğlu, kendi elinden çıkma ürünler tarafından yönetilir.[30]
- Daha iyi giysiler ile yiyecekler, daha iyi muamele görmek ve efendinin bağışladığı daha geniş bir toprağa sahip olmak, kölenin sömürülmesini ne derece ortadan kaldırırsa, ücretli işçininkini de işte o kadar kaldırır.[31]
- Kişisel emekten doğan dağınık özel mülkiyetin kapitalist özel mülkiyete dönüşmesi, halen toplumsallaşmış üretime fiilen dayanan kapitalist özel mülkiyetin toplumsal mülkiyete dönüşmesinden kuşkusuz kıyaslanamayacak kadar daha uzun süreli, daha şiddetli ve çetin bir süreçtir. Birinci durumda, halk yığınlarının birkaç gasp edici tarafından mülksüzleştirilmeleri söz konusuydu; ikincisinde ise, birkaç gasp edicinin, halk yığınları tarafından mülksüzleştirilmeleri söz konusudur.[32]
- Tıpkı Georgialı köle sahibinin, zencilerin sırtından kamçıyla sağladığı artı-ürünün hepsini şampanya ile har vurup harman savursam mı yoksa bir kısmını daha fazla zenci ve toprağa mı dönüştürsem diye düştüğü üzüntülü çıkmazdan, yakın zamanda, köleliğin kaldırılması ile kurtarılması gibi, kapitalistin de bu eziyetten ve şeytanın kışkırtmasından kurtarılması düpedüz bir insanlık borcudur.[33]
- Dinsel üzüntü, bir ölçüde gerçek üzüntünün dışavurumu ve bir başka ölçüde de gerçek üzüntüye karşı protesto oluyor. Din ezilen insanın içli ezgisini, kalpsiz bir dünyanın sıcaklığını, manevi olanın dışlandığı toplumsal koşulların maneviyatını oluşturuyor. Din, halkın afyonunu oluşturuyor.[34]
- Kapitalist toplum ile komünist toplum arasında, birinden ötekine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Buna da bir siyasal geçiş dönemi tekabül eder ki, burada devlet, proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamaz.[35]
- İnsan dini yaratır, din insanı yaratmaz. [36]
- Hiçbir siyasal hareket yoktur ki, aynı zamanda toplumsal bir hareket olmasın.
- Günümüz toplumunda, bireysel mübadeleye dayalı sanayide, bu kadar çok sefaletin kaynağı olan üretim anarşisi aynı zamanda tüm ilerlemenin de nedenidir.
- Emeğin zenginler için mucizeler yarattığı doğrudur ama işçi için yoksunluk yaratır. Saraylar üretir ama işçi için ahır gibi kulübeler, güzellik yaratır ama işçi için çirkinlik, biçimsizlik yaratır! Akıl, zekâ üretir; işçi için ahmaklık, aptallık üretir.
- Burjuva toplumunda, canlı emek yalnızca birikmiş emeği arttırmanın bir aracıdır. Komünist toplumda, birikmiş emek yalnızca işçilerin yaşam sürecini genişletmenin, zenginleştirmenin ve ilerletmenin bir aracıdır.
- Kapitalist olmak; üretimde yalnızca kişisel değil, toplumsal bir konum işgal etmek demektir.
- Büyük ölçekli sanayinin gelişmesiyle, burjuvazinin ürünlerini ürettiği ve sahiplendiği temel ayaklarının altından süpürülür. Her şeyden önce, kendi mezar kazıcısını üretir . Onun çöküşü ve proletaryanın zaferi eşit derecede kaçınılmazdır.
- Hem Hıristiyanlığın kiliselerinde hem İslam'ın camilerinde, tüm inananların "kardeşliği" , "Allah katında herkesin eşit olduğu" türünden söylemlerle yanılsama sürdürülür. Ama ertesi gün; zengin Hristiyan ya da Müslüman patron, tıpkı eskiden olduğu gibi, kendi inanan işçi dostlarını sömürmeye, soymaya, aşağılamaya ve aldatmaya devam eder. Dinin teorisi ve pratiği arasında bu göze batan çelişkiye dikkat çekildiğinde ise, üzgünce başlarını sallayacaklar ve bu günahkar dünyada insanoğlunun mükemmel olmadığı gevelemelerini mırıldanacaklardır. Bu gevelemeler, işçiler için küçük bir tesellidir. [37]
- Para her şeyin evrensel, kendinde oluşmuş değeridir. Bu yüzden de tüm dünyayı, hem insan dünyasını hem doğayı, özgül değerinden yoksunlaştırır. Para, insanın işinin ve insanın varoluşunun yabancılaşmış özüdür, ve bu yabancı öz insana hükmeder ve, insan da ona tapınır. [38]
- Hıristiyan çileciliğine sosyalist bir cila çekmekten daha kolay bir şey olamazdı. Hıristiyanlık da özel mülkiyete, evliliğe ve devlete karşı çıkmadı mı? [39]
- Kur'an ve ona dayanan Müslüman yasaları, çeşitli halkların coğrafyasını ve etnografyasını inananlar ve inanmayanlar şeklinde basit ve kullanışlı bir ayrıma indirger. Kâfir "harbi" , yani düşmandır. İslam, kâfir milletini dışlar ve Müslümanlar ile kâfirler arasında daimi bir düşmanlık hali yaratır. [40]
- Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir. Son sözleri
Hakkında
[düzenle]- Başkalarının çözüm gördüğü yerde Marx sorun gördü. — Friedrich Engels
Paul Lafargue'ye yazdığı mektup
[düzenle]- Azizim Lafargue,
Aşağıdaki tespitlerimi iletmeme izin vereceğinizi umuyorum.
1. Eğer kızımla ilişkilerinizi sürdürmek istiyorsanız, ona ‘kur yapma’ tarzınızdan vazgeçmeniz gerek. Gayet iyi biliyorsunuz ki henüz verilmiş bir evlenme sözü yok ve hiçbir şey belli değil. Laura usulüne uygun şekilde nişanlınız olsaydı da, bu işin uzun vadeli olduğunu unutmamanız gerekirdi. Fazla samimiyetin yol açacağı davranışlar da burada uygunsuz kaçıyor. Çünkü bu durumda iki sevgilinin birbirlerine güçlü arzular duydukları halde aynı yerde oldukça uzun süre birbirlerine yaklaşmadan yaşamaları gerekiyor.
2. Yalnızca bir haftalık bir jeolojik dönem içinde bile tavırlarınızdaki değişikliği dehşet içinde izledim. Fikrimce gerçek aşk, ihtiyat, tevazu ve hatta aşığın maşuğa karşı çekingenliği içinde ifade edilir. Asla ihtiras içinde kendini kapıp koyuvermekle ve zamansız samimiyet gösterileriyle değil. Siz bu karmakarışık mizacınızı sergilediğinizde, kızımla davranışlarınız arasına aklımı koymak da bana düşüyor. Eğer ona olan sevginizi Londra boylamıyla uyarlı bir biçimde göstermekten acizseniz, tavsiyem onu uzaktan sevmenizdir. Bunun üzerinde daha fazla durmayacağım.
3. Laura’yla olan ilişkilerinizi belirginleştirmeden önce ekonomik durumunuza ilişkin ciddi bilgiye ihtiyacım var. Kızım işleriniz hakkında bilgi sahibi olduğumu zannediyor. Oysa yanılıyor. Bu sorunu şimdiye kadar ortaya atmadım çünkü kanımca bu girişimin sizden gelmesi gerekirdi. Biliyorsunuz ki elimde avucumda ne varsa hepsini devrimci mücadeleye harcadım. Buna pişman değilim. Tersine, eğer hayata yeniden başlayacak olsaydım yine aynı şekilde hareket ederdim. Yalnız, evlenmezdim. Gücüm yettiğince kızımı, annesine hayatı zehir eden zorluklardan kurtarmak istiyorum. Benim dolaysız etkim olmasa (bu benim açımdan zayıflıktır) ve sizle dostluğum kızımın seçimlerini etkilemese, bu iş hiçbir zaman bugünkü halini almazdı. O nedenle ağır bir kişisel sorumluluk taşıyorum. Şu anki durumunuza gelince, bunun peşine düşmemiş olsam da, elime geçen bilgiler pek tatmin edici değil. Fakat bunu bir kenara bırakıyorum. Genel durumunuza gelince, henüz öğrenci olduğunuzu, Fransa’daki kariyerinizin Liege olayı nedeniyle yarı yarıya çökmüş olduğunu, İngiltere’ye intibak edebilmeniz için en gerekli araç olan dilin sizde çok eksik bir unsur olduğunu ve en iyi halde bile başarı ihtimallerinizin (?) ne kadar şüpheli olduğunu biliyorum.
Gözlemlerimden çıkardığım sonuca göre, işlere heyecanla başlamanıza ve iyi niyetinize rağmen, çalışkan bir mizaca sahip değilsiniz (Not: Lafargue daha sonra Tembellik Hakkı’nı yazdı). Bu şartlar dahilinde kızımla birlikte hayat gemisine binebilmeniz için size dışarıdan destek gerekecek.
Ailenize gelince, hiçbir şey bilmiyorum. Bir miktar zenginliğe sahip olduklarını farz etsek bile, bu onların sizin için fedakarlığa katlanmaya pek hevesli olduklarını kanıtlamaz. Dahası onların sizin bu evlilik projenizi nasıl karşıladıklarını bile bilmiyorum.
Tekrar ediyorum, bütün bu noktalar hakkında bana olumlu açıklamalar gerekiyor. Zaten hayata gerçekçi şekilde bakan siz de kızımın geleceğine idealist bir bakış açısıyla bakmamı beklemezsiniz. Şiiri ortadan kaldırmayı düşünecek derecede müspet bir insan olan sizin, kızımın zararına olacak şekilde şairane davranışlarda bulunmamanız gerekir.
4. Bu mektuptan doğabilecek bütün yanlış anlamaları önlemek için size şunu bildiririm ki, hemen şimdi evliliği akdetme iktidarına sahip olsaydınız bile bu yine de olmazdı. Kızım reddederdi. Ben de şahsen bu işe itiraz ederdim. Evlenmeyi düşünmeden önce olgun bir adam olmanız ve hem sizin hem de kızım için uzun bir tecrübe dönemi gerekiyor.
5. Bu mektup ikimizin arasında sır olarak kalırsa çok memnun olurum.
Cevabınızı bekliyorum.
En iyi dileklerimle, Karl Marx[41]
Kaynakça
[düzenle]- ↑ Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875
- ↑ Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875
- ↑ Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875
- ↑ Karl Marx, Das Kapital, 1. Cilt, 7. bölüm
- ↑ Karl Marx, Sicilya ve Sicilyalılar, 1860
- ↑ Karl Marx, Louis Bonaparte'ın On Sekiz Brumaire'i, s. 115, 1852
- ↑ Marx/Engels, Komünist Parti Manifestosu, I. cilt, s. 462, 1848
- ↑ Marx/Engels, Komünist Parti Manifestosu, IV. cilt, s. 493, 1848
- ↑ Karl Marx, Ekler ile Birlikte Demokratik ve Epikürcü Doğa Felsefesi Arasındaki Fark, s. 295, 1841
- ↑ Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 9, 1857
- ↑ Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 636, 1857
- ↑ Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 8, 1857
- ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 391, 1844
- ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 378, 1844
- ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 379, 1844
- ↑ K. Marks, Felsefenin Sefaleti, s: 236, Üçüncü Baskı, Sol Yayınları, Ocak 1979
- ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 57
- ↑ Marx'ta Üretken Emek Kategorisi
- ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 56
- ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 19
- ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 45
- ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 27
- ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 21
- ↑ Karl Marx, Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850, s. 85, 1850
- ↑ Karl Marx, Ekler ile Birlikte Demokratik ve Epikürcü Doğa Felsefesi Arasındaki Fark, s. 327, 1841
- ↑ Marx/Engels, Komünist Parti Manifestosu, I. cilt, s. 479, 1848
- ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 29
- ↑ Marks - Siyasal Ekonominin Eleştirisine Katkı'ya Önsöz
- ↑ Kapital, 1. Cilt, Üçüncü kısım, 7. bölüm, 1. Kesim
- ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 638
- ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 634
- ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 783
- ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 614
- ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 378, 1844
- ↑ Karl Marx, Gotha Programı'nın Eleştirisi
- ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 378, 1844
- ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 189
- ↑ Karl Marx, Yahudi Sorunu, 1844
- ↑ Marx/Engels, Komünist Parti Manifestosu, III. cilt, s. 484, 1848
- ↑ Marx/Engels/Werke, Savaş İlanı - Doğu Sorununun Tarihi Üzerine, X. cilt, s. 170
- ↑ cafrande.org