İçeriğe atla

Karl Marx

Vikisöz, özgür söz dizini
Karl Marx
Doğum tarihi 5 Mayıs 1818
Doğum yeri Trier
Ölüm tarihi 14 Mart 1883
Ölüm yeri Londra
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi

Karl Heinrich Marx (5 Mayıs 1818, Trier - 14 Mart 1883, Londra), 19. yüzyılda yaşamış filozof, politik ekonomist ve devrimci.

İnsanların gerçekten mutlu olabilmesi için, sahte bir mutluluk olan dinin yok edilmesi gerekir.
Filozoflar dünyayı, yalnızca, çeşitli şekillerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.
  • Şurası kesin, DEVRİM ÇAĞI Avrupa'da bir kez daha BAŞLAMIŞTIR. Ve genel durum iyi.[2]
  • Komünizm bizim için kurulacak bir şey, gerçekliğin kendisini uydurması gereken bir ideal değildir. Biz şimdiki duruma son veren gerçek harekete komünizm diyoruz. Bu hareketin koşulları, şu anda varolan öncüllerden doğar.[4]
  • Akıl her zaman var olmuştur, ancak her zaman akılcı bir biçimde değil.[5]
  • Kapitalist ve komünist toplum arasında, birinin diğerine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Bu aynı zamanda, proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamayacak olan bir siyasi geçiş dönemine karşılık gelir.[6]
  • Komünist toplumun daha yüksek bir aşamasında, bireylerin işbölümüne kölece tabi kılınması ve bununla birlikte zihinsel ve bedensel emeğin karşıtlığı ortadan kalktıktan sonra; emek sadece yaşam aracı değil, yaşamın ilk ihtiyacı haline geldikten sonra; bireylerin çok yönlü gelişimiyle birlikte üretici güçleri arttıktan ve kooperatif zenginliğinin tüm pınarları daha gür akmaya başladıktan sonra, ancak o zaman dar burjuva yasal ufku tamamen aşılabilir. Ve toplum kendi bayrağına bunu yazabilir: Herkese yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre![7]
  • Özgürlük, devleti toplumdan üstün bir organ olmaktan çıkarıp kesinlikle ona tabi bir organ haline getirmekten ibarettir.[8]
  • Kapitalistin ekonomik karakter maskesi, bir kişiye ancak parasının sürekli olarak sermaye işlevi görmesi gerçeğiyle iliştirilir.[9]
  • İnsanlık tarihinde bugüne kadar hiçbir ülke ve hiçbir halk kölelik, yabancı işgali ve baskı altında bu kadar korkunç acılar çekmemiş ve özgürlükleri için Sicilya ve Sicilyalılar kadar tutkuyla savaşmamıştır.[10]
  • İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar; ama onu özgür iradeleriyle değil, kendi seçtikleri koşullar altında değil, dolaysız olarak önlerinde buldukları, verili, geçmişten devrolan koşullar altında yaparlar. Tüm ölmüş kuşakların geleneği, yaşayanların beyinlerine bir kâbus gibi çöker.[11]
  • Şimdiye kadar var olan tüm toplumların tarihi, sınıf mücadelelerinin tarihidir.[12]
  • Modern devletin yürütme organı, bütün burjuvazinin ortak işlerini yöneten bir komiteden başka bir şey değildir.[13]
  • Demokritos için zamanın hiçbir anlamı, sistem için hiçbir gerekliliği yoktur. Onu ortadan kaldırmak için açıklar. Aristoteles ve Simplicius'un dediği gibi, oluş ve yok oluşun, yani zamansal olanın atomlardan çıkarılabilmesi için ebedi olarak tanımlanır. Zamanın kendisi; "her şeyin bir kökeni" , "bir başlangıç anı" olması gerekmediğinin kanıtını sunar.[14]
  • İnsanın anatomisi maymunun anatomisinin anahtarıdır. Öte yandan, alt hayvan türlerinde daha yüksek şeylere yapılan imalar, ancak daha yüksek şeyin kendisi zaten biliniyorsa anlaşılabilir. Burjuva ekonomisi böylece, antik vb. anatominin anahtarını sağlar. Ama hiçbir şekilde, tüm tarihsel farklılıkları bulanıklaştıran ve tüm toplum biçimlerinde burjuva toplum biçimlerini gören iktisatçılar gibi değil.[15]
  • İnsanların varlıklarını belirleyen bilinçleri değil, tersine bilinçlerini belirleyen toplumsal varlıklarıdır.[16]
  • İnsanlar yaşamlarının toplumsal üretiminde, iradelerinden bağımsız olarak belirli zorunlu ilişkilere, maddi üretici güçlerinin belirli bir gelişme aşamasına karşılık gelen üretim ilişkilerine girerler. Bu üretim ilişkilerinin toplamı toplumun ekonomik yapısını, üzerinde hukuki ve siyasi bir üstyapının yükseldiği ve belirli toplumsal bilinç biçimlerinin karşılık geldiği "gerçek temeli" oluşturur.[17]
  • Proletarya ortadan kaldırılmadan felsefe kendini gerçekleştiremez; felsefe gerçekleştirilmeden proletarya kendini ortadan kaldıramaz.[18]
  • Felsefe, maddi silahlarını proletaryada bulduğu gibi, proletarya da manevi silahlarını felsefede bulur.[19]
  • Dinin eleştirilmesi, her türlü eleştirinin ön koşuludur.[20]
  • İnsanların gerçekten mutlu olabilmesi için, sahte bir mutluluk olan dinin yok edilmesi gerekir. İçinde bulunduğumuz durumun vehimlerinin yok edilmesini istemek, aslında bu "vehimlere" ihtiyaç duyan durumun terk edilmesini istemektir.[21]
  • Din; insan kendi çevresinde dönmediği sürece, insanın çevresinde dönen "aldatıcı bir güneşten" başka bir şey oluşturmuyor.[22]
  • Baylar! Soyut özgürlük sözcüğünün sizi aldatmasına izin vermeyin. Kimin özgürlüğü? Bu, bir kişinin bir başka kişi karşısındaki özgürlüğü değil, sermayenin işçiyi ezme özgürlüğüdür.[23]
  • Emek, alınıp satıldığı sürece, bizzat bir metadır.[24]
  • İktisatçılar nasıl burjuva sınıfının bilimsel temsilcileriyse, sosyalistler ve komünistler de proleter sınıfın teorisyenleridir.[25]
  • Kozmopolit sömürüyü evrensel kardeşlik diye adlandırmak ancak burjuvazinin beyninde doğabilecek bir düşüncedir.[26]
  • Kötü yönetim bir neden değil, sonuçtur. Kötü yönetim yaratıcı değil, yaratılandır.[27]
  • Bir öğretmen, öğrencilerin kafasına vurmasına ek olarak okulun sahibini zenginleştirmek için de eşek gibi çalışıyorsa üretken bir emekçi sayılır. Okul sahibinin sermayesini sosis fabrikası yerine öğretim fabrikasına yatırmış olması hiçbir şeyi değiştirmez.[28][29]
  • Komünistlerin teorisi tek bir cümlede toplanabilir: Özel mülkiyetin lağvedilmesi.[31]
  • Makineler uzmanlaşmış emeğin isyanını bastırmak için kapitalistler tarafından işe koşulan silahlardır.[32]
  • İnsanın kendi doğasına yabancılaşması kapitalist toplumun en temel kötülüğüdür.[33]
  • Kitapları yalayıp yutmaya mahkum bir makineyim ben.[34]
  • İşçilerin vatanı yoktur. Sahip olmadıkları bir şey ellerinden alınamaz.[37]
  • Lüks, doğal gereksinimin zıddıdır.[38]
  • Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterli.[39]
  • Tarih, amaçlarına ulaşmak için insanları kullanan bir birey gibi değildir. Tarih, insanların kendi amaçlarının peşinde koşarken gerçekleştirdikleri eylemlerden başka bir şey değildir. [40]
  • Örümcek, işini dokumacıya benzer şekilde gördüğü gibi, arı da peteğini yapmada pek çok mimarı utandırır. Ne var ki, en kötü mimarı en iyi arıdan ayıran şey, mimarın, yapısını gerçekte kurmadan önce, onu hayalinde kurabilmesidir.[41]
  • Nasıl ki dinde insan, kendi beyninin ürünü olan şeylerin egemenliği altına girmişse, kapitalist üretimde de, insanoğlu, kendi elinin ürünü olan şeylerin hükmü altına girer.[42]
  • Daha iyi giysiler ile yiyecekler, daha iyi muamele görmek ve efendinin bağışladığı daha geniş bir toprağa sahip olmak, kölenin sömürülmesini ne derece ortadan kaldırırsa, ücretli işçininkini de işte o kadar kaldırır.[43]
  • Kişisel emekten doğan dağınık özel mülkiyetin kapitalist özel mülkiyete dönüşmesi, halen toplumsallaşmış üretime fiilen dayanan kapitalist özel mülkiyetin toplumsal mülkiyete dönüşmesinden kuşkusuz kıyaslanamayacak kadar daha uzun süreli, daha şiddetli ve çetin bir süreçtir. Birinci durumda, halk yığınlarının birkaç gasp edici tarafından mülksüzleştirilmeleri söz konusuydu; ikincisinde ise, birkaç gasp edicinin, halk yığınları tarafından mülksüzleştirilmeleri söz konusudur.[45]
  • Tıpkı Georgialı köle sahibinin, zencilerin sırtından kamçıyla sağladığı artı-ürünün hepsini şampanya ile har vurup harman savursam mı yoksa bir kısmını daha fazla zenci ve toprağa mı dönüştürsem diye düştüğü üzüntülü çıkmazdan, yakın zamanda, köleliğin kaldırılması ile kurtarılması gibi, kapitalistin de bu eziyetten ve şeytanın kışkırtmasından kurtarılması düpedüz bir insanlık borcudur.[46]
  • Dini ıstırap, bir ve aynı zamanda, hem gerçek ıstırabın ifadesi hem de gerçek ıstıraba karşı bir protestodur. Din, ezilen yaratığın iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz koşulların ruhudur. Din, halkın afyonudur.[47]
  • Kapitalist toplum ile komünist toplum arasında, birinden ötekine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Buna da bir siyasal geçiş dönemi tekabül eder ki, burada devlet, proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamaz.[50]
  • “İdea” , “çıkar” dan ayrıldığı sürece; her dâim kendini rezil etmiştir.[51]
  • Hem Hıristiyanlığın kiliselerinde hem İslam'ın camilerinde, tüm inananların "kardeşliği" , "Allah katında herkesin eşit olduğu" türünden söylemlerle yanılsama sürdürülür. Ama ertesi gün; zengin Hristiyan ya da Müslüman patron, tıpkı eskiden olduğu gibi, kendi inanan işçi dostlarını sömürmeye, soymaya, aşağılamaya ve aldatmaya devam eder. Dinin teorisi ve pratiği arasında bu göze batan çelişkiye dikkat çekildiğinde ise, üzgünce başlarını sallayacaklar ve bu günahkar dünyada insanoğlunun mükemmel olmadığı gevelemelerini mırıldanacaklardır. Bu gevelemeler, işçiler için küçük bir tesellidir.[52]
  • Para her şeyin evrensel, kendinde oluşmuş değeridir. Bu yüzden de tüm dünyayı; hem insan dünyasını, hem doğayı, özgül değerinden yoksunlaştırır. Para, insanın işinin ve insanın varoluşunun yabancılaşmış özüdür, ve bu yabancı öz insana hükmeder ve, insan da ona tapınır.[53]
  • Yahudi'nin sırrını onun dininde aramayalım, dinin sırrını gerçek Yahudi'de arayalım. Yahudiliğin dünyevi temeli nedir? Pratik ihtiyaç ve bencillik. Yahudi'nin dünyevi kültü nedir? Pazarlık. Onun dünyevi tanrısı nedir? Para.[54]
  • Tüm özgürleşme; insani dünyanın, ilişkilerin, insanın kendisine indirgenmesidir. Politik özgürleşme, insanın bir yandan burjuva toplumu üyeliğine, egoist ve bağımsız bir bireye, öte yandansa yurttaşa ve ahlaki kişiye indirgenmesidir. Gerçek bireysel insan soyut yurttaşı ne zaman geri alır (kendinde yeniden özümser, zurücknimmt) ve bireysel insan olarak, empirik/gündelik yaşamında, özel işinde, özel koşullarında tür-varlığı olursa, ne zaman insan kendi güçlerini toplumsal güçler olarak tanır ve örgütler, böylece toplumsal gücü politik güç şeklinde artık kendinden ayırmazsa, ancak o zaman insani özgürleşme gerçekleştirilir.[55]
  • Hıristiyan çileciliğine sosyalist bir çeşni katmaktan daha kolay bir şey yoktur. Hıristiyanlık da özel mülkiyete, evliliğe ve devlete karşı sesini yükseltmemiş midir? Bunların yerine, hayırseverlik ve el açmayı, bekârlık kuralı ve nefsi kırmayı, manastır yaşamını ve Kilise'yi öğütlememiş midir? Hıristiyan sosyalizmi, aristokratların yüreklerindeki kini kutsamak için rahiplerin serptikleri "okunmuş sudan" başka bir şey değildir.[56]
  • Feuerbach, dinsel özü, insan özüne indirger. Ama insan özü, tek tek her bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir. Bu öz aslında, toplumsal ilişkiler bütünüdür.[57]
  • Kur'an ve ona dayanan Müslüman yasaları, çeşitli halkların coğrafyasını ve etnografyasını inananlar ve inanmayanlar şeklinde basit ve kullanışlı bir ayrıma indirger. Kâfir "harbi" , yani düşmandır. İslam, kâfir milletini dışlar ve Müslümanlar ile kâfirler arasında dâimi bir düşmanlık hali yaratır.[58]
  • Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir. Son sözleri

Hakkında

[düzenle]
  • Başkalarının çözüm gördüğü yerde Marx sorun gördü. — Friedrich Engels

Paul Lafargue'ye yazdığı mektup

[düzenle]
  • Azizim Lafargue,

Aşağıdaki tespitlerimi iletmeme izin vereceğinizi umuyorum.

1. Eğer kızımla ilişkilerinizi sürdürmek istiyorsanız, ona ‘kur yapma’ tarzınızdan vazgeçmeniz gerek. Gayet iyi biliyorsunuz ki henüz verilmiş bir evlenme sözü yok ve hiçbir şey belli değil. Laura usulüne uygun şekilde nişanlınız olsaydı da, bu işin uzun vadeli olduğunu unutmamanız gerekirdi. Fazla samimiyetin yol açacağı davranışlar da burada uygunsuz kaçıyor. Çünkü bu durumda iki sevgilinin birbirlerine güçlü arzular duydukları halde aynı yerde oldukça uzun süre birbirlerine yaklaşmadan yaşamaları gerekiyor.

2. Yalnızca bir haftalık bir jeolojik dönem içinde bile tavırlarınızdaki değişikliği dehşet içinde izledim. Fikrimce gerçek aşk, ihtiyat, tevazu ve hatta aşığın maşuğa karşı çekingenliği içinde ifade edilir. Asla ihtiras içinde kendini kapıp koyuvermekle ve zamansız samimiyet gösterileriyle değil. Siz bu karmakarışık mizacınızı sergilediğinizde, kızımla davranışlarınız arasına aklımı koymak da bana düşüyor. Eğer ona olan sevginizi Londra boylamıyla uyarlı bir biçimde göstermekten acizseniz, tavsiyem onu uzaktan sevmenizdir. Bunun üzerinde daha fazla durmayacağım.

3. Laura’yla olan ilişkilerinizi belirginleştirmeden önce ekonomik durumunuza ilişkin ciddi bilgiye ihtiyacım var. Kızım işleriniz hakkında bilgi sahibi olduğumu zannediyor. Oysa yanılıyor. Bu sorunu şimdiye kadar ortaya atmadım çünkü kanımca bu girişimin sizden gelmesi gerekirdi. Biliyorsunuz ki elimde avucumda ne varsa hepsini devrimci mücadeleye harcadım. Buna pişman değilim. Tersine, eğer hayata yeniden başlayacak olsaydım yine aynı şekilde hareket ederdim. Yalnız, evlenmezdim. Gücüm yettiğince kızımı, annesine hayatı zehir eden zorluklardan kurtarmak istiyorum. Benim dolaysız etkim olmasa (bu benim açımdan zayıflıktır) ve sizle dostluğum kızımın seçimlerini etkilemese, bu iş hiçbir zaman bugünkü halini almazdı. O nedenle ağır bir kişisel sorumluluk taşıyorum. Şu anki durumunuza gelince, bunun peşine düşmemiş olsam da, elime geçen bilgiler pek tatmin edici değil. Fakat bunu bir kenara bırakıyorum. Genel durumunuza gelince, henüz öğrenci olduğunuzu, Fransa’daki kariyerinizin Liege olayı nedeniyle yarı yarıya çökmüş olduğunu, İngiltere’ye intibak edebilmeniz için en gerekli araç olan dilin sizde çok eksik bir unsur olduğunu ve en iyi halde bile başarı ihtimallerinizin (?) ne kadar şüpheli olduğunu biliyorum.

Gözlemlerimden çıkardığım sonuca göre, işlere heyecanla başlamanıza ve iyi niyetinize rağmen, çalışkan bir mizaca sahip değilsiniz (Not: Lafargue daha sonra Tembellik Hakkı’nı yazdı). Bu şartlar dahilinde kızımla birlikte hayat gemisine binebilmeniz için size dışarıdan destek gerekecek.

Ailenize gelince, hiçbir şey bilmiyorum. Bir miktar zenginliğe sahip olduklarını farz etsek bile, bu onların sizin için fedakarlığa katlanmaya pek hevesli olduklarını kanıtlamaz. Dahası onların sizin bu evlilik projenizi nasıl karşıladıklarını bile bilmiyorum.

Tekrar ediyorum, bütün bu noktalar hakkında bana olumlu açıklamalar gerekiyor. Zaten hayata gerçekçi şekilde bakan siz de kızımın geleceğine idealist bir bakış açısıyla bakmamı beklemezsiniz. Şiiri ortadan kaldırmayı düşünecek derecede müspet bir insan olan sizin, kızımın zararına olacak şekilde şairane davranışlarda bulunmamanız gerekir.

4. Bu mektuptan doğabilecek bütün yanlış anlamaları önlemek için size şunu bildiririm ki, hemen şimdi evliliği akdetme iktidarına sahip olsaydınız bile bu yine de olmazdı. Kızım reddederdi. Ben de şahsen bu işe itiraz ederdim. Evlenmeyi düşünmeden önce olgun bir adam olmanız ve hem sizin hem de kızım için uzun bir tecrübe dönemi gerekiyor.

5. Bu mektup ikimizin arasında sır olarak kalırsa çok memnun olurum.

Cevabınızı bekliyorum.

En iyi dileklerimle, Karl Marx[60]

Kaynakça

[düzenle]
  1. ↑ Karl Marx, Demokritos ve Epikuros'un Doğa Felsefeleri, 1841
  2. ↑ Friedrich Engels'e mektup (13 Şubat 1863)
  3. ↑ Marx/Engels, Alman İdeolojisi, s. 38, 1845/46
  4. ↑ Marx/Engels, Alman İdeolojisi, s. 35, 1845/46
  5. ↑ Arnold Ruge‘ya mektup (Eylül 1843)
  6. ↑ Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875
  7. ↑ Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875
  8. ↑ Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875
  9. ↑ Karl Marx, Das Kapital, 1. Cilt, 7. bölüm
  10. ↑ Karl Marx, Sicilya ve Sicilyalılar, 1860
  11. ↑ Karl Marx, Louis Bonaparte'ın On Sekiz Brumaire'i, s. 115, 1852
  12. ↑ Marx/Engels, Komünist Manifesto, s. 2, 1848
  13. ↑ Marx/Engels, Komünist Manifesto, s. 7, 1848
  14. ↑ Karl Marx, Ekler ile Birlikte Demokratik ve Epikürcü Doğa Felsefesi Arasındaki Fark, s. 295, 1841
  15. ↑ Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 9, 1857
  16. ↑ Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 636, 1857
  17. ↑ Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 8, 1857
  18. ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 391, 1844
  19. ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 391, 1844
  20. ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 192, 1844
  21. ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 192, 1844
  22. ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 193, 1844
  23. ↑ Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 236, 1847
  24. ↑ Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 62, 1847
  25. ↑ Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 114, 1847
  26. ↑ Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 219, 1847
  27. ↑ Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 63, 1847
  28. ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 57
  29. ↑ Marx'ta Üretken Emek Kategorisi
  30. ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 56
  31. ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 19
  32. ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 45
  33. ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 27
  34. ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 21
  35. ↑ Karl Marx, Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850, s. 85, 1850
  36. ↑ Karl Marx, Ekler ile Birlikte Demokratik ve Epikürcü Doğa Felsefesi Arasındaki Fark, s. 327, 1841
  37. ↑ Marx/Engels, Komünist Manifesto, s. 24, 1848
  38. ↑ Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 29
  39. ↑ Marks - Siyasal Ekonominin Eleştirisine Katkı'ya Önsöz
  40. ↑ Karl Marx, “Die heilige Familie”, VI. bölüm, 1844
  41. ↑ Kapital, 1. Cilt, Üçüncü kısım, 7. bölüm, 1. Kesim
  42. ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 638
  43. ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 634
  44. ↑ Karl Marx, “Die heilige Familie”, s. 136, 1844
  45. ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 783
  46. ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 614
  47. ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 192, 1844
  48. ↑ Karl Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 192, 1844
  49. ↑ Karl Marx, “Die heilige Familie”, s. 116, 1844
  50. ↑ Karl Marx, Gotha Programı'nın Eleştirisi
  51. ↑ Karl Marx, “Die heilige Familie”, “Das Geheimnis der Rechtschaffenheit und Frömmigkeit”, 1844
  52. ↑ Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 189
  53. ↑ Karl Marx, Yahudi Sorunu, 1844
  54. ↑ Karl Marx, Yahudi Sorunu, 1844
  55. ↑ Karl Marx, Yahudi Sorunu, 1844
  56. ↑ Marx/Engels, Komünist Manifesto, s. 79, 1848
  57. ↑ Marx/Engels, Alman İdeolojisi, s. 25, 1845/46
  58. ↑ Marx/Engels/Werke, Savaş İlanı - Doğu Sorununun Tarihi Üzerine, X. cilt, s. 170
  59. ↑ Karl Marx, Basın Özgürlüğü ve Eyalet Meclisi Müzakereleri Üzerine Tartışmalar, 1842
  60. ↑ cafrande.org

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Commons'da Karl Marx ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de Karl Marx ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.