Kadir Mısıroğlu

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Kadir Mısıroğlu
Doğumu
24 Ocak 1933
Akçaabat, Trabzon, Türkiye
Ölümü


  • Adam modaya tâbi. Modaya tâbi adam kuru yapraktır. İrade sahibi değildir. Nefes alıp verişi gibidir yaşayışı, otomatik. Bu adamlık değildir. Adam olanın "evet"i de olur, "hayır"ı da olur. Tercihi olur. "Hayır"ı olmayıp umumi cereyana tâbi olan adam, adam değildir. Taklit zebunudur. Kendi tercihlerine itibar edemeyen adamdır.
  • ...Alevilerin sözlerine bakarsan, hiç Alevi kalmaması lazımdı Türkiye'de. Şimdi 20 milyonuz diyorlar. Nasıl kaldınız 20 milyon? O kadar kestiler sizi. Keşke bitirseydi! İsyan eden adamı bitirseydi tabii.[1]
(Osmanlı'daki Alevi isyanlarının tartışıldığı bir TV programında söyledikleri. "Keşke bitirseydi!" sözünü diğer konuğun "Bitiremediniz doğraya doğraya, değil mi?" demesi üzerine söylüyor.)
  • Allah onu yükseltti ki düştüğü yerden tozu kalmasın. Yolda giderken ayağı burkulan adama bir şey olmaz ama minareden düşen geberir. Fethullah'ın akıbeti budur.[2]
  • Alman Harbi devam ederken Komünist Rusya'da Stalin emretti: 'Kumlara Ayet el-Kürsi okuyun, Alman ordusunun üzerine serpelim.' En azından maneviyat takviyesi için komünist bunu yaptırdı.[3]
  • ...Amerika'nın desteğiyle gelen, Amerikan kuklası bir halife gelse. Gelsin de kim gelirse gelsin![4]
  • Anti-Kemalistim, şeriatçıyım; Kemalist olmaya da mecbur değilim!
  • Artık din karşıtı hiçbir hareketin şansı yoktur.
  • Askeri mahkemenin ne mal olduğunu ben bilirim! Şahitlerimin hepsini hapsettiler! Şahit hapsedilir mi?
  • Bana göre Çanakkale Harbi bir büyük harp değildir. Çanakkale, askeri bakımdan bir faciadır. Şu beğenmediğiniz Kıbrıs Harekâtı, Çanakkale'den daha ehemmiyetli bir harptir bizim için. Bu kadar aykırı bir sözü kolay hazmedemezsiniz ama çok özet olarak, şimdi Çanakkale'yi konuşmak istiyor değilim, Yusuf İzzettin'in orada bir vakıası var, onun için Çanakkale'yi açtım. Düşman daracık bir sudan geçiyor, başka yolu yok İstanbul'a gelmek için Çanakkale Boğazı'ndan. Sen ise siperdesin, tehlikeli durumda olan düşmandır. 400.000 zayiat veriyorsun. Bu affedilir bir şey değildir. Bizim Yunan'a karşı çıkarabildiğimiz azami asker Büyük Taarruz'da 190.000 kişidir. Çanakkale şehitlerinin yarısı kadar asker çıkarabilmişiz, zayiatı düşünün. İnsan kıyımıdır Çanakkale. Orada vazife gören subayların hiçbirine artı not verilemez. Hıyanet etmeyen de gafletiyle itham edilir. 253.000 şehit cephede, 150.000 şehit de yaralıların kaldırıldığı şuradaki Numune Hastanesi'nde verilmiştir. 400.000 zayiatla kazansan neye yarar? Bütün milleti öldür, düşmanı vatana sokma. Adamsız vatan sana ne lazım? Buna benzer. Yunanların bir Pirus zaferi vardır, bu ona benzer. Orada kahraman Mehmetçiktir.[5]
  • Ben Âkif yanlış bir şey söylediyse tenkit edemez miyim? Bu nasıl şey? Böyle anlayış mı olur? Bu taassup, bu taassup! Yunan'la öç için mi dövüştün? Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl diyorsun İstiklâl Marşı'nda. Bunları hiç düşünmemişler. Seksen sene sonra Yunan'ı hâlâ Sakarya'da mı vehmediyorsun da 'korkma' diye başlatıyorsun. Niye korkacağım lan dünya benden korksun desene! Mehmet Âkif... Serserinin teki!
  • Ben kimsenin alakasına talip değilim, her nimetin bir borcu vardır. Bir bardak su verene bir teşekkür, vicdani borçtur. Allah'ın bunca nimetine karşı da borç, nimetlere nail olmayanlara vermekle ödenir. Zengin, 'Ya Rabbi şükür' deyip otursa şükür borcunu ödemiş olmaz, Allah için harcayacak. Alim, ilmini ondan mahrum olanlara vererek o borçtan kurtulur.
  • Ben Kürtlerin baskı gördüğünü, zulüm gördüğünü kabul ederim. Sade Cumhuriyet tarihinde. Osmanlı zamanında öyle bir şey yok. Osmanlı’da böyle bir şey yoktu asla.
  • Ben Osmanlı tipi bir münevverim.
  • Ben saltanatçıyım. Ben cumhuriyetçi değilim. Bunu 1991'de de söyledim. İslam ne cumhuriyet emreder ne saltanat emreder. İslam ruh emreder. İdarenin şekli, şartlara bağlıdır. Küçük bir devletsen cumhuriyet olursun. Alemşümul bir devlet isen, cumhuriyet olmaz. Her kafadan bir ses çıkar. Her kafadan.[6]
  • Benim ağırlığımı bilmeyen, bildiklerimin zekatının zekatı kadar bilmeyen ağzı süt kokulu, sidiği yalıya inmemiş cahiller, beni Yunan dostu olmakla suçluyor. Daha bunların ana babası doğmamışken ben Yunan Mezalimi kitabımı yazdım. Yunan keferesi, Batı Trakya Türklerini esir etti lakin Batı Trakya'da şer'iyye mahkemelerini lağvetmedi, alfabeyi ve kılık kıyafeti değiştirmedi, medreseleri kapatmadı. Bugün birisi şeriat istesin de göreyim onu. Camideki imamda bile dehşet uyandırıyor. Bu ölçüye göre, Yunan, Batı Trakya'daki bu muamele ile, Kemalist rejimden ehvendir diyorum. Bu lafımdan ötürü Yunan dostu olduğumu iddia eden zırnana cahillerin adını bile anmıyorum. Cevap verme ihtiyacından kendimi müstağni addediyorum.[7]
  • Bir insanın mensup olduğu milleti sevmesi, ırkçılık değildir.
  • Bir tırtılın hareket kabiliyeti bile Allah'ın varlığına delildir.
  • Bu milletin yarısı Ümmet-i Muhammed olmaktan çıkmış, Ümmet-i Kemal olmuştur.
  • Bu rejim, solcu veya sağcı, bütün muhaliflerini gevşetti, yumuşattı, bütün sivrilikleri yuvarlaklaştırdı, kendine adapte ettirdi, bugün 'Hilafet gelsin' desen cami imamıyla münakaşa edersiniz. Herkes bu zehirden bir parça almıştır, bu ülkeye Kemalizm zehirli gazı, dinsizlik zehirli gazı atıldı, bundan az veya çok nasip almayan yoktur, ama bu küfre karşı güç şartlarda mücadele etmiş adamlar var. Ben onlara kardelen çiçekleri diyorum, Said Nursî, Süleyman Efendi ve daha niceleri.
  • ...Bugün bile büyünün, cin ilminin üstadı Yahudilerdir. Onlardan çıkmadır. Bugün herkes bilir ki, istihbaratla alakadar olan herkes bilir ki, Yahudiler cinnileri istihbaratta kullanıyorlar.[8]
  • Bugün en mühim meseleniz lisan meselesidir. Dildeki tahrifatın gayesi, milletin Kuran'la, İslam'la ünsiyyetini izale etmektir. Her gün ya bir gavur kelimesi ya da uydurma bir kelime ortaya atıyorlar. Ve her gün, menşei Kuran olan bir kelime daha milli hafızadan siliniyor. Lisan davasına sahip çıkmazsanız yarın dini meseleleri anlatamaz ve anlayamaz duruma geleceksiniz. Yarın torunlarınız hayat kelimesini öğrenmek için sözlüğe bakacak. Lisan davasında doğruyu terennüm eden insanların hepsi ölmüştür. Bugün ben tek kaldım. Hilafetin ilgası dahil Mustafa Kemal'in tüm inkılaplarını terazinin bir kefesine koyun, Harf İnkılabını diğer kefeye. Harf İnkılabı ağır basar.[9][10]
  • ...Bugün Yahudi'ye kafa tutan bir devlet adamımız varsa, bizim onu alkışa boğmamız lazım. Bu, Cumhuriyet tarihinde ilktir. Doksan seneyi gözünüzün önüne getirin, Yahudi'ye gözünün üstünde kaşın var diyen biri çıkmamıştır. Hadiselerin sevkiyle oldu, başka sebeplerle oldu, nasıl oldu, oldu. Netice itibariyle o 'one minute' sözü var ya, 'one minute', İstiklal Harbi'nden daha mühim bir söz![11]
  • ...Bunun üzerine dedim ki bu cinni dürüst bir cinni. Cinniler aynı insanlar gibidir. Mümini vardır, kâfiri vardır, münafığı vardır. Dürüstü vardır, dürüst olmayanı vardır. Bu cinni, dürüst bir cinni. Mustafa Kemal'i çağır dedim. Kıvrandı, kıvrandı, kıvrandı o fincan; hareket etmiyor. Güç bela, çocuk kan ter içinde kaldı. Geldi. 'Ya sabahtan beri seni çağırıyoruz.' Hatta vazgeçiyordu bir iki defa. Ben ısrar ettim. 'O kötü vaziyettedir, kolay gelemez' dedim. Nihayet geldi. 'Beni bırakmıyorlar' dedi, 'Ne soracaksanız çabuk sorun, geri gönderin beni' dedi.[12]
  • Cesareti yüreğindeki kadar değil, elde edebileceğin netice kadar kullan.
  • Çocukluğumda ne dava ettiysem, bugün de onu dava ediyorum.
  • Çok iş yapmakla bir adam büyük olmaz. Mustafa Kemal de çok iş yaptı. Doğru iş yapmakla takdir edilir adam. Bana göre yaptığı iş hatalı. Devamlı, Mustafa Kemal deseydi ki, ben bu harbi kazanayım, sizin halifenizi kovacağım, yazısını değiştireceğim, padişahınızı hain ilan edeceğim, devletinizi yıkacağım, şeriatı yasak edeceğim, mecelleyi çöpe atıp is pis yakan işin arkasından gider miydi? Demek ki Milli Mücadele esnasındaki atmosfere kimse karşı olmaz. Taraftar olmak bir suç değildir. Çünkü karşıda Yunan var. Denize düşen yılana sarılır.
(Burada yılana sarılır teşbihiyle Atatürk ve silah arkadaşlarını kastediyor.[13])
  • Dikkat edin, ben hiçbir zaman Atatürk kelimesini kullanmadım, benimle aynı dönemde yaşamış bir adam nasıl benim atam oluyor, burada bir ahmaklık var, burada bir dalkavukluk var, burada bir manyaklık var, burada itibara doymazlık var.[14]
  • Dinamik olan hayat, Kemalizmi fırlatıp çöpe atıyor. Sıkıntıları bundandır.
  • Dünyada iki büyük süper güç kalacaktır. Bunlardan biri Yahudi Enternasyonal Gücü, diğeri ise İslam Enternasyonal Gücü. Yahudi Enternasyonal Gücü'nün en mühim kalesi Çin olacaktır. İslam Enternasyonal Gücü'nün kalesi ise Türkiye olacaktır.[15][16][17]
  • Düşmanın senin için asaletsizliği nispetinde tehlikelidir.
  • Düşmanlarımızı dost etmeye çalıştık, ama dostlarımızı düşman ettik. Halk Partisi'nin çırpınışları da buna dönecek!
  • Dünyada hiçbir sistem insanı İslam kadar yüceltmez.
  • En bozuk adama karşı bile sabırla irşada devam etmeliyiz.
  • Evlat, kardeş katli ümmetin selameti için ihtiyar olunmuş, ailemin fedakarlığıdır.[18]
(Osmanlı'da evlat ve kardeş katli hakkında söyledikleri.)
  • Fethullah Gülen bu ümmetin sülüğüdür.
  • Fethullah Gülen'in kalbi gavurdan yanadır. Veleddallin amin.
  • Gördüklerime, yaşadıklarıma göre, İngilizlerin insan olduğunu kabul ettim; Almanların da Alman olmayana, hâşâ bir hayvana bakar gibi baktığını gördüm. Nazarlardan taşan mana ibadullah-ı istihkar diyor Âkif, aynen öyle. Seni küçümsüyor yukarıdan bakarken. Sen 'Alman ırkı en üstün ırk' mı dersin? Allah seni böyle rezil eder fuhuş yoluyla. Zencilerin peşinde koşuyor karılar.[19]
  • Haber dinlerken duyduğum reklamlardan bîzârım. 'Açken sen, sen değilsin.' Serseri, niye ben değilim? Sen açken sen değil, başka biri misin ya? Tekrarlayıp duruyor. 'Eve giden hiçbir yol, yol değildir.' Yol diyorsun ya. Mükemmel değildir desen bile madem hiçbir diyorsun, o bile doğru olmaz. Çünkü bu aslında mükemmeldir. 'Kirlenmek güzel şeydir.' O zaman niye Omo kullanayım öküz? Omo reklamı yapıyor, kirlenmek güzel şeydir. On senedir her torbasının üzerinde yazılı. Belki bu şirkette iki bin kişi çalışıyor, biri demiyor ki 'yav kirlenmek güzelse Omo'ya lüzum yok.' Akla bu gelir. Herif diyecek ki 'kirlenmek mühim değil, çünkü Omo var.' Şu farkı görmeyen gerizekalı... Türkiye bir tımarhane![20]
  • Hal sirayet eder, kimi severseniz, onun haliyle hallenirsiniz, bu hallenme de sevginizdeki şiddet nispetindedir.
  • Hangi ülkede biri ölünce sokakta insanları bir dakika durduruyorlar? İnsan hakkına aykırı değil mi bu? Biz aynı fabrikadan çıkmış tuğla mıyız? Ben farklı düşünüyor olamaz mıyım?
  • Harplerde yara bere olmuş, ölmüş bir asker Müslüman ölüsü mü, gayrimüslimin ölüsü mü nasıl bilirlerdi, bilir misiniz? Kıyafeti de parçalanmış mesela, top, bomba atılmış, parça parça olmuş. Yüzükoyun düşmüşse kâfirdir, arka üstü düşmüşse Müslüman ölüdür, alır götürürler. Niye? Müslüman son nefesini verirken sonsuza teveccüh eder.[21]
  • Hayatta gerçek dostlar edinememek büyük bir mahrumiyettir. Lâkin asıl ve ondan daha büyük bir mahrumiyet, gerçek düşman sahibi olamamaktır.
  • Hutbe Arabiyyul İbâre olarak okunur. Zaten şimdiki ilahiyatçılar din münekkidi olmuş. Diyanet'te böyle hıyanet.
  • İddialı olma. Aklın kadar tedbir alabilirsin. Çareler gibi maniler de sonsuzdur.
  • İmanın ilk meyvası merhamettir, Kuran'da karşınıza çıkan ilk kelime Allah'ın Rahman ve Rahim olduğudur.
  • İnsan, insanın kahrına katlanabildiği kadar dostu, lütuf ve ikramından müstağnî kalabildiği kadar düşmandır.
  • İnsanın şerhi Kur'an'dır.
  • İnsanların çoğu köpek tıynetlidir: Kaçarsan kovalarlar, kovalarsan kaçarlar.
  • İran'da güneş doğsa şemsiyenin altına saklanın, melanet yuvasıdır İran. İslamiyet içinde İran, mezhebini ırkçılığına maske yapmış bir millettir.
  • İran'ı tanımayan, bu zamana kadar İran'ın gerçek hüviyetini tanımayan varsa şimdi gözünü açsın. İran diyor ki dünyaya karşı: "Benim gavurum Ehli Sünnet Müslümanından daha iyidir." Çünkü Caferi Mezhebi'ne yani İran'ın resmi mezhebine göre de Nusayriler kafirdir. Gulat-ı Şia'dır. Hz. Ali'ye Allah demektedirler, inançları budur. Düşmanı Ehli Sünnet Müslümanıdır diye Suriye'deki gavur idareyi İran'ın desteklemesi, İran için kendi içinden çıkan gavurun, Ehli Sünnet Müslümanından daha makbul olduğunu ispattan başka bir şey değildir. Şu hareketiyle İran'ı anlamayan bir daha anlayamaz.
  • İslam bir ibadet ve ahlak nizamından ibaret değil, İslam hayat nizamıdır.
  • İslam henüz dünyaya egemen olmadı, çünkü Müslümanlar şeriata layık durumda değil. Kuran'dan yüz çevirdiler. Ne zaman İslam'ı yaşayış biçimleri düzelir, iyi bir Müslüman olarak yaşarlarsa o zaman İslam egemen olur.
  • İslam ile mizan etmek şartıyla, kendi milliyetini hatta kendi ırkını beğenmeye bir mani yoktur. Çünkü insan psikolojisi, halet-i ruhiyesi bunu gerektirir. Hiç kimse kendi çocuğunu sevdiği kadar, komşusunun çocuğunu sevemez. Nitekim, Peygamber Efendimiz bile şefaat hakkını öncelikle kendi kabilesi olan Kureyşliler için kullanacağını söylemiştir.
  • İslam'dan evvel İran dünyanın büyük devletlerinden biriydi. İslam'dan sonra hiç de önemli bir yere sahip olmadı. Müslüman olan Türklerin atlarının ayakları altında kaldı. İran'da, İslam'a girildikten sonra bir İranlı, ülkede iktidar olamadı. Ne zaman kadar; 1926 yılında Kaçar Hanedanı, petrolü İngilizlerle bölüşmediği için İran ordusunda bir albay olan Rıza Şah Pehlevi'ye ihtilal yaptırıp, Kaçar Hanedanı, yani bir Türk Hanedanı yıkılıncaya kadar, 1926'ya kadar İran, İranlılar tarafından idare edilemedi. Bunun hıncıyla farklı bir mezhebin savunucusu oldular. Ona sarıldılar, bütün âlem-i İslam'ı Alevileştirip kendileri lider olmak sevdasındadır. Bu batıl dava yüzünden ümmeti bölmüşlerdir.
  • İslami sosyalizm de ne demek? Haşa ve kella. İslam nevi şahsına münhasırdır. Hiçbir sisteme sıfat olarak telakki edilmesi asla ve kat'a caiz değildir. Bu İslam'ın azametine tecavüzdür.
  • Karikatürist, artist, ressam, şarkıcı, futbolcu vesair, tanımam bu sınıf adamları. Tanımam ben böyle adamları, ne artistlerin isimlerini bilirim ne futbolcuların isimlerini bilirim, benim dünyamda böyle bir şey yok. Ben 16. asrın atmosferini teneffüs ediyorum, bir imparatorluk vârisi olduğum idraki ile yaşıyorum, Cumhuriyet nüfus kâğıdı da taşısam, hiç olmazsa Abdülhamid'in nüfus kâğıdı verdiği bir babanın evladıyım diye düşünüyorum, imparatorluk şuuruyla âleme bakıyorum.
  • Kainatta her zerre, kaderin hem memurudur hem mağlubudur. Bazısı mağlubiyeti büyük hadiselerde bilir.
  • Karl Marx bir cinnîdir. Benden duyun. Ben onun doğup yaşadığı yeri gördüm. Trier'de doğmuştur, Almanya'da. Trier, minare boyu kayalıkların olduğu bir yerdir. Trier, onun çocukluğunun geçtiği yerdir. O kayalıkların dibine gider, düşünürmüş. Ona Das Kapital'i yazdıran şeril cinnilerdir. Şeril cinnilerdir. Ben böyle birini daha size ifşa edeyim de, kimse bilmez. Ahmet Cemil Akıncı diye bir emekli albay vardı. İlk kitabını ben yayınladım, Hilallerin Gölgesinde diye. Bundan elli sene evvel, ilk başladığım sıralarda. Bu Ahmet Cemil Akıncı'ya desen ki, bana Hz. Ömer hakkında bir kitap yaz, Ömer hakkında. Ertesi günü gelir sana, üç yüz sayfalık bir kitap verir, bir tek harf hatası yok! Yav bir adam üç yüz sayfa daktiloyla yazı yazacak, a yerine b'ye basmış olmayacak, bu inanılır şey değil. İki üç defa başımdan geçti, bunu ben sıkıştırdım. Dedi ki, bunları ben yazmıyorum. Ben kâğıdı koyuyorum, cinniler tuşlara basıyor, yazıyor. Ben mevzu veriyorum. Ben mevzu veriyorum. Bu böyle Hz. Hatice hakkında bir kitap yazdı, artistin biri de ona bakıp da İslam'a dönmüş de meşhur oldu bir zaman, gençler bilemez, çok satıldı.[22]
  • Kemalist demek mantıkla alışverişi kesmiş adam demektir.
  • Kendi kendinize nefretinizi ifade edin, ta ki o tabiileşmesin.
  • Kimseyi ırkından dolayı hor görmem. Irk tercihi Allah'ın takdiridir.
  • Kocasına sadık Alman kadını %1 yoktur. Tabii sayarım. Hiçbir Alman, 'Bu çocuk benimdir' ve çocuk da, 'Bu benim babamdır' diye kati bir iddiada bulunamaz.[23]
  • Lozan'ı başarılı olup olmadığı yönünden değerlendirmek için Sevr'in bir kıstas olamayacağını, zira Sevr'in bir sulh muahedesi olmayıp bir tekliften ibaret kaldığını, Kemal Paşa'nın bile Nutkunda 4 defa Sevr'den bir sulh projesi, İsmet Paşa'nın ise hatıratında yalnızca bir teklif olarak bahsedildiğini söyledim. Lozan'ın bir başarı addedilebilmesi için, gerçek miyar (kıstas), Misak-ı Milli'dir dedim. Hulki Cevizoğlu'nun bir programında yine zırnana cahil bir Kemalist bana itirazla dedi ki: ‘Misak-ı Milli beynelmilel kabule mazhar olmuş bir metin değildir ki, onunla Lozan'ı mizan ediyorsun.’ Bana itirazlarında bile bir mantık yanlışı var. Ben düşmanlar için Misak-ı Milli'yi mizan olarak kullanmıyorum. Senin Yunan Harbi'ni yapmaktan gayen Misak-ı Milli hudutlarını gerçekleştirebilmek idi. Zafer de kazandığına göre, senin bakımından buna zafer denmesi için, gayenin tahakkuk ettirilmiş olması lazım gelir. Ben bunu düşman bakımından mevzu bahis etmiyorum ki. Zaten bugüne kadar mantığa tâbi bir Kemalist görmedim. Onların dünyasından mantık yoktur. Onların dünyasında İslam'a nefret vardır, tarihe nefret vardır, dine nefret vardır, dindara nefret vardır. Temel saik, onların bütün değerlendirmelerinde, bu nefrettir.[7]
  • Lozan, Mustafa Kemal'in hilafeti övmesi üzerine inkıtâya uğramıştır. Çünkü, Mustafa Kemal ile İngilizler hilafeti kaldırmak üzerine anlaşmıştı.
  • Lütfun içindeki bela, kahrın içindeki beladan daha ağırdır. Çünkü kahır kalbi hassaslaştırır, Allah'a yaklaştırır. Ben hapishane yıllarımda zulüm altında, ölüm korkusuyla kıldığım namazlar gibi namaz kılamadım, kaç yıl oldu. Kırık kalp Allah'a daha yakındır.[24]
  • Mantık, muhakeme terk etmiş Türkiye'yi. Türkiye bir açık hava tımarhanesi. 10.000 gencimiz bir futbolcuyu karşılamaya havaalanına gidiyorsa, sosyologlar durup düşünmeliler. Bir hastalık var. Yüz binlerce adam stada para verip giriyor. İzledikleri herifler futbol oynuyor, 10 milyon dolar alıyor, bu enayilerin parasıyla ona para veriyor o kulüp. Kulübe gökten yağmıyor paralar, kulübün darphanesi yok. Futbol seyrine ömrünün en kıymetli zamanını veriyorsun, yetmiyor dışarıda da günlerce münakaşasını yapıyorsun. Havanda su dövdün. Falan takım kazandı, filan takım kazandı. Yahu onunla onun ne farkı var? Niye Galatasaraylısın da Beşiktaşlı değilsin? Niye Beşiktaşlısın da Fenerbahçeli değilsin? Bunların arasında ne fark var? Hiç. Bir defa onu tuttu. Musallat fikir. Futbol, bu cemiyetin (toplumun) hastalığını en müşahhas (açık) şekilde gösteren bir yaygın. Yahu bu topu biz icat etmedik, elin gavurundan aldık, ondan ileri gitme bari yahu. Boynuz kulağı geçti.
  • Mustafa Kemal, Allah'a savaş açtı. O İslam'ın meşalesini söndürmek için uğraştı. O öyle bir ateistti ki, 1930'da Hristiyanlığı resmi din olarak kabul edecekti fakat Hristiyan akidesini inceledi ve beğenmedi. Bakın bâtıl bir dine bile tahammül edemedi. Kâzım Karabekir söylüyor bunu, yalan mı diyelim?
(2 Mart 2013 tarihli konferansından.)
  • Mustafa Kemal'in ölümünü hatırlarım ben, ablam pencerede ağlıyordu, babaannem köçek atıyordu. Bu sahne hiç zihnimden gitmez.[14]
  • Mustafa Kemal olmasa demokrasi olmazmış. Kimse konuşamazmış. Sorarım bunu diyen gafillere: Osmanlı'nın en müstebit olduğu iddia edilen Abdülhamid zamanında padişaha galiz hakaret edenlere dokunulmuyordu. Bu hürriyeti de mi Mustafa Kemal sağladı?
  • Mustafa Kemal, Yunan karşısında yalnız olsaydı ne halt ederdi, zaten onun İslam'a ve topluma verdiği zararları, yaptığı din düşmanlığını Yunan yapmazdı; böyle adamlar için ben de diyorum ki Bediüzzaman'la hemzeban olarak 'yaşasın cehennem'.
  • Mustafa Kemal Paşa "Elhamdülillah Müslümanım" diyen insanlara "Ya sen Müslümanlığınla ne iftihar ediyorsun, senin Müslümanlığın kadar Türklüğün de büyüktür. 'Ne mutlu Türk'üm diyene' de." [dedi.] Bu davayla kafatasçılık manasında ırkçılık yaptı.
  • Mutekit bir Yahudi'ye de karşıyız. Sadece Siyonizme değil. Çünkü Yahudilik, Yahudi olmayan herkesi katletmeyi emreder.
  • Müslümanım deyip gavur gibi yaşayacağım diyemezsin! Bu İslâm'a uymaz!
  • Necip Fazıl'ı anlatsam lağım patladı zannedersiniz.
  • Necip Fazıl tanıdığım en zeki adam, tanıdığım en cesur adam ama tanıdığım en ahlaksız adam![25]
  • Olgunluğun en bariz göstergesi, dedikodu ve iftiraya tahammüldür. Bu olgunlukta birinci basamak; dedikodu ve iftiraya muttali olunduğu nispette ve sükunetle cevap vermekle iktifadır. İkinci basamak, böyle bir dedikodu ve iftiraya sevinmek, üçüncü basamak ise, kendi namına sevinirken, dedikoducu ve iftiracı hesabına üzülmektir. Bu üzüntü, sevince galip değilse, olgunluk yine de eksik demektir. Bu olgunlukta zirve ise, iftiraya cevap vermeksizin tahammül ve sevinmeden istiğfardır. Zira dedikodu (gıybet) ve iftira olmasa günah yükünü taşıyabilecek olan sırt nadirdir.
  • On sekiz yaşında bir çocuk, şarkıcı. Herifin küstahlığına bak, polise uğramadan gidiyor. Burası sanki şey, Çemişgezek. Adamı otomobilinde gidip de, pasaport kontrolü yapıyor bizim polisler, dön lan geriye it oğlu it, dön! Sen bu devletin otoritesini tanımıyor musun? Kimsin sen ki! Ama o adam küstahlaşmış, alkış var ya alkış, onu küstahlaştırmış. Onun günahı ona, o zaten gavur, Müslüman değil. Küstahlık da yakışır, her iş yakışır. Ama bu Müslüman evladı, kadın, kız orada diyor ki 'pabucunu gördüm, pabucunu gördüm, niye kaçırıyorsun!' Pabucunu gördü, hacı oldu. Bir şarkıcının... Demek ki, asıl bozukluk millette. Yapılacak iş, millet arasındaki sağlamları çoğaltmaktır; bu takdirde, efkar-ı umumiyenin nasibi değişir, Allah onun istihkakından fazlasını lütfeder. Nasılsanız öyle idare olunursunuz. Bugün millet yarısı çürük bir elmadır, idare de yarısı çürük bir elma. Bu yarısı çürük elmayı biz sağlam elma haline getirirsek, idare de sağlam elma haline gelir.
(Justin Bieber'ın Türkiye'ye gelişi ile ilgili yaptığı yorum.[26])
  • Osmanlılarda şeytana tapanlar dahi vardı. Osmanlı bunlara dokunmamıştır. Sebebi nizâma baş kaldırmamalarıdır!
  • Sadece bir gözümüzün şükrünü eda etmek için, bir ömür secde etsek yetmez!
  • Samimi dinsize saygı duyarım ama tezatlı Müslümana saygı duymam! Müslüman, Müslüman gibi olmalı.
  • Sen imparatorluk vârisisin! Nasıl olur da ırkçılık yaparsın?
  • Shakespeare İngiliz değildi. İngiltere'de bu isimde bir adam gelmemişti. Shakespeare'in aslı Şeyh Pir'dir, üstad, ihtiyar. Ve Shakespeare gizli bir Müslüman'dı.[27]
  • Şöhret afettir. Ben şöhretten daima kaçtım.
  • Tayyip'te tecelli eden ecdadın ruhudur.
  • Teknoloji medeniyet değildir. Medeniyet davranıştır. Avrupalının davranışı a'dan z'ye kadar mel'ûnânedir. Batı kendi kendini sokan bir akrep gibi intihar edecektir. Cehenneme gitmek için acele ediyorlar. Domuzu aç bırak kendi pisliğini yer, kendi yavrusunu yer, hiçbir hayvan bunu yapmaz, bu hareket sadece domuza mahsustur. Batı medeniyeti de aynen bu hayvana benzemektedir. Yahudiler İslam Hilafeti'ni yıktıktan sonra hedefleri Katolik Papalığı'ydı. Bugün o da yıkılmaya başladı.
  • Türkiye her meselesini şeriat ile halleder. İktisadi kalkınmasını da halleder, Kürt ayrılıkçı düşünceyi de halleder, her şeyi halleder İslam. Huzuru, sükunu, saadeti, refahı sağlar. Bir şeyi halledemez; Aleviliği! Şeriat da gelse bunlar devam eder. Ey Müslümanlar, kıyamete kadar sürecek başınızdaki en büyük bela Alevilik'tir. Asla ve kat'a bunu düzeltemezsiniz. Çünkü cehalet üzerine kuruludur. İşte İran! Arkasında İran desteği vardır. Yavuz, babasıyla niye harbetti, Şahkulu İsyanı yüzünden. Kırdı geçirdi ortalığı on binlerce insan öldü. "Baba, sen bu tehlikeyi görmediğin için bunlar oldu" dedi Yavuz. Ve Yavuz'un babası II. Bayezit, Şahkulu Tekkesi'ne hediye gönderiyordu. On binlerce insan öldü isyan yüzünden. Bakın Şahkulu "Ben falanım" demiyor, "Şah'ın kuluyum" diyor. Bütün Alevi isyanlarının arkasında İran vardır. Tarih ortada. Osmanlı Rum'a karışmamış, Ermeni'ye karışmamış, Şeytan'a tapan Yezidilere bile karışmamış, Allah'a inanmayana bile karışmamış. Dinde zorlama yok. Müslümansan statün bu, değilsen bu. Adaletle muamele görürsün. İnanıp inanmamakta serbestsin. Alevi'yi niye ezmiş, isyan ettiği için ezmiş. Yahu padişah, oğlu isyan ettiği zaman öldürüyorda, Alevi isyan ettiği zaman onu bağışlayacak mıydı? Osmanlı, İsyancı Alevi'yi kesince kusur sayılıyor. O zaman bugünkü hükümet için de PKK ile mücadele etmek kusur sayılır. Böyle bir mantık olamaz. Her meşru idare, kendisine kafa kaldıranın, gücü yetiyorsa kafasını ezer. Yetmiyorsa terki hayat eder. Kendi yerini ona terk eder. Şunu bilin ki en zor işiniz Aleviliktir! Kat'iyyen ve kat'ibeten bunun kökünü kazıyamazsınız, kanser hücresi gibidir. Çünkü cehalet üzerine kuruludur. Bazıları "Ben Ehli Beyt mezhebindenim" diyor. Böyle bir mezhep mi var? Ehli Beyt'e Ehli Sünnet'ten kim yan bakıyor? Bütün camilerde Hz. Ali'nin ismi yok mu? Allah onlara hidayet versin. Alevilik; Ehli Küfür'den, Haçlılardan daha tehlikelidir, bu bir iç kanamadır. İç kanama tehlikelidir. Dıştaki yara kolay tedavi edilir. Benim yaptıklarımda bir ananın uçuruma giden evladı karşısında çaresizliğinden bir çığlık yükseltmesinden farksızdır.
  • Türkiye'nin de, İslam dünyasının da, bütün İslam ümmetinin de İran'dan daha büyük düşmanı yoktur. Daha tehlikeli düşmanı yoktur. Ben bunları yazdım, söyledim ve söylüyorum. Çünkü anlaşılması zor bir düşmandır. Tek gayesi vardır: Ehli Sünnet Müslümanlığı yok olsun. Ehli Sünnet Müslümanlığını ayakta tutan ülke kimdir, Türkiye. 1 numaralı düşman. Ne ABD ile işi vardır, ne başkasıyla. Bütün hedefi Türkiye'dir. Halk böyle midir, halk zavallıdır. Bu Ahundların işidir, Şia Acem ırkçılığına mâkestir.
  • Yarasaların hatrı için güneş doğmaktan vazgeçmez.
  • Yunan Harbi anlı şanlı da olsa, bana göre değildir, büyük Türk tarihi içinde hiç de ehemmiyetli bir yeri yoktur. Sadece psikolojik değeri vardır. Hırsızla bir evin bahçesinde boğuşmak başkadır, yatak odasında boğuşmak başkadır. Bu düşmanla yatak odasında boğuşmak kabilinden manevi vasfı üstündür, askeri vasfı hiçtir. 190.000 kişi Yunan ordusuna 190.000 kişi Türk ordusu. 200 de çıkmıyor iki tarafta. 5-10 tane afedersin katır orada fazla, 5-10 tane eşek burada fazla; 5-10 tane top orada fazla, 5-10 tane burada. Arazi senin arazi, o müstevli. Psikolojik faktör senin. İkmal şartları senin lehine. Sen Ankara'dan Polatlı'ya ikmal ediyorsun, adam Atina'dan ikmal ediyor. Ahali şartları senin lehine, arkası onun düşman. Senin arkan öyle değil. Nereden baksan bu şartlarda Yunan'ı yendim diye hâlâ bayram yapmak, bırakın 19 Mayıs'ı, 30 Ağustos'u bayram yapmak bile bu milleti küçültmektir. 30 Ağustos'u bin tartacak yüzlerce vaka var. Öyle eşit sayıda değil, bire beş, bire on kuvvete karşı galebe sağlamış nice muzafferiyatımız var. Psikolojik faktörünü konuşmuyorum. Maddi ve askeri bakımdan Yunan Harbi hiç de değerli değildir. Hiç de ehemmiyetli değildir. Yunan'ı yendim diye bayram yapmak, bir pehlivanın bir çocuğu yendim diyerek mükafatlandırılması gibi abesle iştigaldir.[28]
  • Yunan Harbi'ndeki şehitlerimiz nereden bilsin sonradan baştaki adamın Yunan'ın yapamayacağını yapacağını?
  • Yunan ordusu İzmir'e hilafet pazarlığından dolayı çıkmıştır!

Kaynakça[değiştir]

  1. Osmanlı Keşke Alevileri Bitirseydi
  2. 11.04.2015 tarihli Cumartesi Sohbetlerinden
  3. Stalin ve Ayet el-Kürsi - Kadir Mısıroğlu
  4. B.O.P Hilafetin yeniden ihyası projesidir!
  5. Bana Göre Çanakkale Harbi Bir Büyük Harp Değildir
  6. http://kadirmisiroglu.com/07-05-2016-konferansi.html 7 Mayıs 2016 tarihli konferansı
  7. 7,0 7,1 http://kadirmisiroglu.com/15-10-2016-konferansi.html 15 Ekim 2016 tarihli Cumartesi konferansından
  8. Yahudiler Cinleri İstihbaratta Kullanıyor - Kadir Mısıroğlu
  9. http://kadirmisiroglu.com/28-11-2015-konferansi.html 28 Kasım 2015 tarihli Konferansı
  10. http://kadirmisiroglu.com/21-11-2015-konferansi.html 21 Kasım 2015 tarihli Cumartesi konferansı
  11. Van Minüt Sözü İstiklal Harbi'nden Daha Önemlidir
  12. Kadir Mısıroğlu'nun, Atatürk'ün Ruhunu Çağırması
  13. Atatürk'e yılan dedi, RTÜK onayladı
  14. 14,0 14,1 2 Mart 2013 tarihli Cumartesi Konferansı
  15. http://kadirmisiroglu.com/29-11-2014-konferansi.html 29 Kasım 2014 tarihli Cumartesi Konferansından
  16. 7 Ağustos 2014 tarihli A Haber Televizyonunda konuk olduğu Deşifre Programı
  17. http://kadirmisiroglu.com/23-03-2013-konferansi.html 23 Mart 2013 tarihli Cumartesi konferansından
  18. 14 Ekim 2011, Cevizkabuğu Programı
  19. Alman Karıları Zenci Peşinde Koşuyor
  20. Kirlenmek Mühim Değil; Çünkü Omo Var
  21. Kadir Mısıroğlu ölünün bile müslüman olup olmadığını anlıyormuş!
  22. Karl Marx Bir Cinnidir
  23. Kocasına Sadık Alman Kadın Yüzde 1 Yoktur
  24. http://kadirmisiroglu.com/12-03-2016-konferansi.html 12 Mart 2016 tarihli Konferansından
  25. Necip Fazıl hakkındaki bir konuşmasından.
  26. Kadir Mısıroğlu'dan Justin Bieber Yorumu
  27. Mısırlıoğlu'na göre 'Shakespeare' değil 'Şeyh Pir'...
  28. Zafer Bayramı Hakkındaki Görüşleri

Dış bağlantılar[değiştir]

Wikipedia-logo-v2.svg
Kadir Mısıroğlu ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.