İçeriğe atla

Søren Kierkegaard

Vikisöz, özgür söz dizini

Soren Aabye Kierkegaard (Danca telaffuz: [ˈsœːɐn ˈkʰiɐ̯g̊əˌg̊ɒːˀ]; 5 Mayıs 1813 - 11 Kasım 1855), Danimarkalı filozof ve teolog.

Søren Kierkegaard
Danimarkalı filozof ve teolog.
Doğum tarihi 5 Mayıs 1813
Doğum yeri Kopenhag, Danimarka
Ölüm tarihi 11 Kasım 1855
Ölüm yeri Kopenhag, Danimarka
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi

Sözleri

[değiştir]
  • Doğru her zaman azınlıktadır.  
  • Her kötülüğün başı can sıkıntısıdır.  
  • Akıl azaldığı oranda kaygı da azalır.  
  • Büyüklük şu ya da bu olmak değil, kendin olmaktır.    
  • Kalabalıkların biriktiği yerde gerçekliği bulamazsınız.   
  • Bir erkek hiç bir zaman bir kadın kadar acımasız olamaz.  
  • Bizim çağımızda eksik olan şey düşünce değil, tutkudur.  
  • Ne olduğun gerçeğiyle yüzleş, çünkü seni değiştirecek olan şey odur.  
  • Ümitsizliğin en derin biçimi, kendisi olmaktansa başkası olmayı seçmektir.  
  • Şu dünyaya bir kez adımınızı attınız mı, ölmek için yeterince yaşlısınız demektir.  
  • Kişinin bir şeyler yapma veya olma kudretini fark etmesi kadar korkunç bir şey yoktur.
  • Yaşam çözülmesi gereken bir sorun değil ancak deneyimlenmesi gereken gerçekliktir.  
  • Hiç kimse kendisi olmaya cesaret edemiyor ve herkes beraberlik adı altında gizleniyor.  
  • Muhalefet, insanları bir araya getirmenin yanı sıra o güzel iç dostluğu da ortaya çıkarır.  
  • Çoğu insan mutluluğun peşinden öyle canhıraş koşuyor ki birden onu geride bırakıveriyor.  
  • İnsan iki şekilde kendini yanıltabilir, ilki olmayan bir şeye inanarak, ikincisi olanı görmeyerek.  
  • En çok yaşamış olan uzun yıllar yaşamış olan değil, yaşamının anlamını en fazla anlamış olan insandır.   
  • İnsan kendisini sessizce kaybeder. Kaybettiği başka her şeyi fark eder kendini kaybettiğini anlayamaz.  
  • Felsefenin dediği doğru. Hayat geriye doğru anlaşılır. Ama burada bu cümleyi unutuyoruz: ileri doğru yaşanmalı!   
  • Kişinin var oluşu için iki seçenek vardır İnsan ya kendi varoluşunu unutacak, ya da tüm dikkatini kendi varoluşunda yoğunlaştıracaktır.
  • Varoluşa bir parmak çalıyorum. Hiçbir şey koktuğu yok! Neredeyim ben? Kimim? Bu dünya denen yer de neresi? Bu dünya da ne demekmiş?  
  • Nasıl geldim ben bu dünyaya? Neden bana danışılmadı? Madem katılmaya zorlandım, nerede şu yaşamın yöneticisi? Kendisiyle görüşmek istiyorum!  
  • Ne kadar saçmadır insanlar! Sahip oldukları özgürlükleri kullanmazlar, sahip olmadıklarını isterler. Var olan düşünme özgürlüklerini kullanmazken ifade etme özgürlüğü talep ederler.  
  • Hepsi anımsanacaktı; ama herkes bekleyişi kadar büyüktü. Biri olabilecek olanı beklediği kadar büyüktü. Oysa imkansızı bekleyen herkesten büyüktü. Hepsi anımsanacaktı; ama herkes mücadele ettiği şeyin büyüklüğü kadar büyüktü.  Sören Kierkegaard
  • Tıpkı bedenindeki kusurlar ve sakatlıkları göstererek sempati uyandırmaya çalışan dilenciler gibi, kalplerindeki derin üzüntüleri ortaya koyarak ilgi çekmeye çalışan yazarlar vardır.      
  • İki olasılık var; ya yapacaksın ya da yapmayacaksın. Benim samimi görüşüm ve dostça tavsiyem şudur; ister yap ister yapma, her ikisinden de pişman olacaksın .     
  • Yola çıkmak kaygıyı çoğaltmaktır; yola çıkmamaksa kendini kaybetmektir... ve en üst anlamıyla yola çıkmak kendi benliğinin farkına varmaktır.  
  • Göründüğü kadarıyla insanlar ; düşündüklerini saklamak için değil , hiç bir düşüncelerinin olmadığını saklamak için konuşmayı öğrenmişler...  
  • Ben en verimli şekilde ancak yürürken düşünebiliyorum ve yürüyüşün uzaklaştıramayacağı hiçbir saplantı düşünemiyorum.     
  • Aptal durumuna düşmenin iki yolu vardır: Biri, gerçek olmayana inanmak. Diğeri, gerçek olanı reddetmektir.       
  • Ayrım, şu ya da bu özellik bencilliğin kafa bulandıran kısmıdır, her bir kişiyi birbirinden farklı diye damgalar.     
  • Kendimizi kandırmaktan ancak hayatlarımızı seçme yeteneğimiz üzerine inşa etmekle kurtulabiliriz..      
  • Derin karakterler, kendilerini topluma teslim etmezler, yalnızlıklarından ödün vermezler...     
  • İnsanlar, hiç kullanmadıkları ‘düşünce özgürlüğü’ yerine ‘ifade özgürlüğü’nü talep ederler.  
  • Cesaret eden, bir süre dengesini kaybeder, cesaret edemeyense kendini kaybeder.  
  • Yaşamını boşa geçirme, günlerini öldürme, uyku içinde harcama uyan ve insan ol.    
  • Başkalarına yollarını şaşırtan eninde sonunda kendi yolunu da şaşırır kanıma göre.
  • Aşk, insanın sahip olmadığı bir şeyin eksikliğini hissetmesi ve onu arzulamasıdır...
  • Herkesin maskesini çıkarıp atmak zorunda kalacağı bir gece yarısı vakti gelir.  
  • Hayat yalnızca geriye doğru anlaşılabilir. Fakat ileriye doğru yaşanmalıdır.  
  • Hayatımız her zaman baskın düşüncelerimizin sonucunu ifade eder.  
  • Mükemmel aşk, insanın kendisini mutsuz edecek kişiyi sevmesidir.
  • Her aptal, mutlaka, kendisine hayran olacak başka aptallar bulur.       
  • Hayat, sadece yaşanarak keşfedilebilecek sırlara sahiptir.?   
  • Gerçek,hem kendini hem de gerçek olmayanı gösterir.  
  • Düşüncemi korumadığım yerde mutluluk yoktur.
  • İnsanda iyi olan ne varsa acı ondan doğmuştur.     
  • En kolayı ölmektir, zor olan yaşamak.
  • An, zamanın ve ebediyetin birbirini dokundukları bir belirsizlik.
  • Akıl azaldığı oranda kaygı da azalır.
  • Aslında avarelik hiç de kötülüklerin anası değildir, tam tersi, neredeyse tanrısal bir hayattır, yeter ki can sıkıntısına kapılma.
  • Beni bir kere etiketlersen beni inkar edersin.
  • Benim için hakiki olan bir hakikat bulmalıyım. Yaşayıp uğruna ölmek isteyeceğim bir fikir.
  • Bir Hristiyan bilimi olacaksa, bu bilim ancak inancın anlaşılmasıyla ilgili gereklilik ilkesine dayanabilir ama inancın anlaşılmaz olduğunu da bu ilkeye göre anlamak gerekir.[1]
  • Bir erkek hiçbir zaman bir kadın kadar acımasız olamaz.
  • Bir kızı baştan çıkarmak bir şey değil, ama baştan çıkarılmaya değen bir kız bulursan şanslısın.
  • Bütün düşüncenin en yüksek çatışkısı, düşüncenin, düşünemeyeceği bir şey bulma çabasıdır.
  • Büyüklük şu ya da bu olmak değil, kendin olmaktır.
  • Canı sıkılan herkes değişim istiyor.
  • Çünkü ebediyen vazgeçmiş olan kendi kendine yeter.
  • Doğru bir duyumsamayla bir öğretici olmak bir ögrenici olmaktır. Öğrenim, siz bir öğretici olarak öğreniciden öğrendiğinizde başlar; kendini onun yerine koy ve böylece onun ne anladığını ve anlama biçimini anlayabilirsiniz.
  • Evlen! Pişman olacaksın. Evlenme... Yine pişman olacaksın.
Yaşam sadece geriye bakarak anlaşılabilir; ancak o ileriye doğru bakarak yaşanmalıdır.
  • Felsefenin dediği doğru. Hayat geriye doğru anlaşılır. Ama burada bu cümleyi unutuyoruz: İleri doğru yaşanmalı!
  • Hayvani itkilerin kendiliğindenliği azaldığında ve düşünce ortaya çıktığında, irade sorgulanır.
  • Her kötülüğün başı can sıkıntısıdır.
  • İnsanlar, ender olarak kullandıkları özgür düşüncenin bir telafisi olarak ifade özgürlüğü istiyorlar.
  • Kadının erkekten daha duyusal olduğunu, onun vücut yapısı bile gösteriyor.
  • Karşılaştırma eylemi mutluluğun terki ve memnuniyetsizliğin başlangıcıdır.
  • Ne kadar saçmadır insanlar! Sahip oldukları özgürlükleri kullanmazlar, sahip olmadıklarını isterler. Var olan düşünme özgürlüklerini kullanmazken ifade etme özgürlüğü talep ederler.
  • Nedir bir şair? İç çekmelerini ve çığlıklarını güzel bir müziğe dönüştüren dudaklara sahip olan, fakat ruhunda gizli acılar barındıran mutsuz bir insan.
  • Neler gelecek? Gelecek ne getirecek? Bilmiyorum, hiçbir tahminim de yok. Bir örümcek sabit bir noktadan nedenlerden dolayı sonuçlara doğru düşerken önünde hep boş bir mekan vardır ve hiçbir yere tutunamaz, her ne kadar çırpınsa bile. Ben de kendimi öyle hissediyorum; önümde hep boş mekan; ileri doğru sonuçlara doğru yol almamı sağlayan arkamda kalmış nedenler var. Bu hayat korkunç, dayanılacak gibi değil.
  • Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir.
  • Önemli olan birinin,tamamen kendisi,tek bir insan,bu belirli insan olma cesaretini göstermesidir. Tek başına tanrının önünde, tek başına bu muazzam zahmeti çekerek ve bu muazzam sorumluluğu taşıyarak.
  • Ruhum gerçeği daha fazla talep ettikçe daha fazla güçleniyor.
  • Süpürün beni.Son sözleri - 11. Kasım 1855
  • Tefekkür ne kadar derinleşirse o kadar hızlı şekillenir.
  • Yaşam çözülmesi gereken bir sorun değil ancak deneyimlenmesi gereken gerçekliktir.
  • Yaşamda en yüksek ve en güzel şeyler hakkında duyulamayanlar, okunamayanlar ve görülemeyenlerdir. Ancak kişi isterse yaşanabilecek olanlardır.
  • Yaşamımız, daima baskın düşüncelerimizin sonucunu açıklamaktadır.

Hakkında

[değiştir]
  • Varoluşçuluk akımının babası Danimarkalı filozof Søren Kierkegaard’dır. Kierkegaard, Tanrıya inanan ve inanmayan olarak ikiye ayrılan varoluşçuluğun Tanrıya inanan grubunun temsilcilerindendir. Tanrıya inananlar kadar inanmayanları da derinden etkilemiş bir yazardır. Örneğin Carl Jaspers, Kierkegaard’ı aslından okuyabilmek için Danimarkaca öğrenmiştir.[2]

Kaynakça

[değiştir]
  1. A. Baudart & J. Russ. Felsefe Tarihi: Aklın Zaferi, Cilt: III, s. 275
  2. Mahfi Eğilmez, Varoluşçuluk
Søren Kierkegaard ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.