Deniz Gezmiş

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Deniz Gezmiş
Doğumu
28 Şubat 1947
Ankara
Ölümü
6 Mayıs 1972
Ankara


  • Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm'in yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler![1]
  • Ben Amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Rumen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim.
  • Hass...tir be! Sen kimsin beni tevkif edeceksin?! (Gemerek yakınlarında yakalandığı yerde, saklandığı çukurdan çıkıp güvenlik kuvvetlerine doğru yürürken önüne çıkıp "Ben Emniyet Müdürüyüm seni tevkif ediyorum" diyen polise)
  • İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur, iddianame kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz ve Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz.
  • Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik. Bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık.
  • Öteden beri arz etmiş olduğum gibi, bu ülkede Anayasa’yı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa’yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa’nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa’yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. İddia makamı bizim vermekte olduğumuz bağımsızlık savaşına karşıdır, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının hukukuna karşı, reformlara karşıdır.
  • Abi iki gün öncesine kadar Birinci içiyorduk. İdamlar kesinleşince hiç değilse iki gün uçlu (filtreli) sigara içelim dedik! (İdam edildiği gün, avukatı Halit Çelenk'e, ailesine son mektubunu yazdırdığı masanın üstünde duran filtreli sigara paketini açıklıyor.)
  • Mekteb-i Hukuk'un güruh-u serseriyesini topla da açıklama yapalım! (İstanbul Üniversitesi işgali sırasında, işgalin kaldırılması için görüşmeye gittiği dönemin İstanbul Valisi Vefa Poyraz'ın yanından döndüğünde, kapıdan girer girmez bir arkadaşına söylediği ilk söz)
  • İddianamede geçen ve bana atfedilen bir cümleyi kabul etmiyorum. Ben silahımı halka ve orduya karşı kullanmadım, ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım ve 'halka ve orduya karşı kullanırım' şeklinde beyanda bulunmadım.
  • Onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya alışmışlardır. Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dahil, sizlersiniz. Ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik.
  • 35 milyon metrekare vatan toprakları işgal altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. Mustafa Kemal sağ olsaydı çok şaşırırdı. Hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. Anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeble anayasal bir davranışta bulunduk.
  • (Son mahkeme savunmasında) Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.
  • Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!
  • (İddianamede) "Fikir özgürlüğünü ve anayasayı paravan yapanlar, önceleri Atatürkçü geçinirken, onun fikir ve şahsiyetini de küçük görmeye başladılar. Sadece Mustafa Kemal tarafını beyan ediyorlardı." şeklinde bir cümle mevcuttur. Bunu kesin olarak reddediyorum. Asla Kabul etmiyorum. Diğer yurtseverler de bunu kabul etmezler. Bu kasten tahrif edilmek isteniyor. Gerçekler örtülmek isteniyor. Bu cümle art niyetle hazırlanmıştır. Bu memlekette Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa, onlar da bizleriz, sahip çıkmayanlar da ortadadır. Anayasanın uygulanmasını isteyenler gene bizleriz, anayasayı uygulatmayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve o kişiler bugün bizim kellemizi istemektedirler.
  • Biz stratejik olarak düşüncemizi hiçbir zaman saklamayız. Hangi şartlar altında olursak olalım, bunu açıkça söyleriz. Düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. Nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak, düşüncemizi her zaman açıkça ifade ederiz. Tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkartacaktır, buna da inanıyoruz.
  • Profesyonel devrimci bugünün Türkiye'sinde kendini hayatı boyunca Türkiye'nin bağımsızlığına adayan kimsedir.
  • Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye adına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.
  • Sen bir kulsun, kul olarak kalacaksın. (Kayseri valisine)
  • Her ölen, bir kişilik ölümünü ölmüş. (Vietnam'da ölenler için)
  • Kapısında dipçikle kafa yarılan bir mahkemenin adaletine nasıl güvenelim?! (Mahkeme Başkanı Ali Elverdi'nin usulen sorduğu "Mahkemeye güveniyor musunuz" sorusuna cevabı. Sanıklar, mahkeme salonuna girerken slogan atmaya başlamışlar, jandarmalar duruma müdahale etmiş, bir sanığın başı dipçikle yarılmıştır.)
  • Şekibe ablaya selam söyle. Bize çok emeği geçti... (İdama götürülürken avukatı Halit Çelenk'e son söylediği söz. "Şekibe abla", Halit Çelenk'in eşidir.)
  • Vatan için uykular kaçıyorsa, devrim başlamış demektir.

Kaynakça[değiştir]

  1. Halit Çelenk, Yenilmeyenlerin Tanığı: Emperyalizme karşı yazılar ve anma konuşmaları, Penta yayınları, s. 110.

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Vikipedi'de Deniz Gezmiş ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.