Cevdet Bey ve Oğulları

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Cevdet Bey ve Oğulları, yazar Orhan Pamuk'un romanıdır. Yazar, romanını Karanlık ve Işık adıyla kaleme almış ve bu eser ile layık görüldüğü 1979 Milliyet Roman Ödülü'nü Issızlığın Ortasında adlı romanın yazarı Mehmet Eroğlu ile paylaşmıştır.

Birinci Bölüm[değiştir]

  • Herkesten başkaydım, yalnızdım, beni küçümsüyorlardı.
  • "Hayır, açma! Dışarısının pisliği içeri girmesin istiyorum. Dışarısının pis, sefil, bayağı havası, şu iğrenç, despot karanlık içeri sızmasın. Biz burada iyiyiz..." Kendinden geçer gibi olmuş söyleniyordu. "Pencereyi kimse açmasın! Burası, benim memleketim, orada, Fransa’da, olduğu gibi karanlıktan kurtuluncaya, Abdülhamit yıkılıncaya, her şey aydınlık, temiz, namuslu, iyi oluncaya kadar kimse pencereyi açmasın..."
  • Ölmek istemiyorum, ölmek istemiyorum, yaşamak, her şeyin sonunda nereye varacağını görmek istiyorum.
  • Demolins'e göre İngilizlerin üstünlüğünü, orada bireylerin, insanların daha özgür olmasında aramak lâzım. İşte bizde bu yok. Bizde öyle özgür, aklını kullanan, girişken insan yok! Bizde herkes köle, herkes boyun eğmek, toplumun içinde erimek, korkmak için yetiştiriliyor. Eğitim dedikleri şey hocanın dayağı, anneyle teyzenin saçma tehditleri. Din, korku, karanlık düşünceler, ezberlenmiş şeyler... Sonunda boyun eğmekten başka bir şey öğrenmiyorlar. Kimse kendi çabasıyla, topluma karşı çıkarak yükselmiyor. Herkes boyun eğerek, birisinin himayesine girerek, kulluk ederek yükseliyor. Kimse kendi hesabına düşünmüyor. Düşünürse, korkuyor... Herkes olsa olsa kendi hesabına kulluk ediyor.

İkinci Bölüm[değiştir]

  • "Neler düşünüyorum?" diye söylendi. Bacaklarını karnına doğru çekerek bir tesbihböceği gibi yalakta büzüldü. "Aşk" diye mırıldandı. Bu utanç verici kelimeydi, aile içinde söylenmezdi, birisi, bir yabancı söyleyiverirse işitilmemiş gibi yapılırdı. Ailede herkes birbirini çok severdi, ama kelimenin çirkin ve hışırtıyı hatırlatan sesinden herkes çekinirdi.
  • Eğer denge denen şey hayatın akışına kendini bırakmaksa... Eğer kolay mutlu olmaksa denge, biraz dengesizleştim galiba...
  • Sıradan şeylere, sıradan bir hayata her zaman karşı koymalı. Ama bu yetmez. Gürültü patırtı etmeli. Her şeyi ele geçirmeli...

Üçüncü Bölüm[değiştir]

  • Türkiye'de resim yapmak, insanın bağıra bağıra konuşması gereken bir ülkede dilsizliği seçmek gibi bir şey.