Yaşar Kemal

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli ,1923; Hemite, Osmaniye - ö. 28 Şubat 2015; İstanbul), Kürt kökenli Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen yazarlarından biridir.

  • Bir yazarın sorunu yalnızca umut vermek değildir. İnsanların yaşadığı derin ve birbirinden farklı sorunlar vardır. Onun için bir yazar insanların macerasını çok iyi bilmelidir. Ancak insanların macerasını çok iyi bilen bir yazar iyi bir yazardır. Bu romanın bitişi yazara ait bir bitirmedir. Yazar böyle bitirmek istemiştir. İnsan çok zengindir, başka bir yazar başka türlü bitirecektir.
  • Gerillanın adını terörist koyduk. Bundan da bir umut bekledik. Sözcükler her zaman, her koşulda değişebilir ve bir gün işe yaramaz olur.(..) Kendi halkıyla savaşan bir ülke olduk.(..) Ey milliyetçi ırkçılarımız, dünyada bir tane dostumuz varsa, o da Irak Kürtleridir.(..) Bir insana, bir halka ne yaparsanız yapın, ama onuruyla oynamayın. Bu benim gençliğimden bu yana dilimde pelesenk ettiğim bir sözümdür. Bizim yöneticiler bunun tersini yaptılar. Halka etmediklerini bırakmadılar. Yüreğim yanıyor bunları söylerken, ben bir yazarıyım çünkü bu halkın.
    (Gerillanın Adını Terörist Koyduk, Hürriyet Gazetesi, 14 Ocak 2007 s.1 ve 22)
  • İlk okuduğum roman Alphonse Daudet’nin Le Petit Chose idi. Daudet'nin torununun Ceyhan'da bir çiftliği bir de küçük fabrikası vardı. Kitabı da Amasya'da bir öğretmen çevirmişti. Ondan sonra da Kerem ile Aslı’yı okudum. Beni ilk etkileyen kitap Don Kişot oldu. Onu okuduğumda on yedi yaşındaydım. Daha önce Don Kişot’tan parçaları bizim ilkokul kitabında okumuştum ama, işte öyle, pek ciddiye almamıştım. Don Kişot’u okuyunca yeni bir dünya buldum. Günlerce etkisinde kaldım. Cervantes bütün insanlığımı, yüreğimde sakladığım birçok gizi açıklamıştı. Bir karanlığa gömülmüş, sonra da içimde bir yücelme olmuştu.[1]
Türküler tıpkı kırk bin yıl su altında kalmış, yıkanmış, cilalanmış çakıl taşı gibidir.
  • Türküler tıpkı kırk bin yıl su altında kalmış, yıkanmış, cilalanmış çakıl taşı gibidir.
  • Polise taş attıkları için çocuklar tutuklanıyor. Bugünkü yöneticiler işine gelmediği zaman çocukları da hapsediyor. Çocukları hapsetmesinler diye, ‘Çocuklar bu işlerle uğraşmayın’ demekten başka bir şey gelmiyor elimden. Ayıp oluyor bu da çok; çocukları küçümsemek oluyor. (...) Benim için çocuk, çocuk değildir, bizim gibi insandır. Ben, ‘Çocuklar İnsandır’ diye de bir kitap yazdım. Çocukları, çocuk diye bunlar küçümsüyorlar, nefret ediyorum bundan. Çocuklar da küçük görünerek normal insan olamıyorlar. Doğal insan yetişmiyor çocuklar. Böyle bir dünyada savaş da durmuyor.[2]
  • Bir; benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki; insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin.

Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir.

Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.

  • Okur kimdir? Bütün insanlık mı? Onun neyi seveceğini ya da ne okumak istediğini nasıl bilebiliriz? Benim işim, bu büyülü dünyayı, bu büyülü dünyada olup biteni anlatmaktır: kendimi doğanın ve insanın gerçekliğinin alıp götürmesine bırakmak, anlatının büyülü gerçekliğine, sözcüklerin büyüsüne bırakmak. Bu büyülü dünyanın gerçekliğine, gerçekten çok daha gerçek bir gerçeklik eklemek.

Hakkında Söylenenler[değiştir]

Kaynaklar[değiştir]

  1. Yaşar Kemal: İnsanlığın sonu gittikçe yaklaşıyor korkarım
  2. radikal.com.tr
  3. Naci, Fethi (1981). 100 Soruda Türkiye'de Roman ve Toplumsal Değişme (Türkçe), 268-269. sayfa. Gerçek Yayınevi

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Vikikaynak'ta Yaşar Kemal ile ilgili belge kayıtları bulunmaktadır.

Vikipedi'de Yaşar Kemal ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.