Toplum Sözleşmesi

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
İnsan özgür doğar; oysa her yerde zincire vurulmuştur. Falan kimse kendini başkalarının efendisi sanır ama böyle sanması onlardan daha da köle olmasına engel değildir.

Du Contrat Social (Toplum Sözleşmesi), Jean-Jacques Rousseau'nun eseri.


  • İnsan özgür doğar; oysa her yerde zincire vurulmuştur. Falan kimse kendini başkalarının efendisi sanır ama böyle sanması onlardan daha da köle olmasına engel değildir.[1]
    • Kitap I, bölüm I
  • Bir zindanda da sessizlik ve huzur içinde yaşanılabilir. Ancak bu zindanı özlenecek bir yer yapmaz.
    • Kitap I, bölüm IV
Üyelerinden her birinin canını, malını bütün ortak güçle savunup koruyan öyle bir toplum biçimi bulmalı ki, orada her insan hem herkesle birleştiği halde yine kendi buyruğunda kalsın, hem eskisi kadar özgür olsun.
  • Üyelerinden her birinin canını, malını bütün ortak güçle savunup koruyan öyle bir toplum biçimi bulmalı ki, orada her insan hem herkesle birleştiği halde yine kendi buyruğunda kalsın, hem eskisi kadar özgür olsun.
    • Kitap I, bölüm VI
  • Herbirimiz bütün varlığımızı ve bütün gücümüzü bir arada genel istemin buyruğuna verir ve her üyeyi bütünün bölünmez bir parçası kabul ederiz.
    • Kitap I, bölüm VI
  • Salt isteklerin itisine uymak kölelik, kendimiz için koyduğumuz yasalara boyun eğmek özgürlüktür.
    • Kitap I, bölüm VIII
  • Gerçekte, yasa her zaman malı mülkü olana yararlı, olmayana zararlıdır. Bunun sonucu olarak, toplum hali insalar için, hepsinin bir şeyleri olması ve hiçbirinin çok şeyi olmaması halinde yararlı olur.
    • Kitap I, bölüm IX, dipnot
  • Herkesin istemi ile genel irade arasında çoğu zaman bir hayli fark vardır. Genel istem yalnız ortak çıkarları göz önünde tutar. Öbürü ise özel çıkarları gözetir ve özel istemlerin toplamından başka bir şey ortaya çıkmaz.
    • Kitap II, bölüm III
  • Niçin genel istem her zaman doğrudur ve herkesin mutluluğunu ister? Çünkü herkes sözcüğünü kendine mal etmeyecek ve herkes için oy kullanırken kendini düşünmeyecek bir insan yoktur.
    • Kitap II, bölüm IV
  • Bir suçlu yasaları çiğnemiştir, yasaları çiğnediği için de artık o toplumun üyesi olmaktan çıkmış ve devlete savaş açmış olur... Bu savaştan da birisinin galip çıkması gerek. Devlet de bu galibiyeti onu idam ederek sağlar...
    • Kitap II, bölüm V
  • İyi yönetilen bir devlette cezalar azdır. Bunun nedeni bağışlamaların çokluğu değil, suçluların azlığıdır.
    • Kitap II, bölüm V
  • Kim olursa olsun bir adamın kendi başına verdiği buyruklar yasa olamaz. Hatta egemen varlığın bile, özel bir konuda verdiği buyruk yasa değil, olsa olsa kararnamedir; bir egemenlik işi değil, bir yönetim işidir.
    • Kitap II, bölüm VI
Herbirimiz bütün varlığımızı ve bütün gücümüzü bir arada genel istemin buyruğuna verir ve her üyeyi bütünün bölünmez bir parçası kabul ederiz.
  • Halka halkın diliyle değil, kendi dilleriyle seslenmek isteyen bilge kişiler demek istediklerini halka anlatamazlar.
    • Kitap II, bölüm VII
  • Eşitlik; güç ve zenginlik derecesinin herkes için kesinlikle aynı olması değil, bu gücün hiçbir zorbalığa kaçmaması ve ancak mevki ve yasalar gerektirdikçe kullanılması, varlık bakımından da hiçbir yurttaşın ne başkasını satın alacak kadar zengin, ne de kendini satmak zorunda kalacak kadar yoksul olmaması gerektiğidir.
    • Kitap II, bölüm XI
  • Devlet ne kadar büyürse özgürlük o kadar azalır.
    • Kitap III, bölüm I
  • Gerçek anlamıyla bir demokrasi hiçbir zaman var olmadı ve var olmayacak. Büyük bir çoğunluğun yöneten ve daha azının yönetilen olduğu bir düzen doğal yasaya aykırıdır.
    • Kitap III, bölüm IV
  • Lüks, yurdu gevşekliğe ve yokluğa sürükler; devletin elinden bütün yurttaşlarını alır; onları birbirine, hepsini de kamuoyuna köle eder.
    • Kitap III, bölüm IV
  • Bir tanrılar ulusu olsaydı demokrasi ile yönetilirdi. Böylesi olgun bir yönetim insanların harcı değil.
    • Kitap III, bölüm IV
Bir zindanda da sessizlik ve huzur içinde yaşanılabilir. Ancak bu zindanı özlenecek bir yer yapmaz.
  • Demokrasi kadar durmadan biçim değiştirmeye alabildiğince kayan, varlığını korumak için de daha çok uyanıklık ve yiğitlik isteyen hiçbir yönetim yoktur.
    • Kitap III, bölüm IV
  • Hükümet bir tek kişinin eline geçince hükümdarla halk arasına çok büyük bir açıklık girmiş olur, devlet de bağlantıdan yoksun kalır. Bağlantı kurmak için birtakım ara sınıfların bulunması gerekir; bu sınıfları doldurmak için de hükümdarlara, büyüklere, soylulara gereksinim duyulur. Ama bütün bunlar küçük bir devlete uygun gelmez. Çünkü her türlü sınıf ayrımı onu yıkıma götürür.
    • Kitap III, bölüm VI
  • Tembellikleri ve paraları yurttaşlara sağlasa sağlasa yurdu köleliğe sürükleyecek askerlere, onu satacak temsilciler sağlar.
    • Kitap III, bölüm XV
  • İyi yasalar daha iyisini getirirler; kötü olanlarsa daha kötülerini.
    • Kitap III, bölüm XV
  • Bir kimse devlet işleri için neme gerek dedi mi, devleti yok olmuş bilmeli.
    • Kitap III, bölüm XV
  • Herkes her şeyini verirse hiçkimse hiçbir şeyini vermemiş olur.

Kaynakça[değiştir]

  1. İş Bankası Kültür Yayınları, Toplum Sözleşmesi, Çeviri: Vedat Günyol
Wikipedia-logo-v2.svg
Toplum Sözleşmesi ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.