Sami Zan
Görünüm
| Sami Zan | |
|---|---|
| Doğum tarihi | 1921 |
| Doğum yeri | İstanbul |
| Ölüm tarihi | 24 Aralık 1984 |
|
| |
Sami Zan (1921 - 24 Aralık 1984), Türk anatomi profesörü, akademisyen.
Sözleri
[düzenle]- Ana baba evladı yeryüzüne getirir, hoca gökyüzüne çıkarır.[1]
- Anatomi bilmeyen hekimlerle köstebekler birbirine benzerler, ikisi de arkalarında toprak tümsekler bırakırlar.[1]
- Anatomi nankör bir derstir, bir hafta ilgilenmezseniz o size bir ay küser.
- Anı yazmak, fotoğraf çekmek ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır.[1]
- Aşağıda olan düşmekten korkmaz.
- Aşk hayatta her yaşta insana musallat olabilen bir hastalıktır.[1]
- Aşk işte bu horoz şekeridir, yerken çok tatlıdır, ama bittiğinde ise elinizde bir kazıktan başkası kalmaz.[2]
- Ben kral olarak doğsaydım, krallık dünyada yasaklanırdı.[2]
- Bence en acınacak insan, görevinde ücretten başka bir şey alamayandır.[1]
- Biz sidikle pislik arasından dünyaya geldik, öğünmemiz nedendir?[1]
- Büyük mutluluklar acı çekmeden elde edilmez.
- Deliliğin birinci derecesi kendini akıllı sanmaktır.[1]
- Dilediğin gibi yaşa, nasılsa öleceksin!
- Doktorluğunuz kalbinize oturmadıkça doktor değilsiniz.
- Dört şeye güvenme; kış havasına, düşman sevgisine, amirin iltifatına, kadının sadakatine.
- Dünyada (Bizim memlekette) değeri en son anlaşılan şey doğru sözdür.[1]
- Elzem lâzımdan önce gelir.
- Evlenmeden önce gözünüzü dört açarsanız, evlendikten sonra yarısını kapatabilirsiniz.
- Felakete dayanamamak büyük bir felakettir.
- Geleceğin en iyi habercisi geçmiştir.
- Gerçek kalp her şeyi affeder.
- Gerçek mutluluk insanın aldıklarında değil verdiklerinde gizlidir.[1]
- Gönlün yuvandaysa ne alâ, yoksa yürümez bu evlilik.
- Göz medeniyetler yapar fakat medeniyetler göz yapamaz.
- Gülme bunlara, doktor gülmez, tebessüm eder![1]
- Hastalık randevu ile gelmiyor ki sen hastaya randevu veresin.
- Hatır paranın açamadığı kapıları açar.[1]
- Hayat denklemi: Çalışma (10) x Doğruluk (10) x Bilgi (10) x Güzellik (10) x Şans (0) = 0[1]
- Hayat size bir limon verirse siz ondan limonata yapınız.[1]
- Hayat, üstü pamuklarla örtülü bir kazık tarlasıdır.[1]
- Hayatta başkalarından ibret al, sakın kimse senden ibret almasın.[1]
- Hayatta bütün setler üzerinden aşılmak için yapılmıştır, önünde durulmak için değil.[1]
- Hayatta hiçbir işi yarım bırakmayınız.[1]
- Hayatta mutluluk yalnız aranılan insanı bulmakla değil, aranılan insan olmakla mümkündür.
- Hayatta nasihatçi olarak ölüm yeter.
- Hayattan yakınanlar, ondan olmayacak şeyleri isteyenlerdir.[1]
- Hekim hastasını nadiren tedavi, genellikle teselli eder.[1]
- Hekim olmak her konuya hâkim olmaktır.[3]
- Her aşk lâyık olduğu kadar yaşar.
- Herkesin ter kokusu ayrıdır, parmak izi gibidir.
- Hıyara kıyasla turba şükür!
- Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızlı kapatma, geri dönmek isteyebilirsin.
- (Kulak anatomisini anlatırken) İç kulak üçe ayrılır: antrum ve mastoid hücreleri, timpan boşluğu, östaki borusu... Gerisine kulak asmayın.[3]
- İnsanın en güzel hali doğal halidir, suni olanın değeri yoktur.[1]
- İyilik belki unutulur ama ölmez. Kötülük ölür ama unutulmaz.
- Kapıyı kilit, kadını yiğit tutar.
- Koca terbiye edilmez, terbiyeli koca alınır.
- Meyvesi çamura düşüyor diye ağaca mı lanet edilir?
- Mezar üstünde oturmak, gebe kadın üstünde oturmak gibidir.
- Moloz alma adam al. Adam yoksa hiç kimseyi almamak hırdavat almaktan iyidir.
- Mutluluk insanın sevdiği işi yapması değil yaptığı işi sevmesidir.
- Okumak sanatı esasları hatırlamak, ayrıntıları unutmaktır.[1]
- Ölüden para alınmaz.[1]
- Ölüye yapılan diriye yapılana denktir.[1]
- Önce su hayvanı idik, denize girme isteği bundandır.[1]
- Para iyi bir uşak kötü bir efendidir.
- Sev sevdiğini sevebildiğin kadar. Sonunda ayrılık var, ölüm var.[1]
- Sevmek oturup birbirine bakmak değil, belki beraberce aynı yöne bakmaktır.
- Söndüremeyeceğin ateşi yakma.[1]
- Tecrübe ilmi geçer.[1]
- Tehlike geliyorum, namus gidiyorum demez.
- Üniversiteye girip de çıkamayanlara profesör denir.
- Yaşlılık gözlerde başlar, genital organlarda biter.[1]
- Yıkılmayan ağacın yeri belli olmaz.[1]
- Yolun ilerisini göremiyorsanız dönemece gelmişsiniz demektir.[1]
- Yüksek makamlar yalçın kayalara benzer. Oralara nadiren kartallar, çoğunlukla kertenkeleler çıkar.[1]
- Yükselmek için kendi ayaklarınızı kullanınız, başkalarının sırtı ve ellerini değil.[1]
- Zaman paraya benzer, lüzumsuz sarf edilmedikçe yeter.
Kaynakça
[düzenle]- ↑ 1,00 1,01 1,02 1,03 1,04 1,05 1,06 1,07 1,08 1,09 1,10 1,11 1,12 1,13 1,14 1,15 1,16 1,17 1,18 1,19 1,20 1,21 1,22 1,23 1,24 1,25 1,26 1,27 1,28 1,29 1,30 1,31 Karaman K, Cevizci S. "Portreler: Sami Zan (1921-1984)". Nobel Medicus, 2011; 7(3): 123-124.
- ↑ 2,0 2,1 Şeker M. "Türk Tıp Eğitiminde Özel Bir Hoca: Prof. Dr. Sami Zan". Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü Dergisi (SD Platform), 2012.
- ↑ 3,0 3,1 Özçiftçi S, Üstün Ç. "Ölümünün 40. Yılında Prof. Dr. Sami Zan’dan Bir Anı". Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi, 2024; 14(3): 430-432. DOI: 10.31020/mutftd.1449184