İçeriğe atla

Sami Zan

Vikisöz, özgür söz dizini
Sami Zan
Doğum tarihi 1921
Doğum yeri İstanbul
Ölüm tarihi 24 Aralık 1984
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi

Sami Zan (1921 - 24 Aralık 1984), Türk anatomi profesörü, akademisyen.

Sözleri

[düzenle]
  • Ana baba evladı yeryüzüne getirir, hoca gökyüzüne çıkarır.[1]
  • Anatomi bilmeyen hekimlerle köstebekler birbirine benzerler, ikisi de arkalarında toprak tümsekler bırakırlar.[1]
  • Anatomi nankör bir derstir, bir hafta ilgilenmezseniz o size bir ay küser.
  • Anı yazmak, fotoğraf çekmek ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır.[1]
  • Aşağıda olan düşmekten korkmaz.
  • Aşk hayatta her yaşta insana musallat olabilen bir hastalıktır.[1]
  • Aşk işte bu horoz şekeridir, yerken çok tatlıdır, ama bittiğinde ise elinizde bir kazıktan başkası kalmaz.[2]
  • Ben kral olarak doğsaydım, krallık dünyada yasaklanırdı.[2]
  • Bence en acınacak insan, görevinde ücretten başka bir şey alamayandır.[1]
  • Biz sidikle pislik arasından dünyaya geldik, öğünmemiz nedendir?[1]
  • Büyük mutluluklar acı çekmeden elde edilmez.
  • Deliliğin birinci derecesi kendini akıllı sanmaktır.[1]
  • Dilediğin gibi yaşa, nasılsa öleceksin!
  • Doktorluğunuz kalbinize oturmadıkça doktor değilsiniz.
  • Dört şeye güvenme; kış havasına, düşman sevgisine, amirin iltifatına, kadının sadakatine.
  • Dünyada (Bizim memlekette) değeri en son anlaşılan şey doğru sözdür.[1]
  • Elzem lâzımdan önce gelir.
  • Evlenmeden önce gözünüzü dört açarsanız, evlendikten sonra yarısını kapatabilirsiniz.
  • Felakete dayanamamak büyük bir felakettir.
  • Geleceğin en iyi habercisi geçmiştir.
  • Gerçek kalp her şeyi affeder.
  • Gerçek mutluluk insanın aldıklarında değil verdiklerinde gizlidir.[1]
  • Gönlün yuvandaysa ne alâ, yoksa yürümez bu evlilik.
  • Göz medeniyetler yapar fakat medeniyetler göz yapamaz.
  • Gülme bunlara, doktor gülmez, tebessüm eder![1]
  • Hastalık randevu ile gelmiyor ki sen hastaya randevu veresin.
  • Hatır paranın açamadığı kapıları açar.[1]
  • Hayat denklemi: Çalışma (10) x Doğruluk (10) x Bilgi (10) x Güzellik (10) x Şans (0) = 0[1]
  • Hayat size bir limon verirse siz ondan limonata yapınız.[1]
  • Hayat, üstü pamuklarla örtülü bir kazık tarlasıdır.[1]
  • Hayatta başkalarından ibret al, sakın kimse senden ibret almasın.[1]
  • Hayatta bütün setler üzerinden aşılmak için yapılmıştır, önünde durulmak için değil.[1]
  • Hayatta hiçbir işi yarım bırakmayınız.[1]
  • Hayatta mutluluk yalnız aranılan insanı bulmakla değil, aranılan insan olmakla mümkündür.
  • Hayatta nasihatçi olarak ölüm yeter.
  • Hayattan yakınanlar, ondan olmayacak şeyleri isteyenlerdir.[1]
  • Hekim hastasını nadiren tedavi, genellikle teselli eder.[1]
  • Hekim olmak her konuya hâkim olmaktır.[3]
  • Her aşk lâyık olduğu kadar yaşar.
  • Herkesin ter kokusu ayrıdır, parmak izi gibidir.
  • Hıyara kıyasla turba şükür!
  • Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızlı kapatma, geri dönmek isteyebilirsin.
  • (Kulak anatomisini anlatırken) İç kulak üçe ayrılır: antrum ve mastoid hücreleri, timpan boşluğu, östaki borusu... Gerisine kulak asmayın.[3]
  • İnsanın en güzel hali doğal halidir, suni olanın değeri yoktur.[1]
  • İyilik belki unutulur ama ölmez. Kötülük ölür ama unutulmaz.
  • Kapıyı kilit, kadını yiğit tutar.
  • Koca terbiye edilmez, terbiyeli koca alınır.
  • Meyvesi çamura düşüyor diye ağaca mı lanet edilir?
  • Mezar üstünde oturmak, gebe kadın üstünde oturmak gibidir.
  • Moloz alma adam al. Adam yoksa hiç kimseyi almamak hırdavat almaktan iyidir.
  • Mutluluk insanın sevdiği işi yapması değil yaptığı işi sevmesidir.
  • Okumak sanatı esasları hatırlamak, ayrıntıları unutmaktır.[1]
  • Ölüden para alınmaz.[1]
  • Ölüye yapılan diriye yapılana denktir.[1]
  • Önce su hayvanı idik, denize girme isteği bundandır.[1]
  • Para iyi bir uşak kötü bir efendidir.
  • Sev sevdiğini sevebildiğin kadar. Sonunda ayrılık var, ölüm var.[1]
  • Sevmek oturup birbirine bakmak değil, belki beraberce aynı yöne bakmaktır.
  • Söndüremeyeceğin ateşi yakma.[1]
  • Tecrübe ilmi geçer.[1]
  • Tehlike geliyorum, namus gidiyorum demez.
  • Üniversiteye girip de çıkamayanlara profesör denir.
  • Yaşlılık gözlerde başlar, genital organlarda biter.[1]
  • Yıkılmayan ağacın yeri belli olmaz.[1]
  • Yolun ilerisini göremiyorsanız dönemece gelmişsiniz demektir.[1]
  • Yüksek makamlar yalçın kayalara benzer. Oralara nadiren kartallar, çoğunlukla kertenkeleler çıkar.[1]
  • Yükselmek için kendi ayaklarınızı kullanınız, başkalarının sırtı ve ellerini değil.[1]
  • Zaman paraya benzer, lüzumsuz sarf edilmedikçe yeter.

Kaynakça

[düzenle]
  1. 1,00 1,01 1,02 1,03 1,04 1,05 1,06 1,07 1,08 1,09 1,10 1,11 1,12 1,13 1,14 1,15 1,16 1,17 1,18 1,19 1,20 1,21 1,22 1,23 1,24 1,25 1,26 1,27 1,28 1,29 1,30 1,31 Karaman K, Cevizci S. "Portreler: Sami Zan (1921-1984)". Nobel Medicus, 2011; 7(3): 123-124.
  2. 2,0 2,1 Şeker M. "Türk Tıp Eğitiminde Özel Bir Hoca: Prof. Dr. Sami Zan". Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü Dergisi (SD Platform), 2012.
  3. 3,0 3,1 Özçiftçi S, Üstün Ç. "Ölümünün 40. Yılında Prof. Dr. Sami Zan’dan Bir Anı". Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi, 2024; 14(3): 430-432. DOI: 10.31020/mutftd.1449184