Sadi

Vikisöz sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Sadi Şirazi (Farsça: سعدی شیرازی Sa'adī Shīrāzī; d. 1193, Şiraz - ö. 1292, Şiraz) Fars şâiri ve İslam âlimi.

Sözleri[değiştir]

Kaynaklı[değiştir]

  • Yeryüzünde hiçbir Hüma kuşu kalmasa da, kimse baykuşun gölgesine sığınmaz.
    • Gülistan
  • Taç ve taht geçicidir. Geçmişlerin iyiliklerini an ki, senin de adını gelecekte ansınlar.
    • Gülistan

Kaynaksız[değiştir]

  • Bin doğru yapsan da bir yanlışını konuşurlar.
  • Canından el çeken, gönlünde ne varsa söyler.
  • Cihan kimseye kalmaz, ey kardeş! Gönlünü Yaratan'a bağla; o kadar...
  • Dostluğa yer bırakacak kadar savaş, savaşa yer bırakacak kadar dost ol.
  • Dünyanın mülküne dayanıp güvenme. O senin gibi nice kimseleri besleyip öldürdü.
  • El âlemi ayıplarıyla anan bir kimsenin senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme.
  • Gereken kadar konuş. Başkaları seni susturmadan susmasını bil.
  • Horoz dövüşürken çevik ise de, tunç pençeli doğana nasıl saldırır? Fareyi tutarken kedi aslandır; kaplanla savaşınca fareye döner.
  • İnsan olmak isteyen kişi önce nefsinin köpeğini susturur.
  • İnsan ümitsizliğe düştü mü, mağlup kedinin köpeğe saldırması gibi, dilini uzatır.
  • İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak.
  • Kedi âciz kalınca pençesiyle kaplanın gözünü çıkarır. Yılan da başını taşla ezeceğinden korkarak çobanın ayağını sokar.
  • Kimsenin hoşuna gitmese bile, sen faydasına inandığın bir sözü söyle. Onu bugün dinlemeyen cahil yarın pişman olacak...
  • Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir.
  • Murada ermedim diye düşüne düşüne kalbini yakma, kardeşim. Çünkü her gecenin gündüzü vardır.
  • "Ne söyleyeyim?" diye düşünmek, "Niçin söyledim?" diye düşünmekten hayırlıdır.
  • Nice ünlü kişileri yer altına gömdüler de varlıklarından yeryüzünde iz kalmadı... Toprak, kendisine teslim ettikleri o kocamış leşi öyle bir yedi ki, sonunda kemiği bile kalmadı.
  • Sevinmek istiyorsan sevindireceksin, sevilmek istiyorsan seveceksin.
  • Temiz can göç yolunu tuttuktan sonra ha taht üzerinde ölmüşsün, ha toprak üstünde!
  • Zaruret vaktinde kaçma imkânı kalmayınca, el, keskin kılıcın ağzına yapışır.
  • Kadere cahil insan pençe gösterir.
  • İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak.
  • Emrindekileri bağışlamasını bilmeyenler, bir gün bu insanların affına muhtaç olurlar.
  • Meyvalarla yüklü dal, başını yere kor.
  • Meyvasız ağaca kimse taş atmaz.
  • Girerse hasta öküzün biri otlağa, bulaştırır hastalığı bütün köy öküzlerine.
  • On derviş bir kilimde uyurken iki padişah bir dünyaya sığmaz.
  • Yarasanın gözü gündüz göremiyorsa, güneşin ne günahı var bunda?
  • Yağmurun temiz tabiatında yokken aykırılık, bahçede lale biter, kıraç toprakta diken.
  • Düşmana karşı atarsan ok,say kendini de ok hedefinde.
  • Ekmek yerine güneş olsa sofrasında, güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.
  • Söyle mürüvvetsiz eşek arısına, bal vermez madem, sokmasın bir de.
  • Yenilgi hep geçicidir.
  • İyi şeyler mutlaka çabuk biter.
  • Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.
  • En korkulu anlarında bile ümidini kırma, unutma ki iliklerin en lezzetlisi en sert kemikte bulunur.
  • Gayesiz yaşayanlar, nasipsiz kalırlar.
Wikipedia-logo-v2.svg
Sadi ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.