İçeriğe atla

Jane Goodall

Vikisöz, özgür söz dizini
Jane Goodall
İngiliz primatolog, etolog ve antropolog.
Doğum tarihi 3 Nisan 1934
Doğum yeri Londra, İngiltere
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi
  • Hayvanları sevdiğini söyleyen binlerce insan, yemek vakti gelince, hayatlarını yaşanılır kılabilecek her şeyden yoksun, korkunç acılara ve mezbaha terörüne maruz kalan canlıların etinin tadını çıkarmaya koyulurlar.[1]
  • Bir şempanzenin gözlerine baktığınızda ya da başka bir hayvanın gözlerine, düşünen ve hisseden bir canlının gözlerine baktığınızı biliyorsunuz. Benim açımdan buradaki gizem ve hayretlik uyandırıcı olan şey, onların ne düşündüğünü asla bilememeniz. Benim hakkımda ne düşünüyorlar? Kelimeler olmadan düşünmek nasıl bir şey? [2]
  • Sofistike dilimizle ve bütün bu teknolojiyle her şeyi berbat ettik. Bu gezegene hakikaten ihanet ettik biz. En kötüsü ise, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğine ihanet ettik, işte bu yüzden Roots and Shoots hareketinden büyük heyecan duyuyorum, buradaki amacımız genç insanların koruyuculuk hakkında daha fazla şey öğrenerek dünyanın değişmesine yardım etmek.[2]
  • 1970'lerin ortalarında Peter Singer’in endüstriyel tarımın korkunç yönlerini anlattığı “Hayvan Özgürleşmesi” adlı kitabını okumuş ve dehşete kapılmıştım. İnsanların hayvanlara, birer makine gibi muamele ettiğine inanmakta güçlük çekmiştim. Daha sonra tabağımdaki ete bakarken düşündüm: “Bu neyi simgeliyor? Korkuyu mu? Acıyı mı? Ölümü mü?” Ve bir daha asla et yemedim.[3][4]
  • İnsanlar, yiyecekleri nereden geliyor, nasıl yetiştiriliyor ve bunun içinde ne var, bunu gerçekten düşünmüyorlar.[3][4]
  • (...) Ve mezbahalar. Her bir saniye para demek. Bu yüzden bir hayvanı kesmeden evvel bayıltmak kanuni olsa da, ortada bayıltıcı bir alet yoksa, ki çoğu zaman böyle oluyor, elektrik veriliyor hayvanlara ve canlı canlı kesiliyorlar. Bu defalarca ve defalarca gösterildi. Ama benim söylemek istediğim şu: Eğer insanlara bunları anlatırsanız pek çok kişi “Lütfen bana bunları anlatma, ben çok hassasım ve hayvanları seviyorum” diyor. Ben de şöyle düşünüyorum o zaman: “Ama bunun kimseye bir faydası yok".[3][4]
  • Buzağılar… Küçücük buzağılar o derme çatma kafeslerde güç bela yatabiliyorlar. Zorla ayakta durabiliyorlar ve insanlar dana etinin beyaz olmasını istediği için sonlara doğru demirden de mahrum bırakılıyorlar. Öyle ki artık kendi idrarlarını içmek istiyorlar ve içiyorlar da. Sonunda mezbahaya giderken de bacakları kırılıyor çünkü yürüyemiyorlar. Aynı şey domuzlar ve başka hayvanlar için de geçerli. Bu, çok çok zalimce! Muazzam miktarlarda et üreten endüstriyel tarımın, zalim olduğu gerçeğinden kaçamazsınız! [3][4]
  • Cambridge Üniversitesi’ne girdiğim zaman -Louis bana araştırmalar için para bulmanın tek yolunun akademik kariyere başlamak olduğunu söylemişti- bana o çalışmada bir buçuk yıl boyunca yaptığım her şeyin yanlış olduğu söylendi. Şempanzelere isim vermemem gerekiyormuş, çünkü bu bilimsel değilmiş, onları numaralandırmalıymışım. Onların karakterleri, zekâları ve en önemlisi duyguları hakkında konuşamazmışım, çünkü duygular ve hisler yalnızca insanlara has özelliklermiş. Yani o zamanlar, hayvan davranışlarıyla ilgili olarak çok çok farklı bir anlayış hakimdi. Pek çok bilim insanı hayvanların yalnızca etkiye tepki yığını olduklarını itiraf ediyordu. Hayvanların insanlara benzer davranışlar sergileyebileceğini söylüyorlardı; ancak bu yalnızca bizim kendi yorumumuzdu. Hayvan davranışları üzerine yapılan çalışmalar çok duygusuzdu. Bunu şefkatsiz bir bilim haline sokmak için mücadele ediyorlardı ve üzerinde çalıştığınız hayvanlar için beslediğiniz en ufak bir duygu, tamamıyla yanlış olarak telakki ediliyordu.[3][4]
  • Barışa dair ümidim olmasaydı, barışla ilgili kitaplar yazmazdım. Belki benim barışa dair ümidim, geleceğe dair, içinde bulunduğumuz bu durumdan çıkacağımıza dair ümidim, çok basit veya idealist olabilir ama beni ayakta tutuyor bu ümit. Konuşmayı bırakıp çalışmaya başlarsak, bu durumdan kurtulabileceğimizi söyleyen pek çok bilim insanı var. İşte bu ümit etmek için bir sebep. Üstelik her gün daha fazla insan, nasıl yaşadığı üzerine kafa yoruyor ve yaptığımız her şeyin aslında dünya üzerinde bir etkisi olduğunu fark ediyor.[3][4]

Kaynakça

[değiştir]

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Commons'da Jane Goodall ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de Jane Goodall ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.