Gary L. Francione

Vikisöz sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Gary L. Francione
Gary Francione.jpg
ABD'li hayvan hakları kuramcısı, hukuk ve felsefe profesörü.
Doğumu
Mayıs 1954
Ölümü


  • Vegan olmak şiddetsiz bir yaşam sürmek için gereklidir. Yeterli değildir; çünkü eğer şiddetsizliği kucaklıyorsak, veganlığın ötesine geçip eylemlerimizde, sözlerimizde ve düşüncelerimizdeki tüm şiddeti geride bırakmalıyız. Fakat veganlık kesinlikle gereklidir ve vegan değilseniz, her hayvan yiyişinizde veya giyişinizde şiddeti kutluyorsunuz demektir.[1]
  • Vegan olmak bize çok aza mal olur. Vegan olmazsak bu, hayvanlara çok pahalıya mal olur.
  • Hayvan haklarını kabul etmek, his ve duyguları olan hayvanlara eşya veya mülk muamelesi yapmama gibi bir sorumluluğumuz olduğunu kabul etmek demektir. Buradaki ilginç soru ise ineğin kendisine gaddarca davrandığı için çiftçiye dava açıp açmayacağı değil, öncelikle ineğin neden çiflikte olduğunu sormak olacak.[2]
  • Bir bardak sütün içinde bir kilo etten daha fazla acı ve ızdırap var.
  • Veganlığı ciddiye alan kişilerden "Vegan Polis" diye bahsedenler türcüdür. Irk ya da toplumsal cinsiyet eşitliğini tutarlı olarak savunan kişilerden ya da homofobiye sıfır tolerans gösterenlerden asla bu şekilde bahsetmeyiz. Mevzu oldukça basit: Ya türcüsünüzdür ya da değilsinizdir. Eğer türcü değilseniz, vegan olur ve veganlığı ciddiye alırsınız -tıpkı ırkçılığa, cinsiyetçiliğe ve heteroseksizme karşı çıkarken olduğu gibi.[3]
  • Bir insanın ya da hayvanın ahlaki statüsünün o hayvan ya da insanı dünyaya getirenler tarafından belirlenemeyeceği gibi, ahlaki bir kavramın uygulanması da onu tasarlayanlar tarafından belirlenemez. Ahlaki haklar sadece onları tasarlayanlar için geçerli olsaydı, insanlığın büyük bir kısmı ahlaki topluluktan dışlanmış olurdu. Bugün anladığımız biçimiyle hak anlayışı, başlangıçta sadece varlıklı, beyaz, erkek toprak sahiplerinin çıkarlarını korumak amacıyla geliştirilmişti; aslında ahlaki kavramların pek çoğu tarihsel olarak ayrıcalıklı erkeklerin çıkarı için geliştirilmişti. Zamanla, eşit gözetilme ilkesi uyarınca benzer durumları benzer şekilde ele almamız gerektiğini kavradık ve hakları (ve diğer ahlaki kavramları) başka insanları da kapsayacak şekilde genişlettik. Eşit gözetilme ilkesi uyarınca bazı insanların başkalarının malı olmasının ahlaki açıdan kabul edilemez olduğuna karar verdik. Eşit gözetilme ilkesini hayvanlara da uygulayacak olursak, kaynak muamelesi görmeme hakkını hayvanlara da tanımamız gerekir.[4]
  • Hayvanların hak anlayışını geliştirmemiş olmaları ya da bunu kavrayamacak olmaları önemli değil. İnsanların haklardan yararlanmak için potansiyel olarak bu anlayışı geliştirebilecek olmaları ya da bunu kavramaları gerekmiyor. Örneğin, ileri derecede zeka geriliği olan bir insan bir hakkın ne demek olduğunu kavramayabilir, ama bu, onu en azından kaynak muamalesi görmeme temel hakkından mahrum bırakabilleceğimiz anlamına gelmez.[5]
  • Bir canlının var olmasından bir şekilde sorumlu olmamız, ona kendi kaynağımız olarak muamele etme hakkını bize vermez. Öyle olsaydı, kendi çocuklarımıza da, kaynağımız olarak muamele etmemiz meşru olurdu. Ne de olsa onlar da bizim eylemlerimiz ve kararlarımız -çocuk doğurma kararlarımız ya da kürtaj yaptırmama kararımız- olmasa dünyaya gelemezlerdi.[6]
  • ABD'de insan köleliğini meşrulaştırmak üzere öne sunulan gerekçelerden biri, kölelik kurumu olmasa kölelerin çoğunun var olmayacağıydı. ABD'ye getirilen ilk köleler çocuk doğurmaya zorlanmış ve çocukları da mal olarak kabul edilmişti. Böyle bir sav bugün bize saçma gelse de, -ister insan ister hayvan olsun- bir mülkiyet kurumunun meşru olduğunu varsayıp, sonra da bir mala mal muamelesi etmenin doğru olup olmadığını soramayız. Bu sorunun yanıtı başından bellidir. Öncelikle, hayvan (ya da insan) mülkiyeti kurumunun ahlaken meşru olup olmadığını sormamız gerekir.[4]
  • Yıllar önce hukuk fakültesinden bir arkadaşımın hamster'ını sahiplenmiştim. Bir gece hamster hastalandı, ben de acil hizmet veren bir kliniği aradım. Veteriner, acil ziyaretler için asgari ücretin 50 dolar olduğunu söyledi ve bana 3 dolara 'yenisini' alma imkanım varken neden o hamster için bu kadar masraf yapmak istediğimi sordu. Buna rağmen hamsterı o veterinere götürdüm, ama bu olay, hayvanların ekonomik meta statüsünü net biçimde idrak etmemi sağladı.[7]
  • İdeal “aile çiftliği” fikri bir fanteziden ibarettir. Ve hayvanların yaşamları çoğu zaman aynı kesimhanede son bulur. Her durumda, hepsi katledilir.[8]
  • Eğer hayvanlar etik anlamda bir önem taşıyorsa ister “endüstriyel hayvancılıktan” ister “aile çiftliklerinden” gelsinler, ister ölü bedenlerinin üzerinde “mutlu sömürü” logoları damgalanmış olsun onları yemememiz, giymememiz, herhangi bir biçimde kullanmamamız gerekir. Sadece damak zevki ve moda anlayışımız için başka hissedebilir varlıklara herhangi bir düzeyde acı çektirmemiz ya da eziyet etmemiz için hiçbir gerekçe olamaz.[8]
  • Sorun “endüstriyel hayvancılık” değil. Problem hayvancılığın tümü; problem hayvan kullanımlarının tümü.[8]
  • Hayvanlar sadece meta olarak görülmeye devam ettikleri sürece, onlara karşı uygulan muamelelerde anlamlı farklılıklar gerçekleşmez.[9]
  • Bir hayvana acı çektirip onu öldürmenin en önemsiz çıkarlarımızla gerekçelendirilebileceğini düşünmemizin tek açıklaması, kibrimiz ve ne yazık ki şiddet eğilimimizdir.[10]
  • Hayvanların mülk statüsü, kölelere sahiplerinin, kadınlara eşlerinin ya da babalarının malı olarak muamele edilmesinden hiç de farklı değil. Hissetme yetisine sahip varlıkların köle ya da mal statüsüne indirgendiği hiçbir durumda, “sahip”leriyle aralarında çıkan çıkar çatışmasında kazanan taraf onlar olmayacaktır. Köle sahiplerinin kölelerini nedensiz yere öldürmesini yasaklayan kanun hiçbir zaman uygulanmadı, çünkü mahkemeler kendi “mal”ına kasten zarar veren bir kişinin geçici delilik yaşadığına karar veriyordu. “Parmak hesabı” ifadesi, erkeklerin eşlerini başparmaklarını geçecek kalınlıkta bir sopayla dövmesini yasaklayan bir kanuna dayanır. Bu, kocalarının malı olarak görülen ama ahlakî muameleyi de hak ettikleri düşünülen kadınları korumak amacıyla tasarlanmış “refah temelli” bir yasaydı.[11]
    • (Sue Coe ve Anna E. Charlton'unla beraber yazıp yayınladıkları makale)
  • Eğer 1810’da beyaz bir adama siyahların haklarının olup olmaması gerektiğini sorsaydınız büyük ihtimalle size gülerlerdi.[12]
  • Bir dahaki öğününüzde kendinize bir başkasının acı çekmesine ve ölümüne değecek kadar zevk aldığınız bir şey olup olmadığını sorun.[13]
  • Ağzınızdan barış ve şiddetsizlik sözleri çıkarken, ağzınıza acı ve ölümün ürünleri giriyorsa, bunun hakkında düşünmeniz gerekir.
  • Evcilleştirilmiş hayvanlar ne zaman yemek yiyecekleri, su içecekleri ya da bunları yapıp yapamayacakları, nerede ve ne zaman dinlenecekleri, ne zaman uyuyacakları, egzersiz yapıp yapamayacakları konularında bize bağımlıdırlar. Sıra dışı örnekler haricinde genelde kısa bir süre sonra toplumun bağımsız ve işler birer üyesi olacak olan insan çocuklardan farklı olarak evcil hayvanlar hiçbir zaman ne insan harici dünyanın ne de insan dünyasının tamamen bir parçasıdırlar. Her zaman kırılgan bir arafta yaşarlar ve kendileriyle ilgili her şeyde bize bağımlıdırlar. Onların itaatkar ve köle olacakları şekilde üremelerini sağladık, onlar için zararlı olan ama bizim hoşumuza giden özellikler edinmelerine sebep olduk. Onları bir şekilde mutlu edebiliriz, ama ilişkimiz asla ‘doğal’ ya da ‘normal’ olmayacaktır. Onlar bizim dünyamızdaki sıkışıklıklarına ait değil, onlara ne şekilde davranırsak davranalım.
    Bunlar aşağı yukarı bütün evcilleştirilmiş insan harici hayvanlar için geçerli. Sürekli olarak bize bağımlılar. Yaşamlarını daima biz kontrol ediyoruz. Onlar gerçek anlamda ‘hayvan köleler’. Biz yüce gönüllü efendiler olabiliriz, ama bundan daha fazlası değiliz. Ve bu doğru değil.[14]

Hakkında söylenenler[değiştir]

  • Modern abolisyonistlerin “lideri” Gary Francione, ALF’e terörist bir kuruluş diyor. Bu adam mı köleleri kurtaracak? - Roland Windsor Vincent [15]
  • Francione ve müritleri bir doktrin ve dogma dansında bir araya gelmiş durumda. Hristiyan köktendinciler gibi Francione ve takipçileri diğer insanlar hata yaparken kendilerinin Hakikat’e sahip olduğunu düşünüyor. Francione’ın söylediği gibi gerçekten başka hiçbir “alternatif” yoktur, sadece yıkım ve kaos vardır, tek istisna da kendilerindeki kanuna itaat, barışçıl eğitim ve kurumlar üzerinde bireylere ve tüketim alışkanlıklarına odaklanma durumu ve küresel kapitalizmden kaynaklanan üretim zorunluluklarıdır. Onlar için dünya siyah beyazdır, cevaplar kesin ve kat’idir, ve kompleksite "ya/ya da" şeklinde biçim almış olup "hem/hem de" diyalektik mantığıyla elde edilmekten uzaktır. - Steve Best [16]
  • Sabotaj taktiklerini “şiddet içeriyor” diye damgalamak ve mülklere yapılan saldırıları insanlara yapılan saldırılarla bir tutmak yoluyla Franciombelar FBI’ın ve şirket –devlet- medya kompleksinin gerici söylemini ve konumunu taklit ediyorlar. Gereksiz yere eğitimi illegal taktilerin (hatta açık kurtarmaların) karşısına koyuyorlar, sanki bu ikisi devrimci bir sürecin birbirini tamamlayan iki parçası değil de tamamen birbirine zıt iki olaymış gibi. (...) Franciombelar sosyo-politik resimden kompleksiteyi, belirsizliği kaldırıyor ve fena halde dogma, kibir ve kabalık kokuyorlar. Francione’ın belirttiği sınırlar dışındaki her türden veganizme, hayvan hakları veya kölelik karşıtlığına yanlış, gerici ve refahçı gözüyle bakıyorlar. Hareketteki diğer oluşumları “yeni refahçı” diyerek tanımlıyorlar, aynen McCarhty döneminde “komünist” kelimesini ve 11 Eylül’den sonra millliyetçilerin “terörizm” kelimesini kullanarak kendilerine muhalif olanları damgalaması gibi.
    Gerçekten de McCarthy tarzında, illegal doğrudan eylemleri savunanların ya da açık eylemleri savunanların kendilerine yönelttiği sözde ölüm tehditlerinden sonra Francione manasız bir şekilde alarında pasifistlerin de bulunduğu birçok ismi sözde terörist bir oluşumun içinde olmakla itham etti. Dahası, Francione sanki o ulvi öğretilerine karşı çıkmak psikolojik anlamda sorunlu olmanın bir kanıtıymış gibi davranarak akil/akıl dışı ve rasyonel/irrasyonel gibi kaba dikotomilerin arasındaki ince çizgilerin anlamlarını unutmuşçasına herkese deli veya aklını kaybetmiş gözüyle bakıyor. - Steve Best [16]
  • Hiyerarşik hakimiyetin ve ekolojik krizin hakiki sebeplerini kavrayamadan, kurumlardan çok bireyleri suçlayarak Francione hayvanları ve gezegeni tehdit eden sorunların doğasını idrak etmekte başarısız olup hayata geçirilebilecek taktikler ve potansiyel çözümler sunma anlamında da bir işe yaramıyor. Böylece bizler de son derece muğlak ve liberal bir sözde her derde deva olacak “vegan eğitim” anlayışıyla karşı karşıya kalıyoruz. Görünüşe göre blog doldurup podcast yoluyla haberleşmek gibi çizgileri olan bu yaklaşımdan anladığımız şu: Francione ve takipçileri politikadan bihaberler ve aslında eğitimle teori ve pratik bilgisinden de mahrum durumdalar- bu da vegan eğitim yoluyla toplumsal değişim yaratmayı amaçlayanlar açısından sorun oluşturuyor. Bakış açıları, veganizmin bireysel aydınlanmaya yol açması ve böylece toplumsal dönüşüm sağlanmasında esas araç ve katalizör görevi görmesi sebebiyle tamamen bir sanrıdan ibarettir. Bu pasifistler Hristiyanlarınkine benzer bir inanç ile zayıf polemikleri ve “eğitim” çabalarıyla bir şekilde insanlığın yüreğini ve ruhunu etkileyeceğini, ve bunun sonucu olarak da toplumu bir bütün olarak değiştireceğini ümit ediyorlar. Geçmek üzere olduğumuz eşikten habersiz bir şekilde hızlı ve sistemli ekolojik bir çöküş karşısında yavaş ve usul usul bir değişimi savunuyorlar. - Steve Best [16]

Kaynaklar[değiştir]

  1. https://www.facebook.com/abolitionistapproach/posts/567518763267882 Resmi Facebook hesabı
  2. "Bütün Hayvanlar İçin Tek Bir Hak" yazısından alıntı.
  3. Facebook resmi hesabı
  4. 4,0 4,1 Gary L. Francione, Hayvan Haklarına Giriş - Çocuğunuz mu Köpeğiniz mi?, s.302
  5. Gary L. Francione, Hayvan Haklarına Giriş - Çocuğunuz mu Köpeğiniz mi?, s.303
  6. Gary L. Francione, Hayvan Haklarına Giriş - Çocuğunuz mu Köpeğiniz mi?, s.301-302
  7. Gary L. Francione, Hayvan Haklarına Giriş - Çocuğunuz mu Köpeğiniz mi?, s.304
  8. 8,0 8,1 8,2 'Endüstriyel Hayvancılığa' Odaklanmak
  9. Farklı Bir Bakışla "Hayvan Haklarına Giriş"
  10. Resmi Facebook hesabı
  11. Sol Neden Hayvan Haklarını Desteklemeli? - Orjinal başlık: The American Left Should Support Animal Rights: A Manifesto
  12. Hayvan özgürlüğü: Sosyal hak bağlantısı
  13. Resmi Facebook hesabı
  14. Hayvan Hakları ve Evcilleştirilmiş İnsan-Harici-Hayvanlar
  15. Gary Francione ve abolisyonizm
  16. 16,0 16,1 16,2 Radikal Köle Karşıtlığı Manifestosu
Wikipedia-logo-v2.svg
Gary L. Francione ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.