İsa

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak.

İsa (MÖ 4 – MS 30-33), Hristiyanlıktaki temel figür, öğretici, nihai kurtuluşun Seçilmiş'i [Mesih'i/Mesh edilmiş'i] ve Hristiyanlığa göre Tanrı'nın Oğlu ve Mesih; İslam'a göre peygamber ve Mesih.



A[değiştir]

  • Ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur. Çünkü kötü düşünceler, cinayet, zina, fuhuş, hırsızlık, yalan yere tanıklık ve iftira hep yürekten kaynaklanır.[1]
  • Annemle kardeşlerim, Tanrı’nın sözünü duyup yerine getirenlerdir.[2]
    • Luka İncili, 8:21, Ona “Annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seni görmek istiyorlar” diye haber verenlere cevabı.

B[değiştir]

  • Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek.[3]
  • Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız. Verin, size verilecektir. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu bir ölçekle kucağınıza boşaltılacak. Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız.[4]
  • Bedenin ışığı gözdür. Gözünüz sağlamsa, tüm bedeniniz aydınlık olur. Gözünüz bozuksa, bütün bedeniniz karanlık olur. Buna göre, içinizdeki ‘ışık’ karanlıksa, ne korkunçtur o karanlık![5]
  • Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.[6]
  • Benim vereceğim sudan içen sonsuza dek susamaz. Benim vereceğim su, içende sonsuz yaşam için fışkıran bir su kaynağı olacak.[7]
  • Bir kimse sudan ve Ruh'tan doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliğine giremez.[8]
  • Birçokları, "Ben O'yum" ve "Zaman yaklaştı" diyerek benim adımla gelecekler. Onların ardından gitmeyin.[9]

D[değiştir]

  • Dar kapıdan girin. Çünkü kişiyi yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. Bu kapıdan girenler çoktur.[10]
  • Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır.[11]
  • Dünyaya ışık geldi, ama insanlar ışığın yerine karanlığı sevdiler. Çünkü yaptıkları işler kötüydü. Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve işleri açığa çıkmasın diye ışığa gelmez.[12]

E[değiştir]

  • Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever. Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile böyle yapar. Geri alacağınızı umduğunuz kişilere ödünç verirseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile verdiklerini geri almak koşuluyla günahkârlara ödünç verirler. Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak, Yüceler Yücesi’nin oğulları olacaksınız. Çünkü O, nankör ve kötü kişilere karşı iyi yüreklidir. Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.[13]

G[değiştir]

Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.
  • Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak.[14]
  • Gidin![15]
    • Matta İncili, 8:32, Bir kişiyi ele geçirdikleri bildirilen İblislere söylediği.
  • (On İki Havari'yi elçi olarak yollarken) Gittiğiniz her yerde Göklerin Egemenliği’nin yaklaştığını duyurun. Hastaları iyileştirin, ölüleri diriltin, cüzamlıları temiz kılın, cinleri kovun. Karşılıksız aldınız, karşılıksız verin.[16]
  • Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.[17]
  • ‘Göze göz, dişe diş’ dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. Size karşı davacı olup mintanınızı almak isteyene abanızı da verin. Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün. Sizden bir şey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin.[18]

H[değiştir]

  • Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı’ya, hem de paraya kulluk edemezsiniz.[19]
  • Hiç kimse yeni giysiden bir parça yırtıp eski giysiyi yamamaz. Yoksa hem yeni giysi yırtılır, hem de o giysiden koparılan yama eskisine uymaz. Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa yeni şarap tulumları patlatır; hem şarap dökülür, hem de tulumlar mahvolur. Yeni şarabı yeni tulumlara doldurmak gerek. Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‘Eskisi güzel’ der.[20]
  • Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.[21]

İ[değiştir]

  • İçinizde kim günahsızsa, ilk taşı o atsın![22]
    • Yuhanna İncili, 8:7, Din bilginleri ve Ferisiler’in, zina ederken yakalanmış bir kadın getirip onu orta yere çıkararak İsa’ya, “Öğretmen, bu kadın tam zina ederken yakalandı” ve “Musa, Yasa’da bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne dersin?” demesi üzerine İsa’nın verdiği cevap.
  • İmanın seni kurtardı, esenlikle git.[23]
    • Luka İncili, 7:50, Günahkâr bir kadına söylediği.
  • İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Kutsal Yasa'nın ve peygamberlerin söylediği budur.[24]
  • (Cin etkisindeki bir çocuğu iyileştirdikten sonra "Biz cini neden kovamadık?" diyen havarilerine) İmanınız kıt olduğu için. Size doğrusunu söyleyeyim, bir hardal tanesi kadar imanınız olsa şu dağa, 'Buradan şuraya göç' derseniz, göçer. Sizin için imkânsız bir şey kalmaz.[25]
  • İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve vermez. Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez. İyi insan yüreğindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan içindeki kötülük hazinesinden kötülük çıkarır. İnsanın ağzı, yüreğinden taşanı söyler.[26]

K[değiştir]

  • Kapı Ben’im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur. Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim. Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.[27]
  • ‘Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin’ dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. Öyle ki, göklerdeki Babanız’ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır. Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu? Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu? Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun.[28]
  • Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler. Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz. Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Baba’nın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez. Ben ve Baba biriz.[29]
  • Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi? Öğrenci öğretmeninden üstün değildir, ama eğitimini tamamlayan her öğrenci öğretmeni gibi olacaktır. Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği fark etmezsin? Kendi gözündeki merteği görmezken, kardeşine nasıl, ‘Kardeş, izin ver, gözündeki çöpü çıkarayım’ dersin? Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.[30]

N[değiştir]

  • Ne mutlu ruhta yoksul olanlara! Göklerin Egemenliği onlarındır. Ne mutlu yaslı olanlara! Onlar teselli edilecekler. Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Onlar yeryüzünü miras alacaklar. Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Onlar doyurulacaklar. Ne mutlu merhametli olanlara! Onlar merhamet bulacaklar. Ne mutlu yüreği temiz olanlara! Onlar Tanrı'yı görecekler. Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Göklerin Egemenliği onlarındır.[31]
  • Niçin beni ‘Ya Rab, ya Rab’ diye çağırıyorsunuz da söylediklerimi yapmıyorsunuz? Bana gelen ve sözlerimi duyup uygulayan kişinin kime benzediğini size anlatayım. Böyle bir kişi, evini yaparken toprağı kazan, derinlere inip temeli kaya üzerine atan adama benzer. Sel sularıyla kabaran ırmak o eve saldırsa da, onu sarsamaz. Çünkü ev sağlam yapılmıştır. Ama sözlerimi duyup da uygulamayan kişi, evini temel koymaksızın toprağın üzerine kuran adama benzer. Kabaran ırmak saldırınca ev hemen çöker. Evin yıkılışı da korkunç olur.[32]

S[değiştir]

  • Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır. Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi? Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir. İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır. Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.[33]
  • (İsa, yanına küçük bir çocuk çağırır, onu orta yere dikip konuşmaya başlar) Size doğrusunu söyleyeyim, yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Göklerin Egemenliği’ne asla giremezsiniz. Kim bu çocuk gibi alçakgönüllü olursa, Göklerin Egemenliği’nde en büyük odur. Böyle bir çocuğu benim adım uğruna kabul eden, beni kabul etmiş olur. Ama kim bana iman eden bu küçüklerden birini günaha düşürürse, boynuna kocaman bir değirmen taşı asılıp denizin dibine atılması kendisi için daha iyi olur. İnsanı günaha düşüren tuzaklardan ötürü vay dünyanın haline! Böyle tuzakların olması kaçınılmazdır. Ama bu tuzaklara aracılık eden kişinin vay haline![34]
  • Size şu buyruğu veriyorum: Birbirinizi sevin![35]

T[değiştir]

Düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. Öyle ki, göklerdeki Babanız’ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır.
  • Tanrı ruhtur, O’na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar.[36]
  • Tanrı’nın Egemenliği, bir adamın bahçesine ektiği hardal tanesine benzer. Tane gelişip ağaç olur, kuşlar dallarında barınır.[37]

Y[değiştir]

  • Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin. Burada güve ve pas onları yiyip bitirir, hırsızlar da girip çalarlar. Bunun yerine kendinize gökte hazineler biriktirin. Orada ne güve ne pas onları yiyip bitirir, ne de hırsızlar girip çalar.[38]
  • Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.[39]

Diyaloglar[değiştir]

Petrus’un Mesih’i Tanıması[40][değiştir]

Mat 16:13 İsa, Filipus Sezariyesi bölgesine geldiğinde öğrencilerine şunu sordu: “Halk, İnsanoğlu’nun kim olduğunu söylüyor?”
Mat 16:14 Öğrencileri şu karşılığı verdiler: “Kimi Vaftizci Yahya, kimi İlyas, kimi de Yeremya ya da peygamberlerden biridir diyor.”
Mat 16:15 İsa onlara, “Siz ne dersiniz” dedi, “Sizce ben kimim?”
Mat 16:16 Simun Petrus, “Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin” yanıtını verdi.
Mat 16:17 İsa ona, “Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!” dedi. “Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam’dır.
Mat 16:18 Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek.
Mat 16:19 Göklerin Egemenliği’nin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak.”

Sezar’ın Hakkı Sezar’a[41][değiştir]

Mat 22:15 Bunun üzerine Ferisiler çıkıp gittiler. İsa’yı, kendi söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla düzen kurdular.
Mat 22:16 Hirodes yanlılarıyla birlikte gönderdikleri kendi öğrencileri İsa’ya gelip, “Öğretmenimiz” dediler, “Senin dürüst biri olduğunu, Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini, kimseyi kayırmadığını biliyoruz. Çünkü insanlar arasında ayrım yapmazsın.
Mat 22:17 Peki, söyle bize, sence Sezar’a vergi vermek Kutsal Yasa’ya uygun mu, değil mi?”
Mat 22:18 İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, “Ey ikiyüzlüler!” dedi. “Beni neden deniyorsunuz?
Mat 22:19 Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!” O’na bir dinar getirdiler.
Mat 22:20 İsa, “Bu resim, bu yazı kimin?” diye sordu.
Mat 22:21 “Sezar’ın” dediler. O zaman İsa, “Öyleyse Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nın hakkını Tanrı’ya verin” dedi.
Mat 22:22 Bu sözleri duyunca şaştılar, İsa’yı bırakıp gittiler.

Hakkında söylenenler[değiştir]

  • Nasıralı İsa’nın tarihe damgasını vurmuş en büyük kişi olduğu su götürmez bir gerçektir. - H. G. Wells, İngiliz tarihçi

Kaynakça[değiştir]

  1. Matta 15:18-19
  2. Luka 8:21
  3. Yuhanna 11:25-26
  4. Luka 6:37-38
  5. Matta 6:22-23
  6. Yuhanna 8:12
  7. Yuhanna 4:14
  8. Yuhanna 3:5
  9. Luka 21:8
  10. Matta 7:13
  11. Matta 7:7-8
  12. Yuhanna 3:19-20
  13. Luka 6:32-36
  14. Yuhanna 8:32
  15. Matta 8:32
  16. Matta 10:7-8
  17. Matta 28:18-20
  18. Matta 5:38-42
  19. Matta 6:24
  20. Luka 5:36-39
  21. Yuhanna 15:13
  22. Yuhanna 8:7
  23. Luka 7:50
  24. Matta 7:12
  25. Matta 17:20-21
  26. Luka 6:43-45
  27. Yuhanna 10:9-11
  28. Matta 5:43-48
  29. Yuhanna 10:27-30
  30. Luka 6:39-42
  31. Matta 5:3-10
  32. Luka 6:46-49
  33. Matta 7:15-20
  34. Matta 18:2-7
  35. Yuhanna 15:17
  36. Yuhanna 4:24
  37. Luka 13:19
  38. Matta 6:19-20
  39. Matta 24:35
  40. Matta 16:13-19
  41. Matta 22:15-22

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Commons'da İsa ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de İsa ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.