Umumî bir göz gezdirmek, tenbel ruhların usulüdür. Mütekâmil ruhlar, zihninde tefekkürün muhtelif noktalarının damla damla takattur etmesine ve bal gibi süzülmesine imkân verirler.[3]
Başkalarını sık sık affedin fakat kendinizi ve nefsinizi asla.[4]
Risale-i Nur, Kur'ân-ı Mu'ciz-ül Beyânın bu asırda bir mu'cize-i mâneviyesi olan yüksek ve parlak bir tefsiridir.
Teessür ve ıztırap karşısında kalbden bir parça kopsaydı, "Bir genç dinsiz olmuş" haberi karşısında o kalbin atom zerrâtı adedince param parça olması lâzım gelir.[5]
Namazın hakkını vermek için 9. ve 21. Söz'ü(Sözler kitabı) sık sık tekrarlayınız.[7]
Bilgili insan güneşe benzer, girdiği yeri aydınlatır.
Kim ilim meselelerinden bir mesele öğrenirse, öğrendiği ilmi başkalarına öğretirse, o kimseye yetmiş sıddık sevabı verilir.
Hem, erkek ve kadın için ilme çalışmak, cahillik bataklıklarında batmamak farzdır. Cenab-ı Hakkın ve Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimizin emridir.
Öfke zamanında hürmet ve merhamet en güzel ahlâktır.
Merhamet tohumunu eken, muhakkak huzur ve saadet harmanını elde eder.[1]
İnsan ne düşünüyorsa o'dur.
Lütuf; güzellikle, tevazu ve mahviyetle, gönül alarak yapılan muameledir.[8]