Suzuki Şōsan

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Suzuki Şōsan, Japon Zen rahibi ve eski samuraydır.

  • Gelişime yönelik egzersiz, aklı olabildiğince güçlü kılma sorunudur. Bizim şartlanmış duyu ve düşüncelerimiz, özgün aklımızı çalabilen hırsızlara benzer. Bu hırsızlar aklımızın zayıflığından ortaya çıkarlar. Bu yüzden enerjinizi kendi aklınızı gözlemek için güçlü bir şekilde kullanmalısınız. İnsanlar Zen'in "düşüncesizlik" sözcüğünü yanlış anlıyor ve bunu boş kafalı ahmaklar haline gelmek için kullanıyor. Bu büyük bir hatadır. Güçlü bir aklınız olmalıdır.
  • Bir disipline yeni başlayanlar, kendilerinin gerçekten içten olduklarını kanıtlamalıdır. Gerçekten içten olmadan kendilerini hiçbir disipline zorlamamalıdır. Mantıksızca gayret sarfeder ya da zorluklar yaşarsınız, kendinizi tüketir ve potansiyelinizi boş yere harcamış olursunuz. Psikolojik durumunuz kötüyse, disiplinler daha da kötüleştirir. Disiplin potansiyeli güçlendirme sorunudur, dolayısıyla tükenmeden kaçınmak şarttır.
  • Kendinizin farkına varın ve kendinizi tanıyın. Ne kadar öğrenirseniz öğrenin ve ne kadar bilirseniz bilin, kendinizi tanımıyorsanız, hiçbir şey bilmiyorsunuz demektir. Gerçekten de, kendinizi tanımıyorsanız, başka hiçbir şey bilemezsiniz.
  • Özgün akla verilen farklı adları bilmek zorundayız. Bu akıl yenilemez gerçek öz ya da ölümsüz tinsel beden olarak adlandırılır. Bu akıl eşyalara yakalanmaz, korkak ya da panikçi değildir, endişe etmez ya da geri çekilmez. Soğukkanlı ve değişmez olan bu akıl her şeye egemen olur.
  • Sıradan insanlar, görünüşlere dikkatlerini yoğunlaştırma yoluyla önyargılı davranışlar yaratarak, böylece öfke, kızgınlık ve yanlış anlama düşünceleriyle yola çıkarak gerçekler konusunda aldatıcı düşüncelere kapılırlar. Her tür psikolojik üzüntüyü üreten ve özgün aklı yitiren bu insanlar, akıllarının şaşırdığını ve bir noktada odaklanamadığını, hangi düşünce ortaya çıkarsa çıksın ona yenildiklerini görürler. Bunun sonucu olarak, onları inciten sakat mantalitelere sahip olurlar. Hiçbir psikolojik canlılıkları yoktur, bunalımlı ve sıkıntılıdırlar, amaçsız ve kendi kendilerini anlamadan yaşar ve dikkatlerini eşyalarda yoğunlaştırırlar. Buna sıradan insanın mantalitesi denir.
  • Kendini unut, gene de kendini unutma. İnsanlar açgözlü ve hırslı oldukları zaman, sadece kendilerini düşünür, kendi akrabalarını bile unuturlar. Öte yandan istedikleri şeylerin arayışında kendilerini unuttukları ve vicdanlarını kaybettikleri zaman, yaptıklarının nelere malolacağını anlamaz ve olaylar karşısında kayıtsız kalırlar. Bundan birçok değersiz davranış ortaya çıkar, dolayısıyla kendini unutma.
  • Zihni bu dünyanın aptallıklarına gömülmüş kişide Yol'un uygulaması için gereken şevki sağlamanın yolu yoktur.
  • Yaşamsal enerjinizi güçlendirip korumak ve dünyevi düşüncelerden uzaklaşmaktan başka alternatifiniz yoktur. Tüm yapabileceğiniz de budur. Zihniniz sürekli dünyevi düşüncelerle yenilgiye uğrayacaktır. Bu konuda çok dikkat etmelisiniz.
  • Kendinizi zihniniz ve bedenlerinize bağlamadığınızda Budalığa ulaşırsınız... Zihninizi tümüyle yok ettiğinizde Budalığa ulaşacaksınız.
  • Hızlı sonuçlar almaya çabaladığınız takdirde gerilersiniz.