İçeriğe atla

Paul Lafargue

Vikisöz, özgür söz dizini
Paul Lafargue
Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı.
Doğum tarihi 15 Ocak 1842
Doğum yeri Santiago de Cuba
Ölüm tarihi 26 Kasım 1911
Ölüm yeri Draveil
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi

Paul Lafargue (15 Ocak 1842-26 Kasım 1911), Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı.

Sözleri[değiştir]

  • Ey saçma ve cani rekabet!  
  • İyice yozlaştık ve küçüldük.  
  • Lanet olsun sana yoksulluk!      
  • İlerlemenin tek yolu, Tanrıya savaş açmaktır.   
  • Çalışın toplumsal serveti arttırmak için çalışın.   
  • Çünkü çalışmak özgür insanın bayağılaşmasıydı.    
  • Çalışmayı dayatmak yerine yasaklamak gerekirdi.   
  • Emek sarf etmeden insanca bir yaşam elde edilemez.    
  • İnsan ancak layık olana karşı iyi davranır, saygı gösterir.    
  • Oysa, emek vermeden insanca bir yaşam elde edilemez.    
  • Zulme uğrayanlar insanlığı barbarlarda arar, onlara sığınırlar.   
  • İşçiler kendilerini amirlerinden asla bağımsız hissetmemelidir.   
  • Para babaları artık paralarını nereye koyacaklarını bilemiyorlar.  
  • Yaşamı güzel ve yaşanmaya değer yapan ne varsa, hepsi gider.   
  • Toplumsal serveti ve kendi yoksulluğunuzu artırmak için çalışın.   
  • Ya çocuklar? Çocuklara 12 saat çalışma! Gözün çıksın yoksulluk!    
  • Bilim tanrıyı yok saymıyor, daha iyisini yapıyor; Onu gereksiz kılıyor.  
  • Tüm bireysel ve toplumsal sefalet, çalışma tutkusundan doğmuştur.   
  • Bugün ekonomik ve politik üstünlüğünü dinle desteklemeyi amaçlıyor.    
  • Çağımız çalışma asrıymış, öyle diyorlar; aslında acı, sefalet ve çürüme asrı.     
  • Yoksul uluslarda halk rahat rahat yaşar; zengin uluslardaysa halk genellikle fakirdir.  
  • Zorunlu çalışma yüz yıldır kemiklerini kırıyor, derilerini yaralıyor, sinirlerini bozuyor.      
  • Sosyalizm, ırkların ve cinsiyetlerin eşit olduğunu savunan tarihteki tek taraf(parti)dir.      
  • Çağımız, çalışma yüzyılıdır, diyorlar; aslında acının, yoksulluğun, kokuşmuşluğun yüzyılıdır.    
  • Kapitalist uygarlığın egemen olduğu ulusların işçi sınıflarını garip bir çılgınlık sarıp sarmalamıştır.   
  • Kapitalist cebine attığı parada fark gözetmez; ister gözyaşıyla ıslanmış olsun, ister kan ya da terle.   
  • Ürettiğimiz tüm mallar, sürümleri kolay olsun ama çok dayanmasın diye, bile bile üstünkörü yapılıyor.  
  • İşçi sınıfı kendi midesinden kısarak, aşırı tüketime mahkum burjuvazinin göbeğini ölçüsüzce şişirmiştir.  
  • Bir iş, bir uğraş değil; işkencedir bu ve bu eziyete maruz bırakılanlar altı ila sekiz yaşlarındaki çocuklardır.   
  • Kapitalist toplumda çalışma, her türlü zihinsel yozlaşmanın ve her türlü bedensel bozulmanın sebebidir.     
  • Dünya, bu yaşlı dünya, mutluluk gözyaşlarıyla titreyecek ve içinde yeni bir evren oluştuğunu hissedecektir.  
  • İnsanlığın ilk dönemlerine nasıl taş çağı, tunç çağı deniyorsa, bizim çağımıza da kalpazanlar çağı denecektir.    
  • Bu meslekte, insanın bedeni hızla çöker, saçları ve dişleri dökülür, gövdesi çarpılır, göbeği şişer, soluğu kesilir.    
  • Hristiyan ahlakının berbat bir taklidi olan kapitalist ahlak, işçinin tensel zevklerini aforoz ederek cezalandırıyor.   
  • Günde üç saatten çok çalışmamaya kendini zorlamalı, günün ve gecenin geri kalan saatlerinde tembellik etmeli.
  • Özetle işçi sınıfı kendi kemerini sıka sıka aşırı tüketime mahkum olan burjuvazinin göbeğini ölçüsüzce şişirmiştir.   
  • Bu çılgınlık, iki yüzyıldan beri, acılı insanlığı inim inim inleten bireysel ve toplumsal yoksunluklara yol açmaktadır.   
  • Rahipler, din adamları, iktisatçılar ve ahlakçılar bu akıl sapıncına karış çıkacak yerde, çalışmayı kutsallaştırmışlardır!    
  • Çalışabilecek olanlar yalnızca kölelerdi, özgür insan ise sadece bedensel etkinliklerden ve zihinsel oyunlardan anlardı.   
  • Yoksullara zengin olmaktan başka hiçbir amacı olmayan iş verenler, insanlığın velinimeti sayılıp hayırsever kabul ediliyor.    
  • Esasen tarım, insanlık tarihinde kölece çalışmanın ilk tezahürüdür. Kitab-ı mukaddes geleneğine göre ilk katil Kabil, bir çiftçidir.     
  • Ve ayakta duracak halleri bile kalmamış bu zavallılar, eve ekmek götürebildikleri devrin yarı fiyatına on iki saatlik, on dört saatlik emeklerini satıyorlar.   
  • Kör, sapkın, cani çalışma tutkusu, özgürleştirici makineyi, özgür insanları köleleştiren bir araca dönüştürüyor. makinelerin üreticiliği onları yoksullaştırıyor.  
  • Nerede o balıketli, sürekli dolaşan, sürekli yemek pişiren, sürekli şarkı söyleyen, neşe saçan, hayatın keyfine varan, acısız doğumlar yapan, sağlıklı ve gürbüz çocuklar doğuran kadınlar?  
  • Makinelerin insanlığın kurtarıcısı olduğunu, insanı aşağılık işlerde emeklerini satarak yaşamaktan kurtaracak ve ona boş zaman ile özgürlük bahşedecek olanın Tanrı olduğunu hala anlayabilmiş değiller.
  • Ey burjuvazinin devrimci ilkelerinin sefil başarısızlığı! Ey tanrısı İlerleme'nin iç karartıcı armağanı! İnsanseverler, miskinlik ederek zenginleşmek için yoksullara iş verenleri insanlığın velinimeti diye alkışlıyorlar.
  • Tembellik hakkı deyince, şöyle yan gelip yatmak, ekmek elden su gölden bir yaşam gelir insanın aklına önce, 'armut piş, ağzıma düş' deyimine uygun bir yaşam. Oysa, emek sarf etmeden insanca bir yaşam elde edilemez.  
  • Çalışın, çalışın, proleterler, toplumsal serveti büyütmek ve bireysel sefaletinizi arttırmak için çalışın; çalışın ki, daha da yoksullaşarak, çalışmak ve sefil düşmek için daha fazla gerekçeniz olsun. Kapitalist üretimin insanın gözünün yaşına bakmayan yasası budur.  

Alıntılar[değiştir]

Paul Lafargue ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.