Nureddin Yıldız

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla


  • Duyarlı Müslüman bir hanım, İnternet gibi insandan cine kadar herkese açık ve bir daha kapatılamayan bir ortama fotoğraflarını nasıl koyabilir?[1]
  • Mürted, Müslüman olduktan sonra İslam'dan çıkan insan demektir. Bununla alakalı olarak dinin hükmü de, "İslam’dan çıkanın öldürülmesi" şeklindedir. Yaşadığımız dünya şartlarında hainliği, vatana ihaneti nasıl cezalandırıyor sistemler? Bir ülkeye ihanet basit bir ceza ile cezalandırılmıyor da, İslam gibi bir dinden çıkmak nasıl ortada bırakılabilir sizce?[2]
  • 7 yaşında bir kız çocuğu, 25 yaşında erkek çocuğu ile veya 7 yaşında bir erkek çocuğu, 25 yaşında bir kız ile nikahlanabilir. Nikahlanmalarında sakınca yoktur. Evlilik için bir yaş söz konusu değildir. 10 yaşında, 7 yaşında, 6 yaşında nikaha engel bir durum yoktur.[3]
  • Sözlerim cımbızlandı. Bunların cımbızladığı konuşmam, cımbızlanmamış şekilde İnternet’tedir. Çocuk evliliğini protesto eden bir konuşma yaptım.[4]
  • İslam’a ve Müslümanlara hakaret etmeyi her defasında fırsat bilenler, 3 sene önceki 1 saatlik dersimizin 2 dakikalık bölümünü kullanarak “çocuk evliliği” üzerinden sansasyon oluşturmaktadırlar. İslam hukukunda, evlilik akdi ile fiili evlilik ayrı hususiyetlerdir. Fiili evlilik için buluğ ve rüşt şartdır. Evlilik akdinin tarafları, buluğ ve rüşt ile beraber “hiyar’ül buluğ” hakkı çerçevesinde, fiili evliliğe geçiş veya vazgeçme hakkına her halükarda sahiptirler. Buluğ ve rüştten önce fiili evlilik caiz değildir. Buluğ ve rüştten önceki çocuk evlilikleri, her halükarda suistimaldir. [5]
  • …Yani Müslüman insanlar eğer, 7 yaşında 10 yaşında küçücük çocuklarını zifaf odalarına koyuyorlarsa, alimler ve devlet erbabı önce, anaların ve babaların şefkat ve merhametlerinin nereye gittiğini araştıran bir kanun çıkarsınlar o zaman. Kendi doğurduğu çocuğu insan kurda yem eder de, 8 yaşında zifaf odasına nasıl koyar?!… Bunlar baba mı? Bunlar ana mı? ‘Bunların hepsi müşahede altına alınsın, zindanlara alınsın’ diye bir teklife de sıcak bakarız. Bu kadar evladına merhametsiz olan, evladının üzerinden servet kurmaya çalışan bir insanı da, nasıl Müslüman olarak, sen Müslümanların camisine geliyorsun diye tenkit ederiz herhalde.[6]
  • Ev ziynetine takılıp kalmayan, cennet nimetlerinde gözü olan kadınlar umudumuzdur.[7]
  • Kâfirlerin içimize soktuğu ve onları yansıtan giysi, yiyecek her ne varsa o bizim için tehlikelidir.[8]
  • Kadının, avret dediğimiz yerlerini çıplak deri ile görmek haram olduğu gibi üzerine giyilmiş bir elbisenin ayrıntıları belli edecek şekilde iken görülmesi de haramdır. Pantolon, bu açıdan kadının kocasından başkasının görülmesi haram olan avretini belli etmektedir. Evet üzerine ikinci bir kıyafet olarak ferace ve benzeri bir şey alındığında sokakta bu sıkıntı kalkabilir ancak ev ortamında yani üzerinde o ikinci elbise bulunmadığı durumlarda pantolon kalça ve baldırları belli etmektedir. Kadının çocukları açısından bile bu sakıncalıdır. Hatta kadının kendisi gibi kadınlar açısından bile sakıncalıdır.[9]
  • Bir erkeğin bir kadına, mahremi olmayan bir kadına, bakması caiz değildir.[10]
  • Ümmetimizin acil düzeyde ihtiyaçları var. Yeni bir nesil geliyor ve bu nesil dünyevileşmenin içine dalmış durumdadır. Onların kurtarılması gerekir. Zaman çok hızlı bir şekilde ilerliyor. Dün, çocuk denen biri bugün bir kurumun başında görev yapıyor. Bu durumda bilinçli ve programlı iş yapmak zorundayız.[11]
  • Herkes yaşadığı çağın Ebubekir'i olabilecek potansiyeldedir. Zor olabilir ama imkansız değildir. Ebubekir Efendilerimiz zamanının bir numarası idi. Kıyamete kadar her yılın ayrı bir Ebubekir’i olacaktır.[12]
  • Ebu Bekir (r.a) ile yarışa beni davet eden Allah Teâlâ’dır. O, ameli ile, şahsiyeti ile bir hedeftir; her mü’min, onun izinden giderek onu geçebilir bir yarıştadır. Geçer geçemez ayrı bir mesele.[13]
  • Zina, genç yaşlı asrın hastalığı ve asrın fitnesi, insanlar bu fitne ile imtihan olacak.[14]
  • Her çalışan kadın, gözü doymamış erkek demektir. Çalışan kadın ya evlenmeyi erteleyerek erkeklerin evlilik sürecini baltalıyor ya da evli olduğu halde çalıştığı için yorgunluğu ve vakit darlığı nedeniyle erkeği ile ilişkisinde kadınlığı arızalıdır. Kadınlığı arızalı olduğu için erkeğin gözü açtır. O evinde erkeğini eksik bırakıyor erkeği de iş yerinde bir başka kadına tasallut oluyor. Böyle fuhuş değil ama fuhuşa hazırlık yapan sürece destek oluyor. Ayrıca çalışan kadın doğurmayan ya da az doğuran kadın demektir. Yani benim ümmetim zarar gördü.[15]
  • Kadın çalışamaz diye bir kural yoktur dinimizde. Kadını harcayamaz erkek müminler diye bir kural var. Biz kadın çalışamaz demiyoruz, kapitalizme kurban edemeyiz kadınlarımızı diyoruz. İhtiyacı olduğu için çalışan kadın ayrı, çalışmazsam erkeğe muhtaç olurum diye çalışan kadın ayrı. Batı kültürünün erkekleştirdiği kadın türüne karşıyız biz. Cinsiyetle oynanır gibi kadının fıtratıyla oynanmasına karşıyız. İş sahiplerinin istedikleri kıvamda genç kızları sekreter olarak çalıştırmalarına karşıyız biz. Kadını göz zevki tatmin etmek için, toplumu dejenere etmek için kullanılmasına karşıyız...Ama ihtiyacı olan kadın çalışamaz diyemem, Allah müsaade etti bir şeye, Allah'ın müsaade ettiğine kim karşı çıkabilir? Böyle bir haram yok dinimizde...[16]
  • Evinin sultanı kadınlarla, evine de uğrayabilen kadınlar farklı kimlikleri temsil etmektedirler. Bizim ümmetimizin kadınları evlerinde Rablerine kulluk için uğraşan kadınlardır. Onlar, bütün ihtişamlı sevap vaatlerine rağmen mescitlere bile davet edilmemişlerdir. Cuma'dan bile muaf tutulmuşlardır. Evlerindeki sultanlıkları zedelenmesin diye. Eşlerinin sultanları, ümmetinin umutları olarak kalsınlar diye.[17]
  • Genç kızlarımız, gerekli gereksiz bir okuma havasına kapılmış gitmişlerdir.[18]
  • Şeriatımız resim ve heykele karşı müminlerimizi kesinlikle ikaz etmiştir. Yani, bilhassa, heykel türü -yani mücessem- görüntüsü olan, ele alınabilen; mesela bir maymun, mesela bir bebek, mesela bir at, köpek vs. benzeri canlı heykellerini men etmiştir. Bu kesin bir kaidedir.[19]
  • Fatih yedi dil biliyordu. Siyasi çalışmalarında gerekliydi o. Keşke Fatih, bir tefsiri de baştan sonra okumuş olsaydı.[20]
  • …Bunun karşılığında Abdülhamit ne yaptı? Kızıyla oturup piyano dersleri yaptılar orada. Ama, Aziz Mahmut Hüdai'yi de çağırıp İstanbul'a, tarikatını ihya etti. Kendisi girmediği tarikattan, insanların istifade etmesini istedi.[21]

Hakkında söylenenler[değiştir]

  • Aşk-ı Memnu'yu bile masum gösteren namus yobazlarının Nureddin Yıldız hocamızı istismar ederek İslam'a sövmeleri sefiliktir.[22]
  • Bilgin olmadan fikrin olursa, ‘bu bizatihi benim fikrim’ dediğin çakma fikirlerini de aslında sana sanayi devrimi, aydınlanma felsefesi, kapitalizm, modern Batı düşüncesi vb. tedarik ediyorsa, evet, Nureddin Yıldız hoca sapık. Çünkü adam, 2 saatlik dersinin 2 dakikasında ‘6 yaşındaki çocuk evlenebilir’ diyor. Dersin önünü ve arkasını dinlemeden, meselenin aslında ne olduğunu anlamadan derhal sosyal medyaya koşup Nureddin Yıldız’a ‘sapık’ diyebilir, ardından Aşk-ı Memnu izlemeye devam edebilirsiniz.[24]
  • Nureddin Hoca, ona yönelik “çocuk izdivacını caiz görüyor” suçlamasının en üzerine kondurulamayacağı insandır. Ama o suçlama ile boy hedefi seçilmiş, medyada gönüllü katiller çıkmış, bir bakan bile bu furyanın içinde, sonradan özür beyan edeceği bir sözle dolduruşa getirilebilmiştir.[25]
  • Bir süredir önce medya lincine maruz kalan, ardından da kimi örgütlü grupların provokasyonları ile sosyal linçle konuşma hakkı elinden alınmak istenen kişi. Ne demiş, “6 yaşındaki kız çocuğu ile evlenilebilir” demiş. Demiş mi dememiş mi, “Üç dakika” sonrasına bakmayanlar dünyası bu dünya. Gerektiğinde fetvasına başvurulacak bir “İlahiyat profesörü” hemen hükmü basabiliyorsa bu ülkede, Cumhuriyet ya da Hürriyet gazetesinin İnternet ortamlarında ya da gazetelerinde lince iştirak etmesi ahval-i adiye haline gelebilir.[26]

Kaynaklar[değiştir]