Neyzen Tevfik

Vikisöz sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Neyzen Tevfik
Doğumu
24 Mart 1879
Muğla / Türkiye
Ölümü
28 Ocak 1953
İstanbul / Türkiye
Wikipedia-logo-v2.svg
Neyzen Tevfik ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.
  • Alemin bağ-zârını sikeyim!
    Sümbül ü verd ü nârını sikeyim!
    Andelib-i nizârını sikeyim!
    Hâsılı nev-baharını sikeyim!
  • Ben bu dünyanın devr-i devranını, izzet-i nefsini sikeyim,
    Yansın bu ibneler su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim,
    Ben deli miyim Mecnun gibi bir am için çöllere düşeyim,
    Verirse verir, vermezse Leyla'yı da sikeyim.
  • Öleceğiz bir gün, gömecekler. Birkaç gün övecekler, sonra kalan malını bölecekler; hatta memnun kalmayıp üstüne bir de sövecekler.
  • Dünya dönüyor, ben de dönüyorum, Allah ahengimizi bozmasın.
  • Istırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer.
  • Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın...

Vazgeçtim Senden![değiştir]

Gezip durdum perişanlar gibi,
Kah sahillerde kah cadde boylarında.
Hayal kurup sen diye,
Ağaçlara dağlara taşlara sarıldım,
Elleri güldürecektim halime.
İhanetin aklıma geldi,
Vazgeçtim!

Açıp ellerimi yalvardım Allah'a!
Bir defacık tutmak için ellerini.
Koklamak için saçlarını,
Adaklar adayacaktım Evliyalara!
Umursuzluğun aklıma geldi,
Vazgeçtim!

Kahırdan başka ne vardı sanki verdiğin?
Acıları zevk alır hale getirmiştin.
Yine de görmek için seni Şeytan'a uyup;
Bir daha bozacaktım yeminimi.
Vedalaşmadan gidişin aklıma geldi,
Vazgeçtim!

Paylaştığımızı sandığım
Güzel günler hatırına.
Şuçlu benmişim gibi,
Af dileyecektim gözlerine bakıp,
Her türlü cezana razı olacaktım.
Boynumu büküp,
Bir daha gelecektim kapına.
Başkasını sevdiğin aklıma geldi,
Vazgeçtim!

Diyologları[değiştir]

Muhabir: Ne kadar içki içersiniz?
Neyzen: Birinci Dünya Harbi boyunca 18 bin okka rakı içtim.
Muhabir: Hehe yok canım!
Neyzen: Gülmesene kardeşim, hesap yaptık, hesap!

Başından geçen bir olay[değiştir]

Neyzen Tevfik bir gün camide hocanın vaazını dinler. Hoca cemaate herkesin dinin gereklerini yerine getirmesi gerektiğini, cennette herkese çok güzel huriler verileceğinden ve bu hurilerle ne yapmak isterlerse yapabileceklerini anlatır. Ertesi günkü vaazda Neyzen hocaya sorar:

— Hocam cennette şarap olacak mı?

Hoca bu soruya çok sinirlenir, başlar Neyzen’i zındık, kafir, iblis gibi dini motiflerle haşlamaya ve sorar:

— Bre zındık, cenneti meyhane mi sandın?

Neyzen istifini bozmadan önceki günü hatırlatır:

— E hoca, dün cenneti kerhane yaptın.