Muhammed/H

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
< Muhammed
  • Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır.
  • Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet [garanti] kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.[1]
  • Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.[2]
  • Haramın her türlüsünden çekinin.
  • Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder.
  • Hasetten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.[3]
  • Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
  • Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter.
  • Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.[4]
  • Her kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükafat hazırlar.[5]
  • Her sarhoşluk veren şey [dinde yasaklanan içki olan] hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.[6]
  • Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da ilimdir.
  • Herhangi biriniz rüya görmezse üzülmesin. Çünkü ilmin derinliklerine dalan kimse, rüya görme özelliğini kaybeder.
  • Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk [doğru sözlü] diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb [çok yalancı] diye yazılır.[7]
  • Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür.
  • Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.[8]
  • Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır.
  • Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen [peşin] verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur.
  • Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe [gerçekten] iman etmiş olamaz.[9]
  • Hiçbir mümin diğer bir mümine, onun hidayetini artıran ve onu helak olmaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir.[10]
  • Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine [müteakip] hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin.
  • Horoz sesini işittiğinizde, hemen Tanrı'nın iyiliğinden isteyin. Çünkü öttüğüne göre melek görmüştür. Eşek anırdığı zaman da, şeytanın kötülüğünden Tanrı'ya sığının! Çünkü eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.[11]
  • Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder.
  • Hayır, büyüklerinizle beraberdir.
  • Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz. İş başındakilerde muhafızdır, memurlarından mesuldür. Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, o da ondan mesuldür. Hülasa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden mesulsünüz.
  • Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter.
  • Her kim ilim tahsili için bir yola sülûk ederse bu yüzden Allah-u Teâla, ona Cennet'e gidecek yolu kolaylaştırır.
  • Herhangi bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa muhakkak melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk da onları katında bulunan meleklere medhü sena eder.
  • Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur.
  • Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin.
  • Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir.

Kaynakça[değiştir]

  1. Müslim, İman 122-124 (68, 69, 70); Ebu Davud, Hudud 1 (4360); Nesai, Tahrimu'd-Dem 12 (7, 102).
  2. Tirmizî, İlm, 14.
  3. Ebû Davud, Edeb 52, 4903.
  4. Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.
  5. Buhari, Ezan 1/161
  6. Müslim, Eşribe,73 (l, 1587)
  7. Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.
  8. Tirmizî, Birr, 33.
  9. Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.
  10. Muhammed Lütfi es-Sabah, Beyrut 1986 s. 362.
  11. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.