Kulüp (Netflix dizisi)

Vikisöz, özgür söz dizini
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Kulüp, Seren Yüce ve Zeynep Günay Tan'ın yönetmenliğini üstlendiği 2021 yapımı Türk dizisidir.

Oyuncu kadrosu ve karakterler[değiştir]

Gökçe Bahadır, Matilda Aseo

Barış Arduç, Fıstık İsmet Denizer

Asude Kalebek, Raşel Aseo, Matilda'nın kızı

Salih Bademci, Selim Songür

Fırat Tanış, Çelebi, Kulübün işletmecisi

Metin Akdülger, Orhan Şahin (Niko), Kulübün işletmecisi

Suzan Kardeş, Mevhibe Şahin, Orhan'ın annesi

Hülya Duyar, İsmet'in annesi

Merve Şeyma Zengin, Tasula

İlker Kılıç, Mordo

Sezer Arıçay, Hacı

Murat Garibağaoğlu, David

İştar Gökseven, Ali Şeker

Valeria Lakhina, Diana

Doğanay Ünal, Bahtiyar

Bölümler[değiştir]

Sezon 1, Bölüm 1[değiştir]

Mösyö Davit-Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

— Adını olsun sormayacak mısın? Raşel. Çık be karşısına.

— Kimsenin düzenini bozmak istemem.

— Hangi düzenden bahsediyorsun Matilda? Yetimhanede yaşıyor kız.

— Yetimhane? Neden?

— Ne olacaktı Matilda? Kime evlatlık verecektim? Dedim "Ne yapayım? Bari heba olmaz. Büyüsün yetimhanede, gözümüzün önünde olsun." Sana o gün bir söz vermiş idim. [Ladino] Sessizlik. [Türkçe] Sözümü tuttum

— Benim bu zarftan başka kendisine verebileceǧim hiçbir şeyim yok.

— Olur mu öyle şey? Sen varsın!

Selim Songür-Matilda arasında geçen ilk diyalog[değiştir]

— Eğer ayakkabınızın üstünde altın bir toka olsaydı Channel 1941 koleksiyonundan derdim.

— Vardı.

— Biliyordum. Son koleksiyonunu gördünüz mu? Fevkalade. [Selim Matilda’nın sigarasını yakar.]

— Mersi.

Selim Songür-Orhan Bey arasında geçen ilk diyalog[değiştir]

— Orhan Bey? Münasebetsizliğimi maruz görün lütfen. Sizden sadece bana beş dakikanızı ayırmanızı istirham edecektim.

— Yanlış bir vakitte geldiniz. Ne satıyorsanız ilgilenmiyorum.

— Hayal satıyorum Orhan Bey. Siz de burada hayal satmıyor musunuz? Gerçi sizin sattığınız hayaller bir hayli sıkıcı ama... [Gülme sesleri]

— Haksız sayılmasınız.

— Selim Songür.

— Nedir sizin hayaliniz Selim Bey?

— Hiç kendinize sordunuz mu Orhan Bey, neden alaturka sevenin de alafranga sevenin de taksisi bu caddeden geçer? Geçer ama bir tanesi caddenin başında, diğeri sonunda iner. Neden ikisi de kapılarını Kulüp İstanbul’da açmasın? Size şehrin ayaklarının altındaki halıyı çekip almayı vadediyorum. Nefesleri kesecek harika bir şov. Türkçe şarkılarla. Düşünün. Alaturka ve alafranga aynı masada birlikteler. Parlak sahne ışıklarında çıkanlar bizim hikâyelerimiz. Doğuyla Batı’nın dövüşmesi gibi. Sevişmesi gibi. Birbirini değiştirmesi gibi. Türkiye gibi.

— Buyurun odama geçelim.

Sezon 1, Bölüm 2[değiştir]

Matilda Aseo-Raşel Aseo arasında geçen diyalog[değiştir]

— Annen senin için bir hatıraydı herhâlde. Bir hatırayı alt edemem. Lakin bir hatıra düştüğünde seni kaldıramaz. Bir hatıra, hata yaptığında seni ikaz edemez. Bir hatırayla kavga edemezsin. Lakin benimle kavga edebilirsin. Annenle.

— Defol! [Cam kırılır]

— Güzel.

Matilda Aseo-Çelebi arasında geçen diyalog[değiştir]

— Gel.

— Hiç girmeyeyim. Pansiyona dönmem lazım. Diyeceğiniz kısaysa...

— Gel içeri, gel. [Matilda iç çeker] Geç, otur.

— Mersi.

— Sen kızgın mısın bana Şabat'ın için? Şimdi, Matilda, gördün. Bizim mabedimiz orası. İbadetimiz de insanları eğlendirmek. Yani... O haseple söyledim, vaktinde fark et istedim. Yoksa bu cuma olmasa haftaya cuma olacaktı yani.

— Borcumu ödeyince daha münasip bir iş bulurum.

— [Hafifçe güler] Dur yahu. Daha yeni başladık.

Orhan Bey-kulüpteki dansçılar arasındaki diyalog[değiştir]

— Beyefendiler. Bu basit bir gösteri değil. Bilmelisiniz ki büyük bir eğlence devriminin eşiğindeyiz. Bu şovun her saniyesi fevkalade olmalı. Memleketin en güzide basın mensupları bu prömiyeri izlemeye gelecekler. Neyle karşı karşıya olduğunuzun bir an önce idrakine varın. Selim ve ben bir hayal kurarak bu yola çıktık. İleride torunlarına "O gece ben de oradaydım" demek, bu devrime şahit olmak isteyen arkadaşlar kalsın. Gitmek isteyenlere teşekkür edelim, yevmiyelerini verelim.

— [Dansçılardan biri] Tadımız kaçtı. [Dansçılar sahneden inerler]

— [Çelebi'nin yanına gider] Gidenlerin yerine İstanbul'un en iyilerini bul. Ne kadar yevmiye isterlerse de ver.

— Orhan Bey, anladım ama...

— Dev bir neon istiyorum. "Selim Songür" yazacak.

Raşel Aseo-Matilda Aseo arasında geçen diyalog[değiştir]

— Sen beni üzemezsin. Sen benim hakkımda ne biliyorsun ki? Hiç. Bu nerede oldu, biliyor musun? Bu? Bu nerede oldu? Biliyor musun? Bilmiyorsun. Rita biliyor, Luna biliyor, Mordo biliyor, sen niye bilmiyorsun? Çünkü yoktun! Zorla annem olamazsın!

Raşel Aseo-Fıstık İsmet Denizer arasında geçen diyalog[değiştir]

— Keser misin şunu?

— Sayenizde cenaze arabasına döndü Pakize.

— Ben eğlenmek istemiyorum belki?

— İyi ya, ben de ağlamak istemiyorum belki?

Orhan Şahin (Niko)-Çelebi arasında geçen diyalog[değiştir]

— Selim nerede?

— Gitmiş Orhan Bey.

— Ne demek gitmiş?

— Misafirleriniz bir şey anlamadı, değil mi?

— Boş ver misafirleri, Selim nerede? Ne o sigortanın hali?

— Ee, sigortayı indirip gidecek kadar şuurunun yerinde olduğunu zannetmiyorum. Mini mini valimizin berbat şebekesi sonuçta bir işe yaradı.

— Kulise çeki düzen ver.

— Tabii efendim. Tabii.

Sezon 1, Bölüm 3[değiştir]

Mümtaz ve Matıilda arasında geçen diyalog[değiştir]

— Beni senden ancak ölüm ayırır.

Çelebi Matilda ve Raşel arasında geçen diyalog[değiştir]

— Boşuna dememişler anasına bak kızını al diye. Anası katil kızı hırsız.

Orhan Bey ve annesi arasında geçen diyalog[değiştir]

— Bu kadar göz önünde olmaya, bu iddiaya, bu şaşaya gerek var mıydı Orhan? Korumaya çalıştığım her şeyi tehlikeye attıpımın farkında mısın?

Raşel ve Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

— Niye getirdin beni buraya?

— Bu apartmanda doğdum ben.[duygusal müzik çalar] Şu ikinci kattaki pencere var ya? Orası benim odamdı. [Matilda iç çeker] Annemi kaybetmem dışında hiçbir kötü anım yoktu bu evde. Ama sonra o sene, senin yaşlarındayım. Varlık vergisi çıktığı zaman. Babam, payımıza düşen vergiyi ödediği hâlde "Hakkınızda ihbar var" dediler.[ağlamaklı] abimle babamı tutuklayıp sorgusuz sualsiz Aşkale'ye gönderdiler. O gece son kez gördüm onları.

— Neden?

— Orada ölümüne çalıştırıldılar çünkü. [burnunu çeker] İstedikleri de oldu. Orada öldüler. O adam beni sonsuza dek ailemden kopardı. Bir gecede kimsesiz, tek başıma kaldım. [burnunu çeker]

Raşel ve Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

— [gerilim tonu çalar] Kim o?

— Sana ne?

— İsmet denen herif bu mu?

— Sana ne?

— Raşel, cevap ver. [tempolu müzik çalar] Raşel, cevap ver! Raşel! Cevap ver! Bir de utanmadan Müslüman numarası mı yapıyorsun?

— Sana ne?

— Görüşmeyeceksin bir daha o herifle!

— Nasıl mâni olacaksın? Üstüme kilit mi vuracaksın?

— Görüşmeyeceksin diyorum o herifle!

— Çekil!

— O Müslüman sevmeyecek seni!

— Nereden biliyorsun?

— Gençsin, sevda sanıyorsun ama sevda değil. Bırakacak seni, Paramparça olacaksın.

— Sen sevmekten ne anlarsın? [müzik durur] Beni seviyor musun? [duygusal müzik çalar] [gök gürültüsü] Cevap versene. Sen kimseyi sevemezsin. Ama İsmet beni seviyor.

— Seni değil, Aysel'i seviyor.

1. Sezon, Bölüm 4[değiştir]

Raşel ve Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

— Neredeydin bu saate kadar? Burası yetimhane değil küçük hanım! Öyle istediğin saatte kaçıp istediğin saatte gelemezsin bu eve.

— Seni ilgilendirmez.

— Bal gibi ilgilendirir

— Hele de mevzubahis o Ismet denen herifse. Gayrimüslim oldugunu söyledin mi?Benim icin daha iyi dedi mi?

— Yeter artık, sus!

— Beni dinleyeceksin.

— Bu ne, bu?

— Rasel o heriften dayak yemek için mi kaçıyorsun bu evden? Aşk diye sana bunu mu vaat etti? Ah sen de ne mutlu askımız var diye mutlu mu oldun?

— [Ağlama sesleri]

— Kimsenin sana bunu yapmasına izin verme. Çünkü bir tokat, asla bir tokat değildir. Yiyenin değil ama atanın kıymetini düşürür. Sen kendi kıymetini bilmeyi öğren, kâfi.

— Bugüne kadar kıymetimi bilen olmadığı içindir belki. Ayrıldık zaten bitti.

Orhan bey ve Adam arasındaki diyalog[değiştir]

— Orhan bey hakikaten sizi kutlarım. Ziyadesiyle fevkalade bir işletme olmuş.

— Eksik olmayın.

— Sizin gibi böyle on seçkin beyfendi bu işe soyunsada, eğlence sektörünü şu gayrimüslimlerin bir elinden kurtarsak diyorum. Geçen gece malumunuz, Kıbrıs'taki olaylar. Rumlar tüm İngiliz binalaına saldırmış.

— İşittim. Fakat Rum vatandaşlarımızın sağduyusuna itimat edebiliriz kanımca.

— Göreceğiz. Yeri gelmişken... Madem böyle bir mekanla eğlence sektöründeki gururumuz oldunuz, sizi kurul kararıyla Yılın Türk Müteşebbisi ödülüne namzet göstermek isteriz.

— Teveccühünüz.

— Lakin sizden, tavsiye babında bir ricam olacak. İşletmenizdeki çalışanların tamamı Türk olsa, daha iyi olmaz mı?

Çelebi ve Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

— Katilliğinin yanına bir de hırsızlık damgası eklemeye karar verdin öyle mi?

— Ne çalmışım?

— Hafiye gibi giriyorsun odama bir de piskin piskin soruyor musun "Ne çaldım?" diye?

— Nedense derdin Fatma'nın hüviyeti degil de başka bir şeymiş gibi hissediyorum. Çelebi.

— Pardon? Senin derdin ne?

— Benim derdim açık. Kız daha 16 yaşında. Senin zulmünden kurtarmaya çalıştım, o kadar.

— Kurtardın yani? Fatma özgür kaldı. İyilik yaptın. Çık dışarı!

Raşel ve Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

— Ne zaman geldin?

— Biraz oldu. Kapının kolunu tamir etmişsin.

— Çiviyle sıkıştırınca oldu. Hiç fotoğrafı var mı... babamın?

— Hepsi yok oldu.

— İlk kim öptü?

— Konuşmasak bunları hiç. Canımı acıtıyor konuşmak. Ne yaptın? İş görüşmesine gittin mi?

— Gittim. Oldu.

— [Hafifçe güler]. Çok sevindim. Hayırlı olsun.

— Sağ ol.

Fıstık İsmet ve Annesi arasında geçen diyalog[değiştir]

— O herifin mi bunlar?

— Ben kendim söyledim, yapsam ne oluverecek oğlum.

— Anne sen Ali Şeker denen pisliği benden habersiz eve mi alıyorsun gerçekten? Ya kurban olduğum, bıkmadın mı yediğin dayaktan? Birde çamaşırlarını mı yıkıyorsun? Ne yapayım, ben bu herifi bulup boğazlayayım mı? Katil mi edeceksin sen beni, ben anlamadım ki.

— Öyle deme oğlum, o senin baban.

— O herif benim babam falan değil. O cibiliyetsiz benim babam falan değil.

— Yapma oğlum. Bak, analık hatırım için yapma. Bak Allah'ın adını verdim, yapma.

— Bana değil ona ver, bana değil ona ver! Al sana çamaşır!

1. Sezon, Bölüm 5[değiştir]

Orhan Bey ve Çelebi arasında geçen diyalog[değiştir]

— Çok zor oluyor böyle efendim. Mesele adam çıkartmak değil. Gece kulübünde çalışacak Türk bulmak çok büyük mesele.

— Çok büyük meseleyi çözmezsek daha da büyür Çelebi. Koskoca İstanbul'dan bulamadın mı? Ankara'dan bul. İzmir'den bul.

— Efendim. Kaç aydır aramadığım yer kalmadı. Ama yok. Meziyetli insan bulmak çok zor. Şimdi Agop'un yerine daha iyi bir ışıkçı buldum, e o da gayrimüslim. Yervan. E, çocuk çok iyi garson burada. Arı gibi çalışıyor, vızır vızır. E, Stelyo İstanbul'un en iyi...

— Vaktimiz yok Çelebi. En az kime ihtiyacımız var? Önce onları yollayacağız.

— Emredersiniz. Tabii. Efendim, haddim olmayarak bir soru sorabilir miyim? Neden gayrimüslimler?

— [Derin nefes alır] Memleket değişiyor Çelebi. Gayrimüslimler de mecburen bu değişimi kabullenecekler.

Selim Songür ve Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

— Bayramınız kutlu olsun.

— Bana mı?

— Evet.

— Ben sana bir şey alamadım.

— Yok, rica ederim. İçimden geldi.

— Yani, insanın ailesi olmayınca böyle âdetleri unutuyor. Senelerdir görüşmüyoruz. Mühendis olmamışım. "Hem zaten gerçek bir sanatkâr olsan radyoya çıkarsın" diyor. [Selim hafifçe güler] Aman. Neyse. Sen mi işledin?

— Evet.

— Beni o kadar mesut ettin ki! Dikkat et, sana fena bağlanıyorum.

Orhan Bey ve Selim Songür arasında geçen diyalog[değiştir]

— Orhan Bey. Yeni bir mekân mı açıyorsunuz? Vizyoner bir teklifim olacak demiştiniz gündüz.

— Dünyanın en büyük mekânını açmayı teklif ediyorum sana. Bütün ülkeyi içine alacak mekân.

— Bu akşam içkiyi biraz fazla kaçırdınız sanırım, hı? [Selim güler]

— Radyodan canlı yayın teklifi aldık.

— Şov ne olacak?

— İnsanlar senin sesini dinledikten sonra...

— Ben sadece sesten ibaret olsaydım zaten Selim Songür olmazdım Orhan Bey. Ha, lakin televizyon olduğunda konuşuruz.

Çelebi ile Matilda Aseo arasında geçen diyalog[değiştir]

— Buyur Aziz Efendi.

— Çelebi.[enstrümantal hafif müzik çalar.] Odadan çiçekler alınmayacak, demişsin.

— Dedim. O odadaki her şeyden ben mesulüm çünkü.

— Selim'e çok güveniyorsun, değil mi? Yapma. [müziğin temposu artar.] Ayağını denk al Matilda. Sen ve şürekân haddinizi bilin.

— Öyle mi?

— Öyle.

Çelebi ile Selim Songür arasındaki diyalog[değiştir]

— Ne oluyor yahu?

— Nerede Agop? Çağır gelsin.

— Yok Agop.

— Nasıl yok?

— Yok, gitti.

— Kim yapıyor bu hatayı o zaman?

Hacı: Ben. [gerilim tonları çalar.]

— Latife ediyorsunuz, değil mi? Hı? Benim, Selim Songür gibi bir sanatçının ışığını üç günlük sabiye mi veriyorsunuz? Bu nasıl bir sorumsuzluk, nasıl bir aymazlıktır? Sen mi veriyorsun bunların kararını?

— Ben karar veriyorum, ne oldu?

— Söyle, pılısını pırtısını toplasın gitsin. İş bilme birisine sahnemde de ihtiyacım yok kulisimde de.

— O işler burada öyle sizin söylediğiniz gibi olmuyor Selim Bey.

Sezon 1, Bölüm 6[değiştir]

Çelebi ile gazeteci arasındaki tartışma[değiştir]

— Gazeteciyim bir sualim var.

— Çık dışarı! Kim aldı bunu içeri?

— Selim Songür ile görüşücektim.

— Yav, çık dışarı kardeşim.

— Babasıyla alakalı...

— Çık! (gazeteciye yumruk atar.) Çık ulan! Çıkarın şunu.

Selim Songür ile Çelebi arasındaki diyalog[değiştir]

— Bir saniye. Bir saniye. Ne yaptığını zannediyorsun sen? Eşkıya mı kesildin başımıza bizim? Ne cürmü vardı adamın?

— Gelin biz odaya geçelim Selim Bey.

— Sen burada dışarıya karşı beni temsil ediyorsun. Selim Songür'sün. Yarın gazeteler "Çelebi adam dövdü!" yazmayacak. "Selim Songür gazeteciyi dövdürdü!" yazacak. Eğer bunun sorumluluğunu taşıyamayacaksan söyle, sana layık bir vazife verilir.

— [Matilda] Gelin.

— [Çelebi] (Nefes verir) Ne bakıyorsunuz be!

ve Mordo arasında geçen diyalog[değiştir]

— Mordo! Bu benimi daha önce fark etmiş miydin? Yeni çıkmış galiba anlamadım.

— Orada benin mi vardı? Hiç dikkat etmemişim.

Raşel ve İsmet arasında geçen diyalog[değiştir]

— En büyük hayalim ne biliyor musun? Atlayacaksın böyle bir gemiye, 90 yılda devri alem. Nereye giderse oraya. Nefesim yettiği kadar gezerim vallahi. Ölünce de atarlar oracıkta denize, taşa maşa da gerek yok, geçmiş olsun.

— Hoşça kal İsmet... O gemiye bin sen.

— Ne diyorsun Aysel? Ne demek bu şimdi?

— "Bir şey söyleyeceğim sen şu Mordo'yla evlensene iyi çocuk halim selim." hatırlıyor musun?

— Ben dayandım senin kapına hatırlıyor musun Aysel?

— Üzdün... ama İsmet gözümü de açtın.

Sezon 1, Bölüm 7[değiştir]

Çelebi ve Bahtiyar arasında geçen diyalog[değiştir]

- Bahtiyar.

- Efendim abi?

- Kızı rahat bırak.

- Hangi kızı abi?

- [hafifçe güler] Burayla ticaret yapıyorsun, kızı rahat bırak.

- Abi, seviyorum. Her gece kapısındayım. Dün de takip ettim. Bu çalgıcılarla bir yerlere gitti. Dedim “Aha, katil olacağım.” Sonra caddede iki tur atıp döndüler buraya.

- Buraya mı?

- He.

- Neyse, dediğim gibi. Burayla ticaret yapıyorsun. Dikkat et.

Selim ve Orhan arasında geçen diyalog[değiştir]

- Elbiseyi derhal odama gönderiyorsunuz.

- Dün seninle anlaştık sanıyordum. Benden habersiz böyle bir şey yapacağın aklımın ucundan geçmezdi. - Dün sana hiçbir cevap vermedim.

- Senden bir şey istirham ediyorum. Lütfen bu gece bunu giyme. - Giyeceğim.

- Selim, bu gece benim için mühim.

- Benim için değil mi sanıyorsun? Benim içim burada sahne aldığım her gece mühim.

- Sen bunu kendin için mi giyiyorsun, onlar için mi giyiyorsun? Kime neyi kanıtlamaya çalışıyorsun sen Selim?

- Sakın. Yapma bunu, kendin kaybedersin.

- Bu gece kendine giyecek normal bir şey bul. İkimiz de kazanalım. Tamam mı?

- Bence sen bu gece misafirlerini eğlendirecek yeni bir sanatçı bul. Zira çıkmıyorum.

Selim ve Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

- Ne oldu bu akşam?

- Beni yalnız bırak.

- Bırakmayacağım. Konuş, rahatla. Bir şeyler söyle.

- Git.

-Yatana kadar buradayım.

- Senin yüzünden. Size bir zarar gelmesin diye. Geçmişin gün yüzüne çıkmasın diye giymedim o kıyafeti. Söyledim işte. Rahatladın mı şimdi? Ailem için vazgeçtim. İkinci kez. Ailem için vazgeçmekten vazgeçtim sanıyordum. Babam öldükten sonra bütün mecburiyetlerimden vazgeçtim sanıyordum. Sen ve Raşel ailem olmuşsunuz.

- Ne diyorsun, anlamıyorum ki.

Çelebi ve Selim arasında geçen diyalog[değiştir]

- Cesaretinize hayranım.

- [hafifçe güler]

- Samimi söylüyorum. Sadece merak ettiğim bir şey var. Bu kostümü sahnede giymeye başladığınız zaman insanlar daha önce sormadıkları bazı sorular sormaya başlayacaklar. Buna hazır mısınız?

- [iç çeker] Ne manada?

- [nefes alır] Şimdi… Siz bu ülkenin en ünlü sanatçısısınız. Gençsiniz, bekarsınız ancak yaşça büyük bir kadın ve onun hamile kızıyla aynı evde yaşıyorsunuz. Gazeteciler size,ıı… başka bir gözle baksalar, merak etseler, sorsalar… Matilda kim? Yahudi. Kızının babasını öldürmüş. Öldürülen adam? Müslüman. Raşel kim? Kimden bu çocuk? Müslümandan. Gazeteciler ne yazacak? Ne diyeceğiz? Ne diyeceksiniz?

Mevhibe ve Orhan arasında geçen diyalog[değiştir]

- [Yunanca dua eder] [kapı açılır]

- Anne, benim çıkmam lazım. Yarına büyük hazırlık var. Yılın Türk İş Adamı ödülünü vereceklerdi ya bana hani? Sen de oradaydın namzet gösterilirken, “Gurur duyuyorum seninle Orhan” demiştin. Anne, hadi. Hadi anne. İç şunu. Hadi anne.

- [Yunanca] İçmem. Uykumu getiriyor.

- Anne. Seni hiçbir yere bırakamıyorum. Lütfen. İç, dinlenirsin.

- [Yunanca] Olmaz. Baban gelip bizi eve götürecek. - Anne, evimizdeyiz. Lütfen iç şunu.

- Evimizde değiliz. Burası bizim evimiz değil. Bu benim Meryem Ana’m değil. Onun için dualarım kabul olmuyor. - Anne, hadi iç.

- [Yunanca] Hayır. Hayır.

- [bağırarak] Anne! [Mevhibe ağlar]

- İç şunu. İç şunu. Özür dilerim. Dinlen anne sen.

1.Sezon, Bölüm 8[değiştir]

İsmet ve Rasel arasında geçen diyalog[değiştir]

-[kapı açılır]

-Evet taşan sütten geriye kalan

-Dedim sana boşver diye

-Afiyet olsun.

-İyi geldi

-Gelir

-İlk fotoğrafın mı? -Hıhı

-Benimki 12 yaşında. Yetimhanede bir törendeydik. Toplu bir fotoğraf.

-Bana olmasa da olur. Çok lüzumu yok.

-Düşünsene biri senin var olma sebebini öldürüyor. Sonra terk edip gidiyor. Kötü tohumsun ya

Kürşat Bey ve Orhan Bey arasında geçen diyalog[değiştir]

-Ezcümle Orhan Bey, yatırım için en müsait devir. Milletimiz sizin gibi müstesna Türk müteşebbislerinden daha çok istifade etmeli.

-Buranın üstene bir taş da ben koymak isterim tabii ki

-Fevkalade. Cadde-i Kebir’de yatırım için pek çok bina var. Gayrimüslimlerden elinden çıkarmak isteyen birçok kişi olduğunu düşünüyorum ben. Siz yalnızca binayı seçin.

-İyi fırsat her vakit değerlendirilir fakat ne maksatla çıkacaklar?

-Bilhassa Rumlar bu ülkede mutlu değiller.

-Ben farkında değildim

-Onlar da değiller.

Selim ve Matilda arasında geçen diyalog[değiştir]

-Nasıllar. Aksam beraber sahne alacağız.Yılın Türk iş adamına Anadolu'nun bağrından bir kutlama.[Güler].Ama haketti. Biz gönlümüzce kutlayamamıştık iyi oldu.

-Biraz erken degil mi?

-Sen kızgın mısın hala bana ?Vallahi ben anlamadım nasıl duyduğunu.Biz ikimiz konuşuyorduk. Anladım kızgınsın tamam.Tamam, ben halledeceğim Raşel'i.

-Lüzum yok

-Aa! Koskoca Selim Songür ayağına gidecek, hayır diyecek değil herhalde!Hem ne demek lüzum yok? Ben sizin için neleri göze aldım!O da annesinin yüzüne bakıversin bi zahmet.Çok mu?

Matilda ve İsmet arasında geçen diyalog[değiştir]

-Evlenecekmişsiniz ya

-Ha, evet. Ben yanındadır diye ummuştum. O yüzden…Siz zahmet etmeseydiniz ben gelip alırdım.

-Bir de doktor randevusu var yarın. Çok mühim. Kaçırmasın. Sen de elini çabuk tut biraz. Çocuk doğdu doğacak

Kürşat Bey ve Celebi arasında geçen diyalog[değiştir]

-Kürşat Bey? Iı…Haberim yoktu. Orhan Bey odasında değil mi? Ben hemen bir sorduruyorum. Bir dakika…

-Lüzumu yok. Ben bilhassa size geldim. Buyurun lütfen. Siz geçmişten beri Orhan Bey’in yanındasınız sanırım.

-Öyle, öyle. Bu zamana kadar birkaç mekân açtık. Çeşitli sebeplerden, mecburiyetten kapandı. Sonrası ise malum.

-Fakat netice önemli.

-Tabii.

-Orhan Bey, yılın Türk iş adamı sonuçta. Siz de bunun en büyük mimarlarındansınız.

-Estağfurullah

-Orhan Bey’le daha büyük planlarımız olacak ileride. Fakat kendisini çok dalgın görüyorum şu ara. Bu sebepten sizinle daha çok teşvik-i mesai yapacağız. Öyle görünüyor.

-Ne içersiniz? Ne ikram edelim? Şimdi viski diyeceğim ama saat daha çok erken. Ama isterseniz hususi bir şeyler..

-Türk kahvesi

-Tabii efendim. Nasıl olsun?

-Sade.

-Hayhay.

1.Sezon, Bölüm 9[değiştir]

Raşel ve İsmet arasında geçen diyalog[değiştir]

- Bak görüyor musun şunu? Nereye koysam orada duruyor. Bak buraya koyuyorum burada duruyor, burya koyuyroum burada, buraya koyuyroum burada, buraya koyuyorum (Küllük düşer). İşte böyle doğru yere koyamayaınca her yere dağılır tarumar olur. Eğrisi ne ? Doğrusu nere? Hiç bir zaman bilemezsin.

1.Sezon, Bölüm 10[değiştir]

Tasula ve Hacı arasında geçen diyalog[değiştir]

- Abin? - Benim abim... Köyde kaldı, adı Bahtiyar tanısan çok iyidir.

Orhan Bey ve Kürşat arasında geçen diyalog[değiştir]

- Sen ne istiyorsun Kürşat? Söyle. Açık ol. - Senin olan benim olsun isterdim ama pek ehemmiyeti kalmadı bunun. Zira sen benimmişsin Niko. - İspat edemezsin. - Kanıt orada yatıyor. - Tamam yapma. Bırak gidelim. - Senin bu memlekette tek hakkın bana köle olmak Niko.

Özetler[değiştir]

Sezon 1, Bölüm 1 özeti[değiştir]

Matilda ülkede af çıkması üzerine hapishaneden tahliye olur. Hapisten çıkar çıkmaz Mösyö David’in yanına gider. Ondan Israil’e dönmek için gerekli evrak ve izinlerin ayarlanmasını ister. Mösyö David bu ricayı kabul eder lakin Matilda’nin hapishaneye girerken bırakmak zorunda kaldığı Raşel adındaki kızını görmesi için ısrarcı olur ve ona Raşel’in fotoğrafını verir. Matilda buna hazır olmadığını söyleyerek oradan ayrılır. Raşel gönlünü Fıstık İsmet lakaplı İsmet Şeker’e kaptırır. Raşel kendini Ismet’e Aysel adıyla tanıtır. Lakin İsmet’in Tasula adında flörtleştiği bir kız daha vardır. Tasula aynı zamanda Raşel’inde arkadaşıdır. Tasula, Kulüp isimli bir gece kulübünde çalışmaktadır. Gece kulübünün müdürü olan Celebi, Tasula’nin hüviyetini elinden almıştır. Raşel bunu öğrenince, Tasula’nin hüviyetini almak için gizlice Tasula ile beraber Kulüp’e girmiştir. Raşel, Çelebi’ye yakalanmıştır. Mösyö David’in araya girmesiyle Çelebi şikâyetinden vazgeçer. Lakin, Matilda karakola gelir ve Çelebi onu gördüğü vakit kararından geri döner. Matilda bu olaya cok şaşırır ve Kulüp’e gidip Çelebi’yi görür. Ona şikâyetinden vazgeçmesi için yalvarır. Ama Celebi Matilda’nin, Kulüp’te çalışması şartıyla bunu kabul edeceğini söyler. Matilda, bunu kabul eder ve Raşel serbest bırakılır.

Sezon 1, Bölüm 2 özeti[değiştir]

Matilda'nın kızı Raşel ile görüşüp bağ kurma uğraşları, girişimleri işe yaramaz. Selim Songür ise ilgiyle beklenilen gösterinin açılış gecesinden önce görmeyi beklemediği annesiyle karşı karşıya kalması sonucu morali oldukça bozulur bunun sonucunda Selim Matilda'nın yardımıyla gösteriye çıkmadan oradan kaçar. Diğer bir yanda da Raşel ile İsmet arasındaki yakınlaşma hızlı bir şekilde artmaktadır.

Sezon 1, Bölüm 3 özeti[değiştir]

Matilda, Raşel'e geçmişinden bir kısmı anlatır. Abisini ve babasını bir daha görmemek üzere kaybettiği olayı, yaşadığı bir aile trajedisini anlatır ama bunu yaparken de ondan önemli bir gerçeği gizler. Matilda'nın kızı Raşel'in İsmet'le arasında yaşanan bu ilişki ve aşk yaşantısı Matilda'yı yaşadığı kızgınlıktan dolayı artık deli olma derecesine getirmektedir.

Sezon 1, Bölüm 4 özeti[değiştir]

Raşel babasına dair gerçeği öğrenmek için Matilda'yı sıkıştırır. Mordo, İsmet'le yüzleşir. Çelebi'nin geçmişini araştıran Matilda onunla olan bağlantısını ortaya çıkarır.

Sezon 1, Bölüm 5 özeti[değiştir]

Çelebi ve Orhan gayrimüslim işçilerin yerine Türk işçileri almak için bir arayış içindedirler. Bir yandan Raşel hamiledir ve Mordo ile evlenmeye karar vermiştir. Selim ise düğünlerine sürpriz bir ziyarette bulunup şarkı söyler. Bir yandan da Selim’in ailesiyle alakalı sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Diğer yandan gayrimüslimlerin yavaş yavaş işten çıkartılmasıyla birlikte Çelebi ve Matilda arasındaki gerginlik daha da artmıştır.

Sezon 1, Bölüm 6 özeti[değiştir]

Selim sahneye çıkmadan hemen önce trajik bir haber alır. Orhan, Matilda'ya yaptıkları konusunda Çelebi ile yüzleşir.

Sezon 1, Bölüm 7 özeti[değiştir]

Gayrimüslümlere karşı yapılan kışkırtmalar giderek artmaya başlamıştır. Orhan Bey bir yandan yılın iş adamı seçilmesinin getirdiği stres bir yandan annesinin hastalığı onun üzerinde büyük bir baskı yaratmıştır ve giderek artmaktadır. Bu sebeple Selim’in Paris’ten getirdiği özel kıyafet aralarında bir krize sebep olmuştur. Bunun yanı sıra uzun süredir Raşel’i arayan İsmet sonunda onu bulmuştur.

Sezon 1, Bölüm 8 özeti[değiştir]

Hamile olan Raşel, İsmet’in yanına kaçar. Selim alkollü bir şekilde Kulüp’e gelir ve orkestrasını dağıtır. Kürşat Bey ile Matilda karşılaşır. Matilda onu görünce kendinden geçer. Çünkü Kürşat Bey, Matilda’nin babasının mallarına el koyan kişidir ve düştüğü bu kötü durumun baş sorumlularından biridir. İsmet, düğün hazırlıklarına başlar. Kürşat ise Çelebi’den, Orhan Bey hakkında bilgi almak ister. Orhan Bey için karanlık planları vardır. Çelebi artık Matilda’ya karşı beslediği gizli aşkı , Matilda’ya anlatır. Matilda’nın abisi birden ortaya çıkar.

Sezon 1, Bölüm 9 özeti[değiştir]

Matilda Amerika’dan onu ziyarete gelen abisiyle görüşür. Onun Amerika’ya taşınma teklifini reddeder. Evlenmek isteyen Raşel ve İsmet Matilda’nın rızasına ihtiyaç duyarlar. Kimliği açığa çıktıktan sonra Matilda’ya olan tavrını değiştiren Çelebi senedi yırtar. Annesinin rızasını alan Raşel evlilik hazırlıklarına başlar.

Sezon 1, Bölüm 10 özeti[değiştir]

6-7 Eylül olayları başlar, gebe olan Raşel oluşan hengâmenin içerisinde kalır. Kürşat, Orhan’ın bodrumda gizlediği annesini bulur. Orhan asıl kimliğini gizlemesinde kendisine mani olan annesini öldürür. Matilda hengâmede Raşel’i bulur ve onu kulübe doğru götürür. Kapıda kalan Matilda ve Raşel’i Çelebi kurtarır. Raşel o gece çocuğunu dünyaya getirir.