Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde

Vikisöz sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
  • — Senden ne haber Jack? Son duyduğuma göre… …Gençlik Pınarı’nı bulmaya heveslenmişsin. Şansın yaver gitti mi?
    — Koşullar beni sağduyu ve kahramanlık hakkında tekrar düşünmeye mecbur bıraktı.
    — Yani vazgeçtin.
    — Hayır, vazgeçmedim. Her zamanki gibiyim. Sen kendine bak. O pınardan su içeceğim Gibbs. Sana sözüm olsun.
  • — Benim kim olduğumu biliyor musun?
    — Yüzünüze aşina gibiyim. Sizi daha önce tehdit ettim mi?
  • Yanlışlıkla bir kralı kızdırmış olabilirim.
  • — Asılacak bir adama zorla kendi ipinin ilmeğini attırmak çok adice.
    — Ne ekersen onu biçersin.
  • Bir isyan ihbarı yapmak istiyorum Kaptan.
  • Ara sıra birilerini öldürmezsem benim kim olduğumu unuturlar.
  • Kaderle savaşmak aptallıktır!
  • Cesaretinizi toplayın ya da korkularınızla yüzleşmek için hazırlanın.
  • Bir şey istediğin zaman çok çekici olabiliyorsun Jack. Asıl hile ne istediğini anlamak.
  • — Yalan söylediğimi söylediklerim aslında yalan değillerdi.
    — Doğruyu söylediğini yalan söyledin.
    — Evet.
  • Hani insanlar yüksek bir yerde durduğunda atlama hissine kapılırlar ya. İşte bende öyle bir his yok.
  • Her şey ölür, hatta sen bile. Ölümün yaklaşmış diye duydum.
  • Birçok suçun var ama şu sayacaklarım tutuklanmana yeter: Korsanlık, ihanet, cinayet, en insafsız yöntemlerle işkence etmek ve bunlara bir adamın kıllı, çarpık sağ bacağını gaddarca çalmak da dahil.
  • — Aptalın tekisin. Sadece inancın verebileceği bir şeyi burada arıyorsun.
    — İnanç mı? İnanç görebilecek kadar aydınlık ama kör edecek kadar karanlıktır.
  • — İtiraf et Jack, hâlâ bana aşıksın. Bir kız kardeşin ve bir de köpeğin olsaydı… …ben köpeği seçerdim.
    — Bir hazine var, mücevherler dolu bir hazine! O hazineyle denizlerde hükümdarlık kurabilirsin.
    — Uyduruyorsun.
    — Bekle. Hamileyim. Senin çocuğuna.
    — Öyle bir şey yaptığımız hatırlamıyorum.
    — Sarhoştun!
    — Aslında ben hiç o kadar sarhoş olmam.
    — Bekle. Sana bir şey söylemek istiyorum. İlk tanıştığımız andan beri söylemek istediğim bir şey.
    — Söyle bakalım.
    — Seni seviyorum.
    — Ben de seni seviyorum. Hep sevdim. Hep de seveceğim. Gitmeliyim.
    — Jack! Bu iş burada bitmedi! Jack!
    — Iskaladın.
    — Sparrow! Seni piç kurusu! Seni bir gün elime geçireceğim!