Heinz Guderian

Vikisöz, özgür söz dizini
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Heinz Guderian
Bundesarchiv Bild 101I-139-1112-17, Heinz Guderian.jpg
(1941)
Doğum tarihi 17 Haziran 1888
Doğum yeri Kulm, Prusya Krallığı, Alman İmparatorluğu
Ölüm tarihi 14 Mayıs 1954
Ölüm yeri Schwangau, Bavyera, Batı Almanya
Wikipedia-logo-v2.svg Vikipedi maddesi
Notification-icon-Wikidata-logo.svg Vikiveri öğesi

Heinz Guderian, ünlü Alman generallerinden, II. Dünya Savaşı'nda Alman savaş doktrini olan "Blitzkrieg"in (yıldırım savaşı) kurucusudur.

Sözleri[değiştir]

  • Almanya, zırhlı tümenleriyle övünmektedir ve ben de sizlerin komutanı olmaktan büyük mutluluk duymaktayım. Kaybettiğimiz arkadaşlarımızın, canlarını ve kanlarını feda etmelerinin boşuna olmadığının bilinci içinde, onur ve saygı ile anıyoruz. Şimdi, yeni büyük işler için silahlanacağız. Almanya ve önderimiz Adolf Hitler için! [1]
  • Bana ancak Hitler inanıyor.
(Fransa Seferi öncesi general Busch ile tartışmalarından sonra söyledikleri, 14 Şubat 1940.)[2]
  • Birine yumruklarınızla vuruyorsunuz, parmaklarınızla değil.
  • Dünyanın en kuvvetli iradesi de sizde olsa, doğanın unsurlarına karşı bir şey yapamıyorsunuz.
  • Hitler'i ilk kez şubat başlarında Berlin Otomobil Sergisi'nin açılışında gördüm ve dinledim. Bir şansölyenin bizzat bir sergiyi açması sıradan bir olay değildi. Üstelik onun söyledikleri de böyle durumlarda bakanların ve şansölyenin alışılmış söylevlerinden farklıydı. Otomobillerden alınmakta olan vergilerin kaldırıldığını ilan ediyor ve yapılacak yeni ulusal yollardan ve kitle halinde yapılacak ucuz bir Halk Arabası olan Volkswagen otomobillerinden söz ediyordu.[3]
  • Tanklar gerçekten can koruyan bir silâhtır.
(Polonya Seferi'nde Hitler'e söyledikleri, 5 Eylül 1939.)[4]
Tanklar gerçekten can koruyan bir silâhtır.
  • Tankların gerçek önemi, Versay Antlaşması'nın Almanya'nın, savaşta kullanılacak zırhlı araçlar, tanklar ve benzeri teçhizat edinmesi ya da yapmasını yasaklaması ve aksi takdirde cezalandırılacağını belirtmesinden açıkça anlaşılıyordu.[5]
  • O günden beri birçok general ile görüştüm. Bunların hepsi, daha çok yakınlarda Polonya Seferi'nde ehliyetlerini ispatladıklarını ve Almanya için hayatlarını tehlikeye koyduklarını ve bu seferi, üç haftayı pek az aşan kısa bir süre içinde sonuçlandırdıklarını, buna rağmen hükümetin ileri gelen önemli kişilerinin arasında kendileri hakkında böylesine apaçık güvensizliğinin bulunmasından duydukları hayret ve tepkiyi dile getirdiler. Önümüzde bulunan, Batılı devletlerle ciddi bir savaş tehlikesi çerçevesinde en yüksek kademedeki önderler arasındaki böylesine önemli bir anlaşmazlığın ortadan kaldırılmasının zorunlu bulunduğuna inandıklarını belirttiler. Genç generaller arasında bulunan benim bu meseleyi sizin önünüze getiren kişi kişi oluşuma belki hayret etmiş olabilirsiniz. Üstlerimden birçoğundan bu görevi üzerlerine almalarını istirham ettim, ancak hiçbiri buna istekli görünmedi. Bu nedenle ileride, sizin Kara Ordusu generallerine 'Kendilerine güvenimin olmadığını söyledim ve onlar da bunu kabul ettiler, hiçbiri itiraz etmedi,' demenizi arzu etmiyoruz. Bugün, bu nedenle ve hem haksız hem de hakaret dolu saydığım sözleri protesto ettiğimizi arz etmek üzere huzurunuzda bulunuyorum. Şayet güvenmediğinizi sandığınız bazı münferit generaller varsa bu takdirde onları görevden uzaklaştırmanız gerekir. Önümüzdeki savaş uzun bir savaş olacaktır. Askerî önderliğimiz içinde böyle bir gedik bulunmasını hoş göremeyiz. Bu nedenle 1916'da I. Dünya Savaşı'nda Hindenburg ve Ludendorf'un yüksek komuta makamına getirilmelerinden önceki bunalıma kıyaslanabilecek kritik bir durumdan evvel, karşılıklı güvenin sağlanması gereklidir. O zaman çözüm bulunmasında çok geç kalınmıştı. En yukarı kademedeki önderlerimiz bir kez daha zorunlu tedbirlerin alınmasında çok geç kalınması durumuna düşmemelidirler.
(Bir konferansta, Goebbels ve Göring'in "Parti, Kara Kuvvetlerine güven besleyememektedir." demesinden sonra Hitler'e söyledikleri.)[6]

Kaynakça[değiştir]

  1. a.g.e., s. 149
  2. Heinz Guderian, Bir Askerin Anıları, s. 118.
  3. a.g.e., s. 40-41
  4. a.g.e., s. 98.
  5. a.g.e., s. 119.
  6. a.g.e., s. 111-112.
Kaynak notu: Sözlerin çoğu Heinz Guderian'ın yazdığı Bir Askerin Anıları (Erinnerungen eines Soldaten) kitabından alıntı yapılarak yazılmıştır. Kitabın çevirmeni İhsan Gürkan olup, Kastaş Yayınevi tarafınca 2017'de neşredilen Türkçe çeviri metnine aittir.