İçeriğe atla

Haruki Murakami

Vikisöz, özgür söz dizini
Haruki Murakami
Japon yazar.
Doğum tarihi 12 Ocak 1949
Doğum yeri Kyoto, Japonya
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi

Haruki Murakami (Japonca: 村上春樹)(d. 12 Ocak 1949, Kyoto); Japon romancı, kısa öykü yazarı, çevirmen ve gazetecidir.

Sözleri[değiştir]

  • Derin nehirler sessiz akar.  
  • Koşuyorum, öyleyse varım!  
  • Çok insan düşünmeyi sevmiyor.    
  • Her insanın tek bir yaşamı vardır.
  • Varsayımlar, zihnin savaş alanıdır.
  • Kendine acımak, budalaların işidir.
  • Herkes yürekten verdiğinin karşılığını alır.  
  • Her zaman sadece tek bir gerçeklik vardır.
  • Kötü şeyler bir başladı mı, üst üste geliyor.  
  • İnsanların hepsi adil bir şekilde yaşlanırlar.  
  • Dünyanın sonu insanın yüreğinin içinde gelir.  
  • Bazen değişen insanlar değil, düşen maskedir.  
  • Senin söylemek istediğin sanırım yürekle ilgili.  
  • Görünüş sizi aldatmasın. Gerçek daima tektir.   
  • Sıradan görünen kişiler, en tehlikeli olanlarıdır.  
  • Acı kaçınılmazdır, vicdan ağrısı ise bir seçimdir.  
  • Karanlık çok farklı korkuları tetikleyen bir unsur.  
  • Lütfen unutmayın: işler göründüğü gibi değildir.   
  • Dünya ilginç çünkü işler istediğiniz gibi olmuyor.  
  • Sanki dünya sessizce benden uzaklaşıp gidiyordu.
  • Derin bir inanç ile hoşgörüsüzlük hep atbaşı gider.
  • İnsanın dönüp gidebileceği bir yere ihtiyacı oluyor.  
  • Sonuçta zeka, ameliyatla artırılabilen bir şey değildi.
  • Gökyüzünde kayıp giden bulutlar gibi, yalnız ve özgür.
  • Ölüm hayatın öteki yüzü değildir. Onun bir parçasıdır.
  • Bir seyi ANLAMAKLA bir şeyi GORMEK farklı şeylerdi.  
  • Yorgunluğun yüreğinin içerisine girmesine izin verme.
  • Hatıralar hem içini ısıtır, hem de seni parçalara ayırır.
  • Beklentiler, hayal kırıklıklarını beraberinde getirebilir.  
  • Yalnızdım. Tek başına değildim, ama müthiş yalnızdım.
  • Yorgunluğun yüreğinin içerisine girmesine izin verme.  
  • Ben içinde tek bir kitap bile olmayan kütüphane gibiyim.
  • Ne kadar uzağa gidersen git, kendinden asla kaçamazsın.
  • Sormak şu an çok yazık, sormamak yaşam boyu bir utanç.
  • İnsanın kendinden başka dönebileceği bir yer var mıdır ki?
  • Parmağının ucundan akan kan yüzünden ölen kimse olmaz.
  • Birini görmeyi çok istersen, o kişiyi mutlaka yine görürsün.   
  • İçimde artık çatışma yoktu. Yalnızca ağır bir sessizlik vardı.  
  • Ne kadar derin olsa da her uçurumun üzerinden atlanabilir.
  • Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır.   
  • Senin için yapabileceğim, kusura bakma ama, hiçbir şey yok.
  • Bizi normal yapan şey normal olmadığımızı biliyor oluşumuz.  
  • Bir şeyi gerçekten bilmek istiyorsan, bunun bedelini ödersin.    
  • İnsanlar aslında özgürlüklerinin kısıtlanmasından hoşlanırlar.   
  • Ben hep karanlıkta kalan adamım, gün ışığına alışkın değilim.
  • Ama geri dönüş yoktu. O dünyaya hoşçakal demiştim bir kere.
  • Mutsuz bir yaşamı genel olarak kutlu kılmak mümkün müdür?  
  • Müzikle uğraşmak, gökyüzünde uçmaktan sonra en keyifli şey.  
  • Sen beni hatırladıktan sonra, herkes unutmuş umrumda değil.  
  • Birilerine hayır demek konusunda beceriksiz olmuşumdur hep.
  • Birilerini sevemeyen bir insan kendisini de doğru dürüst sevmez.
  • Aradığın ne olursa olsun senin beklediğin surette gelmeyecektir.   
  • İnsanın yüreğinde açılan yaraların kapanması mümkün olmuyor.   
  • Yüreğini yitirmiş insanlar hareket eden hayallerden farksızdırlar.  
  • İki kişi aynı yatakta yatar, ama gözlerini kapattığında yalnızsındır.
  • Dışarıda, insanların çoğu, kaçıklığının bilincinde olmadan yaşıyor.
  • Biz ne dersek diyelim, insanlar inanmak istediklerine inanacaklardı.  
  • Sessizlik kulaklarla duyulabilen bir şey. Bunu da yeni öğreniyordum.
  • Dünya her şey kendi istediğin gibi gitmediği için eğlenceli bir yerdir.
  • Bir şey yapmaya değerse, o şey coşkuyla yapıldığı ölçüde değerlidir.  
  • Bir kez büyük bir yara alınca, küçük yaralar önemsiz hale geliveriyor.
  • Bu dünyada bazı şeyleri bilmemenin daha iyi olduğu durumlar vardır.    
  • Hata kabul etmeye cesaretin olduğu sürece, işler tersine çevrilebilir.  
  • İnsan ne denli uzağa giderse gitsin, yine de kaçamayacağı şeyler var.   
  • Düşünmeyi başaramayan insanlar başkalarının konuşmasını dinlemezdi.
  • Cömert sabah güneşi dünyanın her köşesini karşılık beklemeden yıkıyor.   
  • Bu dünyada sınırsız bir tutku duyduğum şeyler sadece kitaplar ve müzik.   
  • Düşünmeyi başaramayan insanlar başkalarının konuşmasını dinlemezdi.   
  • Varsayımın haklılığını kanıtlaması gereken, varsayımı ortaya atan kişidir.
  • Yeni insanlarla karşılaşmaktan ve yeni duygular yaşamaktan korkuyorum.  
  • Endişelenme. İnsan yeni bir araba alabilir ama şansı parayla satın alamaz.
  • Hayal dediğin kuş gibi özgür, deniz gibi geniştir. Kimse buna engel olamaz.  
  • Nihayet gece sona erip sabah oluyor. Bir sonraki karanlığa kadar zaman var.
  • Aradığım tek şey, bilinmedik bir kentte kurşun gibi ağır bir uykuya dalmaktı.
  • O zamanlar bilmiyordum. Birini tekrar düzelemeyecek kadar kırabileceğimi.
  • İnsanın kendini bağlı hissedebileceği bir yerlere ihtiyacı vardır. Az ya da çok.  
  • Tam şuramda bas bir tını duyuyorum.Beni kemiklerime kadar titreten bir tını.
  • Dünyada ancak bir kadın bedeni üzerinden anlatılabilecek türde şeyler vardır.
  • Bir başkası tarafından bu denli sevilmek, insana kendine nasıl hissettirir acaba?
  • Herkes konuşmanın tam ortasında kafasına estiği gibi telefonu kapatıveriyordu.
  • İnsan sadece varolarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu.
  • Her şeyin yolunda gideceğine inanırsan, dünyada korkacağın hiçbir şey kalmaz.   
  • Nasıl para kazanacağının yollarını düşünüp durduğunda bir parçan kayıp oluyor.  
  • Yürekten sevdiğin bir kişi varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir.  
  • Uykunun tutmadığı geceler üst üste gelince insanın aklına gereksiz şeyler üşüşür.  
  • Gerçekten çoğu insanın ellerine özgürlük geçecek olsa, ne yapacaklarını şaşırırlar.
  • Herkesin okuduğu kitapları okursan, sadece herkesin düşündüğünü düşünürsün.
  • Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışıvardır. Ona karşı koyamazsın.  
  • İster erkek olsun ister kadın,hatta bir köpek. Hoşuma gidenlerin sayısı çok değildir.   
  • Ağlamak istedim ama insan ağlamak isteyince tek bir damla gözyaşı bile dökülmez.
  • Kötü günlerin iyi tarafları da vardır. İnsanları tanırsın, özellikle yanında sandıklarını.
  • Bir anlam veremediğim şeyleri, birilerine yıkınca kendimi daha rahat hissediyorum.
  • Bu dünyada ümit edilecek hiçbir şeyin olmaması ıssızlığı kadar acımasız bir şey yok.  
  • O yaralardan kaçınamayacağım bir gün gelse bile, geri dönebileceğim bir yer lazım.  
  • Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır, ona karşı koyamazsınız.  
  • İnsan denen şey, anılarını yakıt olarak kullanıp yaşamını sürdürüyor olamaz mı acaba?   
  • Sen henüz tam oturmamış bir insansın. Tereddütlerin, pişmanlıkların, zayıflıkların var.   
  • Dünya yoğunlaştırılmış olasılıklara bağlı olarak ortaya çıkarılmış bir yuvarlak masadır.
  • Ben uyumaya çalışan bir bedendim ve aynı zamanda uyanık kalmaya çalışan bir zihin.  
  • Bir insan sadece yaşayarak, bir başkasına, düzeltilmeyecek kadar zarar verebiliyormuş.  
  • İyi insanların işi iyi insanlarlaydı. Şeytanın işleri şeytani olanlarla. Bir tür işbölümü gibi.  
  • İnsan ister dâhi ister aptal olsun, yalnızca kendine ait saf bir dünya asla mümkün olmaz.
  • Denize bakıp durdukça insanları özlerim ben, insanlara bakınca da denizi. Tuhaf şey işte.
  • Yüreğin yerinde durduğu sürece, gittiğin yer neresi olursa olsun, hiçbir şey kaybetmezsin.  
  • Kusursuz metin diye bir şey yoktur. Tıpkı kusursuz umutsuzluk diye bir şeyin olmadığı gibi.   
  • Müziğin yaşayanları canlandırma etkisi vardır, bazen yürek sızlatacak kadar güçlü bir etki.   
  • Belki de dünyadaki hiç kimse özgürlüğü arzulamıyordur. Arzuladıklarını sanıyorlar sadece.  
  • Müziğin yaşananları canlandırma etkisi vardır, bazen yürek sızlatacak kadar güçlü bir etki.
  • Anar insan vücudunu içten içe ısıtan şeylerdir. Fakat aynı zaman da lime lime deedebilirler.
  • Bir şeyi yapmakla, bir şeyi gerçekten yaratıcı bir şekilde yapmak arasında büyük fark vardır.
  • Eğer herkesin okuduğu kitapları okuyorsan, herkesin düşündüğü şeyleri düşünüyorsundur.  
  • Dünya bir şekilde dönmeye devam eder. Herkes kendisini düşünür ve yaşamaya devam eder.
  • Zaman denilen şey insan eliyle yapılacak değişiklikleri en başta reddedebilecek güce sahipti.
  • Ancak birşey kesindir; fırtına'dan çıktıktan sonra, fırtına'ya girenle aynı insan olmayacaksınız.  
  • Her şeyden öte, bir erdemi geliştirebilmek için gerekli olan sağlıklı düşünceden yoksundular.  
  • Eylem düşüncenin rastlantısal sonucu mudur, yoksa eylemin sonucu olarak mı düşünce gelir?
  • Şu sıralar sık sık yaşlandığımı hissediyorum. Özellikle seninle görüşemez hale geldikten sonra.
  • İnsanın yüreğinde gerçekten derin bir yara açıldığında söyleyecek tek söz bile gelmiyor aklına.
  • Anılar insanın vücudunu içten içe ısıtan şeylerdir. Fakat aynı zamanda lime lime de edebilirler.
  • Ancak bir insan için normal olan mesafenin bir diğeri için fazla uzak kaldığı durumlar da vardır.  
  • Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur.  
  • Elbette kim olursa olsun bir insanı yüreğinin derinliklerine kadar anlayabilmek mümkün değildi.  
  • Hayal kırıklığı ve yalnızlık yılları. Ve sessizlik. Duygularımı içime hapsettiğim, dondurulmuş yıllar.  
  • Çıkacaksan, en yüksek kuleyi bul ve tepesine tırman. İneceksen, en derin kuyuyu bul ve dibine in.
  • Söylediklerimi anlıyor musun? Birilerini sevemeyen bir insan, kendisini de doğru dürüst sevemez.    
  • Başkalarının ne düşündüğünden kaygılanmaya başlamak, hastalığın habercisi belirtilerden biridir.
  • Geri denebilseydi bile, büyük olasılıkla kendimizi hiçbir zaman başladığımız yerde bulamayacaktık.  
  • Herkes bir şeyler hisseder,ama bunu düzgün bi şekilde sözcüklere dökebilen pek fazla insan yoktur.   
  • İnsanın yüreğinde gerçekten derin bir yara açıldığında söyleyecek tek sözcük bile gelmiyor aklına.    
  • Her şeyde bir sıradanlık var ve herhangi bir şeyin yerine başka bir şey konsa da ferketmeyecek gibi.
  • Zamanı tükenmeden önce söyle. Çok geç olmadan söyle. Ne hissettiğini söyle. Beklemek bir hatadır.  
  • Ne olursa olsun, kim olursa olsun, ayda bir iki kez iyi gününde olmayabilir, işler yolunda gitmeyebilir.   
  • Önemli olan başkalarının düşündüğü büyük şeylerden ziyade; küçük de olsa kendi düşündüklerindir...   
  • Kitaplar size hikayeler anlatıp sonra çekip gitmezler. Onları insanlardan ayıran özelliklerden biri budur.
  • Önemli olan başkalarının düşündüğü büyük şeylerden ziyade; küçük de olsa kendi düşündüklerindir.
  • Sadece başkalarının okuduğu kitapları okursan, sadece başkalarının düşündüğü şeyleri düşünebilirsin.
  • İnsan ilerlemek söz konusu olunca gayret etmeyi sürdürebilir. Fakat ben hiçbir yöne ilerleyemiyordum.
  • Kaybedebileceğim her şeyi artık kaybetmiştim. Kafama takıp durmam hiçbir şeyi geri getirmeyecekti.  
  • Açıklanmadığı zaman anlamıyor olman, ne kadar açıklanırsa açıklansın anlamayacağın anlamına gelir.
  • Yağmuru kimse durduramaz. Hiç kimse yağmurdan kaçamaz. Yağmur her zaman tüm adaletiyle yağar.
  • Gerçekten iyi. Bu hızla devam edersem normal bir insan kadar olgunlaşmam ne kadar vakit alır acaba.  
  • Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir. O seni sevmese bile.  
  • İnsanların büyük çoğunluğu gerçeklere inanmak yerine, gerçek olmasını arzuladıkları şeylere inanırlar.  
  • Beni çeken şey, dışardan bakılarak ölçülebilen dış güzellik değil, daha derindeki, daha katıksız bir şeydi.  
  • Ne de olsa burası resmî daire. Herkes işleri gereğinden fazla karmaşık hale getirdiği için alıyor maaşını.  
  • Açıklanmadığı zaman anlamıyor olman, ne kadar açıklanırsa açıklansın anlamayacağın anlamına gelir...   
  • Koku, zenginlerin zenginleri kokularından tanıması gibi fakir insanlar da fakir insanları kokularından tanır.
  • Anılarını ustaca bir yerlere saklasan, iyice derine gömmüş olsan bile, o anıları yaratan geçmişi silemezsin.
  • Çok iyi anladım. anlamı olmayan şeylerde anlam aramaya kalkmanın zamanımı boşa harcamak olacağını.
  • Gerçeklik ağzına kadar kumla doldurulmuş büyükçe bir karton kutu gibi ağırdı ve baş edilecek gibi değildi.
  • Şu dünyada ipe sapa gelmez şeyler yapan insanların sayısı iyi şeyler yapan insanlardan çok çok daha fazla.
  • Eğer bir mezar taşım olacaksa, oraya yazılacak ifadeyi kendim seçebileceksem, şöyle yazılmasını istiyorum.
  • Açıklanmadığı zaman anlayamıyor olman, ne kadar açıklanırsa açıklansın anlayamayacağın anlamına gelir.
  • Öylece sözcüklerimi hapsetmiş, yüreğimi de kapatmıştım. Derin üzüntüler gözyaşı şekline bile dönüşmezler.  
  • Paranızı, paranın alabileceği şeylere harcayın. Zamanınızı ise para ile satın alamayacağınız şeylere harcayın.
  • Eğer koyu bir karanlığın içindeyseniz; tüm yapabileceğiniz; gözleriniz karanlığa alışana dek öylece oturmaktır.   
  • Tanrı'nın şefkatinden dem vuruyor, ama daha çok Tanrı'nın öfkesini ve asla taviz vermeyeceğini anlatıyorlardı.  
  • Farkında olmak için uğraştığımız şeyler ile gerçekten farkında olduğumuz şeyler arasında derin bir uçurum var.
  • Gözlerini kapatma. Gözlerini kapatman, hiçbir şeyi değiştirmez. Gözlerin kapandı diye, hiçbir şey silinip gitmez.
  • Yapmak istemediğim bir şeyin yapmak istemediğim bir zamanda zorla yaptırılması, eskiden beri sabrımı taşırır.
  • Sıradan kızların dürüstlükle bir alışverişleri yoktur. Onlar güzellik veya mutlulukla çok daha yakından ilgilidirler.   
  • Yaşam döngüsü hep aynıdır. Kurmak için uzun zaman harcanan şeylerin yıkılması için bir saniye bile yeterli olur.
  • Biliyor musun, bazen artık tahammül edemeyecekmişim gibi hissediyorum. Kaçmak istiyorum. Anlıyor musun?
  • Birileriyle bir şeyler yapmaktansa, tek başıma sessizce kitap okumayı, kendimi vererek müzik dinlemeyi severim.
  • Ne zaman başkasının evinde uyansam hep bir başkasının bedenine, başkasının ruhuna girmiş gibi bir his duyarım.
  • Ancak ihtiras, yok oluş, üzüntü olursa, sevinç var olabilir. Umutsuzluk olmadan, mutluluk hiçbir yerde var olamaz.  
  • Zaman labirentinde yolunu kaybetmişsin. Her şeyden önemlisi, oradan çıkmayı sen de hiç istemiyorsun. Değil mi?
  • İnan. Bu da geçecek. Kötü şeyler üst üste gelebilir belki, ama bir an gelir mutlaka sona erer. Sonsuza kadar sürmez.
  • Bir insanın yüreğinde hiçbir boşluk kalmayacak şekilde başka birileriyle bütünleşmesi, kolay kolay olan bir şey değil.
  • İnsan bu dünyada bir fiyat biçilemeyecek, biçilse bile o fiyatın ödenmesinin mümkün olmadığı eziyetler yaşayabilirdi.
  • Başkalarından öğrendiklerini çok çabuk unutursun, ama kendi başına öğrendiklerin kalıcı olur. Ayakta durmanı sağlar.
  • Hiçlik denen şey, kesinlikle hiçbir şeyin olmaması demek olduğundan, belki de anlamak ve hayal etmek gerekmiyordur.  
  • Karanlık, acı içerisinde, gelip sarılacak birilerini beklerken, hiç kimsenin sana sarılmaya gelmemesini anlayabilir misin?
  • Çok haklısın. Şu dünyada ipe sapa gelmez şeyler yapan insanların sayısı iyi şeyler yapan insanlardan çok çok daha fazla.  
  • İki kapak arasındaki uzun huzurlu uykusundan uyanan derin bir bilgiyle ve kesin duygularla yüklü , kendine özgü bir koku.
  • Bir kez büyük bir yara alınca küçük yaralar önemsiz hale geliveriyor. Parmağının ucunda akan kan için ölen kimse olmaz.
  • Birini sevmek olağanüstü bir şey ve bu sevgi eğer gerçekse kimse sizi içinden çıkamayacağınız bir duruma sürükleyemez.
  • Okul, işte öyle bir yerdir. Okullarda bizim öğrendiğimiz en önemli şey, en önemli şeylerin okulda öğrenilemeyeceği gerçeğidir.
  • Gönlü geniş insanları seviyorum. Vefakar insanları, kusur kapatanları, kendi gibi davrananları; başkası olmayanları seviyorum.  
  • Biz ne dersek diyelim, insanlar inanmak istediklerine inanacaklardı. Biz de ne denli savaşırsak, o kadar kırılgan hale gelecektik.
  • Büyükşehirde telaş içinde koşturup dururken, sürekli yere bakarak yaşar hale geliyoruz. Gökyüzüne dönüp bakmayı unutarak.
  • Ancak , o ses bahçedeki atlama taşlarını ıslatan bahar yağmuru gibi , dinleyenin bilincini yumuşak dokunuşlarla yıkayıveriyordu.
  • Yaşadığınız her olumsuz durumu, kafanıza takmayı bıraktığınız an daha az yorulduğunuzu, daha mutlu olduğunuzu fark edersiniz.  
  • Kulaklıklarımı çıkardığımda sessizlik yeniden üzerime çullandı. Sessizlik kulaklarla duyulabilen bir şey. Bunu da yeni öğreniyordum.
  • Ama unutmak için ne kadar çabalarsam çabalayım, yüreğimin ta derinliklerinde, kenar çizgileri belirsiz bir boşluk öylece duruyordu.
  • Çocukların yüreği yumuşak olur, istediğiniz şekli verebilirsiniz. Ancak o yürek bir kez belirli bir şekle girince, eski haline çok zor döner.  
  • İnsan kendisinin eksik bir parçasını bulmak umuduyla aşık olur. O yüzden de, aşık olduğu insanı düşünürken, az ya da çok hüzünlenir.
  • Benim yüreğim var, o kızınsa yok. O yüzden ben onu ne kadar seversem seveyim, elime hiçbir şey geçmez. Öyle mi demek istiyorsun ?  
  • Gerçeğimiz ne olursa olsun, sevdiğin birini yitirmenin kederi, onulmaz bir şey. Gerçek, içtenlik, güç, tatlılık, hiçbir şey acıyı dindiremiyor...
  • Bizler...kusurlu bir dünyada yaşayan kusurlu kişileriz. Somut biçimde değerlendirilebilecek ya da ölçülebilecek nesneler gibi yaşamıyoruz ki.
  • Yaşamak kesinlikle kolay bir şey değil, ama bu, tamamen kendi inisiyatifimle yaptığım bir şey . İşte o yüzden, ne şekilde olduğu önemli değil.
  • Yalnızlığı kimse sevmez, bilirsin. Ne var ki ben, arkadaş edinmek için çaba harcamam. Çünkü ne olursa olsun, hayal kırıklığı gelir arkasından.  
  • Gökyüzünü seviyorum. Gökyüzüne ne kadar bakarsam bakayım bıkmam, hem bakmak istemediğin zaman da bakmak zorunda değilsindir.
  • Neden birini çok sevmek, aynı zamanda o insanı derinden yaralamakla aynı olsun ki? Yani eğer öyleyse, birini çok sevmenin ne anlamı var ki?  
  • Ben yalnızca bir makineyim. Becerikli, sabırlı, hissiz bir makine. Bir taraftan gelecek zamanı emer, diğer taraftan geçmiş zamanı dışarı salarım.   
  • Göz kapamak, korkakların işidir. Gerçeklere göz yummak çok alçakçadır. Sen gözlerini kapatıp kulaklarını tıkasan bile zaman akmaya devam eder.  
  • Kuşkusuz sözcüklerin gücü vardır. Ancak bu güç doğru olmak zorundadır. En azından adil olmak zorundadır. Sözcükler kendi başlarına var olamazlar.
  • Mutluluğun tek bir türü vardır, ama mutsuzluk, bin bir şekilde ve büyüklükte gelebilir. Tolstoy'un dediği gibi: Mutluluk masal, mutsuzluk ise öyküdür.  
  • Temelde insanların birbirine karşı ilgisiz olduğu bir çağda yaşadığımız halde , başkaları hakkında muazzam miktarda bilgiyle çevrelenmiş durumdayız.  
  • Bir sokağın köşesinde günlerce durup, gelip geçeni seyretmeli. Acele karar vermek gereken günler de gelebilir. Ama önce sabırla durmayı bilmek gerekir.  
  • Her şey bir ütopya. Eğer ellerine özgürlük gerçekten geçecek olsa, çoğu insan ne yapacağını şaşırır. İnsanlar aslında özgürlüklerinin kısıtlanmasından hoşlanırlar.   
  • Yazmayı sevmek, yazar olmayı hedefleyen biri için çok önemli bir meziyettir. Düzgün metin, ya doğuştan yetenek ya da ölesiye çaba gerektirir. Başka yolu yoktur.  
  • Nihayetinde bu dünyada, yüksek ve sağlam çitler inşa edebilen insanlar ayakta kalır. Bunu reddetmeye kalkarsan, kendini çorak arazilere sürgün edilmiş bulursun.   
  • Esas olan, sabır göstermek. Umudu yitirmeden, düğüm olmuş iplerin tek tek çözülmesi gerek. Karanlıkta kalınca, sabırla, gözlerin karanlığa alışmasını beklemek yeter.   
  • Kim aşık olmuşsa, kendisinin eksik parçalarını arıyordur. Bu yüzden aşık, maşuğunu düşündükçe acı çeker. Bu tıpkı, uzun zamandır görmediğin birinin odasına girdiğinde bulduğun anılar gibidir.  
  • İnsan bir şeyleri ne kadar isterse istesin, o şeyler asla kendiliğinden çıkıp gelmez. İnsan bir şeylerden özel olarak uzak durmaya çalıştığında ise, o şeyler kendiliğinden insanın üzerine üzerine gelir.  
  • Sonuçta herkes dışlanan azınlık tarafında olmaktansa dışlayan çoğunluk tarafında olunca rahat ediyor. Karşı tarafta olmadığı için seviniyor. Hangi çağda, hangi toplumda olursa olsun temelde aynı. Çoğunluğun içinde olunca, eziyet haline gelen şeyleri düşünmeye gerek de kalmıyor.  

Alıntılar[değiştir]

Haruki Murakami ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.