Haruhi Suzumiya'nın Melankolisi

Vikisöz, özgür söz dizini
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Haruhi Suzumiya'nın Melankolisi (Japonca: 涼宮ハルヒの憂鬱; "Suzumiya Haruhi no Yūutsu "), Nagaru Tanigawa tarafından yazılan ve Noizi Ito tarafından resmedilen aynı adlı Japon bilim kurgu/ komedi türündeki light novel serisinin animesidir.

1. Sezon (2006)[değiştir]

1. Bölüm: Haruhi Suzumiya'nın Melankolisi Bölüm 1[değiştir]

[Haruhi sınıfa kendini tanıtmak için ayağa kalkar]
Haruhi Suzumiya: Ben Doğu Ortaokulundan Haruhi Suzumiya. Sıradan insanlara ilgim yok. Aranızda uzaylı, zaman yolcusu veya esper varsa görüşelim. Hepsi bu!
Kyon: [Düşünüyor] Gülmemiz mi gerekiyordu?
Kyon: [Arka sırasında oturan Haruhi ile göz göze gelir ve düşünür] Karşımda yıkıcı bir güzel duruyor. [Kyon, anlatıyor] Çoğu kişi şaka yaptığını düşünür. Aslında bunda gülünecek bir şey yoktu. Haruhi her zaman çok ciddiydi.

[Kyon, Haruhi'nin saçını kestirdikten sonraki gün dersten önce Haruhi ile konuşuyor.]
Kyon: [Anlatıyor] O günden sonra Haruhi ile derslerden önce konuşmak günlük bir olay haline geldi. [Yüksek sesle] Yani, çıktığın her erkeği terk ettiğin doğru mu?
Haruhi: Peki bana böyle bir soru sormaya hakkın var mı? Duyduğun hiçbir şey hakkında bilgim yok. Madem öyle diyorsun. Muhtemelen doğrudur.
Kyon: Peki, onca flörtten sonra, hakkında birazcık da olsa ciddi olduğun bir erkek bile yok mu?
Haruhi: Kesinlikle hayır. Hepsi inanılmaz derecede sıradan insanlardı ve bu adamlardan biri bile uzaylı, zaman yolcusu ya da esper değildi.
Kyon: Bu gayet normal.
Haruhi: Peki, çoğunun bana telefonda çıkma teklifi etmesine ne diyorsun? Yani, bunun gibi önemli işlerin telefonla değil yüz yüze yapılması gerekmez mi?
Kyon: [Düşünüyor] Doğru söylüyormuş gibi yapayım. [Konuşuyor] Öyle mi düşünüyorsun? Ben muhtemelen bir yere çağırır ve orada teklif ederdim.
Haruhi: Önemli olan bu değil!
Kyon: [Düşünüyor] O zaman sorun ne?
Haruhi: Sorun şu: Öyle görünüyor ki bu evrendeki erkeklerin hepsi zavallı. Demek istediğim, ortaokul boyunca beni en çok sinirlendiren şey buydu.
Kyon: Pekala o zaman, ne tür bir erkek istemiştin? Uzaylı falan mı?
Haruhi: Evet! Bir uzaylı ya da ona yakın türde. Her neyse, kişi sıradan bir insan olmadığı sürece kız mı erkek mi umurumda değil.
Kyon: İnsan dışı varlıklara neden bu kadar ilgi duyuyorsun?
Haruhi: Bu şekilde hayat daha eğlenceli değil mi?

[Haruhi sınıftan çıkar ve Taniguchi Kyon'un masasına yaklaşır.]
Taniguchi: Hey, Kyon! Ne tür bir taktik kullandın?
Kyon: Neden bahsediyorsun?
Taniguchi: Suzumiya'nın daha önce hiç bu kadar uzun konuştuğunu görmemiştim. Ona ne dedin?
Kyon: [Düşünüyor] Huh...Ne mi dedim? Aklıma ne geldiyse onları söyledim.
Taniguchi: Dünyanın sonu geldi.
[Kunikida da Taniguchi ve Kyon'un yanına gider ve sohbete katılır.]
Kunikida: Kyon hep garip kızları sevmiştir.
Kyon: Yanlış anlaşılacak şeyler söyleme lütfen!
[Ryoko Kyon'a yaklaşır]
Ryoko Asakura: Bunu nasıl yaptığını bilmek istiyorum. Onunla ne kadar konuşmaya çalışsam da Haruhi'nin hiçbir soruma cevap vermesini sağlayamıyorum. Onu konuşturmak için ne yaptın? Bir taktiğin var mı?
Kyon: [Kolları kavuşturur] Bilmem.
Ryoko: Hm... Ama rahatladım. Suzumiya kendini sınıftan izole etmeye devam etseydi üzülürdüm. Bir arkadaş edinmiş olması harika.
Kyon: Bir arkadaş, ha?
Ryoko: Pekala, Suzumiya'nın sınıfla arkadaş olabilmesi için her ne yapıyorsan onu yapmaya devam et. Hepimiz aynı sınıfta olduğumuza göre, birbirimizle iyi geçinmeliyiz değil mi? Bu yüzden sana güveniyorum.
Kyon: [Düşünüyor] Söylemesi kolay.
Ryoko: Şu andan itibaren ona söylememiz gereken bir şey olursa seninle konuşuruz ve sen de bizim için ona söylersin.
Kyon: [Yüksek sesle] Dur bir saniye! Ben sizin sözcünüz falan değilim.
Ryoko: [Ellerini kavuşturur ve bir gözünü kapatır.] Lütfen? [Kyon'un yanından ayrılır bir grup kızın yanına doğru koşar ve kızlarla birlikte kıkırdamaya başlar.]
Taniguchi: [Kyon'u omuzlarından yakalar ve onu ileri geri sallamaya başlar.] Kyon, biz arkadaşız, değil mi? Biz arkadaşız, değil mi?
Kyon: [Düşünüyor] Etrafım bir grup ahmakla sarılmış durumda.

[Haruhi ve Kyon sınıfta konuşuyor]
Haruhi: Bir sürü kulüp var ama hiç biri ilginç değil!
Kyon: Yoksa, yapacağın bir şey yok. Sonuçta insanlar ellerindekiyle yetinmeyi bilmeli. Ancak, bunu yapamayan insanlar keşifler veya icatlar yaptılar ve yaşam standartlarını yükselttiler. Uçaklar, İnsanlar uçmak istediği için icat edildi. Arabalar ve trenler, insanlar daha kolay yolculuk etsin diye ortaya çıktı. Ancak bu, yenilikçi değişimler isteyen sınırlı sayıda kişiler tarafından yapıldı. Kısaca, dahiler tarafından. Bizim gibi sıradan insanlar için sıradan bir hayat yaşamak en iyisidir.
Haruhi: [Yüksek sesle.] KAPA ÇENENİ!
Kyon:[Düşünüyor.] Belki de söylediklerim ona bir fikir vermiştir.
[Bir süre sonra...]
Kyon:[Haruhi, Kyon'u ceketinin arkasından çekerek sarsar.][Yüksek sesle.] N'apıyorsun be!?
Haruhi:[Sırasından kalkarak.] Buldum!
Kyon: Neyi?
Haruhi: Böyle basit bir şeyi nasıl oldu da düşünemedim?
Kyon: Neyi?
Haruhi: Madem yok, ben kurarım!
Kyon: Neyi diyorum?
Haruhi: Kulübü!
Kyon:[Ciddiye almaz bir tavırla.]Tamam. Sakin ol önce.
Haruhi: Bu ne biçim tepki? Bu fikrime birazcık daha sevinsene.
Kyon:[Şaşkın bakışlarla onlara bakan sınıfı gösterir.]Dersteyiz.
[ Haruhi söylenerek sırasına geri oturur.]

[Haruhi, Kyon ve diğer 2 kulüp üyesi geçici kulüp odasında konuşuyorlar.]
Haruhi: Aklıma bir isim geldi.
Kyon: Duyalım. [Anlatıyor.]Dikkat. Bu kulübün adı belirlendi.
Haruhi: SOS Ekibi!

2. Bölüm: Haruhi Suzumiya'nın Melankolisi Bölüm 2[değiştir]

[Haruhi, Bilgisayar Kulübü Başkanına en gelişmiş bilgisayarını SOS Ekibine vermesi için şantaj yaptı]
Haruhi: Bilgisayarı verecek misin?
Başkan:Lütfen...[Diz çöker] Hangisini istersen al.

[Haruhi, heyecanla kulüp odasından içeri girer.]
Haruhi: Yahoo! Öncelikle...[Koşarak elindeki kağıtları Kyon, Yuki ve Mikuru' ya dağıtır.]
Kyon: SOS Ekibi Bildirgesi mi?
Haruhi: Ve bu! [Poşetinden bir kostüm çıkarır.] Ta-ta-ta-tam!Bu el ilanlarını bunları giyerek dağıtacağız.
Kyon: Nerede?
Haruhi: Ön kapıda! Şuan çoğu öğrenci evlerine gitmiştir.
Kyon: Ne giyeceğiz?
Haruhi: Seni kastetmemiştim. Ben ve Mikuru-chan giyeceğiz.[Poşetten tavşan kulakları çıkarır.] Tavşan kız!
[Haruhi, Mikuru'ya zorla tavşan kız kostümünü giydirir ve ilan dağıtmak için ön kapıya giderler.]

[Mikuru, okul üniformasını geri giydikten sonra kulüp odasından çıkar.]
Mikuru Asahina: Kyon-kun. Eğer kimseyle evlenemezsem, benimle evlenir misin? [Üzgün bir şekilde yürür ve Kyon'dan uzaklaşır.]
Kyon: [Düşünüyor] Ne demeliyim? Asahina-san. Üniversiteye bile gidemeyecek bir öğrenci ya da memur maaşıyla ev alamayacak biri olduğum için, bir şey diyemem. Ben ne diyorum? Hemen kendimi kaptırdım.

Kyon: [Anlatıyor] Ertesi gün, Haruhi Suzumiya'nın kötü şöhreti tüm okula yayılmıştı.
Taniguchi: Selam Kyon. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama görünüşe göre Suzumiya'nın tuhaf çetelerinden biri oldun.
Kyon: Ah, kapa çeneni! [Düşünüyor] Bundan daha kötüsü Asahina-san ile isimlerimizin yan yana anılması olurdu.
Kunikida: Dün gördüklerime inanamadım. Okulun ön kapısında duran tavşan kızlar vardı. Kırmızılı kız 2. sınıftan Mikuru Asahina değil miydi?
Taniguchi: Artık tüm herkes sizden bahsediyor, Kyon.
Ryoko:[Kyon'un yanına gider.] Bu SOS ekibi tam olarak nedir?
Kyon: Suzumiya'ya sor. Hiçbir fikrim yok. Bilmek de istemiyorum.
Ryoko: Eğleniyormuşsunuz gibi görünüyor ama dünkü gösteri biraz abartıydı.
Kyon:[Anlatıyor.] Asahina-san bugün ortalarda yoktu.

Yuki: Okudun mu?
Kyon: Neyi?
Yuki: Kitabı.
Kyon: Hayır, henüz okumadım. Geri getirmemi ister misin?
Yuki:Gerek yok!
Kyon: [Anlatıyor.] Daha önce benimle hiç bu şekilde konuşmamıştı.
Yuki:Bugün oku! Evine varır varmaz!
Kyon:[Şaşkınlığın verdiği hisle birkaç saniye duraksar.] Anladım.

[Kyon eve vardığında kitabı alıp sayfalarını karıştırmaya başlar. Kitabın arasından bir kaç düşer. "19.00'da Kouyou İstasyonu'nun önündeki parkta bekle!"]

[Kyon, parkta Yuki ile konuşuyor.]
Kyon: Bir gün geciktim. Sorun olur mu?
Yuki:[Sorun olmaz şeklinde kafasını sallar.]
Kyon: Neden burası?
Yuki: Bu taraftan. [Kyon, Yuki'yi takip eder.]

[Yuki Kyon'u evine götürür.]
Kyon: Yalnız mı yaşıyorsun?
Yuki: Evet!
Kyon: Beni ne için çağırmıştın?
Yuki:[Kyon'a çay ikram eder.] İç! [Kyon çayı içer.] Güzel mi?
[Yuki Kyon'a çayı bittikçe çay ikram etmeye devam eder.]
Kyon:Beni neden buraya çağırdın? Neden okulda söylemedin?
Yuki: Suzumiya Haruhi ve benim hakkımda.Bunlar hakkında konuşmam gerek.
Kyon: Suzumiya ve sana ne olmuş?
Yuki: Kelimelerle anlatması zor. Bilgi aktarılırken çelişkiler olabilir. Neyse... Dinle. Suzumiya Haruhi ve ben sıradan insanlar değiliz.
Kyon: Bunu zaten biliyorum.
Yuki: Onu kastetmiyorum. Kabul edilmiş genel insan özelliklerini kastetmiyorum. Ne söylediğimi biliyorum. O ve ben, senin gibi muazzam insan gruplarından farklıyız.Bu galaksideki organik yaşam formlarıyla iletişim kurabilmek için geliştirilmiş insansı ara yüz olarak düşünebiliriz. Bu ben oluyorum.
Kyon: Efendim?
Yuki:Birçok terminolojide uzaylı, benim varlığıma uygun bir terim olabilir.
Kyon: Uzaylı mı?

3. Bölüm: Haruhi Suzumiya'nın Melankolisi Bölüm 3[değiştir]

[ 3. Bölüm Yuki ve Kyon'un konuşmasından devam ediyor.]
Yuki: Suzumiya Haruhi oto evrim için saklı bir potansiyel barındırıyor. Çevresinde gelişen faktörler üzerinde etkin bir kontrol gücüne sahip olması muhtemel görünüyor. Bu benim burada olma sebebim. Sizinde...
Kyon: Bir dakika. Dediklerinden tek bir şey bile anlamadım.
Yuki: Gerçekler bunlar.

Yuki: Sen ve Suzumiya beraber büyük bir potansiyele sahipsiniz.
Kyon: Gerçekten mi?
Yuki: Elbette.
Kyon: [Anlatıyor.] Hep merak ettiğim ağzını bıçak açmayan kız sonunda benimle konuştu ama anlattıkları karşısında nutkum tutuldu.

[Haruhi hızla kulüp odasına giriş yapar. Onu bekleyen diğer üyelerle konuşur.]
Haruhi:Hey! Beklettiğim için özür dilerim. Gelir gelmez kulübümüze katılan 1-9 sınıfından yeni transfer öğrencimiz! [Yeni üyeyi gösterir.] Onun adı...
Itsuki Koizumi: [Gülümser.] Itsuki Koizumi. Memnun oldum.
Haruhi: Bu SOS Ekibi! Ben başkan Haruhi Suzumiya. Bunlarda diğer üyelerimiz.
Itsuki Koizumi: Kulübe katılmakla bir sorunum yok ama bu kulüp tam olarak ne yapıyor?
Haruhi: SOS Ekibinin ne yaptığını sana hemen anlatayım. [Heyecanlı bir sesle] Uzaylıları, zaman gezginlerini ve esperleri arıyoruz! Eğlenceli değil mi?
Kyon: [Düşünüyor.] Dünya durmuş gibi hissediyorum. Birden Haruhi'nin sene başında yaptığı konuşma aklıma gelmedi değil.
Itsuki Koizumi: Anlıyorum. Suzumiya-san'dan da bu beklenirdi zaten.
Kyon: [Düşünüyor.] Nasıl bir insan bunu anlayabilir.
Itsuki Koizumi: Pekala. Kabul ediyorum. Umarım güzel vakit geçiririz.

Kyon: [Anlatıyor.] Böylece, şehirde gezinerek dünyanın gizemini arayan yolculuğumuz başlamış oldu. "Bu Cumartesi sabah 09:00'da Kitaguchi istasyonu önünde toplanıyoruz. Gelmezsen boynunu kırarım." Kırar mıymış? [İç çeker.] Bunu yapmayı hiç istemiyorum.

[ Kyon ve Asahina bir gizem bulabilmek için yürüyüşe çıkar.]
Asahina: Kyon-kun! Sana bir şey söylemem lazım.
Kyon: [Anlatıyor.] Bir süre sessizlikten sonra Asahina-san hiç beklemediğim bir şekilde konuşmaya başladı.
Asahina: Belki bana inanmayabilirsin ama ben bu çağa ait birisi değilim. Gelecekten geldim. 3 yıl önce...
[Asahina zaman gezginliği ile ilgili hikayesini anlatır.]
Kyon: Gelecekten gelmenin sebebi ne peki?
Asahina: Suzumiya-san.
Kyon: [Düşünüyor.] Yine mi?
Asahina: Zaman sapmasının merkezinde bulunuyordu.

[Kyon, Koizumi ve Yuki kulüp odasında.]
Kyon: Koizumi. Suzumiya ile ilgili senin de bana söyleyecek bir şeyin yok mu?
Koizumi: [Gülümser.]
[Kyon ve Koizumi bahçeye çıkar.]
Koizumi: "Senin de" dediğine göre diğerleriyle konuşmuş olmalısınız. Ne kadarını biliyorsunuz?
Kyon: Sanırım, Suzumiya'nın sıradan bir insan olmadığını söyleyebilirim.
Koizumi: Bu çok sıradan bir açıklama olurdu. İşin aslı yine de böyle.
Kyon: İlk önce gerçekte kim olduğunuzla ilgili konuşmaktan başlamaya ne dersiniz?
Koizumi: Sizin de şüphelendiğiniz gibi ben bir esperim. Durumlarımız çok da farklı değil. Aslında bu okula gelmeyi düşünmüyordum ama durumlar bunu gerektirdi. Aslında... Haruhi'yle bu kadar çabuk bir araya gelebileceğinizi düşünmemiştim. Detayları konuşmak için daha vaktimiz olacaktır. Görmeden inanmak zordur. Bu nedenle size göstermek istediğim bir şey var ama şimdilik özet geçelim. Başka esperlerin de bulunduğu bir kuruma bağlıyım. Aslında bu okulda başka ajanlarımız da var. Suzumiya-san'ı gözetlemekle görevliyiz. Her şey 3 yıl önce başladı.

4. Bölüm: Haruhi Suzumiya'nın Melankolisi Bölüm 4[değiştir]

[Kyon, gizli bir not alır:" Herkes okuldan gittikten sonra sınıf 1-5 e gel. Okul sonrası sınıfa gider.]
Kyon: [Anlatıyor.] Orada duran birini gördüğümde gerçekten şaşırmıştım.
Ryoko Asakura: Neden gelmiyorsun?
Kyon: Sen miydin?
Asakura: Evet. Beklemiyordun değil mi?
Kyon: Benden ne istiyorsun?
Asakura: Benim için bir şey yapmanı istiyorum ama önce sormam gereken bir şey var. Suzumiya-san hakkında ne düşünüyorsun?
Kyon: [Düşünüyor.]Sen de mi? Bir başka Suzumiya hayranı daha.
Asakura: İnsanların da dediği gibi " Yapmadığım için pişman olmaktansa, yaptığın için pişman olmak daha iyidir." Sen bu konuda ne düşünüyordun?
Kyon: Daha önce konuştuğumuz bir şey mi bilmiyorum ama dediklerinden bir şey anlamadım.
Asakura: O zaman farz edelim ki hiçbir şey yapmamak daha kötü olsaydı ve hiç kimse ne yapacağından emin olmasaydı ne yapardın?
Kyon: Bu da ne demek?
Asakura: Ne yaparsan yap, daha iyi olurdu değil mi?
Kyon: Şey, sanırım mantıklı.
Asakura: Bir şeyler yapmadıkça durum büyüyor ve sorunlara yol açıyor. Bu nedenle seni öldürüp Suzumiya' anın ne tepki vereceğine bakacağız [Kyon'a bıçakla saldırır.]
Kyon:[Bıçaktan kıl payı kurtulur.][Düşünür.] Burada neler oluyor? Asakura neden beni bıçaklamaya çalışıyor.

[Yuki, Kyon'u korumak için gelir ve Asakura ile savaşır.]
Yuki Nagato: Bitti.
Asakura: Ne bitti? Hayatının 3 yılının özeti mi?
Yuki: Hayır. Veri bağlantılarının silinmesi.
Asakura: İmkansız...
Yuki: Görevini iyi bir şekilde yerine getirmiştin. Programın meydana çıkması bu yüzden uzun sürdü ama artık bitti.
[Ryoko dünyadan silinmeye başlar.]

5. Bölüm: Haruhi Suzumiya'nın Melankolisi Bölüm 5[değiştir]

Haruhi: Kyon... Bu gezegendeki varlığının gerçekte ne kadar önemsiz olduğunu hiç fark ettin mi?
Kyon: [Düşünüyor.] Şimdi ne demeye çalışıyor?
Haruhi: Bana oldu. Asla unutamayacağım... Altıncı sınıftayken, bütün ailemle stadyumda bir beyzbol maçı izlemeye gittik. Beyzbolu pek umursamıyordum ama oraya vardığımızda gördüklerime şaşırdım. Nereye baksam insanları gördüm. Stadyumun diğer tarafındaki insanlar çok küçük görünüyordu, hareket eden küçük pirinç taneleri gibi. Çok kalabalıktı. Japonya'daki herkesin orada toplanmasının gerektiğini düşündüm. Bu yüzden babama döndüm ve ona "Şu anda burada kaç kişi olduğunu biliyor musun?" diye sordum. Stadyumun doluluğundan, muhtemelen elli bin dedi. Maçtan sonra sokak insanlarla doldu ve ben bunu görünce gerçekten şok oldum. Bana orada bir ton insan varmış gibi geldi. Ama sonra, bunun Japonya'daki tüm insanların sadece küçük bir kısmı olabileceğini anladım. Eve geldiğimde hesap makinemi çıkardım. Sosyal bilgiler dersinde Japonya'nın nüfusunun yüz küsÜr milyon olduğunu öğrenmiştim. Ben de bunu elli bine böldüm. Cevap iki binde bir idi. Bu beni daha çok şok etti. İnsanlarla dolu o büyük, kalabalık stadyumda sadece küçük bir insandım ve inanın bana, orada çok fazla insan vardı, ama tüm nüfusun sadece bir avuç kadarıydı. O zamana kadar hep, bilmiyorum, özel bir insan olduğumu düşünürdüm. Ailemle birlikte olmak eğlenceliydi. Sınıf arkadaşlarımla eğlendim ve gittiğim okulda, hemen hemen her yerdeki en ilginç insanlar vardı ama o gece, bunun doğru olmadığını anladım. Ders sırasında çok eğlenceli ve havalı olduğunu düşündüğüm her şey, muhtemelen Japonya'nın her yerindeki diğer okullardaki derslerde de aynı şekildeydi. Okulumda özel bir şey yoktu. Bunu fark ettiğimde, aniden etrafımdaki tüm dünyanın donuk gri bir boşluğa dönüşmeye başladığını hissettim. Dişlerimi fırçalamak, gece uyumak, sabah uyanmak ve kahvaltı yapmak... Bunlar herkesin yaptığı günlük şeylerdi. Böyle düşününce her şey sıkıcı olmaya başladı. Dünyada gerçekten bu kadar çok insan varsa, sıradan olmayan biri olmalı. İlginç bir hayat yaşayan biri olmalıydı. Sadece olması gerekiyordu. Neden o kişi ben değildim? İlkokulu bitirene kadar böyle hissettim. Sonra bir idrak daha yaşadım. Eğlenceli şeylerin sadece onları beklemekle yoluma çıkmayacağını anladım. Ortaokula başladığımda bir değişiklik yapma zamanımın geldiğini düşündüm. Oturup beklemekten mutlu olan bir kız olmadığımı tüm dünyaya bildirdim. O kişi olmak için elimden geleni yaptım. Sonunda hiçbir şey olmadı. Daha fazla zaman geçti ve farkına bile varmadan liseye başladım. Hep bir şeylerin değişeceğini ümit ettim.
[Bir tren hızlı ve sesli bir şekilde arkalarından geçiyor]
Kyon: [Düşünüyor.] Trenin geçişi bana düşünmek için zaman verdi. [Sesli bir şekilde] Anlıyorum... [Düşünüyor.]Aklıma gelen tek şey buysa ben de biraz melankolikleşiyor olmalıyım.

6. Bölüm: Haruhi Suzumiya'nın Melankolisi Bölüm 6[değiştir]

Kyon:[Düşünüyor.] Uzaylı, zaman gezgini ve bir esper Haruhi'nin yanındaydı çünkü Koizumi, Haruhi'nin istediklerini gerçekleştirebileceğini söylemişti. Öyleyse neden ben? Neden ben bu karmaşanın içerisine sürüklenmiştim? Kesinlikle %100 normal bir lise öğrencisiydim. Bu senaristin işi mi? Yoksa, Haruhi'nin mi? Neyse, endişelenmeme gerek yok. Neden endişeleneyim ki? her şey Haruhi'nin suçu. O zaman endişelenmesi gereken o, ben değilim. Benim de yapmam gereken belli. Nagato, Koizumi ve Asahina-san gibi her şeyi direkt söylemeliyim. Ondan sonra Dünya'ya ne olursa olsun hepsi Haruhi'nin problemi. Beni ilgilendirmez. Ne isterseniz yapın! Beni bulaştırmayın.

Haruhi: Kyon! Uyan! Sana kalk dedim tembel eşek!
[Yatağında uykuya dalan Kyon. Gece Haruhi ile birlikte okulun bahçesinde yerde uyanır.]
Haruhi: Nerede olduğumuzu biliyor musun? Uyandığımı sanıyordum ama kendimi burada buldum. Yerde yatıyordum. Sen de hemen yanımda yatıyordun. Neler oluyor? Neden okuldayız?
Kyon: [Düşünüyor.] Kapalı alan.
Haruhi: Yatağımda yattığımı hatırlıyorum ama nasıl buraya geldim? Gökyüzü neden böyle acayip görünüyor?
Kyon: Koizumi'yi gördün mü?
Haruhi: Hayır. Neden onu sordun ki?
Kyon: Önemli değil. Sadece aklıma geldi. Şimdilik okuldan çıkmaya bakalım. Beraber hareket etmeliyiz.
Haruhi: Şaşırmışa benzemiyorsun.
Kyon:[Düşünüyor.] Elbette şaşırdım. Özellikle de okulda olduğumuzu öğrenince...
[Kyon ve Haruhi okuldan çıkmak için yürürken bir yerden sonra görünmeyen bir bariyer nedeniyle daha fazla ilerleyemiyor.]
Haruhi: Bu da ne?
[Okulun diğer çıkışlarına doğru koşarlar ancak oralarda da bariyer vardır.]
Kyon: Okulun tamamının etrafını sarmış.
Haruhi: Öyleyse çıkamayacak mıyız?

[Haruhi etrafı araştırmak için sınıftan çıktıktan sonra Kyon pencerenin ardında kırmızı parlak bir isim görür. Cisim büyüyüp şekillenir ve Koizumi'nin silüeti görünür.]
Kyon: [Pencereyi açar.] Koizumi?
Koizumi: Evet, merhaba.
Kyon: Artık zamanı gelmişti. Neden bu şekilde görünüyorsun?
Koizumi: Bu durumla ilgili sana bir şey söylemem gerekiyor. Açıkçası, Bu normal bir durum değil. Normalde kapalı alanlara rahatlıkla girebiliyorum. Ancak buraya girebilmek için tüm meslektaşlarımın gücünü almama rağmen sadece yarım halde buraya gelebildim. Muhtemelen uzun süre kalamam. Gücümüz gittikçe azalıyor.
Kyon: Neler oluyor? burada sadece Haruhi ve ben mi varız?
Koizumi: Kesinlikle. Korktuğumuz başımıza geldi denilebilir. Suzumiya-san en sonunda mevcut dünyadan vazgeçti ve yeni bir dünya oluşturmaya karar verdi. Diğer bir deyişle, bizler yok olmanın eşiğindeyiz.

[Koizumi ile Kyon konuşmaya devam ediyor.]
Kyon: Peki ben neden buradayım?
Koizumi: Gerçekten bilmiyor musun? Suzumiya tarafından seçilen kişisin. Suzumiya'nın eski dünyadan yanında getirmeyi istediği tek kişi sensin.

[Koizumi ile Kyon konuşmaya devam ediyor.]
Kyon: Artık eski dünyaya geri dönemez miyiz?
Koizumi: Eğer Suzumiya isterse belki o zaman. Olasılık oldukça az.

[Kyon, bilgisayar aracılığıyla mesajlaşarak Yuki ile iletişime geçer.]
Yuki: Yapabileceğine inanıyorum.
Kyon: Neyi yapabileceğime?
Yuki: Bu dünyaya dönebileceğini umuyoruz. Haruhi'yi gözlemlemen hayati derecede önemli. Senin de dönmek istediğini biliyorum. Kütüphaneye uğramalısın!..Uyuyan güzel!

[Kyon, Haruhi'yi omuzlarından tutar.]
Haruhi: Ne oldu?
Kyon: Aslında at kuyruğunu çok severim.
Haruhi: Ne?
Kyon: Saçlarını at kuyruğu yaparsan bir suçlu gibi görünmezsin.
Haruhi: Aptal mısın sen?

[Kyon, yatağında uyanır.]
Kyon: Bu ne biçim bir rüyaydı böyle? Freud saçmalıklarına benziyordu! Ya şimdiye kadar gördüğüm en gerçekçi rüyaydı ya da gerçekten eski dünyaya geri döndüm.

[Kyon, sınıftan içeri girer. Haruhi her zamanki gibi pencere kenarındaki sırasında oturmuş dışarıyı izliyordur.]
Kyon: Merhaba! Nasıl gidiyor?
Haruhi: Kendimi berbat hissediyorum. Dün gece bir kabus gördüm. Uyandım ve bir daha uyuyamadım. Kötü olduğum halde okulu asmak da istemedim.
Kyon: Öyle mi?.. Haruhi.
Haruhi: Ne var?
Kyon: Sana yakışmış [Haruhi'nin at kuyruğu toplanmış saçlarından bahsediyor].

7. Bölüm: Haruhi Suzumiya'nın Can Sıkıntısı[değiştir]

[Haruhi büyük bir gülümseme ile kulüp odasından içeri girer.]
Haruhi: Millet! Beyzbol turnuvasına gidiyoruz!
Kyon: [Anlatıyor.] O günden bu yana bir günümüz olsun olaysız geçmemişti ve sonunda bir oh çektim derken yine kısa sürmüştü çünkü ne zaman yüzünde [Haruhi'den bahşediyor.] o gülümsemeyi görsem günün sonu kesin felaketle bitiyordu.

[Beyzbolda takımı tamamlamak için Mikuru arkadaşı Tsuruya'yı çağırır.]
Tsuruya: Sen Kyon olmalısın. Mikuru senden çok bahsetti!
Asahina: Şey... Bu arkadaşım, Tsuruya-san.
[Güzel Tsuruya'yı gören Taniguchi koşa koşa yanlarına gider.]
Taniguchi: [Kyon'u geriye iter.] Ben de Taniguchi! Tanıştığımıza memnun oldum.
Kunikida: Ben de Kunikida.

Haruhi: O şeyin beyzbol oynayabileceğini mi düşünüyorsun?
Kyon:"Şey" demek biraz kaba kaçmadı mı? O "şey" benim kız kardeşim.
Haruhi: 11 yaşında olduğunu ve ilkokulda okuduğunu söyledi. Öyle tatlı bir kızı bu işe soktuğuna inanamıyorum. Bu halka açık bir turnuva olsa bile yine de küçükler ligi değil!
Kyon:[Düşünüyor] Biliyoruz, Haruhi-san! Kız kardeşimi getirmemin asıl nedeni de bu![Sinsi bir gülümseme]

Kyon: Eğlenceliydi değil mi? Koizumi'nin bir işi çıktı ve gitmek zorunda kaldı. Benim de kollarım ve bacaklarım tutmuyor.
Haruhi:[Gülümser.] Sen iyiysen benim için de sorun yok.

8. Bölüm: Bambu Yaprağı Rapsodisi[değiştir]

Haruhi: Bugünün tarihi ne? Söyle bakayım.
Kyon: Sanırım 7 Temmuz. Tanabata'dan falan bahsetmiyorsun, değil mi?
Haruhi: Tabii ki ondan bahsediyorum! Tanabata tabii, Tanabata! Japon olup da bunu bilmemek suç falan değil mi?
Kyon: Her neyse.
Haruhi: Bence bu festival ciddiye alınmalı. Bu yıldan itibaren he yıl Tanabata için büyük bir şeyler yapacağız!
Kyon:[Düşünüyor.] İşte yine başlıyoruz.

[Üyeler kulüp odasını terk etmeye başlar.]
Asahina: Sonunda ikimiz kalabildik.
Kyon: Bu diğerlerinin bilmemesi gereken bir şey hakkında mı?
Asahina: Evet. Şey... Benimle bir yere gelmeni isteyecektim.
Kyon: Olur. Nereye peki?
Asahina: Şey... Üç yıl öncesine.
Kyon: [Şaşırır.] Üç...
Asahina: Böyle aniden söylediğim için üzgünüm. Gelmeyecek misin?
Kyon: Bu zamanda yolculuk yapacağız demek mi?
Asahina: Evet. Aynen öyle.
Kyon: Gitmekten mutlu olurum ama... Ama neden ben?
Asahina: Şey... Oraya gittiğimizde anlayacaksın. Muhtemelen. Yalvarıyorum. Şimdilik daha fazla soru sorma, sadece tamam de! Gelmezsen benim... Benim...Başım belaya girecek.
Kyon: [Düşünür.]Çok şirin. [Konuşur.] Şey... Öyleyse sorun yok.
Asahina: Gerçekten mi?! Teşekkür ederim!
Kyon: [Düşünür.] Çok şirin.

[Zamanda 3 yıl öncesine giden Kyon gece okula gizlice girmeye çalışan ortaokuldaki Haruhi ile karşılaşır ve birlikte içeri girerler]
Kyon: Şimdi, bu çizim makinesiyle ne yapmak istiyorsun?
Haruhi: Talimatlarımı izle ve çiz.
Kyon: Ben mi?
Haruhi: Evet, sen. Sonuçta birinin yukardan söylemesi lazım.

Kyon:[Anlatıyor.] Haruhi'nin talimatların göre okulun bahçesine beyaz çizgiler çizdim. Şu Taniguchi'nin bahsettiği tuhaf mesaj yoksa benim tarafımdan mı çizilmişti?

Haruhi: Bu Kuzey Lisesi üniforması, değil mi?
Kyon: Evet.
Haruhi: Adın ne?
Kyon: John Smith.
Haruhi: Gerizekalı gibi mi gözüküyorum?
Kyon: Takma isim kullanamam mı?

Kyon: Bu arada bu da ne böyle [Çizimden bahşediyor.].
Haruhi: Anlayamadın mı? Bu bir mesaj.
Kyon: Yoksa Orihime ve Hikoboshi için mi?
Haruhi: Nasıl bildin?
Kyon: Bugün Tanabata sonuçta. Bana bu tarz şeyleri seven tanıdığım birini hatırlatıyorsun.

9. Bölüm: Gizemli Sembol[değiştir]

[Asahina kulüp odasına bir kız ile birlikte gelir.]
Asahina: Bir ziyaretçi getirdim.
[Kulüp odasından içeri girip otururlar.]
Kyon:[Düşünüyor.] Bu nasıl olabilir?! Bizden yardım istemeye ilk defa biri geliyordu! [Anlatıyor.] Onun adı Emiri Kimidori idi. Tatlı ve bakımlı görünen bir 2. sınıf öğrencisi.
Haruhi: Yani SOS Ekibinden kayıp erkek arkadaşını aramasını mı istiyorsun?
Kimidori: Evet.
Kyon:[Düşünüyor.] Görünüşe göre kulübümüzün amacının danışmanlık ya da benzer işler olduğunu düşünüyor.[Konuşuyor.] Biraz daha detay verebilirseniz...
Kimidori: Birkaç gündür okula gelmedi.
Haruhi: Telefon etmeyi denedin mi?
Kimidori: Ev ya da cep telefonuna cevap vermedi. Evine gittim ama orada değildi.
Haruhi: Peki erkek arkadaşının ailesi?
Kimidori: Yalnız başına yaşıyordu. Bildiğim kadarıyla ailesi yurtdışında yaşıyordu ama onlarla nasıl irtibata geçebileceğimi bilmiyorum.
Haruhi: Kanada'da olma ihtimalleri yoktur değil mi?
Kimidori: Hayır. Honduras'ta yaşıyorlar diye biliyorum.
Haruhi:[Kendinden emin bir tavırla.] Honduras, demek. Anlıyorum.
Kyon:[Düşünüyor.] "Anlamışmış", külahıma anlat! Honduras'ın yerini bildiğinden bile şüpheliyim. Bu arada... Meksika'ya yakın bir yer miydi?

Haruhi: SOS Ekibi'ne neden geldiniz?
Kimidori: Sevgilim birçok defa SOS Ekibi'nden bahsetmişti.
Haruhi: Sevgilinin adı neydi?
Kimidori: Ya(...)[İsim sansürlenir.]
Haruhi: O da kim?
Kimidori: Yanlış hatırlamıyorsam SOS Ekibinin komşusu olduğunu söylemişti. Bilgisayar Kulübü'nün başkanlığını yapıyordu.

Kyon:[Düşünüyor.] Tüm bu olanlardan sonra alelade biri olamazdım. Ancak anlamadığım nokta, Haruhi bunu neden yapmıştı? Yoksa benim de o üçü gibi bir özelliğim mi vardı ya da benzer bir yeteceğim mi? Haruhi bu yüzden mi beni de SOS Ekibi'nin bir üyesi yapmıştı?

Kyon:[Düşünüyor.] Acaba gerçekten veriyi yok edebildi mi? Ayrıca bu konuya dikkatimizi çeken Kimidori-san'dı. Başkana sorduğumda kız arkadaşı olmadığını söyledi. Eminim bu mükemmel senaryonun merkezindeki kişi yine Nagato'ydu. Eğer bu Kimidori de uzaylılar tarafından yapılmış genel amaçlı bir uçbirim olsaydı buna hiç şaşırmazdım. Haruhi'yi can sıkıntısından uzak tutmak için yapılmış uzaylı bir taklit istemci de olabilirdi. Aksi taktirde böyle bir durumda bana tek kelime etmeden bu kadar olayın olabileceğine pek inanmıyorum. Sessizlikteki gölgeler... Nagato'yu bize siz mi gönderdiniz yoksa Haruhi dilediği için mi? Yıllardır boş bir odada uzaylıların yaptığı bir android olarak yaşıyor. Nagato... Belki sen de... Tek başına yalnızlık çekiyorsun.

10. Bölüm: Ücra Ada Sendromu Bölüm 1[değiştir]

[Kyon ve Kouzumi okyanusa açılmış bir geminin güvertesinde konuşuyor.]
Kyon: Ne planladığını neden bana da söylemiyorsun?
Koizumi: Hiç. Emin olun. Sizin de bildiğiniz gibi "Ajans'ın" bununla bir ilgisi bulunmuyor. Güvenli olduğuna dair bir rapor bile sunuldu. Endişe etmeyin!
Kyon: Beni endişelendiren bu geziyi senin planlamış olman.
Koizumi: Özel bir şirkete ait ıssız bir adanın Suzumiya-san'ın ilgisini çekebileceğine inanıyorum. Kapalı daire ile ilgili bir şeyler söylemişti.
Kyon: Kapalı daire nedir?
Koizumi: Gizemli bir terim. Dış dünya ile teması kesilmiş anlamına gelir.
Kyon: Kar fırtınasında bir dağ evine sıkışmak ya da bir kasırgada pansiyonda mahsur kalmak gibi mi?
Koizumi: İlgili tarafların kendilerini çevreleyen şartlar içerisinde sıkışıp kalması diyebiliriz. Diğer bir deyişle kapalı kalmak.
Kyon: Bunun gezimizle ne ilgisi var.
Koizumi: Orası medeniyetten uzak ıssız bir ada. Bir fırtına çıkacak olsaydı kapalı daire gibi olurdu ya da benzer bir kar fırtınasında bir dağ evinde mahsur kalmak gibi.
Kyon: [Anlatıyor.] Neden Koizumi'yle okyanusun ortasında konuştuğumu merak ediyorsanız... Ara sınavlara girmeden önce toplantı yaptığımız kara pazartesi gününde olanları geri almanın mümkün olmamasıydı.

11. Bölüm: Ücra Ada Sendromu Bölüm 2[değiştir]

[Herkes Keiichi-san'ın öldürüldüğü olay mahallinde toplanır.]
Koizumi:Hemen bu durumu müzakere etmemiz gerekiyor. İçinde bulunduğumuz durum tam bir kapalı daire. İlk bakışta bir cinayet izlenimi veriyor. Ayrıca oda da kilitliydi. O zaman şimdi bulmamız gereken, failin kilitli bir odaya nasıl girdiği ve hiçbir iz bırakmadan kaçtığıdır.

Haruhi: Sence bu bir cinayet vakası mı?
Kyon: Öyle görünüyor.
Haruhi: Aklım almıyor. Böyle bir şey olabileceğini hayal ile edemezdim.
Kyon: Sen hep böyle bir şeyler olmasını istediğinden bahsetmiyor muydun?
Haruhi: Ben aslında böyle bir şey olmasından bahsetmiyordum.
Kyon: [Düşünüyor.] Fırtınada, ıssız bir adada kilitli bir odada işlenen cinayet. Böyle bir yerde bunun olma olasılığı ne kadardır ki? Belki de bunlar sadece Haruhi istediği için oldu.
Haruhi: İyi görünmüyor.
Kyon: [Düşünüyor.] Aslında iyi bir çocuk gibi görünüyordu belki de sadece sonu kötü biten bir eşek şakasıdır. [Konuşuyor.] Gerçekten böyle düşünmek istemiyorum ama tüm bunlar Yutaka-san'ı birincil şüpheli yapmaz mı? Her şeyden önce kimse yerini bilmiyor.
Haruhi: Bu bana dün Mikuru'nun söylediği bir şeyi hatırlattı.
[Mikuru'nun Yutaka ve Keiichi'yi terasta kavga ederken gördüğü sahne gelir.]
Kyon: İkisi kavga mı ediyorlarmış?
Haruhi: Öyle görünüyorlarmış. Bir şey daha var. Gece vaktiydi. Oyunumuz sırasında lavaboya doğru gidiyordum odanın önünden geçerken bir konuşmaya kulak misafiri oldum.[Yutaka] " Acele et. Bir pasaport ve seyahat çekleri istiyorum." Bunları düşününce başka bir ülkeye kaçmayı planlamış olabilir değil mi?
Kyon: Ama oda neden kilitliydi? İntihar süsü verilmeye dahi çalışılmamış. Böyle bir şeyi kilitli bir odada yapmak için bunca zahmete ne gerek var?
Haruhi: Öylece durup bekleyemem. Keiichi-san'ın odasına gidip biraz daha inceleme yapalım.

12. Bölüm: Mikuru Asahina'nın Maceraları Bölüm 00[değiştir]

Kyon:[Anlatıyor.] Adı, Mikuru Asahina. İlk bakışta; gayet sıradan, çalışkan ve hoş bir kız ama gerçekte, gelecekten gelen savaşçı bir garson. Gelecekten ne için geldi veya niçin garsonluk yapıyor? Bunlar önemsiz ayrıntılar. Hepsi hikaye olarak yapılmış ve bizi garip bir kurgunun içine sokan oyunun bir parçası.
[Mikuru, taşan kostümü ile çalıştığı yerin maskotluğunu yapıyor.]
Mikuru: Rahatsız ettiğim için özür dilerim! Çok miktarda taze lahana geldi! Önümüzdeki bir saat boyunca her lahana yarı fiyatına!
Kyon:[Anlatıyor.] Laf aramızda, savaşçı bir garson olmasına rağmen neden tavşan kız kostümüyle dolaşıyor? Çünkü işi bu yerel alışveriş bölgesinde müşteri çekmek.

Kyon: [Anlatıyor.] Asıl hikayemize geçelim. Bildiğiniz gibi o savaşçı bir garson ve asıl görevi bir erkeği gizlice korumak. O erkeğin adı Itsuki Koizumi. İlk bakışta; gayet sıradan, kaygısız bir lise öğrencisi ama gerçekte bir esper. Ancak, henüz bunun farkında değil. İçindeki süper inanılmaz gücü uyandırabilmek için etkileyici bir olay yaşaması gerekiyor.

Kyon: [Anlatıyor.] Fazla uzatmayalım. Şimdi de karşınızda Nagato Yuki. Sıradan biri olsa bile, normal bir insan gibi görünmüyor ve doğuştan şeytani bir büyücü. Dahası, bir uzaylı...

13. Bölüm: Hayatı Yaşa[değiştir]

[Taniguchi, Kunikida ve Kyon okuldaki festivali geziyorlar.]
Taniguchi: Hadi şimdi gidip birkaç piliç avlayalım!
Kunikida: Piliç mi?
Taniguchi: Normal kıyafetler [Festival dolayısıyla okuldaki çoğu kişi kostümlü] içindeki kızlardan bahsediyorum. Üçlü bir grupla konuşmaya başlarsak kolayca bizimle geleceklerdir. bu söylediklerim deneyim ile doğru orantılıdır.
Kyon:[Düşünüyor.] Pel, nasıl oldu da %100 başarısızlık dolu deneyimlerinden faydalanarak bir şeyler yapabileceğimizi öne sürersin? [Konuşuyor.] Ben istemem. Siz ikiniz kendi başınıza takılabilirsiniz.
Kunikida: Ben de yokum. Kendi başına takıl. Şansın yaver giderse de, arkadaşlarından birini de benimle tanıştırırsın.
Taniguchi: Sizin neyiniz var ödlek tavuklar!
Kyon: [Düşünüyor.] Sorun ödlekliğimiz değil. Eğer "kim olduğunu bilirsin sen" beni başka kızlarla brilikte görürse ayvayı yedim demektir. Her neyse... Kültür festivalinin tadını çıkarın. Normal bir şekilde tabi.

[Haruhi ve Yuki, Okajima ve Zaizen ile festivalde sahneye çıkarak şarkı söyler.]
Koizumi: Suzumiya-san çok iyiydi. Nagato-san da aynı şekilde.
Kyon: Bu kıyafette ne?
Koizumi: Çok acele gelmek zorunda kaldım. Öğrenci meclisinin bu konuyu tartıştığını duydum. Görünüşe göre, Suzumiya-san izinsiz işler karıştırıyormuş.
Kyon: Ve bahsettiğin olay da bu demek.
[Haruhi mikrofondan konuşmaya başlar.]
Haruhi: Millet. ENOZ karışınızdayız. ENOZ ismi Enomoto, Nakanishi, Okajima ve Zaizen'den yani üyelerin sodaylarının ilk harflerinden geliyor. Ancak elimizde olmayan bazı sebeplerden Enomoto ve Nakanishi bugün sahneye çıkamadılar. Yuki ve ben gerçek üyeler olmayıp onların yerine sahneye çıktık. Bunun için üzgünüz!

[ENOZ grubu Haruhi'ye günü kurtardığı için teşekkür ettikten sonra Haruhi ve Kyon bir ağacın altında konuşuyor.]
Haruhi: Bir günüm daha olsaydı çok hah iyi hazırlanmış olabilirdim. Bazen gerçekten de iyi iş çıkarabildik mi diye merak ediyorum. Nasıl desem... Hayatımı ne tarafa sürüklediğim konusunda kendimi sorgulamaya başladım. Nedense sakinleşmiyorum. Neden böyleyim acaba?
Kyon: Ben nereden bilebilirim ki? [Düşünüyor.] Çünkü diğerlerinin minnetini kazanmaya alışık değilsin. Hep içinde teşekkür ederim kelimesi geçirtmeyecek şeyler yapıyorsun.
Haruhi: Ne var? Bir şey mi diyecektin? Söyle o zaman! Muhtemelen gereksiz bir zırvadır ama içinde kalırsa sağlığına zarar verebilir.
Kyon: Pek sayılmaz. Bir şey demeyecektim.
Haruhi: [Çimenden elleriyle bir parça ot koparır ve Kyon'a atmaya çalışır ama rüzgar ters yöne esince tüm otlar yüzüne gelir.]
Kyon: [Güler.]
Haruhi: Söylesene, sen bir şeyler çalabiliyor musun?
Kyon: Hayır.
Haruhi: Biraz çalışırsan halledersin. Sonuçta önümüzde kocaman bir sene var.
Kyon: [İç çeker.]
Haruhi: Grup kuralım ve gelecek yıl kültür festivalinde sahne alalım. Ben şarkı söylerim. Yuki gitar çalar. Mikuru'ya tef veririz ve sahne süsü olarak kullanırız.
Kyon:[Düşünüyor.] Olmaz, olmaz.
Haruhi: Ve ayrıca bir devam filmi de çekmemiz lazım. Önümüzdeki yıl çok meşgul olacağız. Her yıl planlı olarak hedef sayımızı genişletmeliyiz.
Kyon:[Düşünüyor.] Bekle, bekle.
Haruhi: Hadi ama! Gidelim Kyon!
Kyon: Nereye gidelim?
Haruhi: Bir gitar bulmaya! [Kyon'u elinden tutarak çeker.] Popüler müzik kulübü odasına gidelim. Belki kullanılmayan bir şeyler buluruz. Ayrıca Nakanishi-san ve diğerlerine şarkı bestelemek konusunda soracaklarım da vardı. Endişelenme! Şarkı sözü, beste ve yayın işlerini halledeceğim! Ve tabii, kareografiyi de!
Kyon: Hemen şimdi başlamamıza gerek yok!
Haruhi: Sen ne diyorsun? Bir yıl dediğin göz açıp kapayıncaya kadar geçer!
Kyon: Ayrıca neden koreografi dedin? Grup kurmuyor muyduk?
Haruhi: O da lazım! Yeni bir tür grup kuracağız!
Kyon: Grup kurma ile idollük işini karıştırmıyorsun değil mi?

14. Bölüm: Yıldız Savaşları[değiştir]

[1 hafta önce]
Kyon:[Anlatıyor.] Mevsimlerden sonbahar. Olaysız sona eren kültür festivali biteli birkaç gün olmuştu. Okul yeniden huzurlu ve sessiz bir hal almıştı. Başka bir deyişle sadece sıradan bir gündü. Ancak, her şeyden önce, okuldan sonra kulüp odasında otururken şom ağzımızı kapalı tutup sıradan bir gün dememeyi öğrenmemiz gerekiyordu. Bir uzaylı, bir zaman gezgini ve bir esper ile oturup zaman öldürürken yine aklıma bir şey takılmıştı. Özel biri olmalıydım. Belki ben de henüz keşfedilmemiş bir varlıktım.
Koizumi: Bir sıkıntın var gibi görünüyor.
Kyon: Pek sayılmaz. Sadece bu odada yaşadığım saçmalıklara nasıl alıştığıma hayret ediyordum. Biri beni bunun için takdir etmeli.
Koizumi: Öyleyse size bu konuda hayran olduğumu söylesem?
Kyon: Bunu senden duyunca hiçbir anlamı olmuyor ki. Sadece sana yetişebilmek konusunda endişeliyim.
Koizumi: Oldukça doğru.
Asahina: beklettiğim için özür dilerim. İlk defa Karigane yapıyorum da. Elimden geldiğince iyi yapmaya çalıştım.
Kyon: [Düşünüyor.] Hiç endişelenme. Senin elin değdikten sonra çiğ tavuğu bile fırında tavuk niyetine yerim.
Asahina: Yavaş için lütfen.
Koizumi: Bu arada Suzumiya-san nerede?
Kyon: Bugün temizlik görevi vardı. [Düşünüyor.] Burada olmadığında gerçekten de etrafı bir huzur kaplıyor.
[Kulüp odasının kapısı tık tıklanır.]
Asahina: Geliyorum! [Kapıyı açar.] Bu, Bilgisayar Kulübü Başkanı...
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Başkanınız yok mu?
Kyon: Ne istemiştiniz?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Öncelikle bunu alın. [ "The Day of Sagittarius III" adında bir oyun uzatır.] İçerisinde bir oyun yazılımı var. Tamamen kendimizin hazırladığı orijinal bir oyun. Kültür festivalinde de tanıtımını yapmıştık. Görmediniz mi?
Kyon: Hatırlamıyorum. [Düşünşüyor.] Hatırladıklarımızı soracak olsaydınız tek cevabım Asahina-san'ın çalıştığı yakisoba kafedeki kıyafetler olurdu.
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Anladım... Belki de ekranı daha görünür bir yere kurmalıydık.
Kyon: Peki, ne istiyorsunuz?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Doğru ya. Bu oyunda bizimle savaşmanız için size meydan okuyoruz.
Kyon: Huh?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Savaş istiyoruz! Bu oyunu kullanarak savaşmak istiyoruz! Ciddi bir savaş! Sizinle savaşmak istiyoruz! Savaş! Savaş! Savaş!..
Kyon: [Düşünüyor.] Yalvarıyorum. Lütfen artık "Savaş! Savaş!" diye bağırmayı kes. Umarım bu Haruhi'nin kulağına gitmez.
[Haruhi, yan taraftan hızlıca gelir ve başkanı sertçe yere iter.]
Haruhi: Demek bir savaş istiyorsunuz? Siz kim olduğunuzu sanıyorsunuz? Ne olursa olsun benim SOS Ekibime saldırma için epey cesaretli olmalısınız. Buna izin vereceğimi mi sandınız? Karanlıkta parlayan ışıklar gibi kötüleri astıma etmek adalet savaşçılarının görevidir.
Kyon: Hey, Haruhi. Tekmelemeden önce neden dinlemiyorsun?
Haruhi: Kyon, savaş başladı. İkinci saldırıyı sana bırakıyorum. Kaybettiğiniz zaman hiçbir bahane sizi kurtaramayacak. [Dönüp kimi ittiğine bakar.] Ne? Bunlar sadece komşularımızmış. Neden bu adamlar bizimle kavga etmek istiyor.
Kyon: Dediğim gibi, onlar da bunu anlatmaya çalışıyorlardı.
Haruhi: Neymiş peki bu?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Korkak SOS Ekibi... Neyse, biz Bilgisayar Kulübü olarak SOS Ekibi'ni bir savaşa davet ediyoruz.

[Kulüp odasında Haruhi, Bilgisayar Kulübü Başkanı ile konuşmaya devam eder.]
Haruhi: Yani, ne olmuş?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Bizim yaptığımız bu oyunu kullanarak savaşalım. Kazanırsak onu geri istiyorum.
Haruhi: Geri mi istiyorsun? Neyi?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Madem kullanmıyorsunuz onu bize geri verin![Bilgisayarı gösterir.]
Haruhi: Ben onu kullanıyorum. Filmimizi onda düzenlemiştik.
Kyon: [Düşünüyor.] Beni hiç sayma zaten.
Haruhi: Web sayfamızı da onda yaptık.
Kyon: [Düşünüyor.] Onu da ben yapmıştım.
Bilgisayar Kulübü Başkanı:O sayfayı neredeyse hiç güncellemiyorsunuz ki zaten.
Kyon: Anlıyorum, demek ki bu yüzden her geçen gün sayacımız daha da artıyordu. Bu o böcek olayını da açıklıyor.
Haruhi: Ama ben onu vermenizi istemiştim ve sen de kabul etmiştin, yanılıyor muyum? Kyon! Hatırlıyorsun değil mi?
Kyon: Öyle mi?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: O aptal anlaşma geçersizdir! Bunu aklımdan çıkaramadım. Eğer bu karşılaşmayı yaparsak tüm olanları unutmaya hazırım. Hayır... Unutmak istiyorum. Olanları unutabilir miyim? Her neyse! Bizimle savaşmanızı istiyorum!
Haruhi: Pekala. madem ölümün bir savaş istiyorsunuz, öyle olsun. Peki... Bu karşılaşmanın ödülü ne olacak?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Haklısın. Her bir üye için yeni bir bilgisayar vereceğim. Bire karşılık dört bilgisayar.
Haruhi: Gerçekten mi? Uygun mu? Bunu sana unutturmayacağımı bilmeni isterim.
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Kabul. Söz veriyorum.
Haruhi: Kendinden oldukça emin görünüyorsun değil mi? Bana uyar. Doğru ya, sizde hiç kadın üye yok, değil mi? Eğer kazanırsanız onu [Yuki'yi parmağı ile işaret eder.] size vereceğim. Kesinlikle çok işinize yarayacaktır. Dört bilgisayarınıza karşı bir bilgisayar haksızlık olurdu.
Kyon: [Düşünüyor.] Hayır. Nagato'yu dört bilgisayarla kıyaslayamazsın bile. Ne yaptığının farkında bile değilsin.
Haruhi: Ne oldu? Yoksa Mikuru-chan'ı da ı istiyorsun?
Kyon: Madem ortaya ödül koymak istiyorsun neden kendi vücudunu ortaya koymuyorsun? Sadece başkalarından istemekle olmaz.
Haruhi: Sen ne saçmalıyorsun? SOS Ekibi'nin başkanı kutsal bir semboldür! Başka birine bu pozisyonu bırakmaya hiç niyetim yok.
Kyon:[Düşünüyor.] Mezun olduktan sonra bile buralarda olmayı planlıyorsun anlaşılan.
Haruhi: Yani? Hangisini istiyorsun?
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Şey, ben...
Haruhi: Eğer çok istiyorsan... Pekala, beni de alabilirsin.
Bilgisayar Kulübü Başkanı: Hayır! Kesinlile bu teklifinizi es geçeceğim.

15. Bölüm Final: Bazen Yağmur Yağar[değiştir]

Kyon: [Anlatıyor.] Kültür Festivali ve sonrasındaki kaos nihayet sona ermişti. Şimdi de Aralık ayı yaklaşırken esen soğuk rüzgarların uğultusuyla karışık kışın ayak sesleri duyulmaya başlanmıştı bile. Tarihi okulun kuruluşuna kadar uzanan bu eski binadaki kulüp odamızın çürük duvarları içinde alışılmadık derecede soğuk bir gün geçirmiştik.
[Haruhi hariç tüm üyeler kulüp odasında oturuyor.]
Kyon: [Düşünüyor.] Şimdi fark ettim de biz bir araya geleli çoktan 6 ay olmuştu. Bu zamana kadar bir çok olay yaşamıştık. Çoğunlukla sebebi Haruhi olsa da bazı olaylar da ondan kaynaklanmamıştı. Tamam, olayların büyük çoğunluğu SOS Ekibi'nin kurulmasından sonra meydana gelmişti. Hatta büyük bir çoğunluğu da onun yüzüden olmuştu inkar edemem.
[Haruhi gürültülü bir şekilde kulüp odasından içeri giriyor.]
Haruhi: Millet! Tahmin edin, ne oldu?! Harika haberlerim var!
Kyon: [Düşünüyor.] Yine mi? Ne zaman harika bir haberle gelse kabak özellikle ya Asahina ya da benim başımda patlamıştır. [Konuşuyor] Bu sefer ne oldu?
Haruhi: Kulüp odasının ısıtma sorunuyla ilgili düzenlemeler yaptık

Haruhi: Fırsatımız varken birkaç fotoğrafını çekmek istiyorum.
Mikuru: Ne tür fotoğraflar?
Haruhi: Gayet açık değil mi? Kapak resimleri Kültür Festivalinde gösterdiğimiz "Mikuru Asahina'nın Maceraları" filminin DVD'si için.

[Kyon, kulüp odasında uyuya kalır. Uyanınca karşısında Haruhi'yi görür.]
Kyon: Sen miydin?
Haruhi: Ne olmuş? Bununla bir sorunun mu var?
Kyon: Hayır, hayır. Yüzüme bir şey falan çizmedin değil mi?
Haruhi: Böyle çocukça bir şeyi asla yapmam!
Kyon: Diğer üçü nerede?
Haruhi: Çoktan eve gittiler. Uyanacağa benzemiyordun.
Kyon: Sen de ben uyanana kadar burada kalmayı mı tercih ettin?
Haruhi: Elimde değil! Sen hala uyuyordun. Kapıyı üstüne kilitleyip gidemezdim ya. Ayrıca, yağmur yağıyor. Geri ver!
Kyon: Huh?
Haruhi: Hırkamı... [Kyon uyurken Haruhi hırkasını üzerine örtmüştü.]
[Kyon üzerindeki hırkalardan birini Haruhi'ye verir.]
Kyon: [Düşünüyor.] Bunlardan bir kesin Haruhi'nindi. Ama diğeri kimin? Bekle bir dakika... Bu, ben uyurken Asahina-san kıyafetini yanımda değiştirdi demek, değil mi? Kahretsin! Neden bu kadar derin uyuyordum ki? Uyuyormuş gibi yapabilirdim.
Haruhi: Hadi! Okulda limse kalmadı. Gitmemiz gerekli.
Kyon: Bu kötü oldu. Benim şemsiyem yok.
Haruhi: [Şemsiyesini gösterir.] Bu yeterli olur.
[Haruhi ve Kyon eve doğru yürümeye başlar.]
Haruhi: Bana doğru tutsana şunu. Üzerime yağmur yağıyor.
Kyon:Zaten çoğunluğu senin tarafında. Ayrıca bu da senin şemsiyen değil. Üzerinde "Okul malıdır" yazıyor.
Haruhi: Okul malıysa ne olmuş? Bunu bir öğrencinin kullanmasında bir sakınca yok. Ya da istersen eve varana kadar ıslanabilirsin. Ver şemsiyemi! [Şemsiyeyi hızla alır ve uzaklaşır.]
Kyon: [Düşünüyor.] Doğrusu, o ısıtıcıyı da buralara kadar taşıyıp getirdim ama tek bir teşekkür bile etmedi.[Haruhi'ye doğru koşar.] [Yüksek sesle.] Beni bekle!

2. Sezon (2009)[değiştir]

Bölüm 1: Sonsuz Sekiz 1[değiştir]

[SOS Ekibi halk havuzuna gider.]
Haruhi:[Mikuru ve Yuki'yi kollarından çeker ve havuza atlar.] Hadi gelsenize [Koizumi ve Kyon'a söylüyor.]. Su çok sıcak.
Kyon: "Suya atlamak yasaktır" tabelasını okuyamıyor mu?
Koizumi: Yine de güzel bir sahne değil mi? Sence de Suzumiya-san normal insanlar gibi eğlenmeyi öğrenmiyor mu?
Kyon: beni birdenbire arayıp işi bittiği zaman yüzüme kapatmasının birini davet etmenin normal yolu olduğu aklıma gelmezdi.
Koizumi: Eh... Suzumiya'nın yüzünde böyle güzel bir gülümseme varken dünyayı sarsacak olay yaşanmamalı.
Kyon: Umarım haklısındır.
Koizumi: Endişelenmene gerek yok. Geziden beri gözlenebilir bir problem yaşanmadı. Şimdilik, Suzumiya'nın bildiği kadarıyla dünya barış içinde.

Haruhi: Ne düşünüyorsunuz?
Kyon: Bu da ne?
Haruhi: Tatilin kalan zamanını nasıl geçireceğimize dair liste.
Kyon: SOS Ekibi için mi?
Haruhi: Evet. Tatilden geriye sadece 2 hafta kaldı ve hala yapmak istediğim şeyler varmış gibi hissediyorum. Bir çırpıda halledeceğiz.
Koizumi: Yani yaz tatili boyunca yapılacak şeyler listesi mi?
Mikuru: [Listeyi okumaya başlar.] Yaz kampı, havuz, bon dansı, havai fişekler, yarı zamanlı iş, yıldız gözlemi... Çok fazla şey var.
Kyon: Ve bunların hepsini iki haftada mı yapmak zorundayız?
Haruhi: İstediğiniz başka bir şey var mı?
Mikuru: Uh, Japon balığı yakalama istiyorum.
Haruhi: TAMAM! Japon balığı yakalamak [heyecanla listeye yazıyor.] Yarın başlıyoruz.

Haruhi: Bugün, 30 Ağustosta, listemizi tamamladık.
Kyon: Şükürler olsun tek parça halinde çıkabildik.
Haruhi: Yeter miydi? Ama... Eh, sanırım hepsi bu kadar. Hey, yapmak istediğiniz başka bir şey var mı?
Koizumi: Aklıma bir şey gelmiyor.
Kyon: Hala doymadın mı?
Mikuru: Ben uzun bir süre kestireceğim.
Haruhi: Yuki?
Yuki: [Hayır şekliden kafasını sallar.]
Haruhi: Tamam.Bu yaz pek çok şeyi yapmayı başardık. Her yere gittik. Yukata giydik. Bir sürü ağustos böceği yakaladık. Bu kadarı yetmeli.
Kyon:[Düşünüyor.] Hala yapmak istediği şeyler mi var?
Haruhi: Bugünlük bu kadar o zaman. Ne olur ne olmaz diye yarını yedekte tutuyordum ama bunun yerine evde dinlenebilirsiniz. İki güne kulüp odasında görüşürüz!

Bölüm 2: Sonsuz Sekiz 2[değiştir]

Kyon: [Anlatıyor.] Yanlış bir şeyler vardı. İçgüdülerim böyle söylüyordu. TV'deki oyun aynı eyaletten, benle hiçbir ilgisi olmayan iki okul arasındaydı ama bir şekilde kaybedecek takıma tezahürat yaptığımı hissediyordum. Haruhi'nin arayıp başıma bela olacağını nasıl olduysa hissettiğim an, işte tam da o andı.
[Telefon çalıyor.]
Kyon: [Düşünüyor.] Ne istiyor yine?
Kyon'un kız kardeşi: Kyon-kun telefonun...
Kyon: İyi ki söyledin.
Haruhi: Bugün boşsun değil mi? Hepimiz saat 2'de istasyonda buluşuyoruz. Gelsen iyi olur!
[Telefon kapanır.]
Kyon:[Düşünüyor.] Bir şey söylemedim...
[Tekrar telefon çalar.]
Kyon: [Telefonu açar.] Yine ne var?!
Haruhi: Ne getireceğini söylemeyi unuttum. Mayonu yanına al. bir sürü de para. Bisikletinle geldiğine de emin ol. Tamam!
Kyon:[Anlatıyor.] Yok artık. Nasıl oldu bilmiyorum ama Haruhi'nin ne söyleyeceğini biliyordum. Yo, tam olarak öyle değil. Daha doğrusu, bunların daha önceden yaşandığına dair bir his vardı içimde. Deja vu dedikleri şey bu muydu? Yaz neredeyse bitti.

Haruhi: Giden zaman geri alınamaz.

[Kyon eve doğru giderken arkadan Nagato'ya seslenir.]
Kyon: Nagato!
Nagato Yuki: [Arkasına yavaşça döner.]
Kyon: Ah, şey... Hiç. Hiçbir şey. Nasılsın? İyi misin?
Nagato Yuki: İyi.
Kyon: Bunu duyduğuma sevindim.
Nagato Yuki: Anladı.
Kyon: [Nagato'nun yanından uzaklaşır eve doğru yalnız başına yürümeye başlar.] [Düşünüyor.] Neden? Neden onunla konuştum ki?

Haruhi: Acı veren işleri erkenden bitir ki, endişelenmeden eğlenmeye vaktin olsun. Yaz tatilinden keyif almanın doğru yolu budur.
Kyon: [Düşünüyor.] Neden onun gibi bir kızın beyni var ki? Tanrı zenginlik dağıtırken işini yarım bırakmış.

Kyon: Her şeyi hatırlıyor musun?
Nagato: Evet.
Kyon: Şimdiye kadar kaç döngü yaşadık?
Nagato: Bu 15,498. olacak.

Koizumi: Suzumiya-san'a arkadan sarıl ve kulağına "Seni seviyorum" diye fısılda.
Kyon: Böyle bir şeyi kim yapar?
Koizumi: Bu role senden daha uygun biri var mı ki ?
Kyon: Bu fikri veto ediyorum! Pas geçiyorum!
Koizumi: O zaman ben mi denesem? Sadece şakaydı. Rolün hakkını veremezdim zaten. Sadece Suzumiya-san'ın kafasını karıştırmış olurdum.

Bölüm 3: Sonsuz Sekiz 3[değiştir]

Kyon: [Düşünüyor.] İşte yine o his. Yıllardır buraya gelmediğime eminim. Yine de neden yakın zamanda buradaymışım gibi geliyor. O sahne, o tezgah... Bu...

Kyon: [Düşünüyor.] Yazdı. Yaz tatili. Rahatlayıp her şeyi unutmak istedim ama beni rahatsız eden bir şeyler vardı.

Kyon: Asahina-san tam olarak ne oldu?
Asahina: Kyon-kun... Ben... Geleceğe gidemiyorum!
Kyon:Dönemiyor musun? Bu da ne demek?
Koizumi: Açıklamak gerekirse; sonsuz bir zaman döngüsünde hapsolduk.
Kyon: Ne?

Koizumi:Kesin konuşmak gerekirse, Ağustos'un 17'si ve 31'i arasında resmen sonsuz bir yaz tatilinin ortasındayız.
Kyon: Yaz tatilinin ortasında olduğumuz kesin.
Koizumi: Bu hiç bitmeyen sonsuz bir yaz. Şu anda Eylül'e dair her şey bu dünyadan kayboldu. Bu yüzden Asahina-san artık geleceğe gidemiyor. Artık var olmayan bir geleceğe gidememesi çok normal tabii.
Kyon: Dur bakalım şimdi! Saçma hikayende doğal olan herhangi bir nokta var mı? Sana kim inanır ki?
Koizumi: Aslında senin inanacağını düşünüyordum.

Koizumi: Belli ki Suzumiya-san'a yakın olanların fark etme ihtimali daha yüksek.
Kyon: Peki Haruhi? Neler olduğunun farkında mı?
Koizumi: Tamamen habersiz görünüyor. Tabii, böylesinin daha iyi olduğu söylenebilir. Neyse, inanıyorum ki deja vu ile uğraşması gerekmeyen biri var çünkü yaşanan her şeyi hatırlıyor.
Kyon: Kim olabilir?
Koizumi: Söylememe gerek yok. [Nagato'ya doğru bakar.]
Kyon: Nagato öyle mi?
Nagato: Evet.
Kyon: Her şeyi hatırlıyor musun?
Nagato: Evet.
Kyon: Şimdiye kadar kaç döngü yaşadık?
Nagato: Bu 15,499. olacak.

Koizumi: Suzumiya-san'a arkadan sarıl ve kulağına "Seni seviyorum" diye fısılda.
Kyon: Böyle bir şeyi kim yapar?
Koizumi: Bu role senden daha uygun biri var mı ki ?
Kyon: Bu fikri veto ediyorum! Pas geçiyorum!
Koizumi: O zaman ben mi denesem? Sadece şakaydı. Rolün hakkını veremezdim zaten. Sadece Suzumiya-san'ın kafasını karıştırmış olurdum.

Bölüm 4: Sonsuz Sekiz 4[değiştir]

Koizumi: İnanıyorum ki deja vu ile uğraşması gerekmeyen biri var çünkü yaşanan her şeyi hatırlıyor.
Kyon: Korkunç bir şey. Kim olabilir?
Koizumi: Söylememe gerek yok. [Nagato'ya doğru bakar.] Sanırım bu bütüncül düşünen varlık, zamanın sınırlarını aşan kişi için mümkün olabilir.
Kyon: Nagato. Doğru mu?
Nagato: Evet.
Kyon: Her şeyi hatırlıyor musun?
Nagato: Evet.
Kyon: Şimdiye kadar kaç döngü yaşadık?
Nagato: Bu 15,513. olacak.

Koizumi: Suzumiya-san'a arkadan sarıl ve kulağına "Seni seviyorum" diye fısılda.
Kyon: Böyle bir şeyi kim yapar?
Koizumi: Bu role senden daha uygun biri var mı ki ?
Kyon: Bu fikri veto ediyorum! Pas geçiyorum!
Koizumi: O zaman ben mi denesem? Sadece şakaydı. Rolün hakkını veremezdim zaten. Sadece Suzumiya-san'ın kafasını karıştırmış olurdum.

Bölüm 5: Sonsuz Sekiz 5[değiştir]

Koizumi: İnanıyorum ki deja vu ile uğraşması gerekmeyen biri var çünkü yaşanan her şeyi hatırlıyor [Nagato'ya doğru bakar.]
Kyon: Nagato. Doğru mu?
Nagato: Evet.
Kyon: Her şeyi hatırlıyor musun?
Nagato: Evet.
Kyon: Şimdiye kadar kaç döngü yaşadık?
Nagato: Bu 15,521. olacak.

Koizumi: Suzumiya-san'a arkadan sarıl ve kulağına "Seni seviyorum" diye fısılda.
Kyon: Böyle bir şeyi kim yapar?
Koizumi: Bu role senden daha uygun biri var mı ki ?
Kyon: Bu fikri veto ediyorum! Pas geçiyorum!
Koizumi: O zaman ben mi denesem? Sadece şakaydı. Rolün hakkını veremezdim zaten. Sadece Suzumiya-san'ın kafasını karıştırmış olurdum.

Bölüm 6: Sonsuz Sekiz 6[değiştir]

Kyon: Her şeyi hatırlıyor musun?
Nagato: Evet.
Kyon: Şimdiye kadar kaç döngüden geçtik?
Nagato: Bu 15,524. döngü.

Koizumi: Suzumiya-san'a arkadan sarıl ve kulağına "Seni seviyorum" diye fısılda.
Kyon: Böyle bir şeyi kim yapar?
Koizumi: Bu role senden daha uygun biri var mı ki ?
Kyon: Bu fikri veto ediyorum! Pas geçiyorum!
Koizumi: O zaman ben mi denesem? Sadece şakaydı. Rolün hakkını veremezdim zaten. Sadece Suzumiya-san'ın kafasını karıştırmış olurdum.

Kyon: [Düşünüyor.] Boş versene. Ödevi yapamamın hiçbir anlamı yok. Nasılsa zaman tekrar döngüye girecek. Sanırım ödevimi yarın gelip gelmeyeceği belli olmayan kendime bırakacağım.

Bölüm 7: Sonsuz Sekiz 7[değiştir]

Kyon: Her şeyi hatırlıyor musun?
Nagato: Evet.
Kyon: Şimdiye kadar kaç döngüden geçtik?
Nagato: Bu 15,527. döngü.

Koizumi: Suzumiya-san'a arkadan sarıl ve kulağına "Seni seviyorum" diye fısılda.
Kyon: Böyle bir şeyi kim yapar?
Koizumi: Bu role senden daha uygun biri var mı?
Kyon: S-seni seviyorum... Hayır! Bu kadar klişe olma!
Koizumi: Acaba ben mi denesem?
Kyon: [İrkilir.]
Koizumi: Sadece şakaydı. Rolün hakkını veremezdim zaten. Sadece Suzumiya-san'ın kafasını karıştırmış olurdum.

Kyon: [Düşünüyor.] İşte yine [deja vu] oldu. Bu sefer her zamankinden daha güçlü. Haruhi'nin gitmesine izin veremem. Eğer verirsem iki haftayı tekrarlamak zorunda kalırız hem de çoktan on binlerce kez yaşamışken! Ama ne yapmalıyım? Haruhi'nin söylediklerinde bir ipucu olmalı. Ama ne? Ne söylüyordu? Bilmiyorum. Aklıma hiçbir şey gelmiyor.

Bölüm 8: Sonsuz Sekiz 8[değiştir]

Kyon: Her şeyi hatırlıyor musun?
Nagato: Evet.
Kyon: Şimdiye kadar kaç döngüden geçtik?
Nagato: Bu 15,532. döngü.

Koizumi: Suzumiya-san'a arkadan sarıl ve kulağına "Seni seviyorum" diye fısılda.
Kyon: Böyle bir şeyi kim yapar?
Koizumi: Bu role senden daha uygun biri var mı?
Kyon: Benim sıram! Bu fikri veto ediyorum!
Koizumi: Acaba ben mi denesem? [Sessizlik.] Sadece şakaydı. Rolün hakkını veremezdim zaten. Sadece Suzumiya-san'ın kafasını karıştırmış olurdum.

Haruhi: İki güne kulüp odasında görüşürüz!
Kyon: B-bekle! Haruhi! [Düşünüyor.] İ-işte yine ve daha öncekilerden daha güçlü! Bu ani binlerce kez yaşadığımızın kanıtı! Şimdi Haruhi'nin gitmesine izin veremem. Yoksa... İki haftayı tekrarlamak zorunda kalırız! Ama ne yapmalıyım? Haruhi'nin söylediklerinde bir çeşit ipucu olmalı. Ne? Neydi? Neydi?! Hatırla! Ne olduğunu hatırla! Endişelendiğim ama ertelediğim bir şey. Eğer şimdi bir şey yapmazsam Haruhi gidecek. Böyle olmaz! Hiçbir şey değişmeyecek! Şu an için önceki döngülerimiz ne yaptı? Ne yapmadılar?! Düşünecek zaman yok. Uçuk bir tahminde bulun! Sadece bir şey söyle! SÖYLE!
[Haruhi kapıdan çıkmak üzere.]
Kyon: BENİM LİSTEM HENÜZ BİTMEDİ!
Haruhi: [Arkasını döner.] Huh?
Kyon: Doğru ya! Ödevim!
Haruhi: Neden bahsediyorsun?
Kyon: Daha yaz ödevime dokunmadım bile! Yaz bitmeden onu tamamlamalıyım.
Haruhi: Sen deli misin?
Kyon: Koizumi! Seninkini bitirdin mi?
Koizumi: Hayır. Çok meşguldük bu yüzden yarım kaldı.
Kyon: Öyleyse beraber yapabiliriz! Nagato, sen de daha bitirmedin değil mi? Asahina-san da gelirse çok sevinirim!
Asahina: Ama nereye?
Kyon: Benim evimde yapabiliriz. Tüm notlarınızı ve matematik problemlerinizi getirin böylece hepsini yapabiliriz. Yaz aktivitelerimizin sonuncusu! Nagato ve Koizumi! Yaptıklarınızı kopyalamama izin verin!
Koizumi: Tabii!
Kyon: Tamam! O zaman yarın sabah başlıyoruz! Hepsini bir günde halledeceğiz!
Haruhi: Dur bakalım! [Üzerine üzerine yürümeye başlar.] Tek başına kararlar alma! Birlik şefi benim! Öncelikle benim fikrimi sorma lazım! Kyon! Bir birlik üyesinin bağımsız kararlar alması çok büyük bir kural ihlalidir! BEN DE GELİYORUM!

[Bir sonraki günün sabahı, Kyon'un alarmı çalar.]
Kyon: [Düşünüyor.] Görünüşe göre tahminim doğruymuş.
[Koizumi ve Kyon kulüp odasında konuşuyor.]
Koizumi: Suzumiya-san hem akademik hem atletik açıdan çok yetenekli. Sanırım bu çocukluğundan beri gelen bir mesele. Bu yüzden bizim yaz ödevlerimizin yük olacağını düşünemedi. Bu nedenle, işin yükünü arkadaşlarıyla paylaşmanın neşesini tatmış olmasının imkanı yok.
Kyon: [Düşünüyor.] Açılış seremonisinden sonra eve gidebilirdim ama bir şekilde kendimi burada buldum. Sonra da bana Koizumi katıldı. Garip olan, Nagato'nun yokluğuydu. Belli etmese de yorulmuş olabilirdi. [Konuşuyor.] İnanması çok zor. Ağustos'un ikinci yarısını on binlerce kez yaşadık.
Koizumi: Böyle hissetmen çok normal. Şu anda 15.531. döngünün anılarını isimlendirip hatırlayamıyoruz. Biz, 15.532. tekrarın üyeleri normal zaman akışına dönmeyi başaran tek grubuz.

Bölüm 9: Haruhi Suzumiya'nın İç Çekişi 1[değiştir]

Kyon:[Anlatıyor.]Sonunda çılgın festivalin sona ermesiyle hevesle yeni ayın gelmesini beklerken öğrendiğim tek şey kültür festivalinin yaklaştığı oldu. Şu sıralar lisemiz bu olay için hazırlanıyordu. Bu arada... Eğer birinci sınıf 5. şubenin yani Haruhi ve benim sınıfımın ne yaptığını merak ediyorsanız, kaytarmış ve rastgele bir anket yapmaya gitmiştik. Geçen bahar, Asakura Ryouko bir yerlere kaçtığından beri, sınıftaki hiçbir öğrenci liderlik pozisyonunu alacak kadar delirmemişti.
Haruhi: Hadi gidelim Kyon!
[Haruhi ile okul koridorunda yürümeye başlarlar.]
Kyon:[Anlatıyor.] Bununla beraber üşengeçlik sendromuna tutulmuş biri kadar uyuşuk hissederek sınıfa gitmek şeklindeki günlük ritüelimi gerçekleştiriyordum. Neden? Sebep, yanımda neşeyle yürüyen ve şöyle diyen kız olmalıydı:
Haruhi: Anket yapmak çok saçma! Bunun eğlencesi nerede? Kesinlikle anlayamıyorum.
Kyon: O zaman sesini çıkarman gerekirdi.

Haruhi: Bu kültür festivali! Kültür festivali! Yılın en önemli olayı değil mi?
Kyon: Öyle mi?
Haruhi: Öyle! Biz SOS Ekibi olarak, çok daha eğlenceki bir şey yapacağız!
Kyon:[Anlatıyor.] Haruhi konuşurken yüzü Hanibal'ın İkinci Kartaca savaşında Alpleri geçmeye karar verdiğindeki halini andıran sarsılmaz bir azimle parlıyordu.

Haruhi: Bir film çekeceğiz!
Kyon: Huh?

Bölüm 10: Haruhi Suzumiya'nın İç Çekişi 2[değiştir]

Taniguchi: Ne taşıyorsun öyle? Küçük iyi kalpli çocuklar için hediyeler mi?
Kyon: Kesinlikle hayır.
Taniguchi:[Poşetin içine bakar.] Model silahlar mı? Bunlara ilgi duyduğunu bilmiyordum.
Kyon: Ben değil. Haruhi.
Taniguchi: [İmalı bir şekilde.] Suzumiya mi demek istiyorsun? Eh, senin için zor olmalı.
Kyon: Huh?

[Haruhi, Mikuru'ya zorla baika bir kostüm giydirir.]
Haruhi: Mikuru-chan bu kostümü filmde giyecek!
Kyon: Her zamanki hizmetçi kostümü olmaz mı?
Haruhi: Tabi ki olmaz! Bir hizmetçinin işi konaklara gidip özel servis işine bakmaktır. Garsonlar böyle yapmaz. Buradaki amacımız dükkana gelen belirsiz sayıdaki müşteriye çeşitli servislerde bulunmak.
Kyon: Her halükarda bu sebeplerin hiçbiri Asahina-san'ın bu kıyafeti giymesini gerektirmiyor.
Haruhi: Küçük şeylerle kafanı yorma. Her şey duyguda bitiyor. Bunun hissettirdiklerini seviyorum.
Kyon: [Düşünüyor.] Ne hissettiğin kimin umrunda? Asıl Asahina-san nasıl hissediyor?
Asahina: Um... B-bu benim için çok küçük gibi görünüyor. B-bu yüzden...
Haruhi: Endişelenme! Hiçbir sorun yok! Tam oturuyor!
Kyon: [Düşünüyor.] İşe yaramaz.
Haruhi: Başka bir deyişle, filmimizin konsepti bu! Sos Birliğini temsil eden yönetmen olarak kaliteli bir eğlence sunmaya karar verdim! Sadece izleyin! Seyircilerin her biri ayakta alkışlayacak!
[Yuki falcı kostümüyle kulüp odasından içeri girer.]
Kyon:[Düşünüyor.] Bu ne böyle?
Haruhi: [Sevinçle.]Artık anlıyorsun!Evet! İşte bu!
Kyon:[Düşünüyor.] Bu ne demek bilmiyorum ama sınıfın falcı sahnesi için kostümü olduğu ortaya çıktı. Nagato'nun kısa cevaplarından ve Haruhi'nin kuduruk soru yağmurundan anladığım bu. Ne olursa olsun sınıfından buraya kadar bu kılıkla gelirken ne düşünüyordu ki?
Haruhi: Bu kostüm aklımdaki rol için biçilmiş kaftan!
Kyon: Nasıl harika?
Haruhi:İşte bu! [tüm üyelere birer kağıt parçası dağıtır]
[Kağıdı inceleyen üyelerin hepsi şaşırır. Kağıtta her üyenin Haruhi tarafından belirlenmiş rolü yazıyordur. Mikuru Asahina, gelecekten gelen dövüşçü garson; Itsuki Koizumi, Sihirli çocuk; Yuki Nagato, Şeytani uzaylı; Ekstralar, gelen geçen]
Kyon: [Düşünüyor.] Bu... benim... suçum mu?
Koizumi: [Güler.] Ne söylemeyeliyim. Daha azını mı beklemeliydik. Kesinlikle, roller tam Suzumiya-san'a göre.[Kyon'a bakarak.] Bu harika .
Kyon: [Koizumi'den bakışlarını kaçırır.] [Düşünüyor.] Bana gülme. Taş kesileceğim.
Haruhi: Ee... Kyon. Silahları gün içinde kullanıma hazır et. Çekimler yarın başlıyor! Ayrıca kamerayı kullanmayı da öğrenmen gerekiyor.
[Kyon ve Koizumi silahları hazırlamak için kulüp odasında kalır.]
Koizumi: Önemli bir sorun görmüyorum.
Kyon: Acaba bu yaptıklarında problem olmayan bir şey var mı? Durumun esprisini anlayamdım.
Koizumi: Eh, bunlar espriye davet çıkarmadıkça karamsar olmaya gerek yok.
Kyon: Nereden biliyorsun?
Koizumi: En basitinden, bir film için oyuncu sayımız çok az. Suzumiya-san benim sihirli çocuk olduğuma gerçekten inanmıyor. Ben yalnızca bu filmin kurmaca ortamında Itsuki Koizumi adında sihirli bir çocuk rolündeyim. Kimse filmdeki bir karakteri rolünü yapan bir aktörle karıştırmaz değil mi? Kimileri yapsa bile Suzumiya-san onlardan biri olmayabilir.
Kyon: Pek rahatlatıcı olmadı. Söylediklerinin doğru olduğunun bir garantisi yok.
Koizumi: Eğer gerçek ve hayali karıştırıyor olsaydı dünyamız uzun zaman önce fantazik şeylerle dolmuş olurdu. Daha önce de söylediğim gibi Suzumiya-san hala mantıklı düşünen bir insan.
Kyon:[ Düşünüyor.] Bunu biliyorum ama Haruhi'nin mantıklı düşüncesi yarı-cinlendiğinden beri bir sürü tuhaf olayın içerisine sürüklendim. Ayrıca Haruhi tüm bunlardan bir haber.
Koizumi: Suzumiya-san'ın neler olduğuna dair herhangi bir kanıt bulmasını engellemeliyiz. Gerçeği söylemekten başka şansımızın kalmadığı bir gün gelebilir ama şu an değil. Neyse ki Asahina-san ve Nagato-san'ın grupları da aynı fikirde. Elbette ben hiçbir şeyin değişmemesini isterim.
Kyon: Ben de öyle. DÜnya'nın koca bir kaosa sürüklendiğini görmek istemiyorum.
Koizumi: Dünya için bu kadar endişelenmeyi bırakıp kendi güvenliğini düşünmelisin. Nagato-san ve benim yerim doldurulabilir ama senin yedeğin yok.

Bölüm 11: Haruhi Suzumiya'nın İç Çekişi 3[değiştir]

[Üyeler film gidişatı hakkında bir lokantada oturup konuşuyor.]
Haruhi: Tekrar bir düşününce, bir dövüş sahnesi için yeterli aksiyon yoktu. Mikuru-chan ormanda telaşla koşar, Yuki onu takip eder. Sonra Mikuru-chan uçurumdan düşer ve oradan geçen Koizumi-kun onu yakalayıp kurtarır! Nasıl?
Kyon:[Düşünüyor.] Olaylar baya şans eseri. Haruhi'yi tanıyorsam, Asahina-san'ı gerçekten uçurumdan atabilir. Doğru, bu düşüşü fırsat bil! Kostümü giy ve Asahina-san'ın dublörü ol! Eh, göğüslerde biraz eksiğin var ama...
Haruhi: Başka bir şey mi var aklında? Beni garson kıyafetiyle düşünmesen iyi edersin.
Kyon: [Düşünüyor.] Aklımı okudu.
Koizumi: Filmde görünenler sadece üçümüz müyüz?
Kyon: [Düşünüyor.] Aptal! Gereksiz sorular sormasana!
Haruhi: Bu doğru. Üç kişi çok az olabilir. Koizumi-kun, güzel tespit! Minnetimin göstergesi olarak, rolünü arttıracağım!
Koizumi: Neden... Teşekkürler.
Kyon: [Düşünüyor.] İşte hakettiğini buldun. Ben, uyuyan yılanın kuyruğuna basmamam gerektiğini biliyorum. Bu yüzden de ağzımı kapalı tutuyorum.
Haruhi: Ana düşmanı yenmek için önce birkaç tane ayakçıyı yenmen gerek. Ayakçı, ayakçı...
Kyon: Onlar yeter.
Haruhi:Bu işe yarar!
Kyon: [Anlatıyor.] Taniguchi ve Kunikida. Yan kaakterden daha gereksizler. Gerçek ayakçılar.
Haruhi: Ne olur ne olmaz diye, Mikuru-chan'ın başına bir şey gelmesi lazım. Zavallı küçük kız korkunç çilelere katlanıyor ta ki mutlu sona ulaşana dek! Bu filmin teması bu! Mikuru-chan ne kadar acı çekerse final katarsisimiz de o kadar etkili olur!
Kyon:[Düşünüyor.] O neydi? Bana güvenemeyeceğini mi söylüyorsun?

[Haruhi Mikuru'ya rolünü anlatır.]
Haruhi: "Mikuru Işını" diye bağırırken ellerini şu şekilde tut [Lensin takılı olduğu sol gözünün üzerinde olacak şekilde barış işareti.]
Mikuru: B-b-böyle mi?
Haruhi: Hayır, böyle! Sonra da sağ gözünü kapat. Şimdi Mikuru-chan söylemeyi dene.
Mikuru: Mi-Mikuru Işını!
Haruhi: Daha yüksek söylemeyi dene.
Mikuru: Mikuru Işını!
Haruhi: Utanma!
Mikuru: Mi-mi Mikuru Işını!
Haruhi:Karnından bağır!
Kyon:[Düşünüyor.] Etraftaki ailelerin bakışları yakıcı olmaya başladı.
Haruhi: Tamam! Gerçek bir şeyin vakti geldi! Işını ateşle!
Mikuru: Mi-mi Mikuru Işını!
[Mikuru'nun gözlerinden kameraya doğru gerçekten ışın çıkmaya başlar. Nagato ışın kameraman olan Kyon'a ulaşmadan hepsini yakalar.]
Haruhi: Ne? Yuki... Oraya ne zaman geldin?
[Mikuru her gözünü kırptığında ışın çıkar. Koizumi'nın elinde tuttuğu pankart ışın ile yırtılır.]
Yuki: [Mikuru'nun üzerine doğru koşar ve üzerine atlar.]
Haruhi: Kes!Kes!
Mikuru: Nagato-sa...Nagato-san!
Haruhi: Dur Yuki! Ne yapıyorsun!
Kyon: Ne yapıyorsun? Hey, Nagato!
Haruhi: Bu planın bir parçası değil!
[Nagato Mikuru'nun üstünden kalkar.]
Kyon: [Mikuru'nun yanına gider.] İyi misin?
Haruhi: Ne yapıyorsunuz siz? Lütfen senaryoda olmayan şeyle yapmayın! Huh? Mikuru-chan lense ne oldu?
Mikuru: Huh?
Kyon:[Düşünüyor.] Böyle bir durumda olaydan etkilenmeyen kişiye sorman gerekir. [Konuşuyor.] Nagato, Asahina-san'ın renkli lensine ne oldu biliyor musun?
Yuki:Hayır.
Kyon:[Düşünüyor.] Yalan söylüyor.
Haruhi: Belki de boğuşma sırasında düşmüştür. Neden hiçbir yerde bulamıyoruz?
Kyon: [Koizumi'ye dönerek.] Aramaya yardım ediyormuş gibi yapabilirdin!
Koizumi: Rüzgar uçurmuş olabilir. Çok hafif bir şey.
Haruhi: [Koizumi'nin tuttupu pankarta bakar.] Ne oldu? İkiye mi bölündü? Zaten ucuz bir şeydi. Eh, fotoğrafçılık kulübümüzden daha fazlası beklenemezdi.

[Haruhi ve Mikuru ayrıldıktan sonra Nagato Koizumi ve Kyon'a lensi onun aldığını ve bir lazer olduğunu söyler.]
Kyon:Lazer mi?
Yuki: Evet.
Koizumi: Bu sürpriz oldu. Bir bakabilir miyim? Normal bir lense benziyor.
Kyon: Bu da ne demek oluyor?
Koizumi: Bana sağ avucunu gösterebilir misin?
Kyon: [Sağ avucunu gösterir.]
Koizumi: Hayır, sen değil. Nagato-san.
Yuki: [Lazerden dolayı delinmiş olan avucunu açar.] Kalkana vakit yoktu.
Kyon: Bu kadar umursamaz davranma! Çok acı çekiyormuşsun gibi görünüyor!
Yuki: Çok güçlü ve çok ani.
Koizumi: Yani lazer ışını Asahina-san'ın sol gözünden mi geldi?
Yuki: Evet.
Kyon:[Düşünüyor.] Sadece "evet" demesene!
Yuki: Çabucak yenilemeye çalışacağım [Avucundaki izler saniyeler içinde kaybolur].
Kyon: Yok artık... Asahina-san gerçekten gözlerinden ışın mı ateşliyor?
Yuki: Parçacık korumalı top değil. Yoğunlaştırılmış ışık.
Kyon: Çok büyük fark Bir lazer ya da maser ya da Markalit FAHP hepsi acemilere aynı görünür. Buradaki sorunumuz Asahina-san'ın ısı ışınları saçıyor olması.
Yuki: Isı ışını değil. Foton lazeri.
Kyon: Dediğim gibi büyük fark! Teknik terimlere ihtiyacımız yok!
Koizumi: Bu Asahina-san'ın eskiden beri sahip olduğu bir yetenk mi?
Yuki: Hayır. Şu anda Asahina Mikuru normal bir insan. Yaradışılı sıradan insanlarla benzer.
Koizumi: Yani lensle ilgili mi bir sorun var?
Yuki: Hayır. O saddece bir görüntü.
Koizumi: Bu da demektir ki...
Kyon: [Düşünüyor.] Nagato beni korumasaydı Asahina-san'ın gözünden gelen lazer ışını kamera lensinin içinden ve daha sonrasında göz yuvalarımdan geçip yoluna çıkan her şeyi yakarak kafatasımdan geçip gidecekti.
Koizumi: Bu Suzumiya-san'ın işi değil mi? Mikuru ışınının geçrçek olmasını istedi ve gerçeklik bu yönde değişime uğradı. Olan bu.

Kyon: [Düşünüyor.] Nagato her zaman benim hayatımı kurtarıyormuş gibi geliyor.

Bölüm 12: Haruhi Suzumiya'nın İç Çekişi 4[değiştir]

Haruhi: İşte bu sahnede Mikuru kendini zor bir durumda buluyor. Çünkü mavi gözü Yuki tarafından etkisiz hale getirildi. Harika görünüyor! [Senaryoyu Taniguchi'ye uzatır.] Hey sen, tut şunu! Mikuru-chan hazır mısın?
Mikuru: E-evet.
Haruhi: Çok yumuşak!
Mikuru: EVET!
Kyon:[Düşünüyor.] Acın acımdır Asahina-san.
Haruhi: Başlıyoruz! Ve... EKŞIN!

Haruhi: Bekelttiğimiz için özür dileriz. En iyi parçaları getiriyorduk da.[Mikuru'nun sol gözüne taktığı yeni lensi gösterir.] İşte!
Kyon:[Düşünüyor.] Hadi ama! Bu bir çeşit kabus mu? Dünkü fiyaskoyu tekrar etmeye mi çalışıyor?
Haruhi: Hadi Mikuru-chan! Mucizevi Mikuru Gözü-R'la bir şeylere ateş et. Fantastik bir şeylere ve saldır!
Yuki:[Koşarak yeniden Mikuru'nun üzerine atlar ve lensi çıkarmya çalışır.]
Mikuru: Nagato-san!
Haruhi: Hey, Yuki! Sen bir büyücüsün. Şimdi güreşme zamanı değil. Eh, aslında bu da işe yarar. Büyük ihtimalle ilgi çekecektir. Kyon! Çektiğine emin ol! Yuki'nin fikrini harcamalayalım!
Kyon:[Düşünüyor.] Fikir falan değil ki...

[Koizumi , okulda Kyon ile konuşuyor.]
Koizumi: Belli ki Suzumiya-san depresyonla o kadar meşgul ki sinirlenemiyor.
Kyon: O da nedenmiş?
Koizumi: Cevabı biliyor olmasılın ama açıklayayım. Suzumiya-san ne olursa olsun onun yanında olacak tek kişinin sen olduğuna inanıyordu. Şikayet ya da protesto edebilirdin ama yine de onu affederdin.
Kyon:Yalnızca müzelik bir aziz onu affetme yetisine sahip olabilir.
Koizumi: Acaba Suzumiya-san'a neşelenmesini söyleyebilir misin? Eğer ruh hali kötüleşmeye devam ederse kapalı uzaydan çok daha kötü bir kaderle karşı karşıya kalabilirz. Keyifsiz bir Suzumiya-san'ın bu dünyayı ne hale geetireceğini hayal dahi edemem.
Kyon: Yani onu rahatlatmam mı lazım?
Koizumi: Biraz öpücük ve biraz da makyaj.
Kyon: Bunun ne anlama gelmesi lazım? Bunu yapmak için bile yeterince yakın değiliz.
Koizumi: Eh, şu andan itibaren sakinleşmeni bekliyorum. Çok fazla şey mi bekliyorum?
Kyon:[Düşünüyor.] Dün sakinliğimi kaybettim çünkü Asahina-san'a yaptığı gaddarca muameleyi kaldıramadım ya da kaldırdım. Kalsiyum eksikliğinden de olabilir. Dün koca bir litre süt içtikten sonra uyandığımda tüm sinirim gizemli bir şekilde uçup gitmişti. Tabii, bu sadece placebo etkisi de olabilir.

[Kyon, Taniguchi ve Kunikida öğlen emeği vaktinde sınıfta konuşuyor ve filmden bahsediyorlar.]
Taniguchi: Her halukarda ben bu karmaşadan elimi ayağımı çekiyorum Senin küçük filmin mi? Berbat bir şey olacak. Bu çok açık.
Kyon:[Sinirlenir.] Bunu söylemesi gerekn son kişi sen olmalıydın. [Düşünüyor.] Filmin nasıl biteceğini söylemene ihtiyacımız yok. Neyse... Bunu söyledğini duymak çok sinir bozucu. En azından Haruhi festival için bir şeyler yapmaya çalışıyor! Biraz payın olsun! Peki ya sen? Salakça bir şey de yapıyor olsa bu yine de onu sadece yaşamını idame etmek için eylemlerde bulunan nirinden daha iyi yapar. Cidden... Cidden çok sinirimi bozuyor! Şimdi... Neden bu kadar keyifsizim? Film yapma tutkusunu mu öğrendim ne yaptım?
Kunikida: Ne oldu Kyon? Suzumiya-san'ın da canı sıkkın görnüyor. Bir şey mi oldu?
Taniguchi: Büyük ihtimal sevgili tartışmasıdır.
Kyon: Hıh...[Düşünüyor.] Anladım. Haruhi'nin yapmamı söylediklerini yapmalı sonra da şikayet etmeliydim. Başka bir deyişle, çok üzgündüm çünkü Taniguchi'den hiçbir farkım yoktu ve sözleri beni daha da üzdü.[Yerinden kalkar ve kulüp oladına doğru hararetli bir şekilde yürümeye başlar.] Kahretsin! Senin yüzünden [Taniguchi] bilmek istemediğim bir şeyi fark ettim! Şimdi de sonradan pişman olacağım bir şey yapacakmışım gibi hissediyorum! Kahretsin! Kahretsin!
[Kyon, kulüp odasından içeri girer ve koltuğunda oturan Haruhi'ye doğru yaklaşır.]
Kyon: Hey, Haruhi.
Haruhi: Efendim?
Kyon: Bu filmi mutlaka başarıya ulaştırmalıyız.
Haruhi: Elbette! Neticede yönetmen benim. Başarı garanti. Bunu söylemene ihtiyacım yok.
Kyon:[Düşünüyor.] Ne kadar cahil. Bu, neşesiz bir Haruhi yüzünden kafayı yemekten daha iyidir.
Haruhi: Hadi gidelim!

Bölüm 13: Haruhi Suzumiya'nın İç Çekişi 5[değiştir]

[Filmde Yuki'nin partneri olması için siyah kedi aramaya Yuki'nin apartmanının arkasındaki çimenliğe giderler.]
Haruhi: Şuna bak. İnsanlardan hiç korkmuyorlar. Siyah kedi... Siyah kedi... Hmm... [Siyah kedi bulamayınca bir calico kedisi alır.] Neyse. Şunu alacağız.
Kyon:[Düşünüyor.] Yine seti değiştiriyor.
Haruhi: Siyah değil ama idare etmemiz lazım. Tamam, Yuki. Bu senin partnerin! İyi geçinin!

Haruhi: Kediyi konuşturmalıyız! Büyücünün büyülü bir hayvanı olmalı. Alaycı bir hakarette filan bulunabilir.
Kyon:[Düşünüyor.] İnanılmaz.
Haruhi: Senin ismin [Kedi için] Shamisen. Gel bakalım Shamisen! Bir şeyler söyle!
Kyon:[Düşünüyor.] Sanki konuşmaya başlayacak da. Doğru ya, lütfen konuşmaya başlama. Bekle, Shamisen şey demek değil mi?..
Haruhi: Kyon! Bu kediyle ilgilenmek senin görevin. Onu eve götür ve yarına kadar bir iki numara öğret. Ateşli bir çemberden geçmek olabilir. Tamam! Bugünlük bu kadar! Yarın doruğa çıkacağız! Film su gibi akıyor ve herkes tam formunda! Yarın için iyice dinlendiğinizden emin olun!
[Haruhi setten ayrılır.]
Kyon: [İç çeker.][Kedinin yanına gider ve balını okşar.] İyi iş. Sana sonra bir kutu kedi maması alacağım. Yoksa kurutulmuş sardalyayı mı tercih ederdin?
Shamisen: İkisi de uyar.
[Üyeler irkilir.]
Kyon: Hey, hey... Az önceki Nagato muydu? kediye soruyordum.
Shamisen: O benim tercihimdi. Dolayısıyla benim cevabımdı. Yanlış bir şey mi söyledim?
Koizumi: Bu sürpriz oldu. Benekli bir erkek.
Kyon: Meselemiz bu değil.
Mikuru: Çok şaşırdım. Konuşan bir kedi...
Shamisen: Niçin bu kadar şaşırdığınızı anlayamadım?
Kyon: Bu o şeytan kedi yaratıklarından biri mi?
Shamisen: Kesinlikle, sizi bakış açınıza göre insan konuşmasına dair sesler çıkarıyor olabilirim. Eğer mesele buysa söylediğim sözlerin duyduğunuz ankama geldiğine nasıl emin olabilirsiniz?
Kyon: Bu, bilirsin işte. Sorduğum sorulara cevap verdiğin için.

Koizumi: Görünüşe göre Suzumiya-san'ı çok küçümsemişiz.
Mikuru: Ne demek istiyorsun?
Koizumi: Suzumiya-san'ın film senaryosunun bu dünyadaki gerçekliği etkileyebileceğinden korkuyordum. Dev bir meteorun düşmesiyle ilgili bir sahne çekmek isterse bu gerçekten yaşanabilir.
Mikuru: Ne yapacağız?
Koizumi:Kurgunun gerçekliği bozmasına engel olmalıyız. Şu anda farkında olmadan gerçeklikle kurguyu karıştırıyor.
Kyon: İyice hızını almış heralde.
Koizumi: Suzumiya-san'ın garip güçleri bu filmi bir süzgeç gibi kullanarak harekete geçiyor. Buna engel olmak için Suzumiya-san'a bunun sadece bir kurmaca olduğunu anlatmalı ve onu filmini mantıklı bir halde getirmesi konusunda ikna etmeliyiz.

Mikuru: Kyon-kun.
Kyon: Efendim.
Mikuru: kulağa Koizumi-kun'u eleştiriyormuşum gibi gelecek biliyorum. Niyetim bu değil ama benim olanlar hakkında bir düşüncem var. Aslında... Bu biraz... Koizumi-kun'un yorumundan farklı
Kyon: Haruhi'nin tanrı olmasıyla ilgili söylediklerini mi kastediyorsun?
Mikuru: Suzumiya-san'ın şimdiki zamanı değiştirme yeteneğine sahip olduğu kesin ama bu dünyanın yapısını değiştirdiğine inanmıyorum. Bu dünya baştan beri böyledi.
Kyon: Bu bakış açısı Koizumi-kun'unkini tamamen reddediyor.
Mikuru: Nagato-san'ın da çok farklı bir düşüncesi olduğuna eminim. Um... Bunu söylemek biraz kaba kaçabilir ama sen gerçekten Koizumi-kun'un söylediklerine güvenmemelisin. Böyle bir şeyi söylememeliyim! Um... Çok üzgünüm. Açıklama yapmakta çok kötüyüm ve söyleyebildiklerime dair bir kısıtlama var. AMA!
Kyon: Anladım. Nasıl olurda Haruhi tanrı olabilir, değil mi? Senin bakış açını Koizumi'ninkinden daha mantıklı buluyorum.
Mikuru: Teşekkür ederim. Ama Koizumi-kun ile karşı kişisel bir problemim yok. Lütfen bunu anla.

Yuki: Asahina'nın inancına katılıyorum. Haruhi Suzumiya bu dünyayı yartamadı. Dünya daima bu formuyla mevcuttU. ESP gibi supernatural varlıklar, temporal sapmalar ve uzaylı organizmalar gibi kavramlar her zmaan vardı. Haruhi Suzumiya'nın rolü böyle varlıkları kimliklerinden habersiz keşfetmek ve bu güce geçen 3 yılda sahip oldu. Bu dünyadaki anormallikleri tespit edebilse de onları asla tanıyamaz. Bunun nedeni unsurların tanınmaya müsait olmaması. Bu biz olabiliriz.
Kyon: Yani Asahina-san, Koizumi'ninkinden farklı bir sebeple Haruhi'nin garip fenomenleri kabul etmemesi için mi uğraşıyor.
Yuki: Evet. Bu uzay-zamana, kendisinin ait olduğuu gelecek uzay-zmanı korumak için geldi.
Kyon:[Düşünüyor.]Giderken çok önemli bir şey söylediğine dair bir his var içimde.
Yuki: Itsuki Koizumi ve Mikuru Asahina birbirinin yorumlarını asla kabul edemez. Endişelendikleri üzere farklı bir teori varklıklarının temelini sarsacaktır.
Kyon: Bekle! Koizumi kendi ESP'sinin üç yıl önce ortaya çıktığını söylemişti.
Yuki: Koizumi'nin doğruyu söylediğine dair kanıt yok.
Kyon:[Düşünüyor.] Evet, yok. Koizumi'nin teorisi başıma gelen her şeyi kolayca açıklıyordu. Ancak doğru olup olmadığını kim söyleyebilir? Aynısı Asahina-san için de geçerli. Kim Asahina'nın teorisinin doğru olduğunu garanti edebilir?

Kyon:[Anlatıyor.] Ertesi gün, Haruhi'ye bir öneri sundum. Biraz kavga ettik ama sonunda kabul etti.
Haruhi: Tamam! Aferin! Film bitti! Herkes çok çalıştı! Filmin ilk gösterimi iiçin yarın ilk iş kulüp odasında buluşuyoruz!
Mikuru:[Ağlamaya başlar.]
Haruhi: Mikuru-chan ağalamak içiçn çok erken. Gözyaşlarını Palme d'Or ya da Oscar ödülü için sakla! Yarın kutlama yapacağız!

Kyon:[Anlatıyor.] Haruhi'nin tek endişesi, ki hiçbir derdi yok gibidir, "dünya çok normal" sözleriyle özetlenebilirdi. Peki ya "normal olmama" kriteri nedir? Supernatural olmalı. Başka bir deyişle, "Neden hala bir hayalet gelip bana görünmedi?" aklındaki soruydu.
[Haruhi ve Kyon bir kafede oturuyor.]
Kyon: Sana söylemem gereken önemli bir şey var. İyi dinle.
Haruhi: Ne?
Kyon: Uzaylıların, zaman yolcularının ya da ESP kullanabilen insanların gerçek olmasını istiyorsun, değil mi?
Haruhi: Evet. Ne olmuş?
Kyon: Bir uzaylı, zaman yolcusu ve sihirli biri düşündüğünden daha yakında olabilir.
Haruhi: Kim olabilir ki? Yuki, Mİkuru ve Koizumi'yi kastetmediğini düşünüyorum. Bu hiç de "düşündüğümden daha yakın" olmaz.
Kyon: Aslında... Söyleyeceğim şey buydu.
Haruhi: Aptal mısın sen? Sanki böyle bir şey olabilirmiş gibi!
Kyon: [Düşünüyor.]Eh, normal koşullar altında... Evet.
Haruhi: Ee? Hangisi hangisi?
Kyon: Buna bayılacaksın. Yuki Nagato bir uzaylı. Bir şeyin ötesinden veya öyle bir şey... Onu gönderenler onlar. Ah, doğru! O bir insansı arayüz! Olan bu.
Haruhi: Peki ya Mikuru?
Kyon: Asahina-san'ı açıklaması daha kolay. O bi zaman yolcusu. Buraya gelecekten geldi yani bir zaman yolcusu.
Haruhi: Ne kadar uzak bir gelecekten geliyor?
Kyon: Bunu bilmiyorum. Bana söylemez.
Haruhi: Aha... Şimdi anladım.
Kyon: Anladın mı!?
Haruhi: Demek Koizumi-kun sihirli biri? Söyleyeceğin buydu, değil mi?
Kyon: Evet! Söyleyeceğim tam olarak buydu!
[Birlikte kafa sallayıp gülmeye başlarlar ta ki...]
Haruhi: [Sinirle ayağa kalkar.] BENİMLE DALGA GEÇME! [Kafeden ayrılır.]
Kyon: [Düşünüyor.]Aptal kız! Neden sağdyun yanlış zzamanda ortaya çıkıyor? Bana inansaydın her şey çok daha kolay olurdu. Tabii, doğru. Haruhi tüm bu fenomenlerin gerçekliğinin farkına varırsa dünyaya neler olur bilmiyorum. Şükürler olsun.

Film: Haruhi Suzumiya'nın Kaybolması[değiştir]

Kyon: [Anlatıyor.] 16 Aralık sabahı. Hava çok soğuktu. Bir buz kıracağı alıp yere saplasan, Dünya'yı milyonlarca parçaya ayıracak kadar bir "soğuk"tan bahsediyorum.

Kyon: [Anlatıyor] Okul sanat festivaline kadar güzel ve sıcaktı ama Aralık ayı geldiğinde, sıcaklık çok hızlı düştü, sanki kayıp zamanı telafi ediyormuş gibi . Sanki Japonya bu yıl sonbaharı atlamaya karar vermiş gibiydi. Ya da daha iyisi, gökyüzündeki kontrol paneline bakan birileri sonbahar düğmesine basmayı unutmuş olabilirdi. Sibirya hava kütlesi... Ciddiyim, bir defa da buraya uğramasa güzel günler geçirebilirdik. Her yıl üşenmeden bizi ziyaret etmeniz gerekmez. Sanki mevsimler patlak vermiş gibi ya da başka bir şey. Oh harika, şimdi de çevre için endişeleniyorum. Evet, endişeleniyor olabilirim ama bu konuda bir şey yapacak değilim. Bu çok fazla iş gerektirir.

Kyon: [Anlatıyor] Gelecek hafta neler olacağını biliyor muyum? [Taniguchi ile daha önceki konuşmasına atıfta bulunarak.] Herkesi çıldırtan bu sözde "olay" mı? Tabii ki yaparım. Arkamdaki koltukta oturan kişi bu tür şeyleri takip etmeyi kendine görev edindiğinde kolay oluyor. Nisan'dan beri başıma gelen tüm belaların genel müdürü. Evrendeki tüm kötülüklerin anasıdır. Varlığıma yönelik her tehdidin arkasındaki kişi. Ah, evet... Haruhi.

[Haruhi diğer üyelerle Noel partisini tartışıyor.]
Haruhi Suzumiya: Önümüzdeki hafta Noel Arifesi için planı olan var mı?
Kyon: [Düşünüyor.] Bunu biliyordum.
Haruhi: Bir şey olmadığına oldukça eminim, değil mi Kyon? Pek sosyal bir hayatın olmadığını hepimiz biliyoruz ve sadece bir ezik gibi hissetmeni istemediğim için soruyorum.
Kyon: Evet? Peki ya başıma bir şey gelirse? Önce bana ne planladığını söyle.
Haruhi: Müsaitsin, biliyordum! [Koizumi'ye döner.] Ya sen Koizumi? Bahse girerim bir kız arkadaşınla randevun vardır, değil mi?
Itsuki Koizumi: [İç çeker.] Durum gerçekten böyle olsaydı harika olurdu, ancak ister inanın ister inanmayın, Noel Arifesinden önceki programım şu anda tamamen açık ve esnek. Doğruyu söylemek gerekirse, zamanı nasıl geçireceğim konusunda biraz endişelenmeye başlamıştım.
Kyon: [Düşünüyor.] Yalancı. Kendini bilerek boşa çıkardın. Kabul et!
Haruhi: Pekala, şimdi bunun için endişelenmene gerek yok! Ayrıca, böylesi çok daha iyi [Mikuru'ya döner.] Peki ya sen Mikuru? Muhtemelen senin de planların vardır! Sanki biri senden gece yarısı yağmurun kara dönüştüğü o anı izlemeni istemiş gibi?
Kyon: [Düşünüyor.] Birdenbire Shōwa döneminden çıktı.
Mikuru Asahina: Aslında haftaya planladığım bir şey yok. [Şaşkın] Gece mi öldü? [Ingilizce "dead of night" gece yarısı demek.]
Kyon: [Düşünüyor] Benimle çıkabilirsiniz Bayan Asahina!
Haruhi: [Yuki'ye döner] Yuki?
Yuki Nagato: Hiçbir şey.
Haruhi: Harika!
Kyon: [Düşünüyor.] Vay!
Haruhi: Tamam o zaman! Çözüldü! [Bir kalemin kapağını açar ve "SOS Ekibi Noel Partisi" yazar] Kimsenin gelecek hafta için planı olmadığından, bir SOS Ekibi Noel partisi düzenleyeceğiz! Her zamanki gibi, herhangi bir itiraz varsa, etkinlikten sonra iletebilirsin, söz veriyorum onları dikkate alacağım!
Kyon: [Düşünüyor.] Ve her zamanki gibi canı ne isterse onu yapıyor. Yine de herkese planları olup olmadığını sordu. Sanırım biraz ilerleme kaydediyor.

Kyon: [Düşünüyor.] Eğer ben kafayı yemediysem dünya yemiş olmalı.

Kyon: [Anlatıyor.] Şöyle bir örnek nasıl olurdu? Çok talihsiz biri olduğunu varsayalım. Bu kişi bir gün uyandığında dünyanın tamamen değilmiş olduğunu fark etsin. Adına ütopya denilen adaletsizliklerle dolu harika bir dünya olsun bu. Başına artık başka bir talihsizlik ya da bela gelmeyecek olsun. Bir gecede cehennemden cennete geçmiş gibi... Ancak hiçbir şeyden haberi olmasın. Kimliği bilinmeyen biri tarafından buraya getirilmiş olsun. Nedenini tahmin bile edemeyecek bir durumda olurdu. Muhtemelen cevabı bilen başka biri de olmazdı. Öyleyse, şimdi bu durumda mutlu mu olmalıydı?

Kyon: Buna inanamıyorum. Haruhi'yi özledim.

Kyon: Daha önce ne dedin?
Taniguchi: Anlamadığımı söyledim-[Kyon araya girer]
Kyon: Öyle değil.
Taniguchi: Ah, Haruhi Suzumiya? Doğu ortaokulunun gonzo kızıydı. Ortaokulda ikimiz aynı sınıftaydık. Birbirinizi tanıdığınızı bilmiyordum.
Kyon: Seni yapışkan ahtapot.
Taniguchi: Kime ahtapot diyorsunuz? Ben bir ahtapotsam, sen kurumuş eski bir kalamarsın!
Kyon: [Taniguchi'yi bir masaya iter.] Haruhi'yi tanıyor musun, gerçekten onun kim olduğunu biliyor musun?
Taniguchi: Onu elbette tanıyorum. 50 yıl sonra bile onun gibi birini unutamazsın. Doğu ortaokuluna giden bütün çocuklar o çılgın pilici bilir. Bırak gideyim adamım ne olur.
Kyon: O nerede? Haruhi hangi cehenneme gitti?

Kyon: [Düşünüyor.] İşte bu, sonunda bir iz buldum. Bu karmaşık dünyada benimle aynı anıları paylaşan tek bir kişi daha.

[Kyon, Yuki uzay-zaman sürekliliğini değiştirdikten hemen sonra Yuki ile yüzleşiyor.]
Kyon: Merhaba. Benim. Biz tekrar buluşacağız. [Düşünüyor.] Demek gerçekten sendin.
Yuki: Burada ne yapıyorsun? Ve neden?
Kyon: [Yüksek sesle] Komik. ben de sana aynı şeyi sormak üzereydim
[Yuki bir cevap aramakta zorlanıyor.]
Yuki: A... Yürümek?
Kyon: [Düşünüyor.] Bu doğru değil. Bu doğru değil, Nagato. Yorgundun. Haruhi'nin saçmalıklarından bıkmıştın. Her yere sürüklenmek. Beni korumaktan yoruldun.Ne olursa olsun yapmak zorunda olduğun şeylerden bıktın. Bizim bile bilmediğimiz şeyler. Tüm bunlardan kaynaklanan yorgunluk artmaya devam etti.
[Alternatif bir Yuki, Kyon ile dairesinde konuşuyor.]
Yuki: Zamanla hafızamda bir dizi hata verisi birikecek. Hatalar en sonunda tetikleyiciye dönüşecek ve davranışlarımı etkileyecek. Ayrıca bu durumlar kaçınılmaz. Bundan üç yıl sonra, 18 Aralık sabahı dünyayı yeniden kuracağım. Bunu engelleyemem. Çünkü şu anda hata verilerinin tam olarak ne olduğunu belirleyemiyorum.
Kyon: [Düşünüyor] Biliyorum. Anormal davranış değişikliğine neden olan tetikleyicinin ne olduğunu biliyorum. İçinizde biriken hata verilerinin ne olduğunu biliyorum. Gerçek şu ki, tamamen klişe bir şey. Sadece bir insan arayüzü olmana ve programlamanın sınırlarının ötesinde çalışamamana rağmen, bu senin bile bağışıklığının olmadığı bir şeydir. Elbette, anlamıyorsun ama ben anlıyorum ve eminim Haruhi de anlar. Görüyorsun Nagato, bunlara "duygular" deniyor. Duyguları hiç yaşamamışken bile yaşamak istediğini gösteriyor. Yani, bağırmak, ağlamak ya da "beni rahat bırak, bıktım" diye bağırmak istemedin mi? Bazen? Pekala, o şeyleri hiç düşünmemiş olsan bile, istemen normal. Bunu yapmana izin vermeliydin. Ben de kısmen suçluyum. Düşünmeden, sana daha çok güvenmeyi alışkanlık haline getirdim. Kendimi hiç hesaba katmadım. Her zaman "Oh, Nagato bunu düzeltebilir. O her şeyi yapabilir" dedim. Görünüşe göre Haruhi'den bile daha büyük bir aptalım. Tek yaptığım şikayet etmekti. Tüm bunlar birikmişken, dünyayı değiştirmeye çalışacak kadar kafayı sıyırmış olmanA şaşmamalı. Bir böcek? Bir hata? Cidden, boşversene. Nagato aslında bunu diledi. Sadece normal bir dünyada yaşamak istiyordu, hepsi bu. Son birkaç gündür bunun için endişelendikten sonra nihayet aradığım cevaba kavuştum. Neden her şeyi eski haline döndürme işini bana bıraktı? Cevap basit: doğru seçimi yapmam için bana güvendi. Değişen dünya mı yoksa orijinal dünya mı? Hangisi daha iyi? Seçmek zorundayım. Kahretsin. Ne düşünüyordum ki? Haruhi'nin etrafında olan her şey, sağduyuya meydan okuyan her küçük şey: Onlar hakkında ne hissediyorum? onlardan bıktım. Yeterince yaşadım zaten. Cidden, bundan daha fazlasını kaldıramam. Tüm bu çılgın şeylere yeni yeni kapılan normal bir adamım. Haruhi'nin mantıksız imkansız taleplerine karşı mücadele eden bir lise öğrencisi... Buna karşı daha sert bir tavır almalıydım.
Kyon'un vicdanı: Demek böyle, ha? Evet, seninle konuşuyorum. Soru-cevap zamanı. Bu önemli bir soru, o yüzden iyi dinle, tamam mı? Bir cevap istiyorum. Hazır? O zaman testi çözelim.
[Ekrandaki metinde şöyle yazıyor: "Olağanüstü bir okul hayatını eğlenceli bulmuyor musunuz?"]
Kyon'un vicdanı: Bir düşün, sonra bana cevabını ver. Hadi, devam et ve söyle. Haruhi sizi her türlü çılgınlığı yapmaya zorladı ve bu yeterli değilse uzaylılar tarafından saldırıya uğradınız ve zaman yolcularından ve esperlerden de tuhaf hikayeler dinlemek zorunda kaldınız. Birbiri ardına gelen garip, açıklanamayan birçok şey... Üstüne üstlük, Haruhi'nin olup biten her şey hakkında karanlıkta tutulması gerektiğine dair katı kural.. Tüm bunların arkasındaki kişi öğrenemez; bu bir yakalama 22. Bunların hiçbiri eğlenceli değil miydi? Düşündüğün bu mu? Bıktın. Yeterince yaşandı. Aptalcaydı. Daha fazla dayanamadın. Hmm... Bu doğru mu? Dediklerimi takip etmekte zorlanıyorsan, heceleyeyim.
[Ekrandaki metinde şöyle yazıyor: "Bu dünya hiç de ilginç değil."]
Kyon'un vicdanı: Hı-hı. Hemen hemen böyle. Kendine karşı dürüst ol: Haruhi'ye dayanamazsın. O tam bir baş belası. Yapmak istediği her şey berbat. Hiç eğlenmene imkan yok, değil mi? Bunu inkar edemezsin, o yüzden deneme bile. Öyleyse şunu açıklayın: neden "Enter" tuşuna bastınız? Ha? Acil kaçış programı mı? Nagato'nun her şeyi geri almak için bıraktığı tek kişi. "Hazır"? Ve bu soruya "Evet" yanıtını verdiniz. Bu doğru değil mi? Bayan Nagato, sana sakin ve huzurlu bir dünya vermek için onca zahmete girdikten sonra bile, sen onu geri çevirdin. Neden yaptın adamım? Sürekli mızmızlanan sen değil miydin? Her zaman ne kadar mutsuz olduğun hakkında ağlardın. Durum buysa, kaçış programı kimin umurunda? Bunu görmezden gelmeliydin. Evet, reddettiğiniz o dünyada Haruhi sadece kafası karışık bir kız. Bayan Asahina sadece şirin bir moe karakteri. Koizumi normal bir lise öğrencisidir. Nagato sadece çok utangaç bir kitap kurdu. Yani, çoğu zaman. Her neyse... Ama aptalca bir şaka duyarsa güler ve sonra kızarırdı. Ve yaşlandıkça, kalbi her gün daha çok açılacaktı. Asla bilemezsin. O böyle olabilirdi. Ama gidip o düğmeye basarak normal bir hayatı çöpe atmak zorundaydın. Nedenmiş? [Ayağını Kyon'un kafasına koyar ve onu bir masaya sabitler.] Sınav zamanı bitti! Şimdi soruyu cevapla! Haruhi'nin ve yaptığı tüm tuhaf şeylerin biraz eğlenceli olduğunu düşünmüyor musun? Açıkla!
[Uzun bir duraklamadan sonra Kyon cevaplar.]
Kyon: Evet! Tabii ki düşünüyorum! [Kyon kendini masasından uzaklaştırır.] Elbette eğlenceliydi! Her bir dakikasını sevdim! Cevabı çok AÇIK olan aptalca sorular sorma bana.[Kyon kendini vicdanının tutuşundan kurtarır.] Bunun eğlenceli olmadığını düşünmek için deli olmalısın! Sadece dünyanın en büyük aptalı, kendilerine bu sorulsa eğlenceli olmadığını söylerdi! Hem de Haruhi'den otuz kat daha fazla! Uzaylılar, zaman yolcuları ve esperler? Bir tane yeter, ama hayır, üçüyle de takılmam gerek! Bir de aralarında en çılgın güce sahip olan Haruhi var! Sonra her yere saçılmış tüm bu diğer gizemli güçler var! Bütün bunları nasıl eğlenceli bulmadım, ha?! Bana istediğin kadar sor, cevabım değişmeyecek! Tabii ki eğlenceli buldum...[Sahne Yuki, Kyon ve yetişkin Mikuru'nun olduğu tepeye döner.] Sanırım bu kadar. Diğer yol kesinlikle daha iyi. Böyle bir dünyaya sahip olmak doğru gelmiyor. Üzgünüm Nagato ama eskiden olduğun seni şimdi olduğun senden daha çok seviyorum. Yine de gözlüksüz daha iyi görünüyorsun.

Oyuncular[değiştir]