Ermenistan

Vikisöz, özgür söz dizini
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
  • Ermenistan’ın yöneticilerine, tarihî gerçekleri çarpıtarak Ermeni toplumunun Türk halkına karşı düşmanlık duygularını körüklemelerinin bir yararı olmayacağını bir kez daha anımsatmak isterim. Ermenilerin soykırım savı tarihte hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Kimi Ermenilerin ve Ermenistan’ın şimdiki yöneticilerinin düşüncelerinde yaratıp, diğer ulusları da inandırmaya çalıştıktan bu sözde soykırım savının, Ermenistan’ın, komşusu Türkiye ile akılcılığın gereği olan iyi ilişkiler ve işbirliğini geliştirmesine engel oluşturacağı ayırdına, daha fazla gecikmeden varmalarını beklemekteyiz. Ermenistan yöneticilerini, aynı coğrafyada Türkiye ile barış içinde bir arada yaşamalarını olanaklı kılacak ve çıkarlarının da gereği olan sağduyulu bir tutum benimseyip, basiretsiz politikalar izlemekte ısrar etmeleri durumunda sıkıntılar ve sorunlarla karşı karşıya kalacakları yönünde uyarmak isterim.[1]
  • Ermenistan ile ilişkilerimizin geliştirilebilmesi ise, Ermenilerin, işgal ettikleri Azeri topraklarından çekilmelerine bağlıdır. Ermenistan’ın bu doğrultuda atacağı adımlar, olumlu bir şekilde değerlendirilecektir. Ermenistan, işgal ettiği toprakları tahliye ederek, 1 milyon 400 bin göçmenin evlerine dönmelerine, haklı ve şere%i bir çözüme razı olduğu takdirde, Türkiye ile Ermenistan arasında, iyi komşuluk ve işbirliği ortamı da yaratılmış olacaktır. Bunu, müteaddit defalar Ermeni liderlerine duyurduk ve duyurmaya da devam edeceğiz.[2]
  • Kafkaslarda kalıcı bir barışın sağlanması, uluslararası meşruiyetin tesisine bağlıdır. Kardeş Azerbaycan’ın topraklarının beşte l’i üzerindeki işgalin devam etmesi ve 1,5 milyon Azerî kaçkınının çilesinin hâlâ sona ermemiş olması, Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkilerini geliştirmesinin önündeki tek engeldir. Ermenistan’ı, bir kere daha, uluslararası hukukun gereğini yerine getirmeye davet ediyorum. Ermenistan Cumhurbaşkanı Koçaryan’la Yalta’da yaptığım görüşmede, bu hususun altını özellikle çizdim; kendisine, tarihten husumet çıkarmanın Ermenistan’a hiçbir yarar getirmeyeceğini de hatırlattım.[3]
  • Kafkasya'daki çözümsüzlük, Ermenistan'ın Dağlık Karabağ ve çevresindeki işgali sürdükçe devam edecektir.[4]
  • Ermenistan da tıpkı FETÖ gibi Türk milletini tanımamanın bedelini ödüyor.[5]
    • Hüseyin Gülerce'nin 3 Ekim 2020 tarihinde Star gazetesinde yayınlanan "Ermenistan da FETÖ gibi aldandı..." başlıklı köşe yazısından
  • Azerbaycan-Ermenistan çatışmasının müzakere, diplomasi gibi kandırmacalar yoluyla çözüm teklifleri şu aşamada tuzaktır. Ermenistan’ın silahlı çeteleri ya Dağlık Karabağ’dan çekilecekler ya da ezileceklerdir.[6]
  • Ateşkeste Ermenistan Başbakanının imzası var mı, var. O, ülkeyi bağlar. Ateşkesi yine bozarlarsa bedelini öderler.[7]
  • Türkiye ile takışan Emmanuel Macron Fransası, Doğu Akdeniz ve Yunanistan cephelerinde âciz kalınca bu defa batımızdaki Yunanistan’ı bırakıp doğumuzdaki Ermenistan’a dönerek onu kışkırttı... Öncekiyle fark şuradaydı; Ermenistan tabiî ki doğrudan Türkiye’ye saldırmadı. Bunu yapamazdı. Ancak o niyetle bir başka Türk yurdunu tâciz etti. Ermenistan silahlı güçlerinin Azerbaycan’ı rahatsız ettiğinde takvimler 27 Eylül 2020 tarihini gösteriyordu.[8]
    • Rahim Er'in 12 Kasım 2020 tarihinde Türkiye gazetesinde yayınlanan "ERMENİSTAN’A DERS OLMALI" başlıklı köşe yazısından
  • Neydi o altılı platform? Rusya-Türkiye-Azerbaycan-İran-Gürcistan eğer kabullenir, uyarlarsa Ermenistan da bu platformun içerisinde yer alabilir. Böylece altılı platformla bir bölgesel barışı tesis edelim dendi. Şimdi bölgesel barışın bu bölgedeki ülkelere getireceği yükler vardı. Bu yüklerin altyapı, üstyapı, siyasi, bunun yanında diplomatik birçok yüklediği görevler vardı. Bugün de yine kardeşime söyledim. Eğer bu konuda olumlu adım atıldığı takdirde biz de kapalı olan kapılarımızı açarız. Yeter ki bu olumlu adımlar atılmış olsun. 'Kapılarımızı Ermenistan'a kapatalım' diye bir derdimiz yok. Çünkü biz barışın güvercinleri olmak istiyoruz, barışın adımlarını yapmak istiyoruz. Bizim Ermenistan halkına bir kinimiz yok. Sıkıntı Ermenistan'ın yönetimiyledir. Benim ülkemde 100 bini aşkın Ermeni vatandaşım var.[9]
  • Kimse Ermenistan topraklarına girmemişti, bu durumda da bizim bu savaşa doğrudan müdahale etme hakkı vermiyordu.[10]

Kaynakça[değiştir]