Cemil Bayık

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
  • Tabii ki Türk analarının da acılarını paylaşıyoruz. Biz savaşmak zorunda kaldık. Kimse isteyerek savaşmaz. Savaşta istenmeyen durumlar da yaşandı. Barış tesis edilmeden, acıları da tam olarak paylaşmak mümkün değildir. Barışı esas analar gerçekleştirecektir. Türk anaları da bunun için, barış için mücadelede öncülük etmeliler.
  • Özgürlük amacı olan bir hareket kesinlikle kadının özgürlüğünü esas almak zorundadır. Kadının özgürlük düzeyi toplumun özgürlük düzeyidir. Kadının özgürlük düzeyi erkeğin de özgürlük düzeyidir. Ortadoğu’da kadın oldukça geri planda tutulmakta. Denge tamamen erkek egemenliğinden yanadır. Bütün iktidarlar erkek egemen zihniyete dayanmaktadır. Özgürlük amacını taşıyan hareket kadın özgürlüğünü esas almak zorundadır. Kadın özgürlüğünü esas almak demek toplumu esas almak demektir. Gerçek özgürlük, demokrasi, eşitlik kadın özgürlüğünden geçmektedir. Nasıl ki Avrupa rönesansı, reformu geliştirdi ve onun üzerinden gelişmeyi sağlayıp bugünkü düzeyi yakaladı, Ortadoğu’nun reformu, rönesansı da kadının özgürlüğünden geçiyor.
  • Biz geçmişte gerillayı da çektik. Bu herhangi bir çözüme hizmet etmedi. Ortaya çıktı ki bunu PKK’yi tasfiye etmek için geliştirmişler. Artık gerillanın ülkeyi terk etmesi gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu sorunu çözmek istemeyenlerin geliştirdiği çabalardır. Artık bunlar geride kalmıştır. Kimse ne gerillanın Kuzeyden çekilmesini bize dayatabilir, ne öyle silah bırakmasını dayatabilir. Bunlar kesinlikle gerçekleşmeyecek hususlardır. Bunlar çözümü istemeyenlerin baş vurduğu yöntemlerdir. Sanki sorunu çözmüş gibi gösterip toplumu aldatmadır. Herkes de biliyor ki daha silahlı mücadeleden vazgeçmenin koşulları yaratılmamıştır, bunun mekanizmaları yaratılmamıştır. Bunun yasaları yaratılmamıştır. Kürt halkı, PKK neye güvenerek silahlı mücadeleyi bırakacak, neye güvenerek silahlı güçlerini geriye çekecektir. Ortadoğu’da büyük bir savaş yaşanırken, DAİŞ güçleri, halkımıza, hareketimize, demokrasi güçlerine bu kadar vahşice saldırırken böyle bir ortamda silah bırakmak ne anlama gelir. Kendini katliama yatırma anlamına gelir. Bunun değil PKK tarafından hiçbir vicdanlı insan tarafından dile getirilemeyeceği, kabul edilemeyeceği çok açık bir şekilde görülmektedir.[1]
    • "Silah bırakma ve Türkiye’yi terketmeleri" yönündeki yapılan çağrılara verdiği yanıt (12 Ağustos 2015)
  • Bu savaş böyle Türkiye halkının savaşı falan değil. Bu savaş Türkiye vatanını koruma savaşı falanda değil, bu savaş Türkiye’yi tehlikeden çıkarma savaşı da değil, bu tamamen Erdoğan ve AKP’nin iktidar amacıyla gerçekleştirdiği bir savaştır. Bütün toplumu da buna kurban ediyor. Türkiye toplumu bunu bozmalıdır. Bu oyunu ortadan kaldırmalıdır. Görev ve sorumluluklarını yerine getirmelidir. Biz Türkiye toplumuyla barışı gerçekleştirmek istiyoruz. Hem de gerçek bir barışı gerçekleştirmek istiyoruz. Eğer Türkiye toplumu görev ve sorumluluklarına sahip çıkarsa, uluslararası topluluk görev ve sorumluluklarına sahip çıkarsa o zaman Türk hükümeti Erdoğan mecburen barışı kabul edecektir. Müzakereyi kabul edecektir. Sorunların çözümünü kabul edecektir. Bunun dışında da başka bir yol yoktur.[1]

Kaynak[değiştir]

Wikipedia-logo-v2.svg
Cemil Bayık ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.