Cem Ersever

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Ahmet Cem Ersever ya da kod adıyla Testere (1950, Erzurum - 2 Kasım 1993, Ankara) Türkiye'nin doğu illerinin hepsinde görev yapmış Türk asker.

1993 yılında Aydınlık gazetesi gazetecileri ile yaptığı söyleşiden[değiştir]

  • Nasyonalistim! (Ulusçu) İnkar etmiyorum.
  • Ben içine girdiğim riskin farkındayım.
  • Bu ülkede hangi ideoloji olursa olsun, ideoloji kılıfında vatan haini olmayan herkes bizim kardeşimizdir.
  • JİTEM'in patronu benim.
  • 21. yüzyılda kan karışmıştır. Saf ırkçılık yapmak yanlış olur.
  • Türkiye PKK'ya karşı strateji uygulamıyor.
  • Terör şiddetle bitmez, Doğudaki halkı örgütten şiddetten, korumak gerekiyor, devlete bağlamak gerekiyor.
  • Apo'ya "Bay Öcalan" diyenler bu ülkenin onurunu yere düşüren kişilerdir. Ne yaptığının farkında değillerdir.
  • Biz 8. yüzyılda Müslüman olduk. Türkler Müslüman olduktan sonra, İslamiyet adına Anadolu'ya o pislik Arap kültürü getirilmiştir. Türk Milleti Arap kültürünün etkisinde bırakılmıştır.
  • Kültürünüzü koruyamazsanız ezilir ve sömürülürsünüz. Anadolu insanı batı ve Arap kültürü arasında çırpınıp duruyor. Mustafa Kemal Türkleri özüne döndürmek istemiş ömrü yetmemiştir.
  • Türkiye Küba'da ve Vietnam'da yapılan hataları yapıyor.
  • Apo'nun yönetimde birçok hatası vardı. Hep suçu alt kadrolara attı. "Ben onlara emir vermedim, onlar yaptı." diyerek onları suçladı ve konuşmamaları için daha sonradan, hata yaptıklarını iddia ederek susturmak için onları öldürttü.
  • Murat Karayılan'a telsizden "Apo ağzıyla konuşma, bir gün seni de sustururlar." dedim.
  • Ortadoğu'da bütün tezgahlar ABD tarafından planlanır, İngiltere'ye gönderilir ve İngiliz istihbaratı yapar.
  • Bitlis Paşa, kendince bir şeyler yapmak istiyordu. Rahmetli bu mücadele içinde bulunan en şuurlu askerlerden birisiydi.
  • Türkiye'yi yönetenler ne Türkiye tarihi, ne Kürt tarihi ne de komşu devletlerin tarihi hakkında gram bilgi sahibi değil. Türkiye'yi yönetenler komşularının kim olduğunu dahi bilmiyor.
  • Doğu'da halkı kucaklayalım, PKK'ya karşı operasyonlar yapalım ama hakkıyla yapalım, terör bitecektir.
  • Türkiye'de kontrgerilla yok. Türkiye gayr-i nizami harbi bilmiyor. Burada kaybediyor.
  • Denetleyici bir makam yok. Kim kimi denetleyecek.
  • Kontrgerilla olmalıyız, bu işi yapmalıyız. Bunu resmileştirmeliyiz. Merkez üsleri kurarak başaramayız. Alanları bırakamayız. Türkiye'de var olduğu söylenen şey kontrgerilla değildir.
  • PKK, Kürt halkının başına musallat olmuştur.
  • Oranın halkı değişkendir, on - on beş tane PKK'lıyı kıstırır öldürürsünüz dün yüzünüze bakmayan adam gelir diğer gün çayınızı içer.
  • Vatandaş devletin kendisini korumasını istiyor, koruyamayınca kendisini koruyacağını düşündüğü şeylere yöneliyor.
  • İstihbarat yok diye bir şey yoktur. Türk istihbaratı her şeyi en ince ayrıntısına kadar takip edebilmektedir. İcraatta kopukluklar yaşıyoruz.
  • 1992'deki harekatta 4500 tane PKK'lıyı öldürdük ama harekat başarısızdır. Türk ordusu Ejderdir. Ordu kazanmıştır. Siyasetçiler kaybetmiştir. Fiyaskodur. PKK yine eski yerine, kamplarına dönmüştür.
  • Bu bölgede emperyalizmin denetiminde bir Kürt Devleti kurmak isteniyor.
  • Şimdilik Kuzey Irak'ta devlet kuracaklar. Sonra İran, Suriye ve Türkiye'de karışıklık çıkarıp size Kürtler yardım etsin diyecekler.
  • PKK silahlı anlamda bir bunalım içine girdi. Bu bunalımdan çıkması mümkün değil. Siyasi bir şeyler arıyorlar. Bunu Türkiye'de yapamayacaklarını biliyorlar. Talabani'ye gittiler o yüzden.
  • Türkiye'de de bir legal parti kurmaya çalışıyorlar.
  • PKK ile ateşkes olmaz. Olmamalı! Dağda PKK varken olmaz. Eğer dağda PKK varken ateşkes yapmaya kalkarsanız istediklerini vermediğiniz zaman size saldırmaya başlarlar. Bu ateşkes değildir.
  • Dağdaki PKK'lıya, Kürt halkına demiyorum. Dağdaki PKK'lıya kim uzlaşmacı politika uygularsa ondan hesap sorulmalıdır.
  • Orada 9 yıl subaylık yapmış adamın en yakın arkadaşı şehit edilmiş. İlk geldiği gibi olur mu? PKK'lıyla ateşkes yapar mı bu adam? Zaten kendisi de "Ateşkesi biz yapmadık, Ankara yaptı." diyor.
  • Ateşkes, mateşkes bunlar ağza alınacak cümleler değildir! Türk ordusunun bir görevi vardır. Bunu uygulayacaktır.
  • Devlet ateşkes sürecinde Apo'nun PKK'ya verdiği emirleri biliyor muydu yoksa bilmiyor muydu? Ateşkes filan olmadı, hiç yoktu. Vali diyor ki PKK ateşkes ilan edildiğinden bu yana 200 saldırı yaptı. Askere yapılmadığı için saldırı değeri taşımıyor mu? Oranın halkının can değeri yok mu? Bu da ateşkesi bozmaktır.
  • Uğur Mumcu'nun ölümünü islami örgüte bağlamıyorum. PKK meselesi araştırılmalı.
  • Ben siyasi olarak sadece Mustafa Kemal Atatürk'e inandım ve onu örnek aldım.
  • Siz kalkar, Kürtçe bir TV kurarsanız, Kürtler kendi başına Kürtçe eğitim versin derseniz onları kamçılarsınız. Doğuda Kürtçe konuşmak isteyen yüz bin insanı bulamazsınız ama bu gibi ayrıştırıcı şeylerin içine girerseniz bu sayı artaracaktır.
  • Kürt halkı hak istemiyor. Huzur istiyor huzur. Devletin yanlış politikaları PKK'nın musallatlığı yüzünden Kürt halkı bunalım içindedir.
  • Stratejik savunma - Stratejik denge - Stratejik saldırı vardır. PKK bitmeye yakın olduğu zaman hep silah bırakalım, barış yapalım demiştir. Eğer devlet bunu kabul etmişse stratejik dengeye gelinmiş olacaktır. Bir sonraki adım saldırı olacaktır. Güç toplayacaklardır.
  • Eğer ateşkes olursa PKK dağdan indirilip yasallaştırılmaya çalışılacaktır. O zaman dağ savaşı değil şehir savaşına tutuşursunuz. Bu yanlıştır.
  • İtirafçılara işkence yapmadım. Yapılmasını da savunmadım. Bir insanı konuşturmak istiyorsanız onun kadar bilgili olmalısınız. Bilmezseniz soramazsınız. Döverek "Konuş!" diyerek konuşturamazsınız. Önce aranızda duygusal bir bağ oluşturmalısınız. Örgütte yapılan "Sizi öldürürler, ailenizi öldürürler, işkence ederler, kazığa oturturlar." algısından kurtarmak zorundasınız. Sonra zaten karşısındaki adama bağlı kalacak ve konuşacaktır.
  • Benim sorguladığım adamlarla aramda duygusal bağ vardır. Onlara ağabey gibi olurum. İyi davranırım ve bana her şeyi anlatırlar. Kayıtsız şartsız bana bağlanırlar. Sonra elimizden alınıp cezaevlerine gönderiliyorlar, orada "terörist, köpek" gibi sözlerle karşılaşıp korkutuluyorlar. Bu sefer bir şeyler saklamaya başlıyorlar.
  • Marksist, Leninist birçok itirafçı gördüm. Bunlar "Beni kandırdılar, bana şunu teklif ettiler gittim." gibisinden cümleler kurmadılar. "Bir umut PKK'ya katıldım. Sonradan gördüm ki bu ideoloji ile bağlantıları yok. Kaçtım geldim." dediler ve bu adamların hepsiyle iyi anlaşmışımdır. Erkekçe, mertçe söylemiştir ne var ne yok. Bu tip adamlar PKK'ya karşı savaşmaya hazır adamlardır ve gerilla savaşını bilirler. Kullanalım bunları.
  • Devlete gelmiş, sığınmış olanların anasını babasını öldürüyorlar. Devlet koruyamıyor. Bu çocukları alalım, yetiştirelim. Dağda arazide kullanalım. Her şeyi biliyorlar. Araziyi de yolları da stratejileri de. Öncü olsunlar. Hiçbir şey olmuyorsa psikolojik savaşa sokarsınız karşı tarafı. PKK'dan kaçışlar çoğalır. Elinize gelecek istihbarat çoğalır. Yine bir şey olmadıysa bu çocuklar üstünden propaganda yapılır. Halka götürülür. Konuşturulur. PKK'nın durumu hakkında bilgi verdilir. Marksistlikle alakası olmadığını anlattırılır. Bunlar psikolojik savaştır. Bu çocuklar cezaevinde çürüyor. Çürürken de ailesi katlediliyor.
  • Çekiç güç PKK'ya yardım etti. Yardım malzemesi attılar.
  • PKK kamplarında helikopter iniş pistleri vardı. Orayı voleybol oynamak için mi kullanıyorlardı?
  • Almanlar gazeteci kılığında PKK'ya yardımcı oluyordu.
  • PKK olmasa Türkiye yöneticileri Kuzey Irak ile ilgilenmeyecekti. Oysaki biz Kuzey Irak'ta gördük. Oranın insanı Türk gibi hissediyor, TRT'yi izlemek istiyoruz diyorlar ama oraya Türk kültürü götüremeyen yönetim yüzünden İtalyan kasetleri izliyorlar.
  • Musul'da kurulan Türkmen partilerinin tek amacı Türkmenleri kontrol altına almak. İçinde bir tane Türkçe konuşan yok.
  • Her şeyi MİT yaptı deniliyor. Hiçbir şeyle ilgisi yok MİT'in. Gerçi çok severim o kerataları, keşke yapsalar.
  • Görevimden ayrılma sebebim belli. Peşmerge'nin PKK'ya yapacağı operasyon için ben ve dört arkadaşım Kuzey Irak'a gittik. Temasları yaptık. Yukarı rapor verdim. Bunlar PKK'yı temizler ama iplerini gevşek bırakmayın dedim. Her operasyon için kendi askerinizi kullanmazsınız. 2 Ekim'de operasyon başladı. 5 Ekim'de PKK ile peşmerge anlaştı. Talabani denen fahişenin ipini gevşek bıraktılar.
  • Cemil Bayık, Duran Kalkan isimleriyle askeri çevirmeden geçtim. Bir gün sonra gittim çevirme noktasına anlattım durumu. "Buradan PKK'nın üst düzey yöneticileri geçmiş diye istihbarat geldi." başta inanmadılar. "Bakın defterinize, giriş çıkış saatlerini, isimleri yazmıyor musunuz?" dedim. Baktılar. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Dönemin Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Aşir Özözer beni çağırdı bu olay üstüne telaşlı bir şekilde "Ne yapacağız?" diye sordu. "Siz ne yaptığınızı, ne aradığınızı bilmiyorsunuz." diye karşılık verdim.
  • Çekiç Güç'ün kalıp kalmayacağı konuşulurken Musul'a giden Türk tırları bombalandı. Bunu Saddam'ın üstüne attılar. Saddam, Çekiç Güç'ün kalmasını ister mi? Böyle bir şeyi neden yapsın? Talabani yaptı, Saddam'ın üstüne kaldı.
  • Yeşil şişe bulun, bu büronun dinlenip dinlenmediğini size söyleyeyim.
  • Avrupa'dan, Türkiye'den Kuzey Irak'a gönderilen yardım malzemeleri Mersin'de kalitesiz ürünler ile değiştiriliyor. Bunu yapan, Talabani'nin sağ kolu. Bunlar kendi halkını dolandırıyor.
  • Habur'da Talabani'ye kolaylık sağlayan bazı Jandarma subayları var.
  • Dinleme cihazları sınırda kaçırılmak istenirken tespit edildi. Olay bakanlık tarafından kapatıldı. Kuzey Irak'a geçirildi bu cihazlar sonradan.
  • Sakallı Elazığlıdır. 1970'lerde MHP'liydi. Türkeş'in şoförlüğünü yapmışlığı var. Siz onu sakallı diye bildiniz ama biz ona kod adı olan Yeşil ile sesleniriz.
  • MHP'nin içinde psikopat kişilikler vardır. Bunlar kendisini PKK ile savaşa adamıştır. Kendilerine "Türk İntikam Tugayı" veya "Osmanlı Türk İntikam Tugayı" gibi isimler takmışlardır. Gözünü kırpmadan adam öldüren tetikçilerdir bunlar.
  • Her devlet kurumuna gittim. "Bana adam verin dağa çıkayım!" dedim. Hiçbirinden dönüş alamadım. Basında hakkımda çıkan her haber doğru olsa, devlet bana bu imkanları vermiş olsa öyle devletin ben gözlerinden öperim.
  • Ben Jandarmaya, JAİK diyorum. "Jandarma Ayak İşleri Komutanlığı."
  • Ecevit, Irak Ajanı. 1987'de yapılan hudut anlaşmasından sonra Irak'a gittim. Belgeyi kendi gözlerimle gördüm.
  • Üçüncü kitabım basılacak. Apo'nun bilinmeyen yönlerini yazdım. Bu adam Ermeni, belgelerle kanıtladım.
  • Sakallı (Yeşil) Ankaradaymış, beni sormuş, beni arıyormuş. (26 Ekim'de kaybolmadan hemen önce)