Ahmet Şık

Vikisöz sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Ahmet Şık (d. 1970, Adana), gazeteci ve yazar.


  • Dokunan yanar! (2011 yılında Ergenekon davasının Oda TV soruşturması kapsamında gözaltına alınıp sabaha karşı evinden çıkarken[1][2])
  • Eksik kalmış adalet bu ülkeye barış ve demokrasi getirmeyecek. 100 civarında gazeteci hala içeride ve ifade özgürlüğü meselesi bu ülkede sadece gazetecilerin sorunu değil. Şu anda 600 civarında üniversite öğrencisi ile KCK davasından 6 bin kişi tutuklu. Bunların hepsi düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gereken tutuklular. Bunun mücadelesine biz devam edeceğiz. Ve burada adalet ne zaman sağlanacak diyeceksiniz. Bu komployu yürüten polisler, savcı ve hâkimler bu cezaevine girecek, buna ben ant içiyorum. Onlar buraya girdiğinde bu ülkeye adalet gelecek. (...) Burada cemaatçi olan herkesi suçlamıyorum ama cemaatçi olup da bir çete faaliyeti gibi çalışan emniyetteki ve yargının içerisindeki, bürokratik örgütlenme içerisindeki adamlar bunun asli sorumluları. Siyaseten sorumlusu da bunlara cevaz verdiği, sesini çıkarmadığı için AK Parti hükûmetidir. Bunlara cevaz verdiği için, sesini çıkarmadığı için. Ama herkes şunu bilsin, bunca baskı ve zulümden o iktidarın korktuğu ama bizim de özlemini duyduğumuz ve mücadelesini sürdürmeye devam edeceğimiz bir hayat çıkacak. (12 Mart 2012'de tahliye edildiği Silivri Cezaevi'nin önünde[3])
  • AKP bir siyasi parti değil, bir mafyadır. Bu kadar net. Yargıyı teslim almış bir mafya ile hukukla mücadele edilmeye çalışılıyor. Eğer cemaatin yaptığı iddia edilen darbe girişiminin faili aranıyorsa Beştepe'ye gitmek, Erdoğan'dan başlamak gerek. Fethullah Gülen'in suç ortağı Recep Tayyip Erdoğandır. (1 Kasım 2016'da destek için gittiği Cumhuriyet Gazetesi'nin önünde[4])
  • Bu kirli düzen, bu suç hanedanlığı hep sürecek zannedenler yanılıyorlar. Tarihin sayfalarını karartan tüm diktatörlüklerde olduğu gibi, kinlerinin ve hırslarının doymak bilmez açlığıyla yol almaya çalışanlar her zaman kendi sonunu hazırlar. (27 Temmuz 2017'de Cumhuriyet Davası Savunması'ndan)
  • Dün gazeteciydim. Bugün gazeteciyim. Yarın da gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Yani hakikati boğmak isteyenlerle aramızdaki bu uzlaşmaz çelişki hiç bitmeyecek. (27 Temmuz 2017'de Cumhuriyet Davası Savunması'ndan[5])
  • Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet! (27 Temmuz 2017'de Cumhuriyet Davası Savunması'nın son sözleri olarak.[6])
  • Benim bayrağın arkasına gizleyecek bir suçum, dinin arkasına gizleyecek bir günahım yok. (27 Temmuz 2017 Cumhuriyet Davası'nda mahkeme başkanının 'Savcı Kiraz'ı öldürenlerle konuşmanız barışı ve yaşamı savunmaya uyuyor mu?' sorusuna cevaben.[7]

Kaynakça[değiştir]