Çınar

Vikisöz, özgür söz dizini
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
  • Çınar ağacı hayatıma ilkokul çağında girdi. II. Abdülhamit döneminde Hereke’de Fabrika-ı Hümayun tarafından yaptırılan Rüştiye Mektebi’nin bahçesindeki bir anıt çınarın gölgesinde dururdum. Daha sonraki dönemlerimde çınarları fark etmeye, çınarları sevmeye ve onları arayarak ölçmeye başladım. Topkapı Sarayı’nın anıt çınarı Babüsselam’dan içeri giren Has Ahırlar yolu başındakidir ve topraktan çevre ölçümü 14 metre, belinden 9 metredir. İstanbul’un bana göre en güzel çınarı Büyükdere Çayırı’ndaki çınarmış ancak bugün ancak gravürlerde görüyoruz. Çengelköy’deki kahvenin önündeki çınar gerçek bir başpehlivan ve ağaçlar geçidinin başrol oyuncusudur. Anadolu tarafında Atik Valide Çınarı da şadırvan başında görülesi ve sezilesi bir çınardır. Zekeriyaköy’ün çeşmeli çınarı, Alibeyköy’ün Çırçır çınarı, İstanbul’un önemli çınarlarındandır ama göz önünde değillerdir, tıpkı Çatalca çınarı gibi... Anıt çınarlararasında esas göz önünde olan Eyüp Sultan avlu içindeki çınarlardır fakat onlar da mekanın uhreviyeti yüzünden geri planda kalmışdır. Osmanlı coğrafyasındaki en görülmeye değer çınar Narda (Arta) çınarıdır. II.Bayezid Han döneminin Gazi Faik Bey Köprüsü’nün başındadır. Çevre ölçüsü 18.7 metredir. Ağacı incelerken, Yunan polisi bizi elimizde mezurayla yakaladı. ‘Türk istihbaratı her şeyimizi öğrenmiş, en son çınarlarımızı ölçüyor’ diye espri yaptılar. Neredeyse Osmanlı coğrafyasındaki tüm çınarları gördüm. Siz de yukarıda bahsettiğim çınarlar kurumadan, yok olmadan, bir kazaya uğramadan yerlerinde görünüz.[1]

Kaynakça[değiştir]