The IT Crowd

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara

The IT Crowd, 2006'da yayınlanmaya başlamış bir İngiliz komedi dizisidir. Graham Linehan tarafından yazılmıştır. Dizide Jen, Moss ve Roy adında bilgi işlem çalışanlarının iş hayatlarından kesitlere yer verilir.

1. sezon[düzenle]

Yesterday's Jam [1.1][düzenle]

[Roy bir teknik destek çağrısı alır, telefon 15 kere çaldıktan sonra, isteksizce]
Roy: Merhaba, bilgi işlem. Yeniden açıp kapamayı denediniz mi?
Roy: Hmm, üstteki düğme, yanıp sönüyor mu?
Roy: Evet, onu açmalısınız.
Roy: Düğme onu açıyor.
Roy: Düğmenin nasıl çalıştığını biliyorsunuz, değil mi?
Roy: Hayır, giysi düğmesi değil.

[Moss bir teknik destek çağrısı alır]
Moss: Merhaba bilgi işlem.
Moss: Yahaaa.
Moss: Beklenmeyen bir yeniden başlatma uyguladınız mı?

[Roy, hala teknik destek çağrısında]
Roy: Hayır, hayır, evet, işte tamam. Geldiğini duydum.
Roy: Hayır, hayır, geldiğinde duyduğunuz müzik o.
Roy: Hayır, bu müziği duyduğunuzda...
Roy: Üzgünüm, geçmişten mi geldiniz?

Denholm: Burası böyle bir yer Jen. Bir sürü seksi insan, çok fazla iş yapmayan, ilişkileri olan.

Moss: Neden bana susmam için kaş göz işareti (gizli sinyal veriyorsun) yapıyorsun?

Roy: Ben bu departmanın başıyım!
Moss: Ben kendimim diye düşünüyordum.
Roy: Evet, bu ikimizden biri ama kesinlikle o değil.

[Jen numaradan bir telefon konuşmasını bitirirken]
Moss: Merhaba. Merak ediyordum, telefonunuzu bağlamamı mı istiyordunuz?

Moss: O çok garip. Sen de farkettin mi orijinal bir ZX-81 gördüğünde heyecanlanmadığını?

Moss: Bir plan mı? Dur, izin ver daha büyük gözlüklerimi takayım.

Denholm: Büyük ihtimalle bu resmin benim aileme ait olduğunu düşünüyorsun. Değil. Bu A Takımı: Hannibal, Face, Murdock, Kolyeli Adam.

Roy: Kocaman yanan bir eve dönüşüyoruz sanki.

Roy: Şu önceki kız, ayakkabılarıyla beni öldüresiye döven. Telefon numarasını alan var mı?

Calamity Jen [1.2][düzenle]

[TV reklamından]
Bugünden itibaren 999 aramak sizi acil servislere bağlamayacak.
Ve bu değişen tek şey de değil.
Daha iyi ambulanslar, daha hızlı yanıtlar, daha iyi görünen sürücüler, onlar artık yalnızca acil servisler değil, onlar sizin acil servisleriniz.
Öyleyse yeni numarayı hatırlayın:
0118 999 881 999 119 725 3

Roy: 911'i anımsamak ne kadar zor ki?
Moss: 999 demek istiyorsun.
Roy: 999 demek istiyorum.
Moss: O Amerikan olanı, seni salak!

Roy: Gel buraya, çılgın. Denholm'a general derler.
Jen: Hayır! Başka bir tane daha olmasın.
Moss: Eminim bir şeye savaş açıyordur, savaş açmayı çok sever o.
...
Denholm: Savaş açıyorum... strese karşı.

Denholm: Ben konuşurken 80 milyon insan stresten ölüyor. [parmağını şıklatır] bir kişi daha. [tekrar şıklatır] bir kişi daha. Mayhem (dövüşe yarar uzuvlarından birini sakatlayarak bir kimseyi müdafaasız bırakma suçu)!

Moss: Kendime çok kişisel bir soru soracağım.

Roy: Moss?
Moss: Hı?
Roy: Stres aletini yaparken lehim makinesi kullandın mı?
Moss: Evet.
Roy: Sonra kapattın mı?
Moss: Hmm, evet kapattım, oldukça eminim.
Roy: Sonuncuda ne olduğunu hatırlıyorsun değil mi?
Moss: Evet, çok komikti.
Roy: Aslında, hayır, bu çok tehlikeliydi, az kalsın biri ölüyordu.
Moss: Doğru, hayır, evet. Ben başka bir olayı düşünüyordum. Golf kursunda olan.
Roy: Ne? Ben yangından bahsediyorum!
Moss: Ah, tamam, yangın. Üzgünüm, golf ile yangını hep birbirine karıştırıyorum ben.
Roy: Yalnızca kapalı olduğundan emin ol.
Moss: Kapalı. Sanırım.
Roy: Emin ol kapalı olduğundan yalnızca.
Moss: Kapalı olduğundan emin olacağım.
Roy: Eğer zaten kapalıysa da...
Moss: [ara] Ben gidiyorum.

Moss: Arkamı mı koruyacak, işi ne bunun? Lehim polisi mi?
Moss: Kapalı. Bu benim onu açtığım anlamına gelir ve yürüyüp gittiğim.

Moss: Ah. Ata! Ataç! Pardon, ateş!

Moss: (İtfaiyeye e-posta gönderir) "Sayın Bay bölü Bayan, size burada meydana gelen bir yangından bahsetmek için... " bu çok resmi oldu (yazdıklarını siler). Sayın Bay bölü Bayan. Yangın, ünlem. Yangın, ünlem. Yardım edin, ünlem. 123 Carrendon Road. Sizden yanıt almayı dört gözle bekliyorum. Her şey gönlünüzce olsun, Maurice Moss.

Denholm: Hoş ekran koruyucu!

Denholm: Dumanın en üstten geliyormuş gibi görünmesine bayılıyorum. Bir dakika. Golfe geç kaldım!

İtfaiye görevlisi: Bize yangın hakkında e-posta atan oldu mu?

Fifty Fifty [1.3][düzenle]

Patricia: Kafanda biraz bok var.
Roy: Ne?.
Patricia: Orada olalı yıllar oluyor.
Roy: Aman tanrım, aman tanrım.
[Roy eliyle alnını siler ve maddeyi koklar]
Roy: Bu çukolata, çukolata bu. Bok değil bu. Çukolata bu. Benim tatlım.

Roy: Ah, şimdi herkese söyleyecek.
Moss: Yok canım, o bir resepsiyonist. Çok az dedikodu yapar. Zaten sıkıcı bir hikaye bu.
Roy: Evet, sıkıcı. Başka birine söylemeyecektir.
[Jen içeri gülerek girer]

Roy: Bu siteyi nereden biliyorsun?
Moss: Üyeyim.
Roy: Gerçekten mi? Yani bütün yalnız kalpler şeyini yapıyor musun?
Moss: 32 yaşında bodrumda çalışan bir bilgi işlem görevlisiyim. Evet yalnız kapler şeyinii tamamen yapıyorum.

[Moss ve Roy, Roy'un "genişbant öncesi hız" ilanına yanıt veren bir kadının resmini indiriyorlar]
Roy: Şu ana kadar, saçları güzel.
Roy: Kaşları normal görünüyor.
Moss: İki göz. En iyi göz sayısı.
Roy: Gözler de güzel. Bütün yüzüne yansımalı. Güzel bir burnu da olmalı.
Roy: Ah, hatırlıyor musun bu hızdaki interneti. Bütün gece boyunca topu topu 8 kadın resmi.

[Moss tuvalette oturur, annesi kapıdan ona seslenir]
Mum: Moss? Ne yapıyorsun orada?
Moss: İkililer. Beni yalnız bırakın.
Mom: Sifonu çekmeyi unutma yoksa eskisi gibi tıkanık boruyu açmak zorunda kalırsın.
Moss: Biliyorum. Bunu yapmayı kes, her zaman bunu yapıyorsun. Her şeyi geri döndürüyorsun.

The Red Door [1.4][düzenle]

Roy: [şarkı söyler] Eğitime ihtiyacımız yok (We don't need no education).
Moss: Evet var. İki tane olumsuz kullandın.

[Moss, Roy ve Jen öğle yemeği yiyorlar]
Roy: Bu ne?
Jen: Keçi peyniri salatası.
Roy: [yüzünü ekşitir] İğğh!
Jen: Keçi peyniri sevmez misin?
Roy: Keçinin hiçbir şeyini sevmem ben! Keçilerin dahil olduğu yiyecek üretimi basamaklarının hiçbirini sevmiyorum.
Moss: Herkesin aklını tatlımı önce yiyerek karıştırabilir miyim?
Jen: Hmm, ne yiyorsun?
Roy: Bir kova tavuk. Aslında tavuk kova ile geliyor. (Jen'e kovayı gösterir)

Moss: Jimminy jones... bak. Bu olan şeyin doğası hafifçe değişiyor, şimdi onunla uğraşmak daha ilginç. Bir gün bundan çocuklarıma anlatacağım.

Moss: Roy bir kadının masasının altında sıkışmış.
Jen: Ne? Hala mı?
Moss: Bak, biliyorum normalde bu çok komik olabilir ancak mantıklı bir açıklama için çok uzun bir zamandan beri orada. Kadın masanın altına baksa, gördüğünü masa tavşanı sanacak.
Jen: Masa tavşanı da ne demek?
Moss: Şimdi uydurdum. Ama bu sanırım ileride insanların Roy gibileri çağırırkan kullanacakları sıfat olacak. Ama Roy bir masa tavşanı değil, o benim en iyi arkadaşım.

The Haunting of Bill Crouse [1.5][düzenle]

Roy: Bana kaba davrananlar olduğunda, onların yemeklerini pantolonumda taşırdım eskiden.
Jen: Aman tanrım! Masalarına getirmeden önce mi?
Roy (alaycı bir şekilde): Hayır, daha sonra. ELBETTE DAHA ÖNCE! Neden daha sonra yapayım?
...
Jen: Ona yapılanın da bu olduğunu mu düşünüyorsun?
Roy: Hmm, tamam. Yemek yerken, gülen insanları duydunuz mu? Örneğin... Mutfak taraflarında.
Jen: Evet! Evet duydum, aslında, evet duydum.
Roy: Bu pantolon yemeği olacak.

Aunt Irma Visits [1.6][düzenle]

Roy: Binada bir psikiyatrist olduğuna inanamıyorum. Ve bu muhasebeden iki kişinin her şeye sahip olup deniz kenarına (seaside) gitmek istemeleri yüzünden.
Moss: Deniz kenarı mı (seaside)? Onlar intihar (suicide) ettiler, Roy.

Jen: Tamem Moss, bu sabah kahvaltıda ne yedin?
Moss: Smartie tahılları.
Jen: Aman tanrım, Smartie'lerin tahıl ürünü yaptıklarını bilmiyordum.
Moss: Yapmıyorlar. Yediğim sütün içine attığım Smartie'ler.

Dış bağlantılar[düzenle]

Wikipedia-logo-v2.svg
The IT Crowd ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.