Fringe

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara

Fringe (2008-) J. J. Abrams, Alex Kurtzman ve Roberto Orci tarafından kurgulanan Amerikan bilim kurgu dizisi. Dizide Ülke Güvenliği (Homeland Security) denetimi altındaki FBI'ın bir kolu olan ve Boston, Massachusetts merkezli Fringe Bölümü anlatılmaktadır. Fringe takımı korkunç ve tüm dünyayı etkileyebilecek açıklanamayan olayları açıklamak için alışılmamış bilimsel yöntemlerden ve FBI soruşturma yöntemlerinden yararlanmaktadır. Dizi The X-Files, Altered States, The Twilight Zone ve Dark Angel dizilerinin harmanlanmasından oluşmuştur

Ana Karakterler[düzenle]

  • Anna Torv - Olivia Dunham FBI'da özel ajan ve Fringe Bölümü'nde çalışıyor.Küçük yaşta William Bell ve Walter Bishop'ın geliştirdiği Cortexiphan deneklerindendir.
  • Joshua Jackson - Peter Bishop MIT'ye yasadışı olarak girmiştir ve zekasıyla her şeyi kolayca kavrama yeteneğine sahiptir. Bu sayede olayların çözümlemesinde oldukça yardımcıdır ve babasıyla birlikte Fringe Bölümü'nde danışman olarak çalışmaktadır.
  • John Noble - Walter Bishop Çılgın bilim adamı ve Fringe Bölümü'nde danışmandır. Üstün zekası ve yaratıcılığıyla olayları bilimsel olarak açıklamaya çalışır.
  • Lance Reddick - Phillip Broyles Fringe Bölümü'nün FBI komutasındaki en üst zincir halkasıdır.
  • Jasika Nicole - Astrid Farnsworth Olivia ve Walter'ın asistanıdır.
  • Blair Brown - NinaSharp(Birinci sezondan beri devam ediyor.), Walter'ın eski ortağı William Bell'in şirketinde CEO'dur ve olayların çözülmesinde ekibe gerekli yardımı sağlar.

Sezon 1[düzenle]

Pilot [1.01][düzenle]

Walter: (Uzun zaman sonra oğlunu ilk görüşünde) Seni daha şişman sanıyordum.
Peter: Demek şişman olduğumu sanıyordun. Başlangıç için harika cümleler. Müthiş.
Walter: Yani küçükken daha topluydun.


Peter: Sana bir şey soracağım. Babamdan pek haz etmem. Babam dünyadaki en bencil, şaşkın küfürbaz, dahi, miyop şerefsizin tekidir. Kendisi kimyagerdi. Bildiklerim bunlar. Harvard'da, zemin kat bir laboratuarda bir diş macunu şirketi için araştırmalar yapardı. Ayrıca bir gece laboratuarda kaza olduğunu da biliyorum.Evimizdeki huzurlu dönemin arifesinde onu tutukladılar. Ama asıl mesele şu, Olivia. İçgüdülerim bana, ölümle cebelleşen arkadaşının hayatının bir diş macunu tüpü tarafından kurtarılamayacağını söylüyor.
Olivia: Harvard'da çalıştığı doğru, ama diş macunu üzerine değil.Amerikan ordusu adına Kelvin Genetik adında gizli bir deney programında çalıştı.Özellikle "Sınır Bilim" adı verilen alanda istediği şeyleri yapabilmesi ona sonsuz için kaynak sağladılar.
Peter:Sınır Bilim derken Sözde Bilim'den mi bahsediyorsun?
Olivia: Sanırım.Zihin kontrolü, kuantum ışınlama, yıldızlar arası seyahat, görünmezlik, kalıtımsal mutasyon,dirilme, doğurganlık...
Peter:Bir saniye. Dirilme mi? Gerçekten mi? Ne demeye çalışıyorsun? Babam Frankenstein mıymış?


Peter: Teşekkürler, güzelim. Sana minnettarım.
Olivia:Bir daha bana "güzelim" demezsen ben de minnettar kalırım.

The Same Old Story [1.02][düzenle]

Peter: Bir an için yaşananların gerçek olduğunu varsayalım. Peki bizim işimiz ne burada?
Broyles: Olaylar silsilesi meydana geldi.Gelmeye de devam ediyor.Bizi ve diğer birimleri teyakkuza geçiren olaylar.Görünüşe göre bu olaylar bilimsel yapıda ve detaylı bir strateji ve uyumlu çalışma gerektiriyor. Bunlar "Düzen" olarak adlandırılıyor.
Peter: Bay Broyles, ben de kendimi zeki biri sanırdım ama dediklerinizi anlamakta zorlanıyorum.
Broyles:Açıklanamayan, dehşet verici şeyler oluyor. Ve bunlar bir şekilde ilişkili.
Peter:Sağ ol, işte bunu anladım.

The Ghost Network [1.03][düzenle]

Olivia: John'ın annesini gördün mü? Bana bakıp durdu.
Charlie: Annesi mi?
Olivia: Evet annesi. Sanki olanlardan dolayı beni suçluyor gibiydi. Oğlunun ölümü benim suçummuş gibi.
Charlie: Zaten oğlunun ülkeyi savunurken ölen bir kahraman olduğunu sanıyor.
Olivia: Kahraman mı? John beni kullandı Charlie. Beni sevdiğini söyleyerek kandırdı.
Charlie: Aslında bunu söylemeyecektim ama... bir zamanlar beni sevdiğini de söylemişti.

The Arrival [1.04][düzenle]

Peter: Beni tanıyorsun, bu sözleri söyleyebilecek en son insanım. Peki ya Walter haklıysa? Ya bu sadece bir başlangıçsa?
Olivia: Kafana kötü darbe aldın.
Peter: Sence bunu kendim mi yaptım?
Olivia: Hayır, ben sadece... Ben burada kalmanı isteyerek hata ettim.Walter senin sorumluluğunda değil.Hep söylediğin gibi, bu sadece geçici bir durum. Senin de bir hayatın var.
Peter: Olivia demin ne dediğimi duydun mu? Yeterince açık fikirli biriyimdir ama burada açıklamaya bile yeltenemediğim bir dizi şeyler oluyor.Ve ben olan biteni anlayana kadar hiçbir yere gitmiyorum.


Olivia: Referansın onaylandı.İç İşleri Bakanlığı Sivil Danışmanı.
Peter: Bu, federal binaya tek başıma girebileceğim anlamına mı geliyor?
Olivia: Evet.
Peter:Hız yapma cezalarından yırtar mıyım?
Olivia: Bir ihtimal.


Peter:Sana günümün nasıl geçtiğini anlatayım, Walter. Kaçırıldım, işkence gördüm, burnuma daha önce hiç görmediğim bir makineye bağlı iki tel sokuldu.En ilginci de, cevabını bildiğimi bilmediğim bir soruyu hiç konuşmadan cevaplamış olmamdı.
Walter: Kapsülü sakladığım yeri mi?
Peter:Bunu nasıl bildim, Walter? Bilmiyordum.Silindirin gömüldüğü yeri bilmiyordum.
Walter: Biliyordun, evlat çünkü ben biliyordum.

Power Hungry [1.05][düzenle]

Peter: Elektriği kontrol eden bir adamı bulması için güvercinlere GPS çipleri takıyoruz. Bu günleri de gördüğüm için teşekkürü sana etmeliyim, değil mi?
Olivia: Evet, bana edeceksin.

The Cure [1.06][düzenle]

Olivia: Nasıl gidiyor?
Walter: Olivia, gel buyur.
Peter: Kızın kendi iradesiyle kaçtığını sanmıyoruz.
Walter: İp izlerinden dolayı.
Olivia: Yani rızası olmadan alıkoyulmuş.
Walter: Ya da bu tip cinsel fantezileri vardı.Benimkisi yargılama değil bilimsel gözlem.Bu konudaki bazı anıla...
Peter: Walter, yeter.

In Which We Meet Mr. Jones [1.07][düzenle]

Walter: Alo, Peter. Benim, baban Walter Bishop.
Peter: Sağ olasın, Walter. Kim olduğunu biliyorum.
Walter:Smith denen adamla hemen konuşmalıyız.Ajan Loeb'u kurtarmak için tek şansımız o olabilir.
Peter:Biliyorum, ama o öldü. Vuruldu. Şansımız yokmuş.
Walter: Kafası yerinde mi? Vücuduna bağlı mı?
Peter: Eğer sorduğun ciddi bir soruysa, evet kafası yerinde.
Walter:Harika.

The Equation [1.08][düzenle]

The Dreamscape [1.09][düzenle]

Olivia: Walter...İncil ne içindi?
Walter: Denenmemiş psikedelik ilaçlar aldın.kafatası kökünde elektrik yüklüyken tuzlu suda yatıyorsun.Bütün bunlar ışığında çarpılmaman için dua etmek uygun olur diye düşündüm.
Olivia: Tanrı'ya şükür.
Walter: Âmin.

Safe [1.10][düzenle]

Tezgahtar: Aradığınızı bulmanıza yardımcı olabilir miyim?
Walter: Evet.Elektrikli testere arıyoruz. Mümkünse hız ayarlamalı ve bıçağı kolayca değiştirilebilenlerden olsun.
Tezgahtar: Ne keseceksiniz? Tahta mı?
Walter: Hayır, insan. Et ve kemik. Sandığınızdan çok daha kıvrımlıdır.
Peter: Söylediği kadar korkunç değil.
Walter: Aslında çok daha beteri.
Tezgahtar: Sanırım aradığınız testere köşede,freze tezgâhının yanında.
Peter: Teşekkürler. Polisi aramana gerek yok.


Charlie:Bunlar aklına bir şeyler gelmesini sağlar mı?
Walter: Evet, ama bankalarla ilgili değil. 20 yıl geriye git.Kendini şu anki halini hayal ederken hayal et.Geçmişten geleceğe 20 yıl.En geniş hayal gücünle bile bu mevkide olacağın aklına gelir miydi?
Charlie: Sarhoş mu? (Olivia'ya soruyor)


Peter: Ne demek yok? Herkesin vardır. Benim bile var. (Olivia ile konuşuyor)
Walter: Ne, dalak mı?
Peter: Evet, dalak (!).
Walter:Bu aspleni hastalığıdır. Nadir görülen dalaksız doğma durumu.
Peter:Teşekkürler, Walter. Demek en iyi dostun diyebileceğin biri yok.
Olivia:Yok. Kız kardeş sayılır mı?
Peter:Herhalde sayılmaz.
Olivia:Sanırım her daim kendi başıma olmaktan hoşlanıyorum.Yatılı okuldayken bana "han" derlerdi.
Peter:Han Solo mu? Çok şeker.En azından takma bir adın varmış.

(...)

Olivia:Peter, ben bu adamı tanıyorum.
Peter:Duvardaki adamı mı? (Adamın vücudunun yarısı duvarın içindedir, diğer yarısı ise dışardan görülmektedir.)Sahi mi? Dur tahmin edeyim. En iyi dostun.
Peter: Hayır, gerçekten.(...) Raul...Raul Lugo.
Walter:Tanıyor musun?
Olivia:Deniz kuvvetlerinde ilk birliğimdeydi.
Walter: O zaman başın sağ olsun.
Peter: Sen ciddisin.

Bound [1.11][düzenle]

Peter: Walter, ne yapıyorsun?
Walter: Tırtıla ilaç veriyorum.
Peter: Uyuşturucu falan mı?
Walter:Bu özel bir karışım.
Peter: Anlıyorum.Bil bakalım ne oldu? Babamın böceklere ilaç verdiğini öğrenmek hayatımdaki normal bir an haline geldi.
Walter: Harika, değil mi?


Charlie:Olivia onu kaçıranlarla ilgili bir ipucu bulmuş olabilir. Sadece yardım almadan izini süremiyor. Ona yardım edemem.
Peter:Neden?
Charlie:Şu kadarını söylemek yeter ki, bazen kanun görevlisi olmak kanuna uyman gibi bir sorun çıkartır.
Peter:Ben de senin için kanunları çiğneyecek adamım, öyle mi?
Charlie:Üzgünüm, ben...
Peter:Hayır, bak, haklısın.Ben senin için kanunları çiğneyecek adamım.

The No Brainer [1.12][düzenle]

Olivia:Astrid, şu sabit diski kontrol eder misin? Diğer eşyalarıyla birlikte oraya yollamıştım.
Astrid: Tam burada. Hemen başlıyorum.
Walter: Disketlerini de kontrol etmeyi unutma.
Peter: Disketler biraz eskidi artık. Neden en iyi yaptığın işe konsantre olmuyorsun? Tamamen senindir... sıvı beyin.
Walter: Mükemmel.


Astrid: Bir ceset geliyor.
Walter: Bu günün en çok beklediğim anı. Özellikle de dışarıda bir gariplik olduğunu biliyorsam. Sadece ne olduğunu bilmiyorum. Rahatsız edici olaylarla dolu bir çanta gibi, sence de öyle değil mi?

The Transformation [1.13][düzenle]

Olivia:Benimle gelmene gerek yok, biliyorsun.
Peter:Kötü adamlarla, kötü otellerde, kötü anlaşmalar yapmak, benim hobim.Ve tipik olarak eğer birisi seni öldürecekse odada bir dostun olması iyi bir fikirdir.
Olivia:Korkmuyorum.
Peter:Korkmamak güvende olduğun anlamına gelmez.


Olivia: Senin neyin var, o sana...
Peter:Benim neyim mi var?Suratıma doğrultulmuş bir silah var, ilk olarak.

Ability [1.14][düzenle]

Olivia:Baban nerede?
Peter:Burada. Neden ona ne yaptığını sormuyorsun? (Walter ineği yıkamaya çalışmaktadır.)
Olivia:Sormasam daha iyi.Baksana, şu görmeye gittiğim...
Peter:...Almanya'daki mahkum mu?
Olivia:Kaçmış.
Peter: Onun adına sevindim. Nasıl yapmış peki?
Olivia:Kimse bilmiyor. Hiç mantıklı değil.Dün akşam Alman yetkililer beni görmeye geldiler.
Peter:Nasıl oluyor da kimse bilmiyorken ve mantık dışıyken bize gelebiliyorlar?

Inner Child [1.15][düzenle]

Walter:Ancak IQ'nuz benden daha yüksekse ne düşündüğünüzle ilgilenirim.


Walter:Pikabımı buldum.O yüzden bana bir tane almanıza ihtiyacım kalmadı.Lavabonun altındaydı.Tuvaletin üzerinde oturuyordum--
Peter: Walter, bence o kadar bilgi yeterli.


Peter: Olivia geldi. Seninle konuşmak istiyor.
Walter:Sonra gelemez mi? Banyoya giriyordum.
Peter:Hayır, sonra gelemez.
Walter: Gecenin bir yarısı.
Peter:Seninle hemen konuşmak istiyor.
Walter:Cidden, Peter, banyoya girmeme...Ajan Dunham!Peter, neden bana Ajan Dunham'ın burada olduğunu söylemedin?
Peter:Söylediğime eminim.

Unleashed [1.16][düzenle]

Bad Dreams [1.17][düzenle]

Midnight [1.18][düzenle]

The Road Not Taken [1.19][düzenle]

There's More Than One of Everything [1.20][düzenle]