Can Dostum

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara
Can Dostum

Yönetmen Gus Van Sant
Yapımcı Lawrence Bender
Senaryo yazarı Matt Damon, Ben Affleck
Yazar
Oyuncular Robin Williams
Matt Damon
Ben Affleck
Minnie Driver
Stellan Skarsgård
Casey Affleck
Morgan O'Mally
Cole Hauser
Görüntü yönetmeni Jean Yves Escoffier
Görüntüler
Kurgu
Müzik Dany Elfman
Gösterim tarihi 1 Mayıs 1998
Yapım yılı, ülkesi 1997, ABD
Yapım şirketi
Dağıtım şirketi Miramax, ABD
Süre 126 dk.
Dil İngilizce
Diğer adlar Good Will Hunting
Bütçe $10,000,000
IMDb sayfası

Sean Maguire[düzenle]

  • (Will'e) Mükemmel değilsin. Seni şüpheden kurtarayım tanıştığın o kız da mükemmel değil. Asıl soru birbiriniz için mükemmel olup olmadığınız. Önemli olan bu. Dünyadaki her şeyi bilebilirsin ama bunu öğrenmenin tek yolu denemektir.
  • (Will'e) Belki sen de büyük bir fırtınanın ortasındasındır. Dalgalar küçük kayığının üzerinden geçiyordur. Küreklerin kırılmak üzere...Belki de yapman gereken kayıktan inmek.
  • (Will'e) Sana kadınları sorsam neleri sevdiğin hakkında bir sürü şey sayarsın. Belki bir iki kere yatmışsındır da. Ama bir kadının yanında uyanmanın ve mutlu olmanın ne olduğunu söyleyemezsin. Sana savaşı sorsam Shakespeare'den bahsedersin değil mi? Ama hiç savaş görmedin. En yakın dostunun kafası kucağında son nefesini verirken sana nasıl baktığını görmedin. Sana aşkı sorsam sonelerden alıntı yapacaksın. Ama bir kadının karşısında hiç tamamen savunmasız kalmadın. Sana gözleriyle hükmedecek birini görmedin. Tanrı'nın seni cehennemden kurtarması için indirdiği melek olduğunu hiç düşünmedin. Onun meleği olmak nasıl bir şey bunu da bilmiyorsun. Bir aşkı sonsuza dek paylaşmayı...
  • (Gerald'a Will hakkında düşüncelerini anlatıyor) Çünkü başına gelen ilk şey onu sevmesi gereken kişiler tarafından terk edilmek oldu. İnsanları kendisine yaklaşmaya fırsat vermeden uzaklaştırıyor. Buna savunma mekanizması denir.
  • Aşk hiç bir zaman pişmanlık duymamaktır.

Diyaloglar[düzenle]

Skylar: Babam 13 yaşımdayken öldü ve bu para bana miras kaldı. Her sabah uyandığımda geri verebilmeyi ne kadar istediğimi bilemezsin. Onunla bir gün daha geçirmek için bütün paramı hiç düşünmez verirdim. Ama yapamam. Bu benim hayatım ve yaşamak zorundayım. Yani tek korkan sen değilsin.
Will: Ben neden korkuyorum?
Skylar: Benden korkuyorsun. Sevgine karşılık vermeyeceğimden. Ben de korkuyorum ama yine de denemek istiyorum. En azından dürüst davranıyorum.

Sean: Ruh eşin var mı?
Will: Neyim var mı? Şunu tanımla.
Sean: Seni zorlayabilen biri.
Will: Chuckie var.
Sean: Hayır o aileden. Senin için trafikte yola yatar. Ruhuna işleyebilen birinden bahsediyorum.
Will: Çok var.
Sean: İsim ver.
Will: Shakespeare, Nietzsche, Frost, O'Conner, Kant....
Sean: Harika. Hepsi de ölü.
Will: Benim için değiller.
Sean: Onlarla fazla sohbet edemezsin. Onlara cevap veremezsin Will.

Chuckie: En iyi dostumsun sakın yanlış anlama. Ama 20 yıl sonra hala burada yaşıyor olursan, eve gelip televizyon seyredersen, hala inşaatta çalışıyor olursan seni gebertirim.
Will: Neden umursuyorsun?
Chuckie: Sende hiçbirimizde olmayan bir şey var.
Will: Neden hep konu buna geliyor? Neden hep kendime bir şeyler borçluyum. Ya istemiyorsam.
Chuckie: Bana borçlusun. Yarın uyandığımda 50 yaşımda ve yine aynı şeyleri yapıyor olacağım. Ama senin biletine ikramiye çıktı.Bunu nakite çevirmeyecek kadar ödlek olman çok saçma. Sendeki şeyin bende olması için her şeyi yapardım, tıpkı diğerleri gibi. 20 sene sonra hala burada olursan bize hakaret etmiş olursun.




Will Hunting[düzenle]

Neden Ulusal Güvenlik için çalışmayayım? Zor bir soru, ama şansımı deneyeyim. Diyelim ki çalışıyorum. Biri masama bir şifre koydu. Kimsenin çözemediği bir şey. Şansımı deniyorum ve belki de çözüyorum. İşimi iyi yaptığım için memnunum. Ama belki o şifrede Kuzey Afrika ya da Orta Doğu'da asi bir ordunun yeri yazıyordu. Yeri öğrenince asilerin saklandığı köyü bombalıyorsunuz. Hayatımda hiç görmediğim 1500 kişi ölüyor. Politikacılar bölgeyi emniyete almak için asker gönderiyor. Çünkü umurlarında değil. Ne de olsa onların çocuğu gitmeyecek. Sıcak çatışmaya kendileri katılmayacak. Kıçına kurşunu yiyecek olan Güney mahallesinden bir çocuk olacak. Geri geldiğinde, emek verdiği çiçeğin gönderildiği ülkeye ihraç edildiğini görecek. Kıçına kurşun sıkan adamın işini çaldığını görecek. Çünkü o günde 15 sente mola vermeden çalışmaya razı. Bu arada oraya gitmesinin tek sebebinin ucuza petrol satacak bir hükümeti işbaşına getirmek olduğunu anlayacak. Tabii petrol şirketleri yerel fiyatları yükseltmek için uğraşacak. Onlar iyi kar edecek ama bunun arkadaşıma faydası olmayacak. Değerli zamanlarını petrolü getirmek için harcayacaklar. Hatta belki sarhoş bir kaptanla bile anlaşabilirler. Martini içip buzdağları arasında slalom yapmayı seven biri. Çok geçmeden bir yere çarpıp petrolü dökecek ve Kuzey Atlantik’te bütün deniz yaşamını yok edecek. Arkadaşım işsiz kaldığından benzin alamayacak. İş görüşmelerine yürüyerek gitmek zorunda kalacak. Kıçındaki kurşun yüzünden canı çok yanacak. Bu arada açlık çekecek, çünkü yiyebileceği tek şey aşevinde ona verecekleri tek şey Kuzeyatlantik'teki balık leşleri olacak. Ama benim aklıma daha iyi bir şey geldi. En iyisi arkadaşımı öldürelim gitsin. İşini de yeminli düşmanına verelim. Benzin fiyatını yükseltelim, köyleri bombalayalım yavru fokları sopayla dövelim, ve Ulusal Güvenliğe katılalım. Başkan bile olabilirim.


Not[düzenle]

  • Robin Williams - Sean Maguire
  • Matt Damon - Will Hunting
  • Ben Affleck - Chuckie Sullivan
  • Stellan Skarsgård - Gerald Lambeau
  • Minnie Driver - Skylar
  • Casey Affleck - Morgan O'Mally
  • Cole Hauser - Billy McBride