Türkçe atasözleri/Y: Revizyonlar arasındaki fark

Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
kayda değerliği sorunlu içerik temizlik
[kontrol edilmiş revizyon][kontrol edilmiş revizyon]
(88.255.168.162 adlı kullanıcının son 2 değişikliği reddedilerek Kibele sürümüne (105463) geri dönüldü)
(kayda değerliği sorunlu içerik temizlik)
<div ><small> '''<''' [[Türk atasözleri]] </small></div>
[[Resim:Flag of Turkey.svg|thumb|100px|Türkiye‎]]
* '''Ya aklın erince gücün yetecek! Ya aklın ermeyecek, dağda gezeceksin!''' (Dağdaş ve ark., 2006).
* '''Ya erek, ya görek! Gün ölümlü, gün akşamlı!..''' Bir daha görüşmek nasip olmayabilir. Ölüm var. Helalleşmek gerekir, borcu varsa ödemek gerekir anlamında (1929'lu Mehmed Baz'dan naklen Said Dağdaş, 9.2.2013, Denizli). ''“Borcun iyisi vermek! Derdin iyisi ölmek!”'' (1929'lu Mehmed Baz'dan naklen Said Dağdaş, 9.2.2013, Denizli) atasözü ile de ilişkili bir atasözü.
* Ya evlat bir, ya ocak kör.{{VS|Ya evlat bir, ya ocak kör}}
* Ya işten artar, ya dişten.{{VS|Ya işten artar, ya dişten}}.
* '''Ya imam ol, ya imamı bul!''' (Ankaralı Ahmed Yüceler Beyden naklen Said Dağdaş,21 Ekim 2013). ''"Ya imam ol, ya imamı bul derler. Bu işi nasıl yaparız diye size danışmak istiyorum."'' Ya işin ehli olmalı, ya da işi ehline vermeyi, ehline yaptırmayı bilmeli anlamında.
* Ya işten artar, ya dişten.{{VS|Ya işten artar, ya dişten}} "''İşten artmaz, dişten artar!''" (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş) atasözünün anlamı değişen bir sürümü...
* '''İşten artmaz, dişten artar!''' İktisat edebilmek için, istikrarlı çalışma ve kazanç elde etmekten ziyade, asıl harcamaları kısmak gerekir anlamında (Fatmana Dağdaş'dan naklen oğlu Said Dağdaş).
* Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.{{VS|Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol}}
* '''Ya öl de bileyim, ya git de bileyim kıymetini demiş''' (TRT 1, Ömür Dediğin Programı-06.10.2012, 07:20, “''Ya öl de bileyim, ya git de bileyim kıymetini demiş. Nasıl anletem emme? Emsali bulunmayan bir hanımdı eşim. 68 yıllık evli idik. Altı dakika kavga etmedik!”.'' Manisa-Salihli-Poyraz Damları Belediyesinden yaşlı bir kişinin ailesi hakkındaki konuşmasından naklen Said Dağdaş). Ayrılık ve ölümün, insanların birbirlerinin kıymetini daha iyi anlamaları için kullanılan önemli kıstaslardan olduğunu ifade amacıyla kullanılır.
* Yabancı [[koyun]] kenara yatar.{{VS|Yabancı koyun kenara yatar}}
* Yabancı [[koyun]] kenarda yatar.{{VS|Yabancı koyun kenarda yatar}}
* Yağmur rahmet, kar berekettir.{{VS|Yağmur rahmet, kar berekettir.}}
* '''Yabandan alma düveyi, çeker götürür boğayı…''' (Mersin-Erdemli’li, 1929’lu Mustafa Koç’dan nakleden 1976’lı oğlu Mahmud Koç’dan naklen Said Dağdaş, 7.5.2012).
* Yağmur tavına ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez!
* '''Yağmur gece yağar, gündüz diner, yıl düzgündür… Gündüz yağar, gece diner, yıl bozgundur… Evde kadın güzel, erkek çirkin ev bozgundur… Erkek güzel kadın çirkin, ev düzgündür…''' (“Acıpayam Tarihi” yazarı Ali Vehbi Hoca’dan nakleden 1953'lü Acıpayam'lı Mehmed Çağırgan'dan naklen Said Dağdaş, 26.08.2003).
* '''Yağmur rahmet, kar berekettir'''.{{VS|Yağmur rahmet, kar berekettir.}} (Ankara-Kalecik’li ve 1924'lü ninesi Hacer Saraçbaş’dan 1975’de naklen 1963'lü Reyhan Düzgün’den naklen Said Dağdaş,3.3.2010).
* '''Yağmur tavına ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez!''' (http://soygur.wordpress.com/2012/03/13/atasozleri/’nden naklen Said Dağdaş, 18.11.2012). ''“Zemheriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez!”; “Ağustos'tan sonra ekilen darıdan, oğul vermeyen arıdan, sabah erkeğinden sonra kalkan karıdan hayır gelmez!”'' atasözlerinin benzer sürümü.
* '''Yağmur yelle, düğün elle!''' (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 29.12.2000). Yağmur yelle gelir. Sebebidir. Düğün dernek de uzak-yakın çevreyle, dost, akraba, komşu ile şenlenir, yakışık bulur (Dağdaş ve ark., 2006) anlamında kullanılır. ''"Yağmur yelle, düğün elle hesabı. Herşey komşuyla yakışır."''
* '''Yağmuru yel azıtır, insanı el azıtır''' (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş):
* Yakın dost hayırsız hısımdan yeğdir.{{VS|Yakın dost hayırsız hısımdan yeğdir}}
* '''Yalan söylüyorsam ekmek çarpsın!''' ''... İslam görgü ve terbiyesine sahip eski Osmanlılar sokakta bir ekmek parçası gördükleri zaman eğilip alırlar, kuşların veya böceklerin yemesi için bir duvarın üstüne, bir kenara bırakırlardı. Ekmeğin kutsallığı vardı. Hatta hâlâ halk arasında “Yalan söylüyorsam ekmek çarpsın” diyenler vardır.''. (Mehmed Şevket Eygi'den naklen Said Dağdaş, 25.1.2013).
* Yalancı kim? İşittiğini söyleyen.{{VS|Yalancı kim? İşittiğini söyleyen}}
* Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış.{{VS|Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış}}
* Yanlış hesap Bağdat'tan döner.{{VS|Yanlış hesap Bağdat'tan döner}}
* Yanmış harmanın öşrü alınmaz.{{VS|Yanmış harmanın öşrü alınmaz}}
* '''Yanmış ocak, süpürülmüş bucak!''' (Kızılcahamam-Olucak köyünden, 1945’li Saliha Çakır’dan naklen Said Dağdaş, Olucak Yaylası, 21 Haziran 2012). Günümüzde hayat 40-50 yıl öncesine göre son derece kolaylaştı. Hayatta lazım olan herşeyin eskiye nazaran hazır olarak temin edilebildiğini, oturulan mekanların insan hayatı için gerekli imkanlara sahip olduğunu açıklayan bir atasözü…
* Yanık yerin otu tez biter.{{VS|Yanık yerin otu tez biter}}
* Yaprağa yapış, atlas olsun; toprağa yapış, altın olsun.{{VS|Yaprağa yapış, atlas olsun; toprağa yapış, altın olsun}}
* Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder.{{VS|Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder}}
* Yarına kalan davadan korkma.{{VS|Yarına kalan davadan korkma}}
* '''Yastık değiştirmekle, baht değişmez'''!(1949’lu Şefre Ayıntaplı’dan nakleden Orman Mühendisi K. Maraş’lı 1968'li Perihan Ayıntaplı’dan naklen Said Dağdaş, 2.4.2010).
* '''Yaşa, başa, taşa oturma!.''' Sağlığı korumak amacıyla, tedbiri elden bırakma! Yaş-nemli mekana ve taş üstüne oturma, başa geçmek için de tamahkar olma anlamında kullanılan bir atasözü (Kırıkkale-Delice’li, 1963'lü Hamid Erdal'dan naklen Said Dağdaş, 30.1.2001).
* '''Yaşlılar sırayla, gençler arayla!..''' (Kırıkkale-Keskin’li Şaban Çetiner’den naklen said Dağdaş, 6.3.2013, Ankara). Ölümle ilgili söylenir…
* Yatan öküze yem yok.{{VS|Yatan öküze yem yok}}
* Yatan ölmez, eceli yeten ölür.{{VS|Yatan ölmez, eceli yeten ölür}}
* Yaz yaz gerek, kış kış.{{VS|Yaz yaz gerek, kış kış}}
* Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı.{{VS|Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı}}
* '''Yazın abanı al! Kışın ister al, ister alma!''' Sağlığın korunması için, asıl yazın tedbire ihtiyaç vardır. Kışın zaten mecburen tedbirli olunur anlamında. Geniş anlamda, “her durumda-koşulda tedbiri elden bırakma!” anlamında kullanılan bir atasözü (Kırıkkale-Delice’li, 1963'lü Hamid Erdal'dan naklen Said Dağdaş, 30.1.2001).
* Yazın araması, kışın taraması olmasa herkes besler mandayı.{{VS|Yazın araması, kışın taraması olmasa herkes besler mandayı}}
* Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.{{VS|Yazın gölge hoş, kışın çuval boş}}
* Yazın gölge kovan, kışın karın ovar.{{VS|Yazın gölge kovan, kışın karın ovar}}
* '''Yazın gölge kovanın, kışın unu kara olur!''' (Uluborlu yöresinden nakleden Demirdal, 1968, s. 571'den naklen Said Dağdaş). “Zamanında çalışmamanın sonucu hüsrandır!” anlamında
* Yazın harmana sıçan öküzün kışın yemlikte ağzına gelir.{{VS|Yazın harmana sıçan öküzün kışın yemlikte ağzına gelir}}
* '''Yazın pisliği, kışa katık olur!''' (24.9.2007, Kızılcahamam-İğneci köyünden 1953’lü Menekşe Danyıldız’dan nakleden Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu).
* Yazın yanmayan kışın ısınmaz.{{VS|Yazın yanmayan kışın ısınmaz}}
* Yağ ile yavşan, sirke ile tavşan.{{VS|Yağ ile yavşan, sirke ile tavşan}}
* Yaşa yaşa, gör temaşa.{{VS|Yaşa yaşa, gör temaşa}}
* Yaşı at pazarında sorarlar.{{VS|Yaşı at pazarında sorarlar}}
* '''Ye tatlıyı, içme suyu! Yanarsa yansın! Ye yağlıyı, içme suyu! Donarsa donsun!''' (Said Dağdaş, 1986, İstanbul-Fatih)!
* '''Ye tatlıyı, sabret suyu! Yanarsa yansın! Ye etliyi, içme suyu! Donarsa donsun!''' (1929 doğumlu, M. Baz’dan naklen Said Dağdaş, 16.11.2010)!
* Yel gelen deliği kapamalı.{{VS|Yel gelen deliği kapamalı}}
* Yel kayadan ne koparır.{{VS|Yel kayadan ne koparır}}
* '''Yelli günün kuytusu, yağmurlu günün uykusu!..''' Değişen duruma göre tedbirler değişir, aynı zamanda farklı iklimlerin, mevsimlerin-günlerin insan ruhunda etkileri olduğu anlamına gelir. Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 1980).
* '''Yelli günün kuytusu, yağmurlu havanın uykusu!..''' Değişen duruma göre tedbirler değişir, aynı zamanda farklı iklimlerin, mevsimlerin-günlerin insan ruhunda etkileri olduğu anlamına gelir Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 1980).
* Yemeyenin malını yerler.{{VS|Yemeyenin malını yerler}}
* '''Yemeyenin malını yiyici bulunurmuş!''' (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 1980).
* Yemeğin iyisi hazırıdır.{{VS|Yemeğin iyisi hazırıdır}}
* '''Yenecek aş, buğundan belli olur!''' İnsanın niteliği, davranışlarından bilinir anlamında (Dodurgalı Cıngıllı Molla'ya atfen F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1984).
* '''Yenecek aş, kokusundan belli olur!''' İnsanın niteliği, davranışlarından bilinir anlamında (Dodurgalı Cıngıllı Molla'ya atfen F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1984).
* Yenenle yanana ne dayanır!.{{VS|Yenenle yanana ne dayanır!}}
* Yengece niçin yan yan gidersin? demişler; serde kabadayılık var.{{VS|Yengece niçin yan yan gidersin? demişler; serde kabadayılık var}}
* Yerdiğin oğlan yer tutar.{{VS|Yerdiğin oğlan yer tutar}}
* Yerin kulağı var.{{VS|Yerin kulağı var}}
* '''Yerinden kalkana yetmiş iki belâ denir!..''' (Akalan’lı Zahir’den nakleden Acıpayam-Dodurga Kasabasından, 1949’lu Halil Ay’dan naklen Said Dağdaş, 12 Ocak 2001).
* Yerinden oynayan yetmiş kazaya uğrar; en küçüğü ölüm.{{VS|Yerinden oynayan yetmiş kazaya uğrar; en küçüğü ölüm}}
* Yerine düşmeyen gelin yerine yerine, boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskir.{{VS|Yerine düşmeyen gelin yerine yerine, boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskir}}
* Yerini bilmeyen, yılda bir kat urba eskitir.{{VS|Yerini bilmeyen, yılda bir kat urba eskitir}}
* '''Yetim insanın sahibi olmaz!''' (Yeşilova-Niyazlar Köyünden 77 yaşında bir hanımdan naklen Said Dağdaş, 24.8.2013, 07:30, TRT 1-Ömür Dediğin).
* Yetişemediğin köyün alt tarafında yat.{{VS|Yetişemediğin köyün alt tarafında yat}}
* Yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır.{{VS|Yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır}}
* Yigit başından devlet ırak değildir.{{VS|Yigit başından devlet ırak değildir}}
* Yiyen bilmez, doğrayan bilir.{{VS|Yiyen bilmez, doğrayan bilir}}
* '''Yiyen çıkmış yaza, yemeyen gülden taze''' (Denizli-Yukarı Dodurgalı Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Temmuz 1980)!
* Yiğidin malı meydandadır.{{VS|Yiğidin malı meydandadır}}
* Yiğidin sözü, demirin kertiği.{{VS|Yiğidin sözü, demirin kertiği}}
* '''Erkeğin sözü, demirin kertiği!''' (Kırıkkale-Delice’li Hamid Erdal’dan nakleden İlhan Arslan’dan naklen 1962'li Said Dağdaş, 21.02.2012). Sözünün eri olmayı, söz verilen işin mutlaka yerine getirileceğini keskin bir dille anlatan bir atasözü/deyim.
* Yiğidin yiğide ekmeği ödünç, kötüye sadaka.{{VS|Yiğidin yiğide ekmeği ödünç, kötüye sadaka}}
* '''Yiğit at, kendine kamçı vurdurmaz!:''' Sorumlu, işini bilen kişi olmayı öğütleyen bir atasözü. “Kendinize laf getirmeyin! İşinizi iyi yapın. Yiğit at, kendine kamçı vurdurmaz!” (Bala-Yeniyapan köyünden 1341’li İbrahim Kara’ya atfen Şakir Kara’dan nakleden Said Dağdaş, 1.8.2011).
* '''Yiğit, düştüğü yerden kalkar!''' "''Yiğit, düştüğü yerden kalkar! Bu bir Türk atasözüdür. Arablar da "Sürçmedik at, düşmedik yiğit olmaz!" derler.
* Yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer.{{VS|Yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer}} ''Fırsat karınca hızıyla gelir, yıldırım hızıyla gider!'' (1929’lu Mehmed Baz’dan naklen Said Dağdaş) ve “''Fırsat sakal altından geçer!''” atasözleri ile benzer anlamda.
* Yiğit ekmeğiyle yiğit beslenir.{{VS|Yiğit ekmeğiyle yiğit beslenir}}
* Yiğit meydanda belli olur.{{VS|Yiğit meydanda belli olur}}
* Yiğit, namıyla anılır! "Yiğit, namıyla anılır derler!..” (TRT 1 - Mor Menekşeler, 07:50, 20.11.2012). Kişi, taşıdığı olumlu-olumsuz vasıflarıyla tanınır.
* '''Igid oler adi qalar!''' ''“Yiğit ölür, adı kalır!”'' atasözünün Azerbaycan şivesindeki farklılıktan kaynaklanan sürümü (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizlili Said Dağdaş, 2 Ekim 2012).
* Yiğit yarasına yiğit katlanır.{{VS|Yiğit yarasına yiğit katlanır}}
* Yiğit yiğide at bağışlar.{{VS|Yiğit yiğide at bağışlar}}
* Yoktan yonga çıkmaz.{{VS|Yoktan yonga çıkmaz}}
* Yol bilen kervana katılmaz.{{VS|Yol bilen kervana katılmaz}}
* '''Yol evladı olmak, bel evladı olmaktan yeğdir!''' (mukaddemdir!)(Fethi Gemuhluoğlu'ndan nakleden Sadık Yalnızuçanlar'dan naklen Said Dağdaş, 14.11.2012; ".... yine '''"Önce refik, sonra tarik.'''" derim..." Dostluk Üzerine, s. 13, 22 Kasım 1975).
* Yol sormakla bulunur.{{VS|Yol sormakla bulunur}}
* Yol yürümekle, borç ödemekle.{{VS|Yol yürümekle, borç ödemekle}}
* Yola yoğurt dökmüş var mı?.{{VS|Yola yoğurt dökmüş var mı?}}
* Yolcu yolunda gerek.{{VS|Yolcu yolunda gerek}}
* '''Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz!''' “Kişi, işinin bittiğine bakar ve yoluna gider!” anlamında. "''Kürt yiyince, gözü çarığına düşermiş!''" atasözü ile benzer anlamda (Said Dağdaş)...
* Yoldan giden yorulmaz.{{VS|Yoldan giden yorulmaz}}
* Yoldan kal, yoldaştan kalma.{{VS|Yoldan kal, yoldaştan kalma}}
* Yorgun eşeğin çüş canına minnet.{{VS|Yorgun eşeğin çüş canına minnet}}
* Yoğun canı alınmaz.{{VS|Yoğun canı alınmaz}}
* '''Yörüğün göçü gide gide düzelir (düzülür!)!..''' (Mersin-Erdemli’li, 1929’lu Mustafa Koç’dan nakleden 1976’lı oğlu Mahmud Koç’dan naklen Said Dağdaş, 7.5.2012). ''"Göç, yolda düzülür!"'' (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş) atasözünün farklı sürümü.
* '''Göç, yolda düzülür!''' (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). “Yörüğün göçü gide gide düzelir (düzülür!)!..” (Mersin-Erdemli’li, 1929’lu Mustafa Koç’dan nakleden 1976’lı oğlu Mahmud Koç’dan naklen Said Dağdaş, 7.5.2012) atasözünün farklı sürümü.
* Yularsız ata binilmez.{{VS|Yularsız ata binilmez}}
* Yularsız deve yedilmez.{{VS|Yularsız deve yedilmez}}
* Yürük ata kamçı olmaz.{{VS|Yürük ata kamçı olmaz}}
* Yürük ata paha olmaz.{{VS|Yürük ata paha olmaz}}
* '''Yuz olc bir bic!''' Her adımını son derece dikkatli at anlamında (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizlili Said Dağdaş, 2 Ekim 2012).
* Yüz verdik Ali'ye geldi sıçtı halıya.{{VS|Yüz verdik Ali'ye geldi sıçtı halıya}}
* Yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur.{{VS|Yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur}}
* Ya aklın erince gücün yetecek, ya aklın ermeyecek dağda gezeceksin!
* Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur.
* '''Yağmur olsa, el tarlasına bile yağmaz!''' Kendisinden başkasına hayrı olmayanlar için aynen şöyle denilir: “Yağmur olsa, el tarlasına bile yağmaz’„ “Nedim Odabaş, 5.3.2002, M. Gazete, s. 11'den naklen Said Dağdaş).
* '''Yağmur yelle, düğün elle''' (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş): Yağmur yelle gelir. Rüzgar, yağmurun sebebidir. Düğün de çevreyle, dost, akraba, komşu ile şenlenir, yakışık bulur anlamında.
*Yağmurlu gün tavuk su içmez.
* '''Yağmuru yel azıtır, insanı el azıtır''' (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş):
*Yalancı kim? İşittiğini söyleyen.
*Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
* '''Yalanı söylemeli amma, doğru yanında titremeli''' (M. Baz'dan naklen Said Dağdaş, 22.08.2002): O kadar ustalıkla yalan söylemeli ki, doğru olduğu zannedilsin.
*Yalın varsa karnına, çulun varsa sırtına.
* '''Yanan harmanın öşürü olmaz!''' “Yanan harmanın yerinde ne kalır?„ (Ayşe ŞENER'den naklen Said Dağdaş, Akseki) atasözü ile benzer anlamda.
*Yanan harmanın yerinde ne kalır?.. “Yanan harmanın öşürü olmaz!„ (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş) atasözü ile benzer anlamda. Olan olmuş, herşey mahvolmuş zaten (Ayşe ŞENER'den naklen Said Dağdaş, Akseki-Kuyucak, 15.01.2005)!..
*Yanık yerin otu tez biter.
*Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder.
*Yaş kesen baş keser.
*'''Yatsan sabah olur! Ölsen ele kalır!...''' Çoru çocuğu olmayanlar kullanır (Ayşe ŞENER'den naklen Said Dağdaş, Akseki-Kuyucak, 15.01.2005)
* Yavşak büyür bit olur, enik büyür it olur. Yöremizde bu atasözünü duymadım.
*'''Yavuz itin yarası eksik olmaz ('''1964'lü, Kırıkkale, Delice-Hacıobası köyünden Hamit Erdal'dan naklen Said Dağdaş, 10.01.2002): Çalışkan, yırtık, şımarık, yerinde duramayan kişide yara bere eksik olmaz anlamında.
*Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.
*'''Yaz kadı efendi, bok bok üstüne''' (M. Baz'dan naklen Said Dağdaş, 22.08.2003)!: Sıkıntı, dert, borç üstüste gelince kullanılır.
* '''Yazın abanı al! Kışın ister al, ister alma!''' Sağlığın korunması için, asıl yazın tedbire ihtiyaç vardır. Kışın zaten mecburen tedbirli olunur anlamında. Geniş anlamda, “Her durumda-koşulda tedbiri elden bırakma!” anlamında kullanılan bir atasözü (Kırıkkale-Delice’li, 1963'lü Hamid Erdal'dan naklen Said Dağdaş, 30.1.2001).
*Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.
*Yazın yediğin hurmalar kışın götünü tırmalar.
*Yazın eli yaş olanın, kışın ağzı yaş olur.
* Yazın gölge hoş, kışın çuval boş (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1979)!Zamanında çalışmamanın sonucu hüsrandır! anlamında.
* Yazın gölge kovanın, kışın unu kara olur (Demirdal, 1968, s. 571'den naklen Said Dağdaş) ! Zamanında çalışmamanın sonucu hüsrandır! anlamında(Uluborlu).
* Yazın pisliği, kışa katık olur
* Yazın pisliği, kışa katık olur (24.9.2007, Kızılcahamam-İğneci köyünden 1953’lü Menekşe Danyıldız’dan nakleden Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)!
* '''Ye bir çanak. Yü bir çanak!''' (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Mayıs 1980)!
*'''Yediğin hurmalar, götünü tırmalar.''' {Zamanında tatlı tatlı yaptığın (kötü) işler, günü gelir karşına çıkar anlamında. Cengiz Özdemir, 26 Nisan 2008 Antalya}
*'''Yedisinde ne ise yetmişinde de odur.''' "Bir adam yedisinde neyse, yetmişinde de odur!" şeklinde kaydedilen atasözü ile aynıdır. Bu tür atasözleri, genel olarak örnek vererek-temsil getirerek söylenir. Bu nedenle "Bir adam..." ve benzeri ön eklerle kullanılırlar. (İskilip’li, 1953’lü Ali Kemal Aksu’dan naklen Said Dağdaş, 10.11.2010)!: “İnsanoğlunun taşıdığı ırsi özellikleri, büyük ölçüde hayat serüveni içinde tavır ve davranışlarını belirler!” anlamında.
* '''Yel esmeyince çöp çıldıramaz!''' (Demirdal, 1968, s. 57'den naklen Said Dağdaş)! İsparta-Uluborlu.
* Yel esmeyince çöp kımıldamaz!
* '''Yellen (yelle) gelen, sellen (selle) gider!''' (1943’lü, Gah ili-Azerbaycan’lı Resul Fettahoğlu’ndan naklen Said Dağdaş, 28.11.2009, Denizli). “Haydan gelen, huya gider!” ve "Haramın binası olmaz!" atasözleri de aynı manada kullanılır.
* '''Yelli günün kuytusu, yağmurlu havanın uykusu!..''' Değişen duruma göre tedbirler değişir, aynı zamanda farklı iklimlerin, mevsimlerin-günlerin insan ruhunda etkileri olduğu anlamına gelir Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 1980).
* Yemeye hazır dayanmaz.
* '''Yemiş boğazı görmüş, s...mış kıçı görmüş''' (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Mayıs 1980)! Tertipsiz, tedbirsiz, düzensiz insanı tarif için kullanılır.
* '''Yeni senek suyu soğuk tutar!''' (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980): Cicim ayı denilen evliliğin ilk aylarında, geçimsizliğin olmadığı dönemde gelini ve onun cazibesini tarif etmek için kullanılır.
*Yenice elek duvarda gerek.
*Yenilen pehlivan, güreşe doymaz.
* '''Yerli tavşanı yerli tazı kapar!''' (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980)!
* '''Yıl başına, akıl başına!''' (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 24.2.2000): İnsan yıl geçtikçe akıllanır anlamında. ''"Yıl başına, akıl başına! Ne kadar çalışsalar şimdi zor anlamaları bu konuyu."''
* '''Yılan, çıktığı yere girer!''' (22.9.2007, TRT-1 İftar Programından nakleden Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)!
* '''Yılan sokan uyumuş da, kâr eden uyumamış!''' (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 6.5.2000):
*Yiğidi öldür; hakkını yeme.
* '''Yiğit evlendiği gün… Gelin sevildiği gün… At eyerlendiği gün... İt yediği gün!..''' (Yukarı Dodurgalı pehlivan Galak Ramazan dayıdan nakleden 1341'li Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş(1962'li), Eylül 1983).
* '''Yiyin! Koca öküzün karnı, otluk bozumunda doyar!''' (25.12.2007, Said Dağdaş)!
* '''Yokluktur insanı farıdan, ağar döner ahtını alır karıdan''' (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Eylül 1983!
*Yol sormakla bulunur.
*Yol üstüne bostan ekme el için, kocalıkta (ihtiyarlıkta) avrat alma el için.
*Yolun otu kelin götü tatlı olur.
*Yolundan giden yorulmaz.
* '''Yolu yordamı, ormanı balta ile''' (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş): Her işi usulüyle yap anlamında.
* Yolu yordamıyla, ormanı baltayla (geçersin-bitirirsin).
* '''Yorgandan gideceğine, urgandan gitsin !''' Zarar cana gelmesin de mala gelsin! (Cincilerin Abdil’in kızı Safiye’den nakleden F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 14.7.2000)!
*Yöğrük at yemini artırır.
* '''Yörüğün göçü gide gide düzelir!'''… (Mersin-Erdemli’li, 1929’lu Mustafa Koç’dan nakleden 1976’lı oğlu Mahmud Koç’dan naklen Said Dağdaş, 7.5.2012; Dr. Nejat Çelik'ten de ''"Yörük göçü gide gide düzelir!"'' şeklinde nakledilmiştir. 23 Ekim 2013, Ankara).
* '''Yörük ne bilir bayramı, lak lak içer ayranı''' (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 1980).. Toplumla ilişkileri henüz yeterince olgunluk kazanmamış, gelişmekte olan kişilikleri ifadede kullanılır...
* '''Yuğur hamuru ekmek olsun, öğ hamuru katmer olsun'''... İşine özen göster! anlamında (F. Dağdaş'dan Said Dağdaş, Mayıs 1980)....
* '''Yumurta ile pekmezi düşünen, boranayı yiyemez''' (A. Gülsoy’dan naklen Yaşar Gülsoy, 4.6.2007)!
* '''Yurt yeri boş kalmaz!''' “Atalarımız “Yurt yeri boş kalmaz!” buyurmuşlar…” (Abdurrahim Karakoç’un 5.7.2011, Yeni Akit, s. 8'deki yazısından naklen Said Dağdaş).
* Yuvarlanan taş, yosun tutmaz.
* '''Yuvayı dişi kuş yapar''' (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş): Ailenin düzenli olarak işlemesi kadının maharetine bağlıdır anlamında. Benzer anlamda bir fikir aşağıda verilmiştir: Bugün eğer sahip olabildiğim herhangi bir değer varsa onların hepsinde bir kadının izi bulunur. Hayatı kitaplardan ve kadınlardan öğrendim (Ahmed Altan, Pazar Sohbeti, 4.6.2000, Zaman, s. 5).
* '''Yüksek tepelerde hem kurda hem yılana rastlanır. Birisi sürünerek, birisi uçarak ulaşmıştır''' (Sabiha Açar’dan (1926’lı) nakleden Dr. Sadeddin Açar’dan naklen Said Dağdaş, 1956, Urfa-Birecik’li,, 14.11.2007)!
*Yük altında ancak eşek (HAMAL)kalır.
 
* '''Yüz, yüzden utanır!''' (Acıpayam-Darıveren’li Enver Oymak'dan naklen (10.4.1994)Said Dağdaş).
* '''Yüzü güzele doyulur da, huyu güzele doyulmaz!''' ''“Bizim kız! Yüzü güzele doyulur da, huyu güzele doyulmaz!”.'' (Acıpayam-Yazır’lı 1950’li rahmetli Hacı Mustafa Erdoğan’dan nakleden Acıpayam-Dodurgalı Ganime Ay’dan naklen Said Dağdaş, 9.2.2013).
[[Kategori:Türkçe atasözleri]]
1.588

düzenleme

Gezinti menüsü