Tüm erdemlerin temel özelliği, yükselme yolunda sürekli bir çaba, bizzat kendinle cenkleşme, daha büyük ve derin bir saflığa, bilgeliğe, iyilik ve sevgiye yönelik doymak bilmez bir istek.
Bir tek nefes almamız için, bir an bile varlığımızın bilincinde olmamız için, yüz milyarlarca parçacık, atom, proton, nötron kesin işlevlerini görmek zorunda.
Herkesin belli bir miktar zaman ve enerjisi vardır, ve bir amaç uğruna aktif şekilde harcanan zaman diğer bir amaç için varolan zamanı azaltır; ama insanlığın problemlerine zaman ve enerjilerini adayanların tarım-şirket ürünlerinin boykotuna katılmasına engel olan hiçbir şey yoktur. Vejetaryen olmak hayvan bedenlerini yemekten daha fazla zaman gerektirmez... Vejetaryen olmayanlar “insanların sorunları önce gelir” dediklerinde, insanlar için tam olarak ne yapıyorlar da çiftlik hayvanlarının müsrif bir acımasızlıkla sömürülmelerine destek olmaya devam ediyorlar diye merak etmekten kendimi alamıyorum.
İnsanlık, hiçbir zaman büyük kalabalığın çabasından yeni bir şey elde etmemiştir. İnsanlığı ileriye doğru iten, birkaç kişinin tutkusu, zekalarının alevi ve onların bilim, iyilikseverlik ve güzellik ülküsü olmuştur.
Sanatçılar gibi toplumun önünde olan insanların fikirlerini paylaşması gayet doğaldır. Haddini bilmesi gereken siyasilerdir, bizleriz; sanatçılar, akademisyenler, iş insanları değil. Korkmadan konuşmaya, paylaşmaya devam edin lütfen.
Yapay zekâya karşı çok dikkatli olmalıyız. Eğer insan neslini en çok tehdit eden unsur ne derseniz, bence bu yapay zekâ. Bilim insanları arasında giderek kabul gören görüş, ulusal veya uluslararası boyutta düzenlemeler yapılması gerektiği. Bu şekilde, aptalca bir şey yapılmasının önüne geçebiliriz. Yapay zekâ ile iblisi ortaya çıkarıyoruz. Okuduğumuz hikâyelerdeki gibi pentagram ve kutsal su ile iblisi kontrol edemezsiniz.