İçeriğe atla

Vikisöz:Günün sözü/Arşiv/2023

Vikisöz, özgür söz dizini

Ocak

[düzenle]

1 Ocak

[düzenle]
Bir insan hangi limana ulaşmak istediğini biliyorsa onun için her rüzgar uygundur.

2 Ocak

[düzenle]
İnsanı olduğu gibi değil, olabileceği gibi vermek isterim.

3 Ocak

[düzenle]
İnsanlara kendi akıllarına saygı duymaları ve cesur olmaları telkin edilmeli ve kendileri için arkasından koşması gereken hayallere gereksinimleri varsa, doğruluk, iyilik ve barış sevgisini benimsemeleri öğretilmelidir.

4 Ocak

[düzenle]
Nemiz payidardır, payidar olmak arzusundan gayrı...

5 Ocak

[düzenle]
Hareket halindeki cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.

6 Ocak

[düzenle]
Bir tapınaktır doğa, direklerinden akan / Anlaşılması güç, karışık sesler duyulur / Ve kişi, tanıdık gözleriyle ona bakan simge ormanlarından geçip yola koyulur... / Aydınlık gibi geniş ve gece gibi kara / O derin birlik içinde, sesler, kokular, renk uzaktan uzağa karışan yankılara denk / Birbirini işte böyle yanıtlamakta

7 Ocak

[düzenle]
O yürür güzellikte gecesi gibi / Yıldızlı göklerin ve bulutsuz iklimlerin, / Ve en iyi olan şeyler bütün karanlığın ve aydınlığın içinde / Birleşir onun görünüşünde ve gözlerinde, / Böyle yumuşatır o hassas ışığı / Cennetin gösterişli güne vermediği.

8 Ocak

[düzenle]
Başarısızlık için kırk milyon neden vardır da, bir tek özür yoktur.

9 Ocak

[düzenle]
İnsanların umutlarıyla oynama, belki de sahip oldukları tek şey odur.

10 Ocak

[düzenle]
Eşitsizlik, toplumdaki genel kural olduğunda, büyük eşitsizlikler hiç dikkati çekmez. Ancak her şey aşağı yukarı birbirinin dengi olmaya başladığında, en ufacık farklılıklar bile göze çarpar.

11 Ocak

[düzenle]
İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: Kendisi.

12 Ocak

[düzenle]
Affetmekten daha tanrısal bir şey olamaz.
İngiliz yazar

13 Ocak

[düzenle]
Hastalık, sevgisizlik, öksüzlük...
Neler geçirdim ben!
Çıkabilseydi bir, "güzel" diyecek
Güzelleşirdim ben!

14 Ocak

[düzenle]
Memleketimiz için komünizm ne kadar tehlikeli ise faşizm ve dine dayalı veya onlara taviz veren rejimler de o kadar zararlıdır. Hatta ben daha da zararlı görürüm. Anayasa'nın başlangıç bölümünü iyi okuyunuz. Bizi birbirimize birleştirecek olan Atatürkçülüktür.
Bakanlar Kurulu Toplantısı, 4 Ocak 1984

15 Ocak

[düzenle]
Hata yapmakla geçirilen bir hayat sadece onur verici olmakla kalmıyor, aynı zamanda hiçbir şey yapmadan harcanan bir hayattan daha yararlıdır.
Alman oyuncu

16 Ocak

[düzenle]
Yalnızlık dostum, çevremizde çok insan olup kimseyi sevmediğimizde ve kimse tarafından sevilmediğimizde şekillenir.

17 Ocak

[düzenle]
Unutulmamalıdır ki, insanlık herkesin kendi istediği gibi yaşamasına tahammül gösterdiği zaman, kişileri başkalarına hoş gelecek şekilde yaşamaya zorladığından daha büyük kazanç elde eder.

18 Ocak

[düzenle]
Işığı yaymanın iki yolu vardır; ya ışık olursun ya da onu yansıtan ayna.

19 Ocak

[düzenle]
Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.

20 Ocak

[düzenle]
Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor...

21 Ocak

[düzenle]
Bazen sevgi, insanın inançlarından daha kuvvetlidir.

22 Ocak

[düzenle]
Mantıkla kanıtlarız ama sezgiyle keşfederiz. Nasıl eleştirileceğini bilmek iyidir, nasıl oluşturulacağını bilmek daha iyidir.

23 Ocak

[düzenle]
Tek bir kişiyi özlersiniz ve her yer ıssız gelir.

24 Ocak

[düzenle]
İnsanın özgürlüğü; istediği her şeyi yapabilmesinde değil, istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda olmamasındadır.

25 Ocak

[düzenle]
Dil, vücut dediğimiz geminin dümenidir.

26 Ocak

[düzenle]
Dil, vücut dediğimiz geminin dümenidir.

27 Ocak

[düzenle]
Demokrasi halkın kendi kendisini yönettiği sistemin adı. Ama her sistem gibi bir iç sistem olmazsa kabuktan öteye geçemez. Önce insanların tabiatlarında demokratlık olmalı. Sonra da toplum içinde “demokratik kültür” yaygınlaştırılmalı. Karşı düşünceye, ayrı inanca tahammülsüzlüğün yaygın olduğu bir toplum da demokratlık ne kadar gelişebilir?

28 Ocak

[düzenle]
Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır. Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır.

29 Ocak

[düzenle]
İnsanlarla yüzyüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin

30 Ocak

[düzenle]
Sadece sevgiye tutunacak gücü olan yaşar.

31 Ocak

[düzenle]
Her bilimin temelinde, evreni düzenleyen ve yönetenler kadar sabit ve değiştirilemez ilkelere dayanan bir sistem vardır. İnsanoğlu bu ilkeleri yapamaz, sadece keşfeder.

Şubat

[düzenle]

1 Şubat

[düzenle]
Daha az konuşma, daha fazla hareket istiyorum.

2 Şubat

[düzenle]
Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine ulaşıp da sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın yapmacık bir mutluluksa.

3 Şubat

[düzenle]
Benim için çalışan insanları tanıdım... İnsanları tanıdığınızda, onlara karşı insanlar gibi davranırsınız.

4 Şubat

[düzenle]
Bir şeyin "insanlık dışı" olması, İslamcının umurunda değildir. Elverir ki "İslam dışı" olmasın.

5 Şubat

[düzenle]
İnsanları hayvanlardan ayıran şeyin ne olduğunu sonunda öğrendim: mali sıkıntıları!

6 Şubat

[düzenle]
Çok az şeye sahip olan insan değil, asıl çok şeyin özlemini çeken insan fakirdir.

7 Şubat

[düzenle]
Yazmak güzel şey; hem kendine hem bir kalabalığa konuşmak gibi iki zevki birleştiriyor.

8 Şubat

[düzenle]
Dünyadaki her şey günün birinde bir kitap olmak için vardır.

9 Şubat

[düzenle]
Bazen en uzak halk kendimizinkidir bize. Okyanus aşırı bir memlekettir bazen Türkiye.

10 Şubat

[düzenle]
Suriye ve Türkiye'deki yıkıcı depremler ve acı olaylarla ilgili üzüntümü açıklamak istiyorum. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum. Birleşmiş Milletler, bu acı olaydan etkilenen ailelere acil yardımlar için bölgedeki durumu takip ediyor. Göçmenler için çalışırken bölgede bulundum ve buradaki göçmenler için çalışmalarda cömert dayanışmayı gözlerimle gördüm şimdi biz de bu bölge için aynı dayanışmayı göstereceğiz.
—António Guterres, 9. BM Genel Sekreteri.

11 Şubat

[düzenle]
Güzel geleceği bekleyerek görkemli gençliklerimizi eskitiyorduk, işte burada hata yapıyorduk.

12 Şubat

[düzenle]
Dinlemeyi severim. İnsanları dikkatle dinleyerek çok şey öğrendim. Çoğu insan karşısındakini hiç dinlemez.

13 Şubat

[düzenle]
Bilim adamı olmak saf olmaktır. Gerçeği aramaya o kadar odaklandık ki, onu bulmamızı ne kadar az kişinin gerçekten istediğini dikkate alamıyoruz. Ama biz görsek de görmesek de, istesek de istemesek de o her zaman oradadır. Gerçek, ihtiyaçlarımızı veya isteklerimizi umursamıyor. Hükümetlerimiz, ideolojilerimiz, dinlerimiz umurunda değil. Her zaman pusuda yatacak. Ve bu, sonunda, Çernobil'in hediyesi. Bir zamanlar gerçeğin bedelinden korkardım, şimdi sadece soruyorum: "Yalanların bedeli nedir?"

14 Şubat

[düzenle]
Güçsüz halklar güçlü liderler çıkarır, güçlü halklarınsa lidere ihtiyacı yoktur.

15 Şubat

[düzenle]
Bilgi, siz onu pratiğe dökmediğiniz sürece bir değer taşımaz.

16 Şubat

[düzenle]
"Seni... küçük... korkak." İhtiyar bana böyle seslenirdi. Adıma yapıştı kaldı. Ve onu haklı çıkarttım. Yanlış insanları öldürmemden dolayı. Seni seviyorum, Henry. Adından başka şekilde sana seslenmem. Ama seçmen lazım: Orada uzanıp, ağzındaki kanı yutucak mısın? Yoksa, ayağa kalkıp, ağzındakini tükürüp, onlarınkini mi dökeceksin?

17 Şubat

[düzenle]
Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.

18 Şubat

[düzenle]
Gözleriniz görmeyebilir ama vizyon sahibi olmazsanız yaşamda hiçbir şey başaramazsınız.

19 Şubat

[düzenle]
Yaşamda yapabileceğiniz en büyük yanlış, sürekli olarak yanlış yapacağınızdan korkmaktır.

20 Şubat

[düzenle]
Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır. Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır.

21 Şubat

[düzenle]
Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.

22 Şubat

[düzenle]
Televizyon bence çok eğitici bir buluş. Ne zaman biri televizyonu açsa, derhal yan odaya geçip kitap okuyorum.

23 Şubat

[düzenle]
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.

24 Şubat

[düzenle]
Geçmiş her daim önem arz eder. Günümüz geçmişin ürünüdür.

25 Şubat

[düzenle]
Sefalet içinde iken mutlu günleri hatırlamak kadar acı bir şey yoktur.

26 Şubat

[düzenle]
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar karılarını döverler.
Seslerinin tonu yumuşak değildir.
Dışarıda ezildikçe içerde zulüm kesilirler.
Gazete okumaz ve haksızlığa,
Ancak kendileri uğrarlarsa karşı çıkarlar.

27 Şubat

[düzenle]
Bir ağaç, herhangi bir prensten daha soyludur.

28 Şubat

[düzenle]
Ne kadar çok kitapla tanışırsan, birlikte olmaktan zevk aldığın kişilerin sayısı o kadar azalacaktır.

Mart

[düzenle]

1 Mart

[düzenle]
İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun.

2 Mart

[düzenle]
Yalnız yaşayan insanların zihinlerinde her zaman seve seve paylaşacakları bir şeyler vardır.

3 Mart

[düzenle]
Aç insan kolay kandırılır.

4 Mart

[düzenle]
Cehennem boş, tüm şeytanlar burada.

5 Mart

[düzenle]
Dostoyevski benim için bir şoktu. Onu anlamam 10 yılımı aldı. Acı bizi birleştiren şey. Acı her yerde ve hepimiz onunla yüzleşmeliyiz. Benim bütün filmlerim onun hakkında. Dostoyevski, aynı kitabı tekrar tekrar farklı karakterlerle ve farklı durumlarla yazmış. Ben de aynı filmi tekrar tekrar yapmaya çalışıyorum. Konuyu değiştirmek bana oportünizm gibi geliyor, sanki siyasi ya da finansal sebeplerden yapılıyormuş gibi.

6 Mart

[düzenle]
Yaşamak izler bırakmaktır.

7 Mart

[düzenle]
Yabanıllığın en uç noktasına kadar gitmek istemiştim; benden önce kimsenin görmediği bu zarif yerlilerin arasında umutlarım gerçekleşmiş miydi? Çoşku verici bir yolculuğun sonunda yabanıllarıma kavuştum. Ne yazık ki onlar fazla yabanıldı. Bir aynadaki görüntü kadar bana yakındılar, onlara dokunabiliyordum ama anlayamıyordum.

8 Mart

[düzenle]
Yöntemler değişir ama sanat aynı kalır: Doğanın özgürce ve duygusal biçimde yorumlanmasıdır o.

9 Mart

[düzenle]
Kendine bir ışık ol, kendini gerçeğin içine doğru tut.

10 Mart

[düzenle]
Dünyadaki her şey günün birinde bir kitap olmak için vardır.

11 Mart

[düzenle]
Kimi zaman yaşam bize tüm zorluklarını sunar. İşte o an yapmamız gereken tek şey, inancınızı kaybetmemektir. Yaşamımda beni ileriye götüren tek şey, yaptığım işe olan aşkımdır. Bundan hiçbir zaman kuşkum olmadı.

12 Mart

[düzenle]
Dürüst insan her zaman gerçeği söyler, akıllı insan ise yalnız zamanında.

13 Mart

[düzenle]
Çok az şeye sahip olan insan değil, asıl çok şeyin özlemini çeken insan fakirdir.

14 Mart

[düzenle]
Umut gerçeğin çıplaklığını gizlemek adına doğal bir perdedir.

15 Mart

[düzenle]
Her çağın kendi baştan çıkaranları, zaafları ve tehlikeleri var. Bizim çağımızınki, insanın değerini statü ile bir tutması ve çıkarcı bir çizgide olması.

16 Mart

[düzenle]
Zenginliği üretmeden tüketemeyeceğimiz gibi mutluluğu da üretmeden tüketmeye hakkımız yoktur.

17 Mart

[düzenle]
Her çocuk bir bakıma bir dahi ve her dahi bir bakıma bir çocuktur.

18 Mart

[düzenle]
Neyse ki akış, dünyada kodlanabilen tek şeydir de. Unutmayalım ki, fikirler akışlardır: Herakleitos “aynı nehre bir kez daha giremeyiz” demesinin ardından ekliyordu: “üstümüze başka başka sular geldikçe, hem biziz, hem değiliz.” Sorunun bir zaman sorunu olmasından çok, bir akış sorunu olduğu besbellidir. Yine unutmayalım ki, arzular akışlardır; davranışlar akışlardır; zaman ve olaylar akıp geçerler.

19 Mart

[düzenle]
İnsanlık, hiçbir zaman büyük kalabalığın çabasından yeni bir şey elde etmemiştir. İnsanlığı ileriye doğru iten, birkaç kişinin tutkusu, zekalarının alevi ve onların bilim, iyilikseverlik ve güzellik ülküsü olmuştur.

20 Mart

[düzenle]
Kitapları yakmaktan daha kötü suçlar vardır. Bunlardan biri okumamaktır.

21 Mart

[düzenle]
Herkes İsa'yı öldürdükleri için Yahudileri suçluyor. Yahudiler de suçu Romalılara atıyor. Ben bunu zencilerin yaptığını düşünen birkaç insandan biriyim.

22 Mart

[düzenle]
Biz kendimizden iyi olanlara nadir olarak bel bağlarız. Daha çok onların toplumundan kaçarız. Tersine, çoğu zaman kendimize benzeyen ve zayıf yanımızı paylaşan kimselere açarız içimizi.

23 Mart

[düzenle]
Ben hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam. Kendilerine bakıldığını bilir bu hayvanlar; yüzlerce meraklı gözü hisseder bu hayvanlar; dokunur bu onlara. Ben gözetlendiklerini bilmeyen hayvanlar isterim. Kendi inlerinde gezinen, uykulu yeşil gözlerle uzanıp pençelerini yalayan, düşünen, ürkek hayvanlar.

24 Mart

[düzenle]
Ben ne hükümdarım ne kanun koyan; zaten böyle olduğu içindir ki, siyaset hakkında yazı yazıyorum. Hükümdar veya kanun koyan olsaydım, yapılması gerekeni söyleyerek zamanımı kaybetmez ya yapar, ya susardım.

25 Mart

[düzenle]
Dünya, bensiz de mevcut. Kendi kendine mevcut. O berdevam.

26 Mart

[düzenle]
Gerçek hiçbir zaman şiddet tarafından çürütülemez.

27 Mart

[düzenle]
Dünya'nın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi. En büyük çınar bir tohumdu, en büyük kuş bir yumurtada gizliydi.

28 Mart

[düzenle]
12 Eylül'den sonra bazıları geldi: "Efendim, 12 Eylül'ün seneidevriyesi olacak mı? Ona göre tedbir alalım." dediler. "Ne münasebet!" diye cevap verdim. Böyle bir şey yok. Biz kendimizi her gün hatırlatmak için değil, millete hizmet için bu işe atıldık.
Manisa, 28 Mart 1981

29 Mart

[düzenle]
Faniler eşittir; doğum değil
Erdemdir farkı yaratan (yapan)

30 Mart

[düzenle]
Eğer diğer insanlardan benim için bir şeyler yapmalarını bekleseydim hiçbir şey yapamazdım.
İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, felsefeci ve simyacı

31 Mart

[düzenle]
Ölülere acıma Harry, yaşayanlara acı, en çok da sevgisiz yaşayanlara.
Albus Dumbledore'ın Harry ile bir konuşmasında

Nisan

[düzenle]

1 Nisan

[düzenle]
Şüphe ve belirsizlik içinde, bilgiden yoksun olarak yaşayabilirim. Bence bu şekilde yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan daha ilginçtir.

2 Nisan

[düzenle]
Affetmekten daha tanrısal bir şey olamaz.
İngiliz yazar

3 Nisan

[düzenle]
Hayat kısa, yıllar ise uzundur.

4 Nisan

[düzenle]
Müzik, insan kalbinin en güzel tutkusudur. Dinlediğiniz, dinlemekten zevk aldığınız, sevdalandığınız müzik, ruhunuzun, kalbinizin, duygularınızın en güzel yankısıdır. Bu yankının bir tek adı vardır evrende: Şarkı.

5 Nisan

[düzenle]
Ölülere acıma Harry, yaşayanlara acı, en çok da sevgisiz yaşayanlara.
Albus Dumbledore'ın Harry ile bir konuşmasında

6 Nisan

[düzenle]
Kimi oyuncu “Ben tamamım” der ve üzerine bir şey eklemez. İnsanların almaya alışık olduğu şeyleri verir, bunun ekmeğini de yer. Kimisi de zor olanı yani yeteneğini hep bir basamak yukarı taşımayı seçer. İkinci yol emek ister. Ben zor yolu seçtim.
Türk dizi ve film oyuncusu

7 Nisan

[düzenle]
Her şeyi elde edebilirsin. Ama aynı anda değil!
Amerikalı program sunucusu, oyuncu ve girişimci

8 Nisan

[düzenle]
Tünelin ucunda ışık görünmese bile, ışık varmış gibi yürümek ve ışığın görüneceğine inanmak gerekir.

9 Nisan

[düzenle]
Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır.

10 Nisan

[düzenle]
Hiçbir şey beklemeyenlere ne mutlu, hiç hayal kırıklığına uğramazlar.

11 Nisan

[düzenle]
Müzik, yaradılışın ahenkli sesi ve görünmez dünyanın bir yankısıdır.

12 Nisan

[düzenle]
Zihin paraşüt gibidir. Açılmazsa çalışmaz.

13 Nisan

[düzenle]
Mutlu evliliğin sırrı, henüz bir sırdır.

14 Nisan

[düzenle]
Barışı kendi içinde bulamazsan, başka hiçbir yerde bulamayacaksın.

15 Nisan

[düzenle]
İnsan özgür doğar; oysa her yerde zincire vurulmuştur.

16 Nisan

[düzenle]
Kalın kafalı insan her zaman emin bir insandır ve her şeyden emin bir insan her zaman için kalın kafalıdır.

17 Nisan

[düzenle]
Biz, tekrar tekrar yaptığımız şeyleriz. Demek ki mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.

18 Nisan

[düzenle]
Düşüncelerim için ölmeyi göze almam çünkü yanılıyor olabilirim.

19 Nisan

[düzenle]
Büyük bir medeniyet, içten zayıflatılmadığı sürece fethedilemez.

20 Nisan

[düzenle]
İnsanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar, iste o havuzda kokuşur, o havuzda ölüp giderler.

21 Nisan

[düzenle]
Işığı yaymanın iki yolu vardır; ya ışık olursun ya da onu yansıtan ayna.

22 Nisan

[düzenle]
Bilginin görev olduğu bir yerde bilgisizlik bir suçtur.

23 Nisan

[düzenle]
Cesaretin ölçüsü ölmek değil, yaşamaktır.

24 Nisan

[düzenle]
İnsanlar yaşadıkları gibi düşünürler.

25 Nisan

[düzenle]
Ve güneş doğarken hiç umut yok mu? Umut... Umut... Umut... Umut insanda!

26 Nisan

[düzenle]
Üzülme evlat, kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki.

27 Nisan

[düzenle]
İnsanı sadece bilim ve sanat yüceltebilir.

28 Nisan

[düzenle]
Dünya acıyla dolu belki, ama bir o kadar da acıyı alt edişle dolu.

29 Nisan

[düzenle]
Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.

30 Nisan

[düzenle]
Beni Atatürk'le kıyas etmeye kalkışıyorlar. Ama hiçbir zaman ben Atatürk olmak niyetinde değilim. Olamam da zaten. O büyük bir adamdı. Dünya çapında bir liderdi. Biz onun koyduğu prensipler üzerinde yürüyoruz. Onun koyduğu ilkeleri muhafaza etmeye çalışıyoruz.
Yabancı bir muhabirin sorduğu, "Son zamanlarda sık sık Kemal Atatürk'le karşılaştırılıyorsunuz. Bu konuda ne gibi duygularınız var?" sorusuna cevabı, 30 Nisan 1981

Mayıs

[düzenle]

6 Mayıs

[düzenle]
Her zaman bir aşiretten cihangirane bir devlet çıkaramayız ya. Ama ilhamımıza sınır yoktur: Bu defa da banka soyguncusu hayduttan bir kahraman çıkardık. Solların dilinde, eski Çakırcalı gibi destan kahramanı olmuştur. Ama Çakırcalı sonunda bacaklarından baş aşağı asılmıştır. Kanlı eşkıyaların el üstünde tutulduğunu da görecekmişiz! Yazık üniversiteler için harcadığımız on milyonlarca liraya! Eşkıya yetiştirmek için üniversite kurmaya ne lüzum var? Onları dağ da yetiştirir!
Deniz Gezmiş hakkında, 5 Mart 1971

9 Mayıs

[düzenle]
Millete ne söz vermişsek hepsini noksansız yerine getirmiştik. Şimdi herkes bizi alkışlıyor ama ileride de bu yapılanlar acaba alkışlanacak mı? Zannetmiyorum. Yapılanların hepsi tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolup gidecektir.
Kenan Evren'in Anıları (Cilt 4), 1991

10 Mayıs

[düzenle]
Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir; olgun insanın özelliği ise, bir dava uğrunda gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.

11 Mayıs

[düzenle]
Özgürlük sorumluluk demektir. O yüzden çoğu insan ondan korkar.

12 Mayıs

[düzenle]
İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur.
Toplum Sözleşmesi adlı eserinden

13 Mayıs

[düzenle]
Hayvanlar dünyada kendileri için bulunurlar. İnsanlar için yaratılmamışlardır; siyahların beyazlar için, kadınların erkekler için yaratılmadığı gibi.

14 Mayıs

[düzenle]
Hayvanlar dünyada kendileri için bulunurlar. İnsanlar için yaratılmamışlardır; siyahların beyazlar için, kadınların erkekler için yaratılmadığı gibi.

15 Mayıs

[düzenle]
Yalan, kısa mesafe koşucusudur; ama gerçek, maratonlar koşar.

16 Mayıs

[düzenle]
Biri ölür üzülmezsiniz, sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz, o hırkanın duruşu kalbinize oturur.

17 Mayıs

[düzenle]
Eğer ekonomik büyüme insanlara iş ve refah getiremiyorsa, o büyümenin hiçbir anlamı yoktur.

18 Mayıs

[düzenle]
Saatler zamanı öldürür. Küçük çarklar tıkırdadıkça zaman ölür, sadece saat durduğunda hayata geri döner.

19 Mayıs

[düzenle]
Gerici, bölücü, yıkıcı ve aşırı değil; yapıcı, yaratıcı, dengeli ve yurdunu, ulusunu her şeyden çok seven, Atatürk gibi seven gerçek Atatürkçüler olunuz. Doğumunun 100. yılında Aziz Atatürk'ün anısına sunacağımız en değerli armağan bu olacaktır.
Samsun, 19 Mayıs 1981

20 Mayıs

[düzenle]
Ölüm dünyadaki en adil olan şeydir. Ondan hiçbir kimse kurtulamamıştır. Yeryüzü her birini —nazik, gaddar, günahkârı alır. Bunun dışında yeryüzünde adil olan başka bir şey yoktur.

21 Mayıs

[düzenle]
Sadece çocukken güler insan, diğerleri palavra. Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir aslında.

22 Mayıs

[düzenle]
Aşk ne kadar kısa ve unutmak ne kadar uzun.

23 Mayıs

[düzenle]
Yaşamak izler bırakmaktır.

24 Mayıs

[düzenle]
Düşüncelerim için ölmeyi göze almam çünkü yanılıyor olabilirim.

25 Mayıs

[düzenle]
Kitapların yakıldığı bir yerde, sonunda insanlar da yakılacaktır.

26 Mayıs

[düzenle]
Bizim elimizde bir tek silah var, o da beynimiz. Öğrenme yetimiz. Benim dediğim tek şey: Gelin, öğrenelim...

27 Mayıs

[düzenle]
Açlık nasıl en iyi baharatsa, yorgunluk da en mükemmel uyku hapıdır.

28 Mayıs

[düzenle]
Eğer daha uzağı görebiliyorsam; bu, benden önceki devlerin omuzlarında durduğum içindir.

29 Mayıs

[düzenle]
Tek bir kişiyi özlersiniz ve her yer ıssız gelir.

30 Mayıs

[düzenle]
Hayvan kötülük olsun diye kötülük yapmaz. Kötülük olsun diye kötülük yapmak ve bu anlamıyla da ahlâksızlık insana özgüdür.

31 Mayıs

[düzenle]
Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor...

Haziran

[düzenle]

7 Haziran

[düzenle]
Türk milliyetçiliği üzerinde durdum. Zira biz Osmanlı İmparatorluğu zamanında milliyetimizi muhafaza edemedik. Türk kelimesini kullanmadık. Ve o Osmanlı İmparatorluğu içinde en çok ezilen, en çok sıkıntı çeken, en çok horlanan millet de Türk milletiydi, o yüzden geri kaldık. Bizim içimizdeki o ülkeler biliyorsunuz bizi geçti, birçok sahada biz kendi vatandaşımıza gerekli ilgiyi gösteremediğimiz için onlardan geri kaldık.
22 Haziran 1987 günü Sivas'ta yaptığı konuşma

18 Haziran

[düzenle]
Birkaç tavşanın peşinden koşan hiçbirini tutamaz.
Suç ve Ceza

19 Haziran

[düzenle]
Hayatta daima gerçekleri savun! Takdir eden olmasa bile vicdanına hesap vermekten kurtulursun.

20 Haziran

[düzenle]
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir, ilim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir.
Samsun İstiklâl Ticaret Okulu’nda öğretmenler tarafından verilen çay ziyafetinde

21 Haziran

[düzenle]
Farkını yansıt, değiş, geliş, keşfedilmeyeni keşfet, yücelerin içinde yüksel. Sonunda tek ol!

22 Haziran

[düzenle]
Her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver

23 Haziran

[düzenle]
Uygar insan tanrıları keşfetmez, onları atar.

30 Haziran

[düzenle]
Ne hasta bekler sabahı

Ne taze ölüyü mezar Ne'de şeytan bir günahı Seni beklediğim kadar



Temmuz

[düzenle]

1 Temmuz

[düzenle]
Başkalarının hayatını o kadar merak ediyorsanız roman okuyunuz.

2 Temmuz

[düzenle]
Biz ikna olmuş fizikçiler için geçmiş, günümüz ve gelecek arasındaki fark yalnızca ısrarlı bir yanılsamadan ibarettir.

3 Temmuz

[düzenle]
Erdem özgürlük gerektirir.

4 Temmuz

[düzenle]
"Kalbinizden sevgiyi hiç eksik etmeyin çünkü sevgi herşeyin anahtarıdır ve paylaştıkça çoğalır."
—Barış Akarsu

5 Temmuz

[düzenle]
Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.

6 Temmuz

[düzenle]
Ne kadar çok kitapla tanışırsan, birlikte olmaktan zevk aldığın kişilerin sayısı o kadar azalacaktır.

7 Temmuz

[düzenle]
İyilik bir kişinin ne arka bahçesinde ne de herkese açık olan alanındadır. İyilik bu yerlerin her ikisinde birden çiçeklenir.

8 Temmuz

[düzenle]
Para ile satın alınan sadakat, daha fazla para ile de satılır.

9 Temmuz

[düzenle]
Ertelemek, yaşamın mayasını kaçırır. Kızdıysan bağır, sevdiysen söyle, özlediysen arkasından koş.

10 Temmuz

[düzenle]
Dünyayı anlama ve reform isteği ilerlemenin iki büyük motorudur.

11 Temmuz

[düzenle]
Ne diyeyim ki sana,
Varlığın sırları saklı senden, benden,
Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben,
Bizimki perde arkasında dedikodu,
Bir indi mi perde, ne sen kalırsın ne ben.

12 Temmuz

[düzenle]
Hiçbir şey insan kalbindeki vicdandan daha korkunç bir şahit veya daha dehşet verici bir suçlayıcı olamaz.

13 Temmuz

[düzenle]
Kalem kılıçtan daha güçlüdür.

14 Temmuz

[düzenle]
Evrende en büyük ziyan, sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyindir.

15 Temmuz

[düzenle]
Sıkıcı olmanın sırrı her şeyi anlatmaktır.

16 Temmuz

[düzenle]
Vatanım bütün yeryüzü, milletim insanlıktır.

17 Temmuz

[düzenle]
Çocuklarını, küçücük çocuklarını devletin okullarına göndermeyip gizli yerlerde hainane emellerini gerçekleştirmek için Kur'an kursu açan cahil kişilere teslim eden ana ve babalara sesleniyorum: Bunu yapmaya hakkınız yoktur. O çocuk ileride sizin yaşınıza geldiğinde size belki de lanet edecektir. Bu vebal altında kalmamanız için çocuğunuzu devletin okullarında okutunuz. Kız-erkek ayrımı yapmadan okutunuz.
23 Temmuz 1981 günü Erzurum'da yaptığı konuşma

18 Temmuz

[düzenle]
Akıllı olmanın avantajı şudur ki, insan istediğinde kendini aptal da yapabilir. Bunun tersiyse oldukça zordur.

19 Temmuz

[düzenle]
Bize öyle bir güç verin ki, kendimizi başkalarının gördüğü gibi görelim.

20 Temmuz

[düzenle]
Biz bilgi edindikçe etrafımızdakiler anlaşılır bir hâl almaktan ziyade daha da gizemli olur.

21 Temmuz

[düzenle]
Dün gece aynı anda hem Oscar hem de NBA All Star maçı vardı. Amerika’yı harika yapan da bu. Alternatif olarak farklı şımarık milyonerleri izleme fırsatı vermesi.
ABD'li komedyen

22 Temmuz

[düzenle]
Adalet olmadan düzen olmaz.

23 Temmuz

[düzenle]
Düşünceyi geliştirmenin tek yolu onu dogmalardan kurtarmaktır.

24 Temmuz

[düzenle]
Düşünürü özel kılan, kanıtsız hiçbir olguyu kabullenmemesi ve yanıltıcı kavramlara kanmamasının yanı sıra mutlak, muhtemel ve şüphelinin sınırlarını kesin çizebilmesidir. Bu eser (Ansiklopedi) zamanla zihinlerde bir devrim yapacak ve umarım ki diktacılar, baskıcılar, fanatikler ve bağnazlar artık kazanamayacaklar. İşte o zaman, insanlığa hizmet etmiş oluruz.

25 Temmuz

[düzenle]
Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız.

26 Temmuz

[düzenle]
Yapabileceğiniz en berbat şey, kara kara düşünüp 'keşke şunu yapsaydım' demektir.

27 Temmuz

[düzenle]
Sevgi dünyadaki en incelikli güçtür.

28 Temmuz

[düzenle]
Günümüzde bizi tehdit eden tehlikenin doğadan gelmediğini, insan ve kitle ruhundan kaynaklandığını apaçık görüyoruz.

---

29 Temmuz

[düzenle]
Dehşet verici şey şu ki güzellik gizemli olduğu gibi korkutucudur. Tanrı ve şeytan orada dövüşürler ve insanın kalbidir o savaşın alanı.

30 Temmuz

[düzenle]
Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.

31 Temmuz

[düzenle]
Hayatınız altından daha değerli.

Ağustos

[düzenle]

1 Ağustos

[düzenle]
Düşüncelerim, ruhum ve bütün anlamlar sessizlikte şekilleniyor. Kainatın fısıltılarını sessizlikte duyuyorum.

2 Ağustos

[düzenle]
Orijinal olarak başarısız olmayı bir taklit olarak başarılı olmaya tercih ederim. Bir yerde bir hata yapmayan bir kişi asla usta olamaz. Başarısızlık, gerçek ustalığın denenmesidir.

3 Ağustos

[düzenle]
Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım.

4 Ağustos

[düzenle]
Bir matematikçi sanmaz fakat bilir. İnandırmaya çalışmaz çünkü ispat eder. Güveninizi beklemez. Belki dikkat etmenizi ister.

5 Ağustos

[düzenle]
Bilim insanı adayı olan bu çocuklar hiçbir zaman kendilerine öğretilenleri sorgusuz sualsiz ezberlemezler ve doğruluğuna kayıtsız şartsız inanmazlar, çünkü biz bile öğrettiğimiz şeylerin doğruluğundan şüphe etmekteyiz.

6 Ağustos

[düzenle]
Gerçek, yerin yedi kat altında da olsa bir gün ortaya çıkacaktır.

7 Ağustos

[düzenle]
Kendi çıkarlarını ülke bütünlüğünün üstünde görenler, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi sapık ideolojilerinin vaatleriyle aldatarak onları Türk istiklalinin sembolü İstiklal Marşı'mıza dahi saygısızlıkta bulunabilecek kadar Türklüğünden uzaklaştırabilmektedirler. Ama sizleri temin ederim ki o kendini ve milleti idrakten aciz vatan hainleri, her zaman olduğu gibi karşılarında yine bizleri -Türk Silahlı Kuvvetlerini- bulacaklar ve bunların hesabını millet önünde vereceklerdir. Onların ilim ve irfan yuvası okullarımızdan temizlendiğini ve bu okulların kalbi Atatürk sevgisi, vatan ve millet aşkı ile yanıp tutuşan, birbirleriyle uygarca fikir münakaşası yapabilen, eli silahsız, kültürlü gençlerle dolu olduğunu görmek bizim de en büyük arzumuzdur.
Bazı milletvekillerinin de bulunduğu ODTÜ'nün açılış töreninde İstiklal Marşı'nın protesto edilip enternasyonal marşının söylenmesine tepkisi, Silahlı Kuvvetler Günü Mesajından, 26 Ağustos 1979

8 Ağustos

[düzenle]
Hayattan yakınanlar, ondan olmayacak şeyler isteyenlerdir.

9 Ağustos

[düzenle]
Bir tek nefes almamız için, bir an bile varlığımızın bilincinde olmamız için, yüz milyarlarca parçacık, atom, proton, nötron kesin işlevlerini görmek zorunda.

10 Ağustos

[düzenle]
Her fotoğrafın bir geçmiş bir de gelecek yüzü vardır. Ne kadar eski olsalar da, ben bütün fotoğrafların gelecek yüzüne bakarım.
—İshak Alaton ("Lüzumlu Adam" adlı kitaptan)

11 Ağustos

[düzenle]
Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.

12 Ağustos

[düzenle]
Işığı yaymanın iki yolu vardır; ya ışık olursun ya da onu yansıtan ayna.

13 Ağustos

[düzenle]
İnsanları hayvanlardan ayıran şeyin ne olduğunu sonunda öğrendim: mali sıkıntıları!

14 Ağustos

[düzenle]
Sadece bir tek temel insan hakkı vardır, o da canınız neyi nasıl yapmak istiyorsa onu öyle yapmak. Tabii bunun doğrudan getirdiği de sadece bir tek temel insan sorumluluğu bulunur, o da yaptığınızın sonuçlarına katlanmak.

15 Ağustos

[düzenle]
Eğitimin hedeflerinden biri yaşamın değerliliğini öğretmek olmalıdır.

16 Ağustos

[düzenle]
Sadece sevgiye tutunacak gücü olan yaşar.

17 Ağustos

[düzenle]
Ne yaptığın hiç önemli değil bu dünyada.
Önemli olan insanları ne yaptığına inandırdığın.

18 Ağustos

[düzenle]
Fanatizmden barbarlığa tek adımda geçilir.

20 Ağustos

[düzenle]

{{Günün sözü |'Kalın metinEğik metin | söz = ilim cesaret cerir,cahillik ise küstahlık| | söyleyen = terry neil


30 Ağustos

[düzenle]

Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.


Mustafa Kemal Atatürk



Eylül

[düzenle]

1 Eylül

[düzenle]
Gerçekte yapmayı istediğin şeyi yapmaya çalışmaktan vazgeçme. Bence aşkın ve ilhamın olduğu hiçbir yerde yanlış yola sapamazsın.

2 Eylül

[düzenle]
Kimi zaman yaşam bize tüm zorluklarını sunar. İşte o an yapmamız gereken tek şey, inancınızı kaybetmemektir. Yaşamımda beni ileriye götüren tek şey, yaptığım işe olan aşkımdır. Bundan hiçbir zaman kuşkum olmadı.

3 Eylül

[düzenle]
Ölülere acıma Harry, yaşayanlara acı, en çok da sevgisiz yaşayanlara.
Albus Dumbledore'ın Harry ile bir konuşmasında

4 Eylül

[düzenle]
Dil, vücut dediğimiz geminin dümenidir.

5 Eylül

[düzenle]
İnsanların saadet anlayışları da gariptir. Kitaplara bakarsınız, kendilerini dinlersiniz, insanoğlunun asıl vasfı akıldır. Onun sayesinde diğer hayvanlardan ayrılır. Beylik sözüyle hayata hükmeder. Fakat kendi hatalarına teker teker bakarsanız bu yapıcı unsurun zerre kadar müdahalesini göremezsiniz. Bütün telakkileri, hususi bağlanışları hep bu aklın varlığını yalanlar.

6 Eylül

[düzenle]
İnsanların umutlarıyla oynama, belki de sahip oldukları tek şey odur.

7 Eylül

[düzenle]
Tiyatronun seyircisine doğru tuttuğu ayna, onların düşkünlüğünü, dayanıksızlığını, eksikliğini, yetersizliğini istenç zayıflıklarını ve aşırı güçlü tutkularını dizginleyememelerinin nelere yol açabileceğinin ifadesidir.

8 Eylül

[düzenle]
Tiyatronun seyircisine doğru tuttuğu ayna, onların düşkünlüğünü, dayanıksızlığını, eksikliğini, yetersizliğini istenç zayıflıklarını ve aşırı güçlü tutkularını dizginleyememelerinin nelere yol açabileceğinin ifadesidir.

9 Eylül

[düzenle]
Korkunun kaynağı gelecekte yatar. Kim gelecekten kurtulmuşsa, korkacak hiçbir şeyi yoktur.

10 Eylül

[düzenle]
Ben hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam. Kendilerine bakıldığını bilir bu hayvanlar; yüzlerce meraklı gözü hisseder bu hayvanlar; dokunur bu onlara. Ben gözetlendiklerini bilmeyen hayvanlar isterim. Kendi inlerinde gezinen, uykulu yeşil gözlerle uzanıp pençelerini yalayan, düşünen, ürkek hayvanlar.

11 Eylül

[düzenle]
Kitapların yakıldığı bir yerde, sonunda insanlar da yakılacaktır.

12 Eylül

[düzenle]
12 Eylül 1980 Harekâtı'ndan sonra ne kadar büyük bir sorumluluk altında bulunduğumu o günleri yaşamış her Türk vatandaşı idrak edebilir. Bu harekâtın muvaffak olmaması demek, bir iç savaş sonucu Türkiye'nin parçalanması ve dolayısıyla bin seneye yakın bir zamandır bizim olan bu toprakların değişik ellere geçmesi, başka bir deyişle, Türklüğün ve Türklerin Asya'daki diğer Türklerin durumuna düşmesi demektir.
Kenan Evren'in Anıları (Cilt 1), 1990

13 Eylül

[düzenle]
Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir.

14 Eylül

[düzenle]
Yaşamımızdaki ışığın, aydınlığın dinamosu akıl, mutluluğun kaynağı ise sevgidir, aşktır ve hoşgörüdür. İnsanın yaşamında oluşan gölgeler, karanlıklar akla sırt çevirmekle, mutsuzluk ise sevgi ve hoşgörünün nefrete dönüşmesiyle oluşur. Aynı zaman dilimi içerisinde yaşayan insanların bir bölümünün yaşamlarına akıl ve sevgi şekillendirirken, çağın gerisinde kalmışların yaşamlarına sorgulanmamış itikatlar, alışkanlıklar, masallar ve de kendi çemberlerinin dışındakilere karşı duydukları kin ve nefret yön verir.

15 Eylül

[düzenle]
En çok inandığımız şeyler, en az bildiklerimizdir.

16 Eylül

[düzenle]
İnsan yalnızca farkına vardığı şeylerden sorumlu olsaydı, alıklar her türlü hatadan peşin peşin arınmış olurlardı. Ancak azizim, insan bilmekle yükümlüdür. İnsan bilgisizliğinden sorumludur. Bilgisizlik bir hatadır.

17 Eylül

[düzenle]
Yobaz, bir başkası mutlu olacak diye ödü kopan kimsedir.

18 Eylül

[düzenle]
Eğitim, öğrenilen her şey unutulduktan sonra geriye kalandır.

19 Eylül

[düzenle]
Vefa, diğer bütün insan erdemlerinin tamamlayıcısıdır.

20 Eylül

[düzenle]
İyilik bir kişinin ne arka bahçesinde ne de herkese açık olan alanındadır. İyilik bu yerlerin her ikisinde birden çiçeklenir.

21 Eylül

[düzenle]
Üniversite, doğrudan doğruya bağımsız bir kurumdur. Ulusun manevi gücünün temsilcilerinden biridir. Kabul etmek gerekir ki üniversite denen kurum, doğrudan doğruya Milli Eğitim Bakanlığının buyruğu altında bir kurum değildir, eğer gelişigüzel herhangi bir kişi üniversite kurumuna şu biçimde, bu biçimde davranın diye buyruk verecek olursa, orada üniversite yok demektir.

22 Eylül

[düzenle]
Aslında her kitap, içinde yazıldığı kültürel atmosferin izlerini taşır. Bunları aştığı ve uzun soluklu tezlere dayandığı ölçüde bilimsellik iddiasına hak kazanır ve kalıcı olur.

23 Eylül

[düzenle]
Yurtta sulh, cihanda sulh.

24 Eylül

[düzenle]
Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır. Bugün yarına dünle beslenerek yol alır.

25 Eylül

[düzenle]
"Bir avuç toprağı yoğurmayı bile bilmeyenler.

Duygusuz yavan insanlar.
Bu benim ruhum en kutsal varlığım...
Bunlar çalışma saatleri. Ruhumun yandığı saatler.
Siz yiyip içerken, dalga geçerken, oburca tıkınırken, ben heykelimle yalnızdım.
Ve yavaş yavaş akan benim hayatımdı.
Bu toprağın derinliklerine kanımı akıtıyordum."

—Camille Claudel

26 Eylül

[düzenle]
Bilgeliğin, ak saçların bilgeliği olsun, fakat kalbin, masum çocukların kalbi olsun.

27 Eylül

[düzenle]
Kitapların yakıldığı bir yerde, sonunda insanlar da yakılacaktır.

28 Eylül

[düzenle]
Tünelin ucunda ışık görünmese bile, ışık varmış gibi yürümek ve ışığın görüneceğine inanmak gerekir.

29 Eylül

[düzenle]
Zamanın önemsizliğini anlamak bilgeliğin kapısıdır.

30 Eylül

[düzenle]
Dünyayı daha kötü hale getirmeye çalışanlar bir gün bile durmazken, ben nasıl durayım? Karanlığı aydınlat.


Ekim

[düzenle]

1 Ekim

[düzenle]
Siyasal İslamla uzlaşmak imkansızdır.
—Salah Chouaki

2 Ekim

[düzenle]
Doğrudur veya yanlıştır, taraftar olunur veya olunmaz, bir bilim adamı olarak kabul ettiğim metot, görüş ve düşüncelerimden dolayı kime karşı sorumluyum? Yaşadığım çağa ve topluma karşı.

3 Ekim

[düzenle]
Ölümden sonra yaşam varsa ve hepimiz aynı yerde buluşacaksak, beni aramayın, ben sizi ararım.

4 Ekim

[düzenle]
Yaşamda yapabileceğiniz en büyük yanlış, sürekli olarak yanlış yapacağınızdan korkmaktır.

5 Ekim

[düzenle]
İnsan ahlakı doğru kararlar vermek için yeterli değildir.

6 Ekim

[düzenle]
Bir şeyler bulabilen, bir şeyler keşfedilebilen, bir şeyler icat edebilen ve birtakım yenilikler getiren ülkelerin hepsinde, belki bir iki tane, belki iki üç tane bu ülke, en önemli hususiyetin serbest bir düşünce ve düşünceyi ifade hürriyetinin olduğunu gördüm.

7 Ekim

[düzenle]
Çok iyi biliyordum ki otomobiller gürültü yapıyordu. Otomobillerin ve yapıların aydınlık pencerelerinin gerisindeki insanlar da gürültü yapıyordu. Nehir de gürültü yapıyordu. Ama ben hiçbir şey duyamıyordum. Kent ışıldayarak, göz kırparak, bir afiş gibi yamyassı asılmış duruyordu penceremde.

8 Ekim

[düzenle]
Dil, vücut dediğimiz geminin dümenidir.

9 Ekim

[düzenle]
Sizi tedirgin eden şeyi söyleyeyim mi? Fransa'nın üç yüz yıldır yaydığı büyük özgürlük ışığı tedirgin ediyor sizi; o akıldan yapılmış ışık. Aydınlık Fransız ulusundan meydana gelen ve dünyanın bütün uluslarının yüzüne Fransa'nın parıltısı halinde vurmuş olan o ışık rahatsız ediyor sizi.
Fransız yazar

10 Ekim

[düzenle]
Ölümden sonra yaşam varsa ve hepimiz aynı yerde buluşacaksak, beni aramayın, ben sizi ararım.

11 Ekim

[düzenle]
Küçük bir çocukken annem bana şöyle demişti: "Eğer asker olursan general olacaksın, rahip olursan Papalığa yükseleceksin." Ama ben ressam oldum ve Picasso olarak kaldım.

12 Ekim

[düzenle]
Politikacılar bebek bezi gibidir, düzenli olarak ve aynı sebepten değiştirilmeleri gerekir.

13 Ekim

[düzenle]
Yeryüzünde gün ışığına lâyık olmayan nice insanlar vardır; ama, güneş her gün yeniden doğar.

14 Ekim

[düzenle]
Hesap ettim cümle dünya malını
Neticesi bir top beze dayandı.

15 Ekim

[düzenle]
İnsanlara kendi akıllarına saygı duymaları ve cesur olmaları telkin edilmeli ve kendileri için arkasından koşması gereken hayallere gereksinimleri varsa, doğruluk, iyilik ve barış sevgisini benimsemeleri öğretilmelidir.

16 Ekim

[düzenle]
Bir insanın bir ömür boyu seveceğini söylemek bir mumun ömür boyu yanacağını iddia etmekle aynı şeydir.

17 Ekim

[düzenle]
Her seven sevilenin boy aynasıdır. Sevmek sevilenin o aynaya bakmasıdır.

18 Ekim

[düzenle]
İntikam ve cezalandırma fikri çocukça bir hayaldir. Dürüst olmak gerekirse, intikam diye bir şey yoktur. İntikam, güçsüz olduğunuzda ve güçsüz olduğunuz için gerçekleştirmek istediğiniz bir eylemdir: Güçsüzlük hissi ortadan kalktıktan hemen sonra o arzu da buharlaşır.
İngiliz yazar

19 Ekim

[düzenle]
Geçmiş her daim önem arz eder. Günümüz geçmişin ürünüdür.

20 Ekim

[düzenle]
Siz görmezden gelseniz de gerçekler varolmayı sürdürürler.

21 Ekim

[düzenle]
Sevgi prensibimiz, düzen temelimiz, ilerleme amacımızdır.

22 Ekim

[düzenle]
Bazı hataları erken yapmanın hayatınıza çok büyük yararları olacaktır.

23 Ekim

[düzenle]
Ağaç hayat hikayesini yazabilseydi, onun öyküsü, herhangi bir kavmin tarihinden farklı olmazdı.

24 Ekim

[düzenle]
Dil toplumun bilinçaltıdır.

25 Ekim

[düzenle]
Bir matematikçi sanmaz fakat bilir. İnandırmaya çalışmaz çünkü ispat eder. Güveninizi beklemez. Belki dikkat etmenizi ister.

26 Ekim

[düzenle]
Daha az konuşma, daha fazla hareket istiyorum.

27 Ekim

[düzenle]
Ölümden korkmak anlamsızdır, çünkü yaşadığımız sürece ölüm yoktur, ölüm geldiğinde ise artık biz yokuzdur.

28 Ekim

[düzenle]
Eğer bir insan bir işe kesin olarak, "ben biliyorum" iddiası ile başlarsa, şüphe ile son bulur. Fakat eğer o şüphe ile başlamaya razı olursa, sonunda gerçeği bulacaktır.

29 Ekim

[düzenle]
Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir.

30 Ekim

[düzenle]
Sihirbaz, numarasını açıkladıktan sonra alkış almaz.

31 Ekim

[düzenle]
İlerleyen zaman içerisinde her yıl, kendime dünyaya yönelik ilgilerimi genişletecek ve kendime daha büyük bir disiplin öğretecek bir hedef koymaktayım.

Kasım

[düzenle]

1 Kasım

[düzenle]
Birçok insanda, Dünya’nın evrenin merkezinde ve kendilerinin de tüm türlerin merkezinde olduklarına inanmalarını sağlayan büyük bir ego vardır.

2 Kasım

[düzenle]
Düşüncelerim için ölmeyi göze almam çünkü yanılıyor olabilirim.

3 Kasım

[düzenle]
Herkes cahildir... Farklı konularda...

4 Kasım

[düzenle]
Davranış, herkesin kendi yüzünü gösterdiği bir aynadır.

5 Kasım

[düzenle]
Tiyatronun seyircisine doğru tuttuğu ayna, onların düşkünlüğünü, dayanıksızlığını, eksikliğini, yetersizliğini, istenç zayıflıklarını ve aşırı güçlü tutkularını dizginleyememelerinin nelere yol açabileceğinin ifadesidir.

6 Kasım

[düzenle]
Bugün, mevcut olan her şeydir; şimdi senin var olduğun, her zaman var olacağın yegâne zamandır. Yaşamak istersen ya şimdi olacaktır ya da asla olmayacaktır.

7 Kasım

[düzenle]
Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.

8 Kasım

[düzenle]
Yanlış hayat doğru yaşanmaz.

9 Kasım

[düzenle]
Yanlış hayat doğru yaşanmaz.

10 Kasım

[düzenle]
Shakespeare yazdı, Einstein düşündü, Atatürk yaptı.

11 Kasım

[düzenle]
Tüm erdemlerin temel özelliği, yükselme yolunda sürekli bir çaba, bizzat kendinle cenkleşme, daha büyük ve derin bir saflığa, bilgeliğe, iyilik ve sevgiye yönelik doymak bilmez bir istek.

12 Kasım

[düzenle]
Ne gariptir ki toplum olarak, aklı yavaş olana değil de ayağı yavaş olana; yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız.

13 Kasım

[düzenle]
Benim için yazarlığın sırrı, nereden geleceği hiç belli olmayan ilhamda değil, inat ve sabırdadır.

14 Kasım

[düzenle]
Benzin istasyonları silahlı koruma görevlileri kiralamaya başlamış. Niye yapıyorlar ki bunu? Soyulan biziz!

15 Kasım

[düzenle]
İyi bir gezginin amacı bir yere varmak değildir.

16 Kasım

[düzenle]
Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir.

17 Kasım

[düzenle]
Ölülere acıma Harry, yaşayanlara acı, en çok da sevgisiz yaşayanlara.

18 Kasım

[düzenle]
Böcek olmayı kabul edenler, ayaklar altında kalıp ezilmekten yakınmamalıdır.
Kant

19 Kasım

[düzenle]
Kimse özgür değildir, aksine sadece çocuklar ve aptallar inanır.

20 Kasım

[düzenle]
En çok sevdiğimiz insanlar, kendimize en çok benzettiklerimizdir.

21 Kasım

[düzenle]
Cebinizde, çantanızda bir kitap taşımak; özellikle mutsuzluk zamanlarınızca cebinizde, çantanızda sizi mutlu edecek bir öteki dünya taşımak demektir.

22 Kasım

[düzenle]
Her bilimsel gerçek, üç aşamadan geçer. İlki, insanlar onun Kutsal Kitap'la çeliştiğini söyler. Sonra daha önce zaten keşfedilmiş olduğunu söylerler. Son olarak da ona zaten inandıklarını söylerler.

23 Kasım

[düzenle]
Sıkı bir çalışmanın yerini hiçbir şey alamaz. Deha, %1 ilham ve %99 terdir.

24 Kasım

[düzenle]
Demek ki dedi; gerçek olmasa bile cesaret ölümü korkulacak olmaktan çıkarabiliyor.

25 Kasım

[düzenle]
Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. Bazen öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.

26 Kasım

[düzenle]
Düşlerimizin pek çoğu ilk başta olanaksız; ardından umulmayan olarak görünürler ancak istemimizi yüklendiğimizde kaçınılmaz olurlar.

27 Kasım

[düzenle]
Tanrı'yı övüp ceplerini doldurdular.

28 Kasım

[düzenle]
Suçlar insanların yüzünde görünseydi aynalar satılmazdı.

29 Kasım

[düzenle]
Sıkıcı olmanın sırrı her şeyi anlatmaktır.

30 Kasım

[düzenle]
Küstahlık, zayıf insanın güçlü görünme taklididir.

Aralık

[düzenle]

1 Aralık

[düzenle]
Adam İngilizin dokuduğu kumaştan elbiseyi giyiyor. Alman malı lokomotifin çektiği trene biniyor. Namaz vaktine ne kadar kaldığını cebindeki İsviçre malı saate bakarak kestiriyor. Odesa'dan getirilen Rus unundan yapılma ekmek yiyor ama şapkayı giyince kâfir olacağını sanıyor. Bu karanlık, donmuş, hasta kafayı yenmemiz gerek. Çünkü bir an dalsak, bu kafa devreye girer, halkı yine kendine benzetmeye, ortaçağa çekmeye kalkışır. Onun için yarımız uyusak, yarımız uyanık durmalıyız.

2 Aralık

[düzenle]
Vefa, diğer bütün insan erdemlerinin tamamlayıcısıdır.

3 Aralık

[düzenle]
Zenginlik, yaşadığın hayattan maksimum zevk alacak kadar imkanının olmasıdır.

4 Aralık

[düzenle]
İnsanların ne olduklarıyla değil, ne olabilecekleriyle ilgilenirim.

5 Aralık

[düzenle]
İrade, özgürlükten daha değerli olan tek şeydir.

6 Aralık

[düzenle]
Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez.

7 Aralık

[düzenle]
Adalet olmadan düzen olmaz.

8 Aralık

[düzenle]
Tarih aslında, insanlığın "suçlarının, çılgınlıklarının ve felaketlerinin" kaydından pek fazla bir şey değildir; ama tecrübenin bize öğrettiği odur ki, halklar ve devletler tarihten asla bir şey öğrenmemişlerdir.

9 Aralık

[düzenle]
Kitapların yakıldığı bir yerde, sonunda insanlar da yakılacaktır.

10 Aralık

[düzenle]
Yazmak güzel şey; hem kendine hem bir kalabalığa konuşmak gibi iki zevki birleştiriyor.

11 Aralık

[düzenle]
Neyse ki akış, dünyada kodlanabilen tek şeydir de. Unutmayalım ki, fikirler akışlardır: Herakleitos “aynı nehre bir kez daha giremeyiz” demesinin ardından ekliyordu: “üstümüze başka başka sular geldikçe, hem biziz, hem değiliz.” Sorunun bir zaman sorunu olmasından çok, bir akış sorunu olduğu besbellidir. Yine unutmayalım ki, arzular akışlardır; davranışlar akışlardır; zaman ve olaylar akıp geçerler.

12 Aralık

[düzenle]
"Dostlar, dost diye bir şey yoktur" diye haykırdı ölmekte olan bilge; "Düşmanlar, düşman diye biri yoktur" diye haykırıyorum ben, yaşayan aptal."'

13 Aralık

[düzenle]
Hürriyet ağacı, yalnız zalimlerin kanıyla sulandığı zaman büyür.

14 Aralık

[düzenle]
Dünyanın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.

15 Aralık

[düzenle]
Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.

16 Aralık

[düzenle]
İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: Kendisi.

17 Aralık

[düzenle]
Yetenek yoksa sanatçı olmaz, ama çalışmadıkça yetenek hiçbir işe yaramaz.

18 Aralık

[düzenle]
Bizim elimizde bir tek silah var, o da beynimiz. Öğrenme yetimiz. Benim dediğim tek şey: Gelin, öğrenelim...

19 Aralık

[düzenle]
Halkın halk için halk tarafından ezilmesine demokrasi diyoruz.

20 Aralık

[düzenle]
Bozulmuş bir toplumda, mutlu olabilmek için bozulmuş olmak gerekir.

21 Aralık

[düzenle]
Küçükken anneme mezarlıktan korkuyorum dediğimde; Ölüden değil, diriden kork demişti. Zamanla anladım ki annem yine haklıydı.

22 Aralık

[düzenle]
Bana sorarsanız eğer, bu hayata ne yapmaya geldin diye, size şunu söyleyeceğim: Ben bu hayata, sonuna kadar yüksek sesle yaşamak için geldim.

23 Aralık

[düzenle]
Beklediğim yarınlar dünde kaldı.

24 Aralık

[düzenle]
Olanaksızı hayal etmenin özel bir ismi var. Biz ona "ümit" deriz.

25 Aralık

[düzenle]
Delirmek bazen gerçekliğe verilebilecek en uygun tepkidir.

26 Aralık

[düzenle]
Medeniyet, insanoğlunun kalbindedir. Orada değilse hiçbir yerde değildir.

27 Aralık

[düzenle]
Kitapları yakmaktan daha kötü suçlar vardır. Bunlardan biri okumamaktır.

28 Aralık

[düzenle]
Bizzat sorumluluk yüklenmek ve düşünmek istemeyenlerin lidere ihtiyaçları vardır.

29 Aralık

[düzenle]
Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır.

30 Aralık

[düzenle]
Umut gerçeğin çıplaklığını gizlemek adına doğal bir perdedir.

31 Aralık

[düzenle]
Tüm yaşam bir okuldur.