İçeriğe atla

Vikisöz:Günün sözü/Arşiv/2022

Vikisöz, özgür söz dizini

Ocak

[düzenle]

1 Ocak

[düzenle]
Bir insan hangi limana ulaşmak istediğini biliyorsa onun için her rüzgar uygundur.

2 Ocak

[düzenle]
İnsanı olduğu gibi değil, olabileceği gibi vermek isterim.

3 Ocak

[düzenle]
Hey gâziler! Yürümek gerek. Niçin duralım?

5 Ocak

[düzenle]
Hareket halindeki cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.

6 Ocak

[düzenle]
Bir tapınaktır doğa, direklerinden akan / Anlaşılması güç, karışık sesler duyulur / Ve kişi, tanıdık gözleriyle ona bakan simge ormanlarından geçip yola koyulur... / Aydınlık gibi geniş ve gece gibi kara / O derin birlik içinde, sesler, kokular, renk uzaktan uzağa karışan yankılara denk / Birbirini işte böyle yanıtlamakta

7 Ocak

[düzenle]
O yürür güzellikte gecesi gibi / Yıldızlı göklerin ve bulutsuz iklimlerin, / Ve en iyi olan şeyler bütün karanlığın ve aydınlığın içinde / Birleşir onun görünüşünde ve gözlerinde, / Böyle yumuşatır o hassas ışığı / Cennetin gösterişli güne vermediği.

8 Ocak

[düzenle]
Başarısızlık için kırk milyon neden vardır da, bir tek özür yoktur.

9 Ocak

[düzenle]
İnsanların umutlarıyla oynama, belki de sahip oldukları tek şey odur.

10 Ocak

[düzenle]
Eşitsizlik, toplumdaki genel kural olduğunda, büyük eşitsizlikler hiç dikkati çekmez. Ancak her şey aşağı yukarı birbirinin dengi olmaya başladığında, en ufacık farklılıklar bile göze çarpar.

11 Ocak

[düzenle]
İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: Kendisi.

12 Ocak

[düzenle]
Affetmekten daha tanrısal bir şey olamaz.
İngiliz yazar

13 Ocak

[düzenle]
Hastalık, sevgisizlik, öksüzlük...
Neler geçirdim ben!
Çıkabilseydi bir, "güzel" diyecek
Güzelleşirdim ben!

14 Ocak

[düzenle]
Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.

15 Ocak

[düzenle]
Hata yapmakla geçirilen bir hayat sadece onur verici olmakla kalmıyor, aynı zamanda hiçbir şey yapmadan harcanan bir hayattan daha yararlıdır.
Alman oyuncu

16 Ocak

[düzenle]
Yalnızlık dostum, çevremizde çok insan olup kimseyi sevmediğimizde ve kimse tarafından sevilmediğimizde şekillenir.

17 Ocak

[düzenle]
Unutulmamalıdır ki, insanlık herkesin kendi istediği gibi yaşamasına tahammül gösterdiği zaman, kişileri başkalarına hoş gelecek şekilde yaşamaya zorladığından daha büyük kazanç elde eder.

18 Ocak

[düzenle]
Işığı yaymanın iki yolu vardır; ya ışık olursun ya da onu yansıtan ayna.

19 Ocak

[düzenle]
Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.

20 Ocak

[düzenle]
Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor...

21 Ocak

[düzenle]
Bazen sevgi, insanın inançlarından daha kuvvetlidir.

22 Ocak

[düzenle]
Mantıkla kanıtlarız ama sezgiyle keşfederiz. Nasıl eleştirileceğini bilmek iyidir, nasıl oluşturulacağını bilmek daha iyidir.

23 Ocak

[düzenle]
Tek bir kişiyi özlersiniz ve her yer ıssız gelir.

24 Ocak

[düzenle]
İnsanın özgürlüğü; istediği her şeyi yapabilmesinde değil, istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda olmamasındadır.

25 Ocak

[düzenle]
Yalancının cezası kimsenin kendisine inanmayışı değil, asıl kendisinin kimseye inanmayışıdır.

26 Ocak

[düzenle]
Dil, vücut dediğimiz geminin dümenidir.

27 Ocak

[düzenle]
Sanat, gerçekleri tanımamıza yardımcı olan bir yalandır.

28 Ocak

[düzenle]
Ne kadar değersiz olursa olsun toprak devletin temelidir; hiç kimseye verilemez.

29 Ocak

[düzenle]
Ne kadar değersiz olursa olsun toprak devletin temelidir; hiç kimseye verilemez.

30 Ocak

[düzenle]
Hayret etmek bir filozofun hissidir ve felsefe hayret etmekle başlar.

31 Ocak

[düzenle]
Ah Tayyar, Bağdat kalesi gibi yüz kaleye değerdin.
Tayyar Mehmed Paşa'nın ölümü üzerine söylediği söz.

Şubat

[düzenle]

1 Şubat

[düzenle]
Algılarını, isteklerini ve içgüdülerini sona erdirirsen ruhun özgürdür.

2 Şubat

[düzenle]
İhaneti severim ama hainden nefret ederim.

3 Şubat

[düzenle]
Türk Oğuz beyleri, budunum, işitin! Üstte mavi gök basmadıkça, altta yağız yer çökmedikçe, Türk milleti, ilini, töreni, kim bozabilir?! Türk milleti, kendine gel, aklını başına devşir!

4 Şubat

[düzenle]
Deniz sakinken dümeni herkes tutar.

5 Şubat

[düzenle]
At sırtında dünyayı fethetmek kolaydır. Zor olan, attan inip onu yönetmektir.

6 Şubat

[düzenle]
Güneşin battığı yere kadar her şeyi zaptedebilirim.
Kendisiyle barış yapmaya gelen Trakya Valisine

7 Şubat

[düzenle]
Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı.

8 Şubat

[düzenle]
Bilginin kendisi güçtür.

9 Şubat

[düzenle]
Sonunda, düşmanlarımızın sözlerini değil dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız.[

10 Şubat

[düzenle]
20. yüzyılda kan karışmıştır. Saf ırkçılık yapmak yanlış olur.
1993 yılında Aydınlık gazetesi gazetecileri ile yaptığı söyleşiden

11 Şubat

[düzenle]
Başkan Reagan bana ilk konuşmamızda "bu bir Holokosttur" dedi. Bu sözü beni çok derinden üzdü ve onun mektubuna karşılık olarak "Sayın Başkan, Holokostun ne anlama geldiğini iyi biliyorum" dedim.
İsrail'in Lübnan'a yönelik hava saldırıları hakkındaki tartışmalarından söz ediyor.

12 Şubat

[düzenle]
28 Şubat’ın bir ihtilal olduğunu söylüyorlar. Hayır. 28 Şubat bir ihtilal değildi. Meşru zeminlerde yaşanan bir olaydı. Milli Güvenlik Kurulu zemininde alınan kararlarla ilgiliydi.

13 Şubat

[düzenle]
Atatürk ve Atatürkçülük, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vazgeçilmesi mümkün olmayan, ideal bir düşünce kaynağı olarak bütün varlığı ile önümüzde durmaktadır.

14 Şubat

[düzenle]
Ben yalnızca yürürken düşünebilirim. Durduğumda düşüncelerim de durur; benim kafam bacaklarımla hareket eder.

15 Şubat

[düzenle]
Bir ordunun kuvveti sayıca fazla olmasından gelmez!

16 Şubat

[düzenle]
Mutsuzken insan her şeyi sorgular; mutluyken, hiçbir şeyi sorgulamaz.

17 Şubat

[düzenle]
Bazı kişilerin düşüncelerinden daha saçma bir şey var mı acaba? Geleceği önceden görmekle böbürlenenleri kastediyorum… Gelecek olan her şey belirsizlik içinde yatar. Hiç durup beklemeden yaşa!

18 Şubat

[düzenle]
Bir saati vakti geldi mi kurmalı; durmuş bir saat kurunca işler, ama duran bir insanı kurup işletemezsin.

19 Şubat

[düzenle]
Pek çok ortak yanımız var, ben onu seviyorum, o da kendisini!

20 Şubat

[düzenle]
Gerçek bir keşif yolculuğu yeni topraklara ulaşmak değil, eski olanı yeni gözlerle görmek demektir.

21 Şubat

[düzenle]
Şiirin özü kuvvettir.

22 Şubat

[düzenle]
Her şeyden önce, basit bir sır öğrenirsen her türlü insanla anlaşman kolaylaşır, Scout. Bir insanı anlayabilmek için, o insanın baktığı açıdan bakmayı becerebilmelisin.

23 Şubat

[düzenle]
Uygarlık doruğunun merdiveni sanattır.

24 Şubat

[düzenle]
Ruhunun yapmak istediği şeyleri yapmadığın için acı çektin.

25 Şubat

[düzenle]
Bir jokey olmak için beygir olmuş olmak gerekmez.

26 Şubat

[düzenle]
Evren dediğimiz kitap, yazıldığı dil ve harfler öğrenilmedikçe anlaşılamaz. O, matematik dilinde yazılmış; harfleri üçgen, daire ve diğer geometrik şekillerdir. Bu dil ve harfler olmaksızın kitabın bir tek sözcüğünü anlamaya olanak yoktur.

27 Şubat

[düzenle]
Yaşam olağanüstü şeyleri sever fakat mucizeye gelince cimrilik eder.

28 Şubat

[düzenle]
Ahlaka boyun eğme, bir hükümdara boyun eğme gibi kölece ya da mağrur ya da çıkarcı ya da teslimiyetçi ya da budala bir heyecan ya da düşüncesizlik ya da umutsuzluk eylemi biçiminde olabilir. Bu tür boyun eğme aslında ahlaksal değil.

Mart

[düzenle]

1 Mart

[düzenle]
Tutucu insanların genel olarak aptal olduklarını söylemiyorum; benim kast ettiğim aptal insanların genel olarak tutucu oldukları.

2 Mart

[düzenle]
Orduyu kendinin zanneden, kendi kendini aldatır. Ordu kimsenin değildir. O kendi kanunları içinde yaşar.

3 Mart

[düzenle]
Hayvanların hakları olmadığı ve onlara davranışımızın ahlaken önemsiz olduğu iddiası Batı barbarlığının ve ilkelliğinin mükemmel bir örneğidir. Ahlakın yegane garantisi evrensel merhamettir.

4 Mart

[düzenle]
Sanat, dünyayı yansıtan bir ayna değil dünyanın onunla şekillendirildiği bir çekiçtir.

5 Mart

[düzenle]
Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan'ız, biz ki Türk oğlu Türk'üz; biz ki milletlerin en kadimi ve en ulu'su Türk'ün başbuğuyuz!

6 Mart

[düzenle]
Sana ihtiyacım yok ki benim! İnsan yalnız da mutsuz olabilir çünkü.
Sabahattin Ali (Kürk Mantolu Madonna)

7 Mart

[düzenle]
Neden olmasın? Ne de olsa kendi malı.
Tanrı ruhunu affetsin diyen papaza cevabı.

8 Mart

[düzenle]
Yöntemler değişir ama sanat aynı kalır: Doğanın özgürce ve duygusal biçimde yorumlanmasıdır o.

9 Mart

[düzenle]
26 Aralık'ta doğmuşum. Takvim, 25 Aralık için uzun gecelerin sonu der. Keşke öyle olsaydı... Ben şu hayli uzun ömrümde güneşe doyamadım. En parlağı, Atatürk kadar sürdü.

10 Mart

[düzenle]
Dünyada kimseden çekinmeden dolaşabilmek, konuşabilmek, alnı açık olabilmek kadar insanı kendinden emin duruma getiren, rahatlatan başka bir zevk olduğunu zannetmiyorum.

11 Mart

[düzenle]
Kimi zaman yaşam bize tüm zorluklarını sunar. İşte o an yapmamız gereken tek şey, inancınızı kaybetmemektir. Yaşamımda beni ileriye götüren tek şey, yaptığım işe olan aşkımdır. Bundan hiçbir zaman kuşkum olmadı.

12 Mart

[düzenle]
Eğer bugün insani ve toplumsal yükselişimiz için, sağlıklı bir tarih bilincine sahip olmak zorunluluğunu kabul ediyorsak, tarihi, nesnel olguları, neden ve sonuçları yanı sıra insanlık ufkuna giren değerler açısından da sorgulayarak öğrenmek ve öğretmek durumundayız. Eğer bu coğrafyada gönüllü bir birlik ve beraberlik yani toplumsal kardeşlik istiyorsak, evrensel normların insanlarımız arasında daha da yaygınlaşmasını sağlamak durumundayız.

13 Mart

[düzenle]
Dünya vatanım, tüm insanlık kardeşim ve iyi olanı yapmak dinimdir.

14 Mart

[düzenle]
Ben gelecek için hiçbir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor.

15 Mart

[düzenle]
Dünya'nın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi. En büyük çınar bir tohumdu, en büyük kuş bir yumurtada gizliydi.

16 Mart

[düzenle]
Sadece bir hafta önce, bu yaşananlar inanılmazdı. Ülkemiz barışçıl bir yerdi, şehirlerimiz, kasabalarımız ve köylerimiz hayat doluydu. 24 Şubat sabahı hepimiz Rus işgalinin anonslarıyla uyandık. Tanklar Ukrayna sınırını geçti, uçaklar hava sahamıza girdi, füze rampaları şehirlerimizin etrafını çevirdi. Bunu 'özel operasyon' diye nitelendiren Kremlin destekli propaganda kanallarının verdiği teminatlara karşın yaşananlar gerçekte Ukraynalı sivillerin topluca katledilmesiydi.

17 Mart

[düzenle]
Türkiye'nin geleceği için çocuklarınızı okutunuz, hurafelerle mücadele ediniz. Çocuklarınızın kafalarını hurafelerle değil, müspet ilimle doldurunuz. Vatandaşlarımdan en büyük isteğim budur.

18 Mart

[düzenle]
Neyse ki akış, dünyada kodlanabilen tek şeydir de. Unutmayalım ki, fikirler akışlardır: Herakleitos “aynı nehre bir kez daha giremeyiz” demesinin ardından ekliyordu: “üstümüze başka başka sular geldikçe, hem biziz, hem değiliz.” Sorunun bir zaman sorunu olmasından çok, bir akış sorunu olduğu besbellidir. Yine unutmayalım ki, arzular akışlardır; davranışlar akışlardır; zaman ve olaylar akıp geçerler.

19 Mart

[düzenle]
İnsanlık, hiçbir zaman büyük kalabalığın çabasından yeni bir şey elde etmemiştir. İnsanlığı ileriye doğru iten, birkaç kişinin tutkusu, zekalarının alevi ve onların bilim, iyilikseverlik ve güzellik ülküsü olmuştur.

20 Mart

[düzenle]
Sıkıcı olmanın sırrı her şeyi anlatmaktır.

21 Mart

[düzenle]
İnsanlık, hiçbir zaman büyük kalabalığın çabasından yeni bir şey elde etmemiştir. İnsanlığı ileriye doğru iten, birkaç kişinin tutkusu, zekalarının alevi ve onların bilim, iyilikseverlik ve güzellik ülküsü olmuştur.

22 Mart

[düzenle]
Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.

23 Mart

[düzenle]
İnsan, inanma istekliliği ile orantılı olarak değil, şüphe etme hazırlılığı ile orantılı olarak uygarlaştı.

24 Mart

[düzenle]
Aziz Vatandaşlarım,
Devlet ve hükûmet, iki vatandaşın birbirine saldırmasını seyreden bir üçüncü vatandaş gibi hareket edemez! Saldırının daha başlangıcını gördüğü anda onu mutlaka önlemek devletin görevidir!

25 Mart

[düzenle]
Ertelemek, yaşamın mayasını kaçırır. Kızdıysan bağır, sevdiysen söyle, özlediysen arkasından koş.

26 Mart

[düzenle]
Bizim halk zayıflığı sevmiyor. Zayıflığın ne şekilde olursa olsun sergilenmesini bir erdem olarak görebilecek bir gelenek yok. Mütevazılık falan hiçbir zaman gerçek bir üst değer olamamıştır bizde. Bir ortamda mütevazı olmaya kalkarsanız saygı hemen azalmaya başlar, hissedersiniz. Kültürün bütün elemanları insanları şişinmeye, öğünmeye, defolarını gizlemeye itiyor.

27 Mart

[düzenle]
Unutulmamalıdır ki, insanlık herkesin kendi istediği gibi yaşamasına tahammül gösterdiği zaman, kişileri başkalarına hoş gelecek şekilde yaşamaya zorladığından daha büyük kazanç elde eder.

28 Mart

[düzenle]
Zenginliği üretmeden tüketemeyeceğimiz gibi mutluluğu da üretmeden tüketmeye hakkımız yoktur.

29 Mart

[düzenle]
İntikam ve cezalandırma fikri çocukça bir hayaldir. Dürüst olmak gerekirse, intikam diye bir şey yoktur. İntikam, güçsüz olduğunuzda ve güçsüz olduğunuz için gerçekleştirmek istediğiniz bir eylemdir: Güçsüzlük hissi ortadan kalktıktan hemen sonra o arzu da buharlaşır.
İngiliz yazar

30 Mart

[düzenle]
Eğer diğer insanlardan benim için bir şeyler yapmalarını bekleseydim hiçbir şey yapamazdım.
İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, felsefeci ve simyacı

31 Mart

[düzenle]
Gelecek nesiller için plan yaparken, erdemin kalıtsal olmadığını hatırlamamız gerekir.

Nisan

[düzenle]

1 Nisan

[düzenle]
Biliyorsunuz: Yalancı devrimciler, 'Tek yol devrim!' diye ortaya atıldılar; duvarlara, şuraya buraya yazdılar. Evet, devrim vardır ama bu tek yol Atatürk devrimidir! Onun yoludur. Atatürk'ün koyduğu ilkeler komünizme de faşizme de kapalıdır!
17 Ocak 1981 günü Gaziantep'te yaptığı konuşmadan

2 Nisan

[düzenle]
Affetmekten daha tanrısal bir şey olamaz.
İngiliz yazar

3 Nisan

[düzenle]
Hayat kısa, yıllar ise uzundur.

4 Nisan

[düzenle]
Müzik, insan kalbinin en güzel tutkusudur. Dinlediğiniz, dinlemekten zevk aldığınız, sevdalandığınız müzik, ruhunuzun, kalbinizin, duygularınızın en güzel yankısıdır. Bu yankının bir tek adı vardır evrende: Şarkı.

5 Nisan

[düzenle]
Başkaları özgür değilse hiç kimse özgür olmaz; zira özgürlük, hayatın toplumsal ve siyasal bakımdan belirli bir şekilde örgütlenmesinin bir sonucu olarak icra edilir.

6 Nisan

[düzenle]
İnsan iradesi özgür değildir. İşin doğrusu, bir amaca bağlanır bağlanmaz insan iradesi özgürlüğünü yitirecektir.

7 Nisan

[düzenle]
Bir tek sözün şevkiyle
Dönüyorum hayata
Senin için doğmuşum
Seni haykırmaya
Hürriyet

8 Nisan

[düzenle]
Tünelin ucunda ışık görünmese bile, ışık varmış gibi yürümek ve ışığın görüneceğine inanmak gerekir.

9 Nisan

[düzenle]
Ustaların kılınç yapmak için saatlerce ve günlerce dövdükleri demir neden serttir, bilir misin? O, insanoğluna hemen boyun eğmez, çünkü onların, kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşinen öder.

10 Nisan

[düzenle]
Hiçbir şey beklemeyenlere ne mutlu, hiç hayal kırıklığına uğramazlar.

11 Nisan

[düzenle]
Müzik, yaradılışın ahenkli sesi ve görünmez dünyanın bir yankısıdır.

12 Nisan

[düzenle]
Zihin paraşüt gibidir. Açılmazsa çalışmaz.

13 Nisan

[düzenle]
Mutlu evliliğin sırrı, henüz bir sırdır.

14 Nisan

[düzenle]
Barışı kendi içinde bulamazsan, başka hiçbir yerde bulamayacaksın.

15 Nisan

[düzenle]
Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir.

16 Nisan

[düzenle]
Kalın kafalı insan her zaman emin bir insandır ve her şeyden emin bir insan her zaman için kalın kafalıdır.

17 Nisan

[düzenle]
Biz, tekrar tekrar yaptığımız şeyleriz. Demek ki mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.

18 Nisan

[düzenle]
Türkiye Cumhuriyeti'ne yön veren temel ilkelerden biri laikliktir. İrtica ve komünizmin aynı derecede tehlikeli olduğunu söylediğim doğrudur. Zira gerek irticanın gerek komünizmin amacı; temel insan hak ve hürriyetlerine saygı esasına dayalı, laik ve demokratik parlamenter sistemi ortadan kaldırmaktır. Bunlar söz konusu amaca öylesine bağlıdırlar ki yakın geçmişte aralarında ittifaklar oluşturabildiklerini dahi görmüşüzdür.
"Bir emirle İslamcıların kabineye girmesini engellediniz. Bunu niçin yaptınız? Size irticanın komünizm kadar tehlikeli olduğu beyanı atfedilmektedir?" sorusuna verdiği cevap, 11 Ekim 1988

19 Nisan

[düzenle]
Bir de aşırı sol irticaa kendini kaptırmış olan bir teşekkül var. İlericilik ve devrimcilik parolalarını saptırarak, gerçekte Atatürkçü öğrencilerden, asıl Atatürk ilkelerinin tam aksi yönde eylemler isteniyor.
Yeni yıl mesajından, 1971

20 Nisan

[düzenle]
Namaz mitingcilerine göre ben de komünistim. Nasıl ki haydut yüzlü komünistlere göre gerici isem! Doğru yol bu ikisinin ortasındadır.
"Bayrak" adlı kitabından, 1970

21 Nisan

[düzenle]
Işığı yaymanın iki yolu vardır; ya ışık olursun ya da onu yansıtan ayna.

22 Nisan

[düzenle]
Bilginin görev olduğu bir yerde bilgisizlik bir suçtur.

23 Nisan

[düzenle]
İnsanlar doğar, acı çeker ve ölürler.

24 Nisan

[düzenle]
Geçmiş her daim önem arz eder. Günümüz geçmişin ürünüdür.

25 Nisan

[düzenle]
Gayet geniş ve münbit arazileri çopçorak ve tenha bıraktıkları halde, insanların bir karış yer için böyle dehşetle boğaz boğaza gelmeleri ne kadar akla yakın olursa olsun, bence bunun kadar insanların deliliğini ifade eden hiçbir şey yoktur.

26 Nisan

[düzenle]
Hep kazanırsın ey çözümsüzlük!

27 Nisan

[düzenle]
Düşünce bir defa uyandı mı, bir daha uyumaz.

28 Nisan

[düzenle]
Geri giden bir trene binmeye çok meraklı olsak da hiçbir toplum geri gitmez.

29 Nisan

[düzenle]
Sevilmek umuduyla sevmek insanidir. Fakat sevmek için sevmek, meleklere özgüdür.

30 Nisan

[düzenle]
Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığmız için yaşlanırız.

Mayıs

[düzenle]

1 Mayıs

[düzenle]
İnsan soyunu aldatmak isteyen düzenbazlar daima aynı hilelere başvurdu; sınamadan daima kaçındılar; sınamanın karşısına gizemleri, belirsizlikleri, korkuları çıkardılar.

2 Mayıs

[düzenle]
Merakına müsamaha göster, onu besle; Çünkü o, seni hayata bağlı tutacak. Hayatın, senin kontrolünde olsun ve unvan hastalığına kapılma. Tavır alma ve hiçbir şeyi hakkınmış diye, kabullenme.

3 Mayıs

[düzenle]
Barışı kendi içinde bulamazsan, başka hiçbir yerde bulamayacaksın.

4 Mayıs

[düzenle]
Medeniyetin kurucusu ilk defa mızrak atmak yerine küfür kullanmış olan insandır.

5 Mayıs

[düzenle]
Dünya genelinde şahit olduğumuz çatışma, dinler ya da uygarlıklar arasındaki bir çatışma değildir. Bu çatışma, birbirine ters iki şeyin, iki çağın çatışmasıdır; Orta Çağ zihniyeti ile 21. yüzyıl zihniyeti arasındaki çatışmadır. Bu çatışma, uygarlık ve geri kalmışlık arasındaki çatışmadır; uygar olanla ilkel olanın, barbarlıkla akılcılığın çatışmasıdır.

6 Mayıs

[düzenle]
İnsanlar hayvanları öldürüp yedikçe, dünya üzerinden cinayet, kan dökme ve savaşlar kalkmayacaktır.

7 Mayıs

[düzenle]
Bana hatırlama sanatını değil, unutma sanatını öğret; çünkü ben hatırlamak istemediklerimi hatırlıyorum ve unutmak istediklerimi unutamıyorum.

8 Mayıs

[düzenle]
Her şeye yeniden başlamak mümkün değildi. İstesem de mümkün değildi. Nerede kaldığımı unuttuğuma göre, baştan başlamak için de birtakım yetenekler gerekliydi; daha talihli doğmuş olmak gerekliydi mesela.

9 Mayıs

[düzenle]
Çok iyi bir oyuncu olabilirsiniz. Ama en önemlisi iyi insan olmaktır.

10 Mayıs

[düzenle]
Sevgiye ve tutkuya açık bir kalp kadar dünyada değerli bir şey yoktur.

11 Mayıs

[düzenle]
Kitaplar inanmak için değildir ancak soruşturmak içindir. Bir kitabı değerlendirdiğimizde kendimize sormamız gereken ne söylediği değil ne anlama geldiğidir.

12 Mayıs

[düzenle]
İnsan bir şeyi menfaatine, karakterine, zevkine, ihtiraslarına göre ya şişirir, ya küçültür.

13 Mayıs

[düzenle]
Türk milleti tarihte ne çekmiş ise bu gibi kara cahil yobazlar yüzünden çekmiştir. Acaba o Atatürk hayatını hiçe sayarak bu mücadeleye atılmasa ve Türkiye'yi esaretten kurtarmasa idi o yobaz, yobazlığını daha rahat mı yapabilecekti! O yobaz; vatandan ne anlar, milletten ne anlar. Onun kafasının içinde sadece hurafeler var. Zavallı, hurafelerin içinde kendisini kaybetmiş.
Kenan Evren'in Anıları 1, 1990

14 Mayıs

[düzenle]
İlerleyen bir dünyada iki çeşit insan bulunması gerekir ki bunlar; orada bulunan en iyiyi benimseyen ve bundan hoşlanan ile daha iyiyi dileyen ve onu yaratmayı deneyenlerdir.

15 Mayıs

[düzenle]
Usta terzi dar kumaştan bol gömlek diker, doğru tartan esnaf rahat huzurlu gezer, eğrinin ve doğrunun hesabı mahşerde, dünyada biraz huzur her şeye bedel.

16 Mayıs

[düzenle]
Uçarken havayı kesen ve onun direncini hisseden kuş, bunu havasız (vakum) yerde daha iyi yapabileceği kanısına kapılabilir.

17 Mayıs

[düzenle]
Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız.

18 Mayıs

[düzenle]
Savaşta her şey birbirine giriyor. Güç, idealler, ahlak, pratik askeri gereklilikler. Ama yerlilerin arasında Tanrı yerine konma fikri baştan çıkarıcı gelmiş olmalı. Çünkü herkesin kalbinde mantıklı olanla mantıksız olan arasında bir çatışma vardır. İyiyle kötünün arasında. Ve iyi her zaman kazanmaz. Bazen karanlık yönümüz Lincoln’ın iyi meleğimiz dediği şeye baskın gelir. Herkesin bir kopma noktası vardır.

19 Mayıs

[düzenle]
Hayat ön provası yapılmamış bir tiyatro gösterisidir. Bu, alkışı olmayan tiyatronun perdesi kapanmadan; gülün, şarkı söyleyin, dans edin, âşık olun... Hayatınızın her anını değerlendirin.

20 Mayıs

[düzenle]
Umut gerçeğin çıplaklığını gizlemek adına doğal bir perdedir.

21 Mayıs

[düzenle]
Göz açıldıkça ruh perdelenir.

22 Mayıs

[düzenle]
Bilim insanı adayı olan bu çocuklar hiçbir zaman kendilerine öğretilenleri sorgusuz sualsiz ezberlemezler ve doğruluğuna kayıtsız şartsız inanmazlar, çünkü biz bile öğrettiğimiz şeylerin doğruluğundan şüphe etmekteyiz.

23 Mayıs

[düzenle]
Geçmişin tehlikesi esir olmaktı, geleceğin tehlikesi ise robot olmaktır.

24 Mayıs

[düzenle]
Ey yüce gönüllü yalan! Gerçek hiç sana tercih edilebilecek kadar güzel olmuş mudur?

25 Mayıs

[düzenle]
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve sefadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.

26 Mayıs

[düzenle]
Zihin, doldurulması gereken bir kazan değil, tutuşturulması gereken bir ateştir.

27 Mayıs

[düzenle]
Bizim uygarlığımız belki binlerce yıl sonra yaşayan insanlara da geçecek. Bizim attığımız temeller üzerine yenilerini koyacaklardır. Ah! Onlar da bizi hatırlayıp bıraktığımız kültür mirasları için teşekkür edebilseler!

28 Mayıs

[düzenle]
Tüm fanatik inanışların anahtarı yalnızca kendi kendilerini doğrulamalarıdır… [bazı inanışların] fanatik olmaları yanlış olduklarından değil yanlış olduklarının kendisine gösterilmesini olanaksız kılacak biçimde kendilerini ifade ediyor olmalarındandır.

29 Mayıs

[düzenle]
Uygarlık bir harekettir ve bir durum değildir, bir yolculuktur ve bir liman değildir.

30 Mayıs

[düzenle]
Şüphecilik, gerçeğe doğru atılan ilk adımdır. Genel olarak başvurulmalıdır, çünkü o bir mihenk taşıdır.

31 Mayıs

[düzenle]
İyi ahlak, insanlar arasında bir nezaket alışverişidir; bu alışverişte yer almayan değersizdir.

Haziran

[düzenle]

1 Haziran

[düzenle]
Birinci Cihan Harbi'nin sonunda memleket işgale uğradığı zaman, Atatürk Kurtuluş Savaşı'nı başlattığında, İstanbul'da, "Bu savaş deliliktir. Kurtuluş çaresi ya Amerikan mandası ya İngiliz mandasıdır." diye tutturan aydınlar vardı. Ben böyle aydınları ne yapayım?
28 Mayıs 1984 günü Manisa'da yaptığı konuşmadan

2 Haziran

[düzenle]
Dünyanın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi. En büyük çınar bir tohumdu, en büyük kuş bir yumurtada gizliydi.

3 Haziran

[düzenle]
Kimse özgür değildir, aksine sadece çocuklar ve aptallar inanır.

4 Haziran

[düzenle]
Bir dahi kendi çağında gezegenlerin yolunu aydınlatan bir kuyrukyıldız gibi parlar... Kültürünün normal seyriyle el ele gitmez: tam tersine çalışmalarını önündeki yolun çok ilerisine savurur.

5 Haziran

[düzenle]
Akıllı adam yarışmaz, böylece kimse ona karşı kazanamaz.

6 Haziran

[düzenle]
Ormanı anlamak istiyorsanız, yalnızca kıyıda bir ileri bir geri gezinmekle yetinemezsiniz. Ona yaklaşmalı ve içine inmelisiniz, ne kadar tuhaf ve ürkütücü görünürse görünsün…

7 Haziran

[düzenle]

Günün sözü | resim = Pablo Neruda (1966).jpg | söz = Aşk ne kadar kısa ve unutmak ne kadar uzun. | söyleyen = Pablo Neruda }}


8 Haziran

[düzenle]
Ancak dinin bulutlarını ve hayaletlerini dağıttığımızda hakikati, aklı ve ahlakı keşfedeceğiz.

9 Haziran

[düzenle]
Bilgeliğin, ak saçların bilgeliği olsun, fakat kalbin, masum çocukların kalbi olsun.

10 Haziran

[düzenle]
Bir insanı, seçme şansının bulunmadığı bir konuda, şu millete, bu dine mensup bir aileden doğmuş olma konusunda ya da doğduktan sonra anası babası tarafından terk edilmiş olma ya da benzeri bir konuda suçlayanların, genellikle, aynı konuda bir komplekslerinin, zaaflarının, açıklarının olduğu çoğu defa kanıtlanmıştır. Bazı suçlamalar, sahiplerinin cibiliyetini ortaya koyar.

11 Haziran

[düzenle]
Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.

12 Haziran

[düzenle]
Kimi zaman yaşam bize tüm zorluklarını sunar. İşte o an yapmamız gereken tek şey, inancınızı kaybetmemektir. Yaşamımda beni ileriye götüren tek şey, yaptığım işe olan aşkımdır. Bundan hiçbir zaman kuşkum olmadı.

13 Haziran

[düzenle]
Cesaretin ölçüsü ölmek değil, yaşamaktır.

14 Haziran

[düzenle]
Bilmek; ezberlemek değil, sebep-sonuç arasındaki ilişkiyi kurabilmektir.

15 Haziran

[düzenle]
Sen çarsın: Yalnız yaşa. Yürü özgür yolunda
Özgür akıl nereye götürüyorsa seni
Yetiştir emeğinin sevgili meyvesini,
Ödül beklemeksizin soylu çabalarına

16 Haziran

[düzenle]
Bir evrensel kanun vardır. Bu adalet kanunudur. Adalet bir milletin hukukunun temel taşıdır.

17 Haziran

[düzenle]
Bilgeliğin, ak saçların bilgeliği olsun, fakat kalbin, masum çocukların kalbi olsun.

18 Haziran

[düzenle]
İnsanın en doğru eleştirmeni kendisidir. İnsan kendindeki detayları en iyi kendi bilir.

19 Haziran

[düzenle]
İnsanın özgürlüğü; istediği her şeyi yapabilmesinde değil, istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda olmamasındadır.

20 Haziran

[düzenle]
Mezbahaların cam duvarları olsaydı herkes vejetaryen olurdu.

21 Haziran

[düzenle]
Eğer bir şey söyleme konusunda gerçekten kararlıysanız, kelimelerin peşinde koşmaya ne gerek var? İnsanlığa gösteriş yapmaya çalışan süslü konuşmalar, sonbaharda kuru yaprakları hışırdatan rüzgar gibi sevimsiz ve tatsızdır.

22 Haziran

[düzenle]
Bir kimse ile bir mirası bölüşmeden, o kimseyi tanıdığını iddia etme.

23 Haziran

[düzenle]
Bilmek; ezberlemek değil, sebep-sonuç arasındaki ilişkiyi kurabilmektir.

24 Haziran

[düzenle]
Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur.

25 Haziran

[düzenle]
Göz açıldıkça ruh perdelenir.

26 Haziran

[düzenle]
Sorarlarsa, 'Ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtını: Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyar insanın arasında doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından...

27 Haziran

[düzenle]
Davranış, herkesin kendi yüzünü gösterdiği bir aynadır.

28 Haziran

[düzenle]
Cehennem boş, tüm şeytanlar burada.

29 Haziran

[düzenle]
Mutluluğun peşinde koşan bir insan mutluluğu bulamaz. Mutluluk, başka şeylerin yan ürünü olarak gelir.

30 Haziran

[düzenle]
Özgür iradeye ve bireysel sorumluluğa inanmanın sıkıcı tarafı problemlerinizin suçunu yükleyecek birini bulma güçlüğündedir. Sonunda o birini bulduğunuzda ise sürücü ehliyetinizin üstünde sıklıkla onun resminin çıktığını görmeniz çarpıcıdır.

Temmuz

[düzenle]

1 Temmuz

[düzenle]
Cephaneye ihtiyacım var, kaçmaya değil.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali hakkında

2 Temmuz

[düzenle]
Biz ikna olmuş fizikçiler için geçmiş, günümüz ve gelecek arasındaki fark yalnızca ısrarlı bir yanılsamadan ibarettir.

3 Temmuz

[düzenle]
Erdem özgürlük gerektirir.

4 Temmuz

[düzenle]
"Kalbinizden sevgiyi hiç eksik etmeyin çünkü sevgi herşeyin anahtarıdır ve paylaştıkça çoğalır."
—Barış Akarsu

5 Temmuz

[düzenle]
Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.

6 Temmuz

[düzenle]
İnsanların ne olduklarıyla değil, ne olabilecekleriyle ilgilenirim.

7 Temmuz

[düzenle]
Bir tapınaktır doğa, direklerinden akan / Anlaşılması güç, karışık sesler duyulur / Ve kişi, tanıdık gözleriyle ona bakan simge ormanlarından geçip yola koyulur... / Aydınlık gibi geniş ve gece gibi kara / O derin birlik içinde, sesler, kokular, renk uzaktan uzağa karışan yankılara denk / Birbirini işte böyle yanıtlamakta

8 Temmuz

[düzenle]
Para ile satın alınan sadakat, daha fazla para ile de satılır.

9 Temmuz

[düzenle]
Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

10 Temmuz

[düzenle]
İnsanların umutlarıyla oynama, belki de sahip oldukları tek şey odur.

11 Temmuz

[düzenle]
Tanrı öldü.

12 Temmuz

[düzenle]
İfade özgürlüğü, özgür bir yönetimin temel direğidir. Bu destek çıkarıldığında özgür bir toplumun anayasası çözünür ve yıkıntılarından zorbalık yükselir.

14 Temmuz

[düzenle]
Geçici güvenlik uğruna temel özgürlüğünü feda eden insanlar ne özgürlüğe ne de güvenliğe layıktırlar.

15 Temmuz

[düzenle]
Cumhuriyet rejimi demek demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, Cumhuriyet 10 yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe koymalıdır.

16 Temmuz

[düzenle]
Dünyamızı sorularımızın cesareti ve yanıtlarımızın derinliği ile anlamlı kılarız.

17 Temmuz

[düzenle]
Algılarını, isteklerini ve içgüdülerini sona erdirirsen ruhun özgürdür.

18 Temmuz

[düzenle]
Karanlığa söveceğine, kalk bir mum yak.

19 Temmuz

[düzenle]
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.
—Şef Seattle

20 Temmuz

[düzenle]
Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Adaya gidiyoruz.

21 Temmuz

[düzenle]
Hayat, kendini bulmak değildir. Hayat kendini yaratmaktır.

22 Temmuz

[düzenle]
Demek ki dedi; gerçek olmasa bile cesaret ölümü korkulacak olmaktan çıkarabiliyor.

23 Temmuz

[düzenle]
Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler uygulamaya geçtiği vakit, Türk milleti yükselecektir.

24 Temmuz

[düzenle]
Tarih hep aynıdır, yalnız hep farklı.
Yani tarihin aslında sürekli tekrar edişini belirtiyor.

25 Temmuz

[düzenle]
Fethullah Hoca isimli bir adam türedi. Bana, Atatürk'e ve tüm ilericilere küfrediyor. Yakalandı, mahkemeye verildi. Fakat mahkeme kendisini serbest bıraktı. Ayrıca ortalıkta Mahmut Hoca diye bir şahıs daha görülmeye başladı. Mahkeme onu da serbest bıraktı. Bu gelişmeler, bu gibi mürtecileri cesaretlendiriyor.
Bakanlar Kurulu toplantısında hükûmete irtica uyarısı, 25 Temmuz 1986

26 Temmuz

[düzenle]
Sevilmek umuduyla sevmek insanidir. Fakat sevmek için sevmek, meleklere özgüdür.

27 Temmuz

[düzenle]
Sevgi dünyadaki en incelikli güçtür.

28 Temmuz

[düzenle]
Ben gelecek için hiçbir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor.

29 Temmuz

[düzenle]
Vur, korkak herif, sonuçta sadece bir adam öldürmüş olacaksın.
Ölmeden önce, katiline

30 Temmuz

[düzenle]
Yanlış hayat doğru yaşanmaz.

31 Temmuz

[düzenle]
Düşünce özgürlüğünden yana olduklarını ilan edenler bile kovuşturmaya uğrayanlar onların hasımları olduğunda genellikle bu iddialarından vazgeçiveriyorlar.

Ağustos

[düzenle]

1 Ağustos

[düzenle]
Düşüncelerim, ruhum ve bütün anlamlar sessizlikte şekilleniyor. Kainatın fısıltılarını sessizlikte duyuyorum.

2 Ağustos

[düzenle]
Orijinal olarak başarısız olmayı bir taklit olarak başarılı olmaya tercih ederim. Bir yerde bir hata yapmayan bir kişi asla usta olamaz. Başarısızlık, gerçek ustalığın denenmesidir.

3 Ağustos

[düzenle]
Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım.

4 Ağustos

[düzenle]
Bir matematikçi sanmaz fakat bilir. İnandırmaya çalışmaz çünkü ispat eder. Güveninizi beklemez. Belki dikkat etmenizi ister.

5 Ağustos

[düzenle]
Bilim insanı adayı olan bu çocuklar hiçbir zaman kendilerine öğretilenleri sorgusuz sualsiz ezberlemezler ve doğruluğuna kayıtsız şartsız inanmazlar, çünkü biz bile öğrettiğimiz şeylerin doğruluğundan şüphe etmekteyiz.

6 Ağustos

[düzenle]
Çakır: Kendini Hiroşima'da bulabilir misin? Özgürlük adına kendini yakan Vietnamlının et kokusunu duyabilir misin? Okullarda vurulan gençlerin kanlı elbiselerini giyebilir misin? Filistin'deki kurtuluş savaşçısı gerillaların fişekliğini kuşanabilir misin?
Kadın: Kafamı karıştırdın.
Çakır: Varsa kafan, de bakalım; bu sefaletin hesabını kim verecek? Kim ödeyecek bunca günahı? Bu alın teri denizinde kimler boğulacak?
Yıkılmayan Adam 1977 tarihli bir Türk filmidir.

7 Ağustos

[düzenle]
Yaşlanmak bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler.

8 Ağustos

[düzenle]
Uzman, çok dar bir alanda yapılabilecek tüm hataları yapmış kişidir

9 Ağustos

[düzenle]
Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.

10 Ağustos

[düzenle]
Ne kadar beyaz kuğu gözlemlemiş olursak olalım, bu, tüm kuğuların beyaz olduğu sonucunu haklı çıkarmaz.

11 Ağustos

[düzenle]
Her çocuk bir sanatçıdır, sorun büyüdüğümüzde nasıl sanatçı kalabileceğimizdir.

12 Ağustos

[düzenle]
Düşünüyorum, öyleyse varım.

13 Ağustos

[düzenle]
Hayattan uzaklaştığımız ölçüde gerçeğe yaklaşırız.

14 Ağustos

[düzenle]
Zaman, en bilge olandır; çünkü her şeyi aydınlatır.

15 Ağustos

[düzenle]
Ben ilk ve en çok olarak bir birey olduğuma inanıyorum, aynı senin olduğun gibi.

16 Ağustos

[düzenle]
İzm'ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri.

17 Ağustos

[düzenle]
Tembellik o kadar yavaş hareket eder ki yoksulluk çok geçmeden ona yetişir.

18 Ağustos

[düzenle]
Saf mantıksal düşünce, dünyayı anlamamız için yeterli değildir. Gerçeğe ilişkin tüm bilgiler deneyimle başlar, deneyimle biter.

19 Ağustos

[düzenle]
Çiğnenip geçilir kralların çizdiği bütün sınırlar, krallar ölür, ütopyalar değil.

20 Ağustos

[düzenle]
Çok fazla Wagner dinleyemiyorum. İçimde Polonya'yı fethetme isteği uyanıyor.

21 Ağustos

[düzenle]
İnsanlar hayvanları öldürüp yedikçe, dünya üzerinden cinayet, kan dökme ve savaşlar kalkmayacaktır.

22 Ağustos

[düzenle]
Sosyalizm köklerini Amerika'da bulamaz; çünkü fakirler burada kendilerini sömürülen bir sınıf olarak değil, geçici olarak sıkıntı yaşayan milyonerler olarak görmektedir.

23 Ağustos

[düzenle]
Medeniyetin kurucusu ilk defa mızrak atmak yerine küfür kullanmış olan insandır.

24 Ağustos

[düzenle]
Başkaları özgür değilse hiç kimse özgür olmaz; zira özgürlük, hayatın toplumsal ve siyasal bakımdan belirli bir şekilde örgütlenmesinin bir sonucu olarak icra edilir.

25 Ağustos

[düzenle]
Akıllı adam yarışmaz, böylece kimse ona karşı kazanamaz.

26 Ağustos

[düzenle]
Tünelin ucunda ışık görünmese bile, ışık varmış gibi yürümek ve ışığın görüneceğine inanmak gerekir.

27 Ağustos

[düzenle]
Ah bu iktidar hırsı, koltuk hırsı yok mu; her kötülük buradan kaynaklanıyor.
Kenan Evren'in Anıları 1

28 Ağustos

[düzenle]
Daha iyi sistemler üretmek için, toplumlar daha fazla ürünler üretmek yerine, kaliteli insanlar -başka bir deyişle, bu sistemleri üretecek yetenekte insanlar- üretmeye yönelmelidir.

29 Ağustos

[düzenle]
Her insanda, insanlığın bütün halleri vardır.

30 Ağustos

[düzenle]
Dünyanın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.

31 Ağustos

[düzenle]
Bilginin görev olduğu bir yerde bilgisizlik bir suçtur.

Eylül

[düzenle]

1 Eylül

[düzenle]
Gerçekte yapmayı istediğin şeyi yapmaya çalışmaktan vazgeçme. Bence aşkın ve ilhamın olduğu hiçbir yerde yanlış yola sapamazsın.

2 Eylül

[düzenle]
Kimi zaman yaşam bize tüm zorluklarını sunar. İşte o an yapmamız gereken tek şey, inancınızı kaybetmemektir. Yaşamımda beni ileriye götüren tek şey, yaptığım işe olan aşkımdır. Bundan hiçbir zaman kuşkum olmadı.

3 Eylül

[düzenle]
Ölülere acıma Harry, yaşayanlara acı, en çok da sevgisiz yaşayanlara.
Albus Dumbledore'ın Harry ile bir konuşmasında

4 Eylül

[düzenle]
Dil, vücut dediğimiz geminin dümenidir.

5 Eylül

[düzenle]
İnsanların saadet anlayışları da gariptir. Kitaplara bakarsınız, kendilerini dinlersiniz, insanoğlunun asıl vasfı akıldır. Onun sayesinde diğer hayvanlardan ayrılır. Beylik sözüyle hayata hükmeder. Fakat kendi hatalarına teker teker bakarsanız bu yapıcı unsurun zerre kadar müdahalesini göremezsiniz. Bütün telakkileri, hususi bağlanışları hep bu aklın varlığını yalanlar.

6 Eylül

[düzenle]
İnsanların umutlarıyla oynama, belki de sahip oldukları tek şey odur.

7 Eylül

[düzenle]
Tiyatronun seyircisine doğru tuttuğu ayna, onların düşkünlüğünü, dayanıksızlığını, eksikliğini, yetersizliğini istenç zayıflıklarını ve aşırı güçlü tutkularını dizginleyememelerinin nelere yol açabileceğinin ifadesidir.

8 Eylül

[düzenle]
Üzerinde çalıştığımız her hayvan bizi şaşırttı. Kurtların, köpeklerin ne kadar akıllı olduklarını gördük. Ama sadece onlar değil, “kuş beyinli” diye dalga geçtiğimiz kuşlar da çok akıllı. Sayı sayabiliyor, alet kullanabiliyorlar. Biz entelektüel olarak çok da farklı değiliz. Sadece öyle olduğumuzu düşünüp egomuzu şişiriyoruz.

9 Eylül

[düzenle]
Korkunun kaynağı gelecekte yatar. Kim gelecekten kurtulmuşsa, korkacak hiçbir şeyi yoktur.

10 Eylül

[düzenle]
Ben hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam. Kendilerine bakıldığını bilir bu hayvanlar; yüzlerce meraklı gözü hisseder bu hayvanlar; dokunur bu onlara. Ben gözetlendiklerini bilmeyen hayvanlar isterim. Kendi inlerinde gezinen, uykulu yeşil gözlerle uzanıp pençelerini yalayan, düşünen, ürkek hayvanlar.

11 Eylül

[düzenle]
Kitapların yakıldığı bir yerde, sonunda insanlar da yakılacaktır.

12 Eylül

[düzenle]
Bizim yaptığımız ihtilal değildir, bu milleti uçurumun kenarından kurtarmaktır.
19 Ekim 1985 günü Çankırı'da yaptığı konuşma

13 Eylül

[düzenle]
İnsanlara ne istediklerini sorsaydım, daha hızlı giden at üretirdim.

14 Eylül

[düzenle]
Bilmek; ezberlemek değil, sebep-sonuç arasındaki ilişkiyi kurabilmektir.

15 Eylül

[düzenle]
Ne korkunçtur, sonsuza dek kendinle baş başa kalma düşüncesi. Sizi seviyorum, ama kendimi sevmiyorum. Değişmek istiyorum; daha iyi olmak istiyorum, yeniden, yeniden başlamak istiyorum; tenimi değiştirmek istiyorum yılanlar gibi. Bıktım artık kendimden. Bir gün değil, günlerce değil, sonsuza dek kendime nasıl katlanırım? Bunu düşünmek bile korkutuyor beni: karamsar, kin dolu, susmuş oturmuşum bu nedenle. Siz hiç düşünürmüsünüz bunları?

16 Eylül

[düzenle]
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve sefadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.

17 Eylül

[düzenle]
Kendine bir ışık ol, kendini gerçeğin içine doğru tut.

18 Eylül

[düzenle]
Gondorlular, Rohanlılar, kardeşlerim! Gözlerinizde içinde kalbimde yeşermesine izin vermediğim korkuyu görüyorum. Gün gelir insanlar cesaretlerini yitirebilir, dostlarına sırt çevirebilir ve tüm kardeşlik bağlarını koparabilir; ama bugün o gün değil. Düşmanın zaferi ve harap olmuş siperler bekler insan çağının çöküşünü; ama o gün bugün değil. Bugün savaşacağız. Bu dünyadaki tüm sevdikleriniz adına sizlere kalmanızı emrediyorum batının halkı!

19 Eylül

[düzenle]
Bütün zamanların en güçlü savaşçısı şu ikisidir: Zaman ve sabır.

20 Eylül

[düzenle]
Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.

21 Eylül

[düzenle]
Sanıyorsun ki anlatabilirsin
Cehennemden cenneti
Acıdan mavi gökyüzünü.
Yeşil bir çayırı anlatabilir misin?
bir soğuk çelik raydan.
Bir maskeden bir gülümsemeyi
Anlatabileceğini mi düşünüyorsun?

22 Eylül

[düzenle]
Hesap ettim cümle dünya malını
Neticesi bir top beze dayandı.

23 Eylül

[düzenle]
Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez.

24 Eylül

[düzenle]
Geçmiş her daim önem arz eder. Günümüz geçmişin ürünüdür.

25 Eylül

[düzenle]
İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar; ama en büyük ilim, nasıl ve ne zaman susulması gerektiğini bilmektir.

26 Eylül

[düzenle]
Küçük Prens, "gerçek şu ki" diye sürdürdü sözlerini, "bir şeyi anlamaya çalışırken neyi dikkate almam gerektiğini bilmiyordum. Sözlere değil, yapılanlara bakmalıydım. Güzel kokularıyla beni öyle büyülemişti ki... Ondan uzaklaşmamalıydım... Onun bana yaptığı o küçük numaraların arkasında yatan sevgiyi anlamalıydım. Çiçekler çok tutarsız oluyorlar. Ama onu nasıl sevmem gerektiğini bilemeyecek kadar küçüktüm..."

27 Eylül

[düzenle]
Tüm sınırlamalar kişiyi mutlu kılar. Görme, etki ve temas alanımız ne denli dar ise o denli mutlu oluruz; ne denli geniş ise o denli sıklıkta kendimizi azap içinde ya da ürkütülmüş duyumsarız. Çünkü bu alanla birlikte kaygılar, istekler, ürkünç şeyler de çoğalır ve büyür...

28 Eylül

[düzenle]
Tünelin ucunda ışık görünmese bile, ışık varmış gibi yürümek ve ışığın görüneceğine inanmak gerekir.

29 Eylül

[düzenle]
Sokaktaki insanı sanatla daha çok buluşturmak gibi bir derdim var. Hem bireysel hem toplumsal çıkmazlarımızın sanatla çözüleceğine inanıyorum. Umarım bir gün bu konuda aklımdaki fikirleri hayata geçirebilirim.

30 Eylül

[düzenle]
Kendimiz için yaptıklarımız bizimle birlikte ölür. Başkaları ve dünya için yaptıklarımızsa sonsuza dek yaşar.

Ekim

[düzenle]

1 Ekim

[düzenle]
Siyasal İslamla uzlaşmak imkansızdır.
—Salah Chouaki

2 Ekim

[düzenle]
Doğrudur veya yanlıştır, taraftar olunur veya olunmaz, bir bilim adamı olarak kabul ettiğim metot, görüş ve düşüncelerimden dolayı kime karşı sorumluyum? Yaşadığım çağa ve topluma karşı.

3 Ekim

[düzenle]
Ölümden sonra yaşam varsa ve hepimiz aynı yerde buluşacaksak, beni aramayın, ben sizi ararım.

4 Ekim

[düzenle]
Yaşamda yapabileceğiniz en büyük yanlış, sürekli olarak yanlış yapacağınızdan korkmaktır.

5 Ekim

[düzenle]
İnsan ahlakı doğru kararlar vermek için yeterli değildir.

6 Ekim

[düzenle]
Bir şeyler bulabilen, bir şeyler keşfedilebilen, bir şeyler icat edebilen ve birtakım yenilikler getiren ülkelerin hepsinde, belki bir iki tane, belki iki üç tane bu ülke, en önemli hususiyetin serbest bir düşünce ve düşünceyi ifade hürriyetinin olduğunu gördüm.

7 Ekim

[düzenle]
Çok iyi biliyordum ki otomobiller gürültü yapıyordu. Otomobillerin ve yapıların aydınlık pencerelerinin gerisindeki insanlar da gürültü yapıyordu. Nehir de gürültü yapıyordu. Ama ben hiçbir şey duyamıyordum. Kent ışıldayarak, göz kırparak, bir afiş gibi yamyassı asılmış duruyordu penceremde.

8 Ekim

[düzenle]
Dil, vücut dediğimiz geminin dümenidir.

9 Ekim

[düzenle]
Sizi tedirgin eden şeyi söyleyeyim mi? Fransa'nın üç yüz yıldır yaydığı büyük özgürlük ışığı tedirgin ediyor sizi; o akıldan yapılmış ışık. Aydınlık Fransız ulusundan meydana gelen ve dünyanın bütün uluslarının yüzüne Fransa'nın parıltısı halinde vurmuş olan o ışık rahatsız ediyor sizi.
Fransız yazar

10 Ekim

[düzenle]
Ölümden sonra yaşam varsa ve hepimiz aynı yerde buluşacaksak, beni aramayın, ben sizi ararım.

11 Ekim

[düzenle]
Küçük bir çocukken annem bana şöyle demişti: "Eğer asker olursan general olacaksın, rahip olursan Papalığa yükseleceksin." Ama ben ressam oldum ve Picasso olarak kaldım.

12 Ekim

[düzenle]
Yemeğinizi bir güzel yediniz; ama her ne kadar mezbahalar kilometrelerce uzakta sizden gizlense de, suç ortaklığı diye bir şey var.

13 Ekim

[düzenle]
Söylenmemesi gereken bir söz ağzındayken senin esirindir, ağızdan çıktıktan sonra sen onun esiri olursun.

14 Ekim

[düzenle]
Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.

15 Ekim

[düzenle]
Güzellikler paylaştıkça değerlenir, kötülükler çoğaldıkça kanıksanır.

16 Ekim

[düzenle]
Yaşam, özgür ve engelsiz yolculuk yaptığımız düz ve kolay gidilen bir koridor değil yolumuzu aradığımız, kaybolup aklımızın karıştığı ve zaman zaman bir çıkmaz sokağına geldiğimiz bir geçişler labirentidir.

17 Ekim

[düzenle]
Bana çok güzel öğretim veren kendi memleketimdir. Bana olağanüstü tıp eğitimi verdi ve o buradaki başarımın kaynağı oldu.

18 Ekim

[düzenle]

{{Günün sözü | söz = Gerçek hiçbir zaman şiddet tarafından çürütülemez. | söyleyen = Erich Fromm }


19 Ekim

[düzenle]
Dünya genelinde şahit olduğumuz çatışma, dinler ya da uygarlıklar arasındaki bir çatışma değildir. Bu çatışma, birbirine ters iki şeyin, iki çağın çatışmasıdır; Orta Çağ zihniyeti ile 21. yüzyıl zihniyeti arasındaki çatışmadır. Bu çatışma, uygarlık ve geri kalmışlık arasındaki çatışmadır; uygar olanla ilkel olanın, barbarlıkla akılcılığın çatışmasıdır.

20 Ekim

[düzenle]
Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.

21 Ekim

[düzenle]
İyi olmaya istekli olmak gerçeği bilmekten daha iyidir.

22 Ekim

[düzenle]
Yeniden doğulmaz. Doğsan bile ne olacak? Seni iki senede, iki sene de değil, iki günde aynı insan ederiz. Aynı kendini düşünen, aynı haris, aynı kıskanç, aynı kötü huylu, aynı sarhoş, aynı budala oluverirsin.

23 Ekim

[düzenle]
Hepimiz deli doğuyoruz. Bazıları böyle kalıyor.

24 Ekim

[düzenle]
Ben insanların tümünün yaralı ve hasta olduklarına inanıyorum. Sanatımın kaynağı da bu her insanda gördüğüm zavallılıkla, delilikle ilgilidir.

25 Ekim

[düzenle]
Yanlış hayat doğru yaşanmaz.

26 Ekim

[düzenle]
Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir.

27 Ekim

[düzenle]
Dil sürçmesi yoktur; bilinç altında saklanılan bir gerçeğin, bilinçsiz bir anda ağızdan kaçırılması vardır.

28 Ekim

[düzenle]
Geçmiş her daim önem arz eder. Günümüz geçmişin ürünüdür.

29 Ekim

[düzenle]
Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir.

30 Ekim

[düzenle]
Sihirbaz, numarasını açıkladıktan sonra alkış almaz.

31 Ekim

[düzenle]
Adalet evrenin ruhudur.

Kasım

[düzenle]

1 Kasım

[düzenle]
Birçok insanda, Dünya’nın evrenin merkezinde ve kendilerinin de tüm türlerin merkezinde olduklarına inanmalarını sağlayan büyük bir ego vardır.

2 Kasım

[düzenle]
Düşüncelerim için ölmeyi göze almam çünkü yanılıyor olabilirim.

3 Kasım

[düzenle]
Herkes cahildir... Farklı konularda...

4 Kasım

[düzenle]
Davranış, herkesin kendi yüzünü gösterdiği bir aynadır.

5 Kasım

[düzenle]
Tiyatronun seyircisine doğru tuttuğu ayna, onların düşkünlüğünü, dayanıksızlığını, eksikliğini, yetersizliğini, istenç zayıflıklarını ve aşırı güçlü tutkularını dizginleyememelerinin nelere yol açabileceğinin ifadesidir.

6 Kasım

[düzenle]
Bugün, mevcut olan her şeydir; şimdi senin var olduğun, her zaman var olacağın yegâne zamandır. Yaşamak istersen ya şimdi olacaktır ya da asla olmayacaktır.

7 Kasım

[düzenle]
Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.

8 Kasım

[düzenle]
Yanlış hayat doğru yaşanmaz.

9 Kasım

[düzenle]
Yaşamak izler bırakmaktır.

10 Kasım

[düzenle]
Shakespeare yazdı, Einstein düşündü, Atatürk yaptı.

11 Kasım

[düzenle]
Tüm erdemlerin temel özelliği, yükselme yolunda sürekli bir çaba, bizzat kendinle cenkleşme, daha büyük ve derin bir saflığa, bilgeliğe, iyilik ve sevgiye yönelik doymak bilmez bir istek.

12 Kasım

[düzenle]
Ne gariptir ki toplum olarak, aklı yavaş olana değil de ayağı yavaş olana; yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız.

13 Kasım

[düzenle]
Benim için yazarlığın sırrı, nereden geleceği hiç belli olmayan ilhamda değil, inat ve sabırdadır.

14 Kasım

[düzenle]
Benzin istasyonları silahlı koruma görevlileri kiralamaya başlamış. Niye yapıyorlar ki bunu? Soyulan biziz!

15 Kasım

[düzenle]
İyi bir gezginin amacı bir yere varmak değildir.

16 Kasım

[düzenle]
Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir.

17 Kasım

[düzenle]
Ölülere acıma Harry, yaşayanlara acı, en çok da sevgisiz yaşayanlara.

18 Kasım

[düzenle]
Böcek olmayı kabul edenler, ayaklar altında kalıp ezilmekten yakınmamalıdır.
Kant

19 Kasım

[düzenle]
Kimse özgür değildir, aksine sadece çocuklar ve aptallar inanır.

20 Kasım

[düzenle]
En çok sevdiğimiz insanlar, kendimize en çok benzettiklerimizdir.

21 Kasım

[düzenle]
Cebinizde, çantanızda bir kitap taşımak; özellikle mutsuzluk zamanlarınızca cebinizde, çantanızda sizi mutlu edecek bir öteki dünya taşımak demektir.

22 Kasım

[düzenle]
Her bilimsel gerçek, üç aşamadan geçer. İlki, insanlar onun Kutsal Kitap'la çeliştiğini söyler. Sonra daha önce zaten keşfedilmiş olduğunu söylerler. Son olarak da ona zaten inandıklarını söylerler.

23 Kasım

[düzenle]
Sıkı bir çalışmanın yerini hiçbir şey alamaz. Deha, %1 ilham ve %99 terdir.

24 Kasım

[düzenle]
Demek ki dedi; gerçek olmasa bile cesaret ölümü korkulacak olmaktan çıkarabiliyor.

25 Kasım

[düzenle]
Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. Bazen öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.

26 Kasım

[düzenle]
En çok korktuğum fakat en çok sevdiğim yer olan sahneye ilerlerken arenada beni bekleyenlerin coşkusu bana da işler. Sahneye çıktığımda artık Yunus, sahneye kadar beni geçiren arkadaşım olarak kalır ve beni Sago’ya teslim eder.

27 Kasım

[düzenle]
İnsanın en doğru eleştirmeni kendisidir. İnsan kendindeki detayları en iyi kendi bilir.

28 Kasım

[düzenle]
Suçlar insanların yüzünde görünseydi aynalar satılmazdı.

29 Kasım

[düzenle]
Sıkıcı olmanın sırrı her şeyi anlatmaktır.

30 Kasım

[düzenle]
Küstahlık, zayıf insanın güçlü görünme taklididir.

Aralık

[düzenle]

1 Aralık

[düzenle]
Işığı yaymanın iki yolu vardır; ya ışık olursun ya da onu yansıtan ayna.

2 Aralık

[düzenle]
Vefa, diğer bütün insan erdemlerinin tamamlayıcısıdır.

3 Aralık

[düzenle]
Uygarlık bir harekettir ve bir durum değildir, bir yolculuktur ve bir liman değildir.

4 Aralık

[düzenle]
İnsanların ne olduklarıyla değil, ne olabilecekleriyle ilgilenirim.

5 Aralık

[düzenle]
İrade, özgürlükten daha değerli olan tek şeydir.

6 Aralık

[düzenle]
Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez.

7 Aralık

[düzenle]
Adalet olmadan düzen olmaz.

8 Aralık

[düzenle]
Tarih aslında, insanlığın "suçlarının, çılgınlıklarının ve felaketlerinin" kaydından pek fazla bir şey değildir; ama tecrübenin bize öğrettiği odur ki, halklar ve devletler tarihten asla bir şey öğrenmemişlerdir.

9 Aralık

[düzenle]
Kitapların yakıldığı bir yerde, sonunda insanlar da yakılacaktır.

10 Aralık

[düzenle]
Yazmak güzel şey; hem kendine hem bir kalabalığa konuşmak gibi iki zevki birleştiriyor.

11 Aralık

[düzenle]
Neyse ki akış, dünyada kodlanabilen tek şeydir de. Unutmayalım ki, fikirler akışlardır: Herakleitos “aynı nehre bir kez daha giremeyiz” demesinin ardından ekliyordu: “üstümüze başka başka sular geldikçe, hem biziz, hem değiliz.” Sorunun bir zaman sorunu olmasından çok, bir akış sorunu olduğu besbellidir. Yine unutmayalım ki, arzular akışlardır; davranışlar akışlardır; zaman ve olaylar akıp geçerler.

12 Aralık

[düzenle]
"Dostlar, dost diye bir şey yoktur" diye haykırdı ölmekte olan bilge; "Düşmanlar, düşman diye biri yoktur" diye haykırıyorum ben, yaşayan aptal."'

13 Aralık

[düzenle]
Hürriyet ağacı, yalnız zalimlerin kanıyla sulandığı zaman büyür.

14 Aralık

[düzenle]
Dünyanın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.

15 Aralık

[düzenle]
Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.

16 Aralık

[düzenle]
İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: Kendisi.

17 Aralık

[düzenle]
Yetenek yoksa sanatçı olmaz, ama çalışmadıkça yetenek hiçbir işe yaramaz.

18 Aralık

[düzenle]
İnsanlık bir merdiven basamaklarından çıkar gibi yükselmez. Zıplamalar, hep aynı istikamete yönelmiş değildir. Zar atar insanlık, kâh kazanır, kâh kaybeder.

19 Aralık

[düzenle]
Vefa, diğer bütün insan erdemlerinin tamamlayıcısıdır.

20 Aralık

[düzenle]
Bozulmuş bir toplumda, mutlu olabilmek için bozulmuş olmak gerekir.

21 Aralık

[düzenle]
Suçlar insanların yüzünde görünseydi aynalar satılmazdı.

22 Aralık

[düzenle]
Yetenek yoksa sanatçı olmaz, ama çalışmadıkça yetenek hiçbir işe yaramaz.

23 Aralık

[düzenle]
İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun.

24 Aralık

[düzenle]
İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun.

25 Aralık

[düzenle]
Bilmek; ezberlemek değil, sebep-sonuç arasındaki ilişkiyi kurabilmektir.

26 Aralık

[düzenle]
Ormanı anlamak istiyorsanız, yalnızca kıyıda bir ileri bir geri gezinmekle yetinemezsiniz. Ona yaklaşmalı ve içine inmelisiniz, ne kadar tuhaf ve ürkütücü görünürse görünsün…

27 Aralık

[düzenle]
İnsanları inandıkları şeylerden vazgeçirmek bir şeye inandırmaktan daha zordur.

28 Aralık

[düzenle]
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.

29 Aralık

[düzenle]
İzm'ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri.

30 Aralık

[düzenle]
Silahların sustuğu, düşüncelerin kır çiçekleri gibi açtığı günleri göreceklere ne mutlu.

31 Aralık

[düzenle]
Tüm yaşam bir okuldur.