İçeriğe atla

Silivri

Vikisöz, özgür söz dizini
Silivri Sahil

Silivri, Marmara kıyısında yer alan, İstanbul'a bağlı bir sahil ilçesidir.

Sözler

[düzenle]
  • Bavuldan casusluk gelmiştir. Baransu niye gelmedi? Geçmiş olsun, kolay değil Silivri'de yatmak. Ben 3 buçuk yıl yattım.[1] -- Amiral Hasan Hoşgit
Silivri Cezaevi Kampüsü
  • Ergün Poyraz neden tutuklanmıştır? Ordumuz neden yıpratılmaktadır? Eğer bir gün beni de alırlarsa Silivri’de yargılanırsam bundan onur duyarım. Çocuklarıma bıraktığım büyük bir şeref olarak kalır. --Kemal Kılıçdaroğlu
  • Başbakan olsam yüz tane Silivri Cezaevi yaparım.[2] -- Mehmet Baransu
  • Süleyman Demirel sık sık tekrarlardı, "Siyasette nasıl gelirsen öyle gidersin". Erdoğan 1999 depreminin yıkımıyla geldi iktidara. Görünen o ki 2023 depreminin yıkımıyla gidecek. Binlerce cana mal olan bu deprem onu da siyasetin enkazına gömecek. Yarattığı Tek Adam rejimi göçük altında kaldı. İktidar hırsıyla bütün ipleri eline aldı. Her kurumu kendine bağladı, hiçbir itiraza tahammül edemediği için yanında sadece "evet efendimciler" kaldı. Sonuç ne; Türkiye, tarihinin en büyük faciasını yaşıyor, yüz binlerce insan enkaz altından çığlık atıyor, milyonlarca insan yardım etmeye çalışıyor, ama bütün yetki tek adamda olduğu ve tek adam her krizde olduğu gibi en kritik saatlerde ortadan kaybolduğu için devlet felç olmuş durumda. "2023'te aya gideceğiz." demişti. Maraş'a Adıyaman'a Hatay'a gidemiyoruz 2023'te. O da neyle karşılaşacağını çok iyi bildiği için gidemiyor felaket bölgesine. 1100 odalı sarayından izliyor yol açtığı yıkımı, önündeki camdan önüne konan yalanları okuyor. Çünkü topladığı deprem vergilerini duble yol müteahhitlerine yedirdi. Asırlık Kızılay'a yakınlarını doldurdu. Bağışları oğlunun vakfına yönlendirdi. Hatay'da "Orası fay hattı Havaalanı yapmayın!" diye uyaran mühendislere terörist dedi. "Toplanma alanlarını yapılaşmaya açmayın, parklara Alışveriş Merkezi yapmayın!" diye feryad eden şehir planlamacıları Silivri'ye hapse gönderdi. "Büyük deprem geliyor önlem alın!" diyen uzmanları felaket tellalıyla suçladı. Onlar büyük Türkiye'nin önüne dikilen vatan hainleriydi değil mi? Al sana büyük Türkiye. Çığlık seslerini sela okutarak bastırdınız, muhalif diye belediyeleri yardım etmeye bırakmadınız, darbe korkusuyla askeri göreve çağırmadınız. Betona taptınız onu bile doğru dürüst yapamadınız. Nerede şimdi o trilyoner yaptığınız müteahhit ortaklarınız? Düşman ilan ettiğiniz ülkeler yetişiyor halkın imdadına. Siz yoksunuz. Aczinizle, beceriksizliğinizle, nobranlığınızla, Enla açar gününde bu halkı enkaz altında yapayalnız bıraktınız. Ayazda donmaya terk ettiniz. Bunun bedelini ağır ödeyeceksiniz. Ölüme terk ettiğiniz bu halkın öfkesi ile gideceksiniz. Ama ne çare, yağmacılığınız binlerce cana mal oldu. Şu “milli yas” bittiğinde, “milli kurtuluş” dönemi başlayacak. Bakalım altında kalacağınız bu siyasi enkazda yardımınıza gelecek bir Allah'ın kulu bulunacak mı?[3] - Can Dündar

Kaynakça

[düzenle]