Ruhullah Humeyni
Görünüm
| Ruhullah Humeyni | |
|---|---|
|
İranlı Şii din adamı ve siyasetçi. İran İslam Devrimi'nin lideri ve İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu. | |
| Doğum tarihi | 22 Eylül 1902 |
| Doğum yeri | Humeyn, Merkezi Eyaleti, İran |
| Ölüm tarihi | 3 Haziran 1989 |
| Ölüm yeri | Tahran, İran |
|
| |
Ruhullah Humeyni (doğum adıyla Ruhullah Mustafavî Musevî), (22 Eylül 1902, Humeyn - 3 Haziran 1989, Tahran) İranlı siyasetçi ve Şii din adamı.
Ayetullah Humeyni veya İmam Humeyni olarak da anılır. İran İslam Devrimi'nin siyasi ve ruhani lideriydi. Şah Muhammed Rıza Pehlevi rejimine son verip İran İslam Cumhuriyeti'ni kurdu ve devrimden sonraki tüm dinî ve siyasi yetkileri elinde tuttu.
Sözleri
[düzenle]- Ben Rabbimle bir akit yaptım: Onun rızasını, halkın ve dostların rızasına tercih edeceğim. Tüm dünya bana karşı gelse de hak ve hakikatten geri durmayacağım. Tarihe ya da olan bitene değil, sadece şer’i görevime bakarım.
- İktisat, eşekler içindir.
- Amerika sizden razıysa, bilin ki hainsiniz.
- Amerika, şeytandan daha beter şeytandır.
- Amerika’nın bizi övdüğü vakit, matem tutmak gerekir.
- Hiçbir şey. Hiçbir şey hissetmiyorum.
- 1 Şubat 1979'da, İran'a dönüş uçağında Peter Jennings'in "İran'a döndüğünüz için ne hissediyorsunuz?" sorusuna Humeyni'nin cevabı
- Kur’an’da ve hadislerde Müslümanları savaşa değer vermeye ve savaşmaya teşvik eden yüzlerce ayet vardır. Tüm bunlar İslâm’ın, insanların savaş açmasını engelleyen bir din olduğu anlamına mı gelir? Bu iddiada bulunan aptalların yüzüne tükürürüm![1]
- İslâm, insanın hayatının tümü için, doğduğu günden kâbire girdiği ana kadar, emir ve hüküm sahibidir.[2]
- Bir kimse İslâmi hükümetin, İslâmi siyasetin, İslâmi toplumun ve İslâmi ekonominin kurallarına biraz dikkat ederse, İslâm'ın çok politik bir din olduğunu anlayacaktır. Dinin siyasetten ayrı olduğunu söyleyen herkes aptaldır; İslâm'ı veya siyaseti bilmiyordur.[3]
- İran halkı bilmelidir ki, ben İslâm kanunlarını ve ülkenin çıkarlarını korumak için son nefesime kadar onların yanında mücadeleye devam edeceğim.[7]
- Eğer fakih küçük bir günah dahi işlerse, velâyetten düşer.[9]
- Eğer veliyy-i fakih tek bir yalan kelime söyler veya aykırı tek bir adım atarsa, artık o velâyet geçersizdir.[10]
- Kulluğun âdaplarından biri, Allah'ın kudreti dışında hiçbir kudreti kabul etmemek; Allah'ın övülmesi dışında ve ehli velâyetten olanların övülmesi dışında başkasının övülmesini söylememektir.[11]
- Din adamlarının devletten ayrılması, başı bedenden ayırmak gibidir.[12]
- Dinin siyasetten ayrılması gerektiği ve İslâm ulemasının siyasi ve toplumsal işlere müdahele etmemesi gerektiği şeklindeki sözleri söyleyen ve yayanlar sömürgecilerdir.[13]
- Herhangi bir görevde çalışan kimsenin; tüm hizmetlerin başında vazifesi, İslâmi ölçüleri korumaktır.[14]
- Her kim ki İslâm devletinin kurulmasının gereksiz olduğunu iddia ederse; İslâm ahkâmının icrasının zaruretini, İslâm hükümlerinin bütünlüğünü, din-i mübin-i İslâm'ın ebediliğini inkâr etmiş olur.[15]
- Tüm kemallerin kaynağı, nefsin bağlılıklardan arınmasıdır; her insanın bedbahtlığı maddi şeylere bağlılıktır. Nefsin maddiyata yönelişi ve bağlılığı insanı insanlar kervanından alıkoyar; maddi bağlılıklardan çıkmak ve yüce Allah'a yönelmek insanı "insanlık makamına" ulaştırır.[16]
- İnsan, nefis putuna, diğer putlardan daha çok ibadet edip her şeyden daha çok ona teveccüh etmektedir. İnsan bu nefis putunu kırmadığı müddetçe rabbani olma ihtimali yoktur. Zira insan hem put ile hem de Allah ile beraber olamaz. Nitekim enâniyetin ve ilahiyatın bir arada olması mümkün değildir.[17]
- Kadınların seçimlere katılma hakkı yoktur. Kadınların seçimlerde yer alması kanununun uygulanmamasını söylemek ve istemek hepimizin dini görevidir. 10 milyon İranlı kadından sadece 100 tane serseri kadın bunun olmasını istiyor.[18]
- İslâm, kul ile Rabbi arasındaki ilişkiyle sınırlı, kuru bir din değildir. İslâm, siyasi bir dindir ve bu din de siyaset, ibadet ve diğer hükümlerle iç içedir.
- Abdest, bir askerin giysisi gibidir.
Kaynakça
[düzenle]- ↑ Humeyni'nin 1942 tarihli İslam Barışseverlerin Dini Değildir adlı kitabından alıntı
- ↑ Sahîfe-i İmam, 1. cilt, s. 271
- ↑ Tahriru'l-Vesile, 1. cilt
- ↑ Sahîfe-i İmam, 3. cilt, s. 227
- ↑ Sahîfe-i İmam, 4. cilt, s. 8
- ↑ Sahîfe-i İmam, 4. cilt, s. 242
- ↑ Sahîfe-i İmam, 6. cilt, s. 3
- ↑ Sahîfe-i İmam, 5. cilt, s. 354
- ↑ Sahîfe-i Nur, 11. cilt, s. 37
- ↑ Sahîfe-i Nur, 11. cilt, s. 37
- ↑ Sahîfe-i İmam, 9. cilt, s. 96
- ↑ Keşfu'l-Esrâr, s. 208
- ↑ İslam’da Devlet: Velâyet-i Fâkih, s. 37
- ↑ Sahîfe-i İmam, 11. cilt, s. 66
- ↑ İslam’da Devlet: Velâyet-i Fâkih, s. 45
- ↑ Humeyni'nin çeşitli konuşmalarından derlenen Çeşitli Kaynaklar adlı kitaptan alıntı
- ↑ Nefis Tezkiyesi, s. 88
- ↑ Sahîfe-i İmam, 11. cilt, s. 82-83
| Vikipedi'de Ruhullah Humeyni ile ilgili madde bulabilirsiniz. |