İçeriğe atla

Kullanıcı mesaj:Lidya~trwikiquote

Sayfa içeriği diğer dillerde desteklenmemektedir.
Konu ekle
Vikisöz, özgür söz dizini

DÜŞÜNME EYLEMİ

[düzenle]

insan, doğa ve hayvan haklarına eşit derecede önem verilen ülkelerde anormal karşılanan belirli davranış kalpları vardır. ülkemizde ise bu davranış kalıplarını 'sergilememek' anormal karşılanır. mesela; geleneksel davranmamak, para ve toplumsal onay yerine bilim, sanat ve ruhsal-düşünsel tekamülü tercih etmek, kurban kesmemek ve bu tarz ritüellere karşı olmak...

ülkemizde erkekler; hayvan, doğa ve kadınlarla ilgili kararları istedikleri gibi verebileceklerini sanıyorlar. Bu zihniyetin altında semavi dinlerin insan merkezci bakış açısı vardır. insan merkezciler, çevre(doğa) merkezcilere kafir derler. semavi dinlerde her şey insan için yaratılmıştır fikri hakimdir. dikkat, burada kastedilen insan erkektir. doğa, hayvan, kadın hepsi onun için yaratılmıştır. ortaçağ Hristiyan zihniyeti islami çevrede bal gibi de devam etmektedir bu yüzden. insan merkezci yani erkek merkezci bakış açısı uzun süre astronomik fikirleri bile etkisi altına almıştır. çünkü erkek nerededir? ...dünyada... o halde dünya da her şeyin merkezinde olmalıdır. bu insan merkezci bakış açısı semavi dinlerden önce de var olmakla birlikte bu dinlerin gelişi ve büyük bir ihtimalle de yanlış algılanışı ve yorumlanışı nedeniyle, gezegenlerin dünyanın etrafında döndüğü fikrinin yüzyıllarca devam etmesine neden olmuştur. insan merkezci bakış açısı, insanı (erkeği); doğaya, kadına, hayvana istediği gibi davranabilmeyi psikolojik olarak salık verir. bunu ya doğrudan yapar ya da dolaylı olarak bilinç altına küçüklükten tohumlarını serpiştirir. ve uzay çağında hala kadınlar dövülür, töre cinayetleri işlenir, kurban kesilir, normal okullar imam hatibe çevrilir, nadir yeşillik ve sakin alanlara camiler, alışveriş merkezleri yapılır, Osmanlı ecdadı hakkındaki tarihsel gerçekler tepki oluşturur, kadın bedeninin varlığını kabul ederek tekamül etmek yerine, 45 derece sıcağın altında o bedene çarşaf giydirerek varlığı yok sayılır. bütün bunlar sonucunda böylece erkeğin hayatı kolaylaşır, kolaylaşmasa bile biraz deşarj olur.... geleneksel ülkelerde bu böylece sürüp gider...kısır döngünün farkına varılmadığı sürece...halbuki yaratıcı zeka; kafa tasınız içindeki şeyi, ecdadınızdan gelen dogmaları hiç üzerinde düşünmeden aynen uygulayın diye değil; sorgulayın, fikir üretin, yaratıcı olun, kolaya kaçmayın diye vermiştir... geleneksel zihniyet, bu dünyaya geliş amacının; yemek, içmek, üremek, arada bir zevki sefa eylemek, fatura -kira ödemek, özünü içselleştiremediği sadece şekilde takılı kaldığı islam şartlarını rutin olarak yerine getirmek ama manevi kul hakkı yemekte bir sakınca görmemek olduğundan son derce emindir. bazen kafasını karıştıran bir felsefi söz gördüğünde ise fazla üzerinde durmaz çünkü düşünme eylemini yerine getirirse kafir olur. alışageldiği gibi olmayı bırakmak, değişime kapıları açmak sancılı ve yorucudur... işte bütün bunlar yüzünden düşünmeye ne gerek vardır...?..

DÜŞÜNME EYLEMİ

[düzenle]

insan, doğa ve hayvan haklarına eşit derecede önem verilen ülkelerde anormal karşılanan belirli davranış kalpları vardır. ülkemizde ise bu davranış kalıplarını 'sergilememek' anormal karşılanır. mesela; geleneksel davranmamak, para ve toplumsal onay yerine bilim, sanat ve ruhsal-düşünsel tekamülü tercih etmek, kurban kesmemek ve bu tarz ritüellere karşı olmak...

ülkemizde erkekler; hayvan, doğa ve kadınlarla ilgili kararları istedikleri gibi verebileceklerini sanıyorlar. Bu zihniyetin altında semavi dinlerin insan merkezci bakış açısı vardır. insan merkezciler, çevre(doğa) merkezcilere kafir derler. semavi dinlerde her şey insan için yaratılmıştır fikri hakimdir. dikkat, burada kastedilen insan erkektir. doğa, hayvan, kadın hepsi onun için yaratılmıştır. ortaçağ Hristiyan zihniyeti islami çevrede bal gibi de devam etmektedir bu yüzden. insan merkezci yani erkek merkezci bakış açısı uzun süre astronomik fikirleri bile etkisi altına almıştır. çünkü erkek nerededir? ...dünyada... o halde dünya da her şeyin merkezinde olmalıdır. bu insan merkezci bakış açısı semavi dinlerden önce de var olmakla birlikte bu dinlerin gelişi ve büyük bir ihtimalle de yanlış algılanışı ve yorumlanışı nedeniyle, gezegenlerin dünyanın etrafında döndüğü fikrinin yüzyıllarca devam etmesine neden olmuştur. insan merkezci bakış açısı, insanı (erkeği); doğaya, kadına, hayvana istediği gibi davranabilmeyi psikolojik olarak salık verir. bunu ya doğrudan yapar ya da dolaylı olarak bilinç altına küçüklükten tohumlarını serpiştirir. ve uzay çağında hala kadınlar dövülür, töre cinayetleri işlenir, kurban kesilir, normal okullar imam hatibe çevrilir, nadir yeşillik ve sakin alanlara camiler, alışveriş merkezleri yapılır, Osmanlı ecdadı hakkındaki tarihsel gerçekler tepki oluşturur, kadın bedeninin varlığını kabul ederek tekamül etmek yerine, 45 derece sıcağın altında o bedene çarşaf giydirerek varlığı yok sayılır. bütün bunlar sonucunda böylece erkeğin hayatı kolaylaşır, kolaylaşmasa bile biraz deşarj olur.... geleneksel ülkelerde bu böylece sürüp gider...kısır döngünün farkına varılmadığı sürece...halbuki yaratıcı zeka; kafa tasınız içindeki şeyi, ecdadınızdan gelen dogmaları hiç üzerinde düşünmeden aynen uygulayın diye değil; sorgulayın, fikir üretin, yaratıcı olun, kolaya kaçmayın diye vermiştir... geleneksel zihniyet, bu dünyaya geliş amacının; yemek, içmek, üremek, arada bir zevki sefa eylemek, fatura -kira ödemek, özünü içselleştiremediği sadece şekilde takılı kaldığı islam şartlarını rutin olarak yerine getirmek ama manevi kul hakkı yemekte bir sakınca görmemek olduğundan son derce emindir. bazen kafasını karıştıran bir felsefi söz gördüğünde ise fazla üzerinde durmaz çünkü düşünme eylemini yerine getirirse kafir olur. alışageldiği gibi olmayı bırakmak, değişime kapıları açmak sancılı ve yorucudur... işte bütün bunlar yüzünden düşünmeye ne gerek vardır...?..

Your account will be renamed

[düzenle]

08:44, 20 Mart 2015 (UTC)

Renamed

[düzenle]

12:53, 19 Nisan 2015 (UTC)