"Michel Foucault" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
değişiklik özeti yok
*Ben “haz-arzu” probleminin günümüzün önemli bir problemi olduğunu düşünüyorum. Hatta, mücadelenin araçları, amaçları ve eksenlerinin yeniden değerlendirilmesinde tartışılması gereken asıl problemin bu olduğunu düşünüyorum.<br>Bu aslında o kadar meşakkatli bir problem ki, oldukça uzun bir süre bu konu üzerine konuşmamız, hatta sırf ona dair bir tartışma başlatmamız gerekiyor. Şematik olarak tıp ve psikanalizin bu arzu kavramından, tam da cinsel hazzın anlaşılabilirliğini tesis etmek ve böylece onu normallik üzerinden standardize etmek amacıyla bir araç olarak geniş ölçüde yararlandığını söyleyebilirim. Bana arzunun ne olduğunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Sana hasta olup olmadığını söyleyeyim, sana normal olup olmadığını söyleyeyim ve böylece arzunu diskalifiye edebileyim ya da tam tersine onu tekrar kalifiye edeyim. Bence psikanalizde durum açıkça bu. Her durumda, Hıristiyanlıktaki şehvetten 1840’ların cinsel içgüdüsüne ve Freudyen ve post-Freudyen arzu kavramlarına kadar arzu kavramının bütün tarihine bakarsak, nasıl işlediğini gayet net şekilde görebiliriz.<ref>[http://www.ykykultur.com.tr/dergi/?makale=1249&id=233 Söyleşi: Şen / Gey Bilim]</ref>
*Ben iktidar teorisyeni değilim... Kendiliğin kendilik üzerine düşünümünün tesis ediliş biçimi ve bununla bağıntılı olan hakikat söylemi üzerine çalışıyorum.<ref>[http://www.ykykultur.com.tr/dergi/?makale=1246&id=233 ykykultur.com.tr]</ref>
*Ben, kitaplarımın molotof kokteyli ya da mayın tarlası olmasını isterim, tıpkı donanma fişekleri gibi kullanıldıktan sonra kendilerini yok etmesinietmelerini isterim.
*Bir yerde herkes birbirine benziyorsa; orada kimse yok demektir.
*Fazla anlaşıldığım için karanlıkta kalıyorum.
Anonim kullanıcı

Gezinti menüsü