"Mehmet Emin Ceylan" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
1.479 bayt kaldırıldı ,  7 yıl önce
değişiklik özeti yok
(Burada yer alacak bir nitelik taşımayan sözler temizlendi. Büyük kısmı öyle sanırım, daha temizlik lazım)
 
*Dilin ilk sembolik temellerinin manik bir hasta tarafından atılmış olması ciddi bir olasılıktır.
*Epileptik psikoz olgularında, epileptik ataklar geciktiği zaman psikotik ataklar şiddetlenir, bu olgularda etkili tedavi yöntemi EKT olabilir.
*Uzun süreli fluoxetine kullanımı iskelet sisteminde çoklu kırıklara neden olabilir, osteogenesisde serotenerjik bir mekanizma rol oynar çünkü
*İnferiöritesi yüksek hastalardaki öfke nöbetlerini en iyi uyku kontrol eder
*Bipolar bozukluğuk diatezinde yıllar yılı biriken bir uykusuzluk vardır. Hastalar yıllar boyunca kısa uyurlar ve sonunda biriken uykusuzluk bir eşiği aşarak mani "patlatır"
*Bipolar depresif hastalar aslına bakarsanız manik kognisyon taşırlar, sadece bunu uygulamaya sokacak enerjiden yoksundurlar, yakınma bundandır
*Şizofren hastalarda temel patoloji embriyolojik dönemde telensefalon ve diensefalon yapıları arasında yeterli entegrasyonun sağlanamamasıdır
*Dirençli depresif hastalarda sanıldığının aksine aynı gruptan özellikle de trisiklik antidepresiflerin kendi içindeki kombinasyonu önemli derecede yarar sağlar
*Narsisistler depresyon yaşama potansiyeline sahip değildirler, o yüzden depresyon yaratacak kayıpları olduğunda depresyonu atlayarak doğrudan psikoza geçerler
*Obsesif narsisistlerde hem geniş burun kanatları hem de çok sık burun kaşıma davranışlarına rastladım, spekülatif konuşursak bu onların burun mukozasını irrite eden sert kıllara sahip olmalarıyla mı ilgilidir acaba? Araştırmaya değer bir konu.
*Davranış beyni değiştirir, psikoterapi dahil
*Hayvanat bahçesindeki yılandan korkmayız, frontal korteks korkmaya gerek yok diye amigdali uyarır çünkü, bilişsel davranışçı terapide de prefrontal korteks amigdal üzerinde baskı kurmayı öğrenir
*Organizma geri bildirimlerle çalışır, açlık, tokluk, cinsel doygunluk geri bildirim esaslı olarak iş görür, psikiyatrik bozukluklarda ise psikolojik geri bildirim bozulmuştur
*Psikopatolojinin tamamı enerjinin sakınımı kanununun bozulmasından ibarettir
*Hastalıkların birikme etkisi olduğunu biliyoruz, birkaç defa depresyon atağı geçirenlerin sonunda daha şiddetli ve daha uzun ataklar geçirmeye başlayacağı aşikardır; düşüncem bu birikimi almış babaların oğullarına/kızlarına da bu yapıyı depresyona aşırı yatkınlık biçimde aktardıkları yönündedir.
*Psikiyatrik bozukluklar açısından azınlıkların daha seyrek ve fakat daha şiddetli ve uzun ataklar geçirdikleri yönünde bulgular var; bu sanırım kişinin hem riskli yaşam olaylarından uzak durduğunu hem de zor koşullarda kendi potansiyelini sonuna kadar kullandığını gösterir ki, hastalandığında da kişi artık kullanacak potansiyelinin kalmadığı inancıyla kendini bırakır.
*Asetil kolinin depresiflere benzer olarak REM latensini kısalttığını biliyoruz, hatta bu nedenle kolinomimetiklerin depresyon modeli yaratmakta kullanıldığı da görülmüştür; şizofren hastalar çok fazla sigara içtiklerine göre acaba onların REM latensi kısalıp REM süre ve sayıları artıyor mu?
*Bilindiği gibi şizofrenler "prepulse inhibition" yapamıyorlar, bu demektir ki bu insanlar etrafta olup bitenlerle ilgili hiçbir seçim yapamadan yaşıyorlar, iflas bundan oluyor, acaba onların beyninde GABA gibi bir engelleyici mi eksik bulunuyor?
*Rahatlık fizyolojik olarak "danger signal" den kurtarıp kendini otomatik olarak "safety signal"e bırakmakla geliyorsa, mutluluk "safety signal" arayarak değil, "danger signal" ihtimalini azaltarak sağlanır.
*Klinikte yalnızca duygudurum bozukluklarında değil, neredeyse bütün bozukluklarda düşük dozda da olsa bir anti epileptik eklemek tedaviye ek katkı yapıyor, acaba psikiyatrik bozuklukların hemen tamamı bir elektriksel dezorganizasyonla beraber mi ilerliyor.
 
*Nörolojik belirtiler veren paraneoplastik sendromlar gibi, psikiyatrik belirtiler veren ve beyni antikorlar aracılığıyla etkileyen paraenfeksiyöz sendromlar olabilir mi? Örneğin PANDAS bunlardan biriyse benzeri başka tablolar olamaz mı?
*Beynin elektriksel olarak zemin aktivitesi, istirahat halinde Dünya'dan alınan duyumlara karşılık gelen bir elektriksel aktivite olabilir mi?
<br> <ref>Ceylan ME, Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri I. Cilt I. Kitap Şizofreni (2005) ISBN 975-6125-02-0</ref><ref>Ceylan ME Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri I. Cilt II. Kitap Şizofreni (2005) ISBN 975-6125-03-9</ref><ref>Ceylan ME, Türkcan A Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri II. Cilt I. Kitap Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları (2003) ISBN 975-95382-0-2</ref><ref>Ceylan ME, Türkcan A, Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri II. Cilt II. Kitap Demans (2006) ISBN 975-95382-0-2</ref><ref>Ceylan ME, Yazan B, Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri III. Cilt Anksiyete Bozuklukları (2000) </ref><ref>Ceylan ME, Oral T, Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri IV. Cilt Duygudurum Bozuklukları (2001) ISBN 975-95382-0-2</ref>
 
Anonim kullanıcı

Gezinti menüsü