Yaban Ellerde Kalanlar

Vikisöz sitesinden

Git ve: kullan, ara

Yaban Ellerde Kalanlar

Yazarı M. Kemal Yılmaz
Basım Tarihi Eylül 2002 Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova-İzmir, "Birinci Baskı"
Yayınevi
Dili Türkçe
Türü Yazılar
ISBN ISBN 975-92780-0-6




Yaban Ellerde Kalanlar, Türk yazar ve şair M. Kemal Yılmaz'ın kitabı.


  • Avrupalıların bize insan hakları dersi vermeye hakkı yoktur. (s. 11)
  • Yeryüzünde hiçbir ülkenin Türkiye kadar iç ve dış düşmanı bol değildir. (s. 39)
  • Bu toprakların ekmeğini yiyenler, suyunu içenler, özgür havasını soluyanlar, vakit çok geçmeden kendimize gelelim. Yurdumuza, cumhuriyetimize sahip çıkalım. El ele, gönül gönüle, kafa kafaya verelim. Düşmanların oyununa gelmeyelim. (s. 40)
  • Biz unutkan bir millet olmaya başladık. Geçmişte çekilen acıları, katlanılan fedakârlıkları unutan milletler, yeni ve dayanılmaz acıların kendilerini beklemekte olduğunu bilmelidirler. (s. 58)
  • Üniversitemizden bir genç bilim adamı, bana "Aydın'da Rum, Ermeni nüfus" üzerinde tarihi bir inceleme yapmakta olduğunu söyledi. İnceleme konularının seçiminde, ele alınış yönteminde çok dikkatli olunmalıdır. Sayıları pek çok olan, zamanla azalmayıp artan Türkiye düşmanlarının milletimiz aleyhine kullanabilecekleri veriler ve bahaneler peşinde koşmakta olduklarını, genç bilim adamlarımız akıllarından çıkarmamalıdır. (s. 58)
  • Kültürsüz zenginlik eksiktir. (s. 60)
  • Yazar, çocuk doğurmayı becerebilen bir ana gibidir. (s. 79)
  • Öğrendiklerimizi, deneyimlerimizi öteki dünyaya götürmek olanaksız. Bin bir zorluk ve çaba ile kazanılan bilgiler, deneyimler, bizden geride kalanların istifadesine sunulmalıdır. Bu da ancak kitap yazmakla mümkündür. Ama kitap yazmak, önce cesaret ister, sorumluluk duygusu ister, çaba ister. Konuşmak değil, yazmaktır medeniyet. Geriye eser bırakmaktır medeniyet. (s. 84)
  • Askerlik, iş yapma, sonuç alma sanatıdır. Bazı sivil kişiler ve kuruluşlar laf üretirken, askerler iş üretmektedir. (s. 86)
  • Ağaç yetiştirmek, çocuk büyütmek gibidir. (s. 92)
  • Siz ekmek yapmayı biliyor musunuz? Bilmiyorsanız, deneyin lütfen... (s. 98)
  • Siz şimdi artık elektronik posta (e-mail) ile mi mektuplaşıyorsunuz? Hadi canım sende!.. Var mı mektup gibisi... Mektup olsun da çamurdan olsun!.. (s. 103)
  • Kültürel, diplomatik, ekonomik konularda yabancılarla olan ilişkilerimizde, Türkiye'nin görünümü özel bir önem taşır. (s. 109)
  • Biz barış zamanında bile anılarımızı bir yere yazamıyoruz. (s. 113)
  • İnsanoğlunun yaşamı, bazı yaptığı ve yapamadığı işlerden duyduğu pişmanlıklarla doludur. Bunların ancak bir kısmını itiraf edebiliriz kendi kendimize. Benim yaşamım da öyle. Gereğinden fazla uzun süren yaşam serüvenimde duyduğum pişmanlıkların başında "gülük tutmamış olmam" gelir. Yaşadığım ve gördüğüm ilginç olaylar hakkında günlüğe kısa kısa notlar yazabilirdim. (s. 113)
  • Japonya, Çin coğrafyada doğulu ama kafa bakımından batılıdır. (s. 120)
  • Yeni bir yabancı dil öğrenmek için yapılacak çaba, en azından insan beyninin pörsümesini, eskimesini önler, insanı tazeler; hayata bağlar. Kötü bir şey mi bu? (s. 120)
  • En güzel örnek Türkçenin konuşulması gereken televizyonlarda, benim ses ve söz bayrağımın ne hallere düşürüldüğünü görünce içim yanıyor, çok üzülüyorum. (s. 136)

Kişiler | Atasözleri | Konular | Kitaplar | Hayali karakterler | Filmler | Diyaloglar | Belgeler | Duvar yazıları | Mesajlar | Gaflar | Sloganlar | Çeviriler

Tüm kategoriler - Tüm sayfalar - Rastgele sayfa