Maximilien Robespierre

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara
Maximilien François Marie Isidore de Robespierre
Labille-Guiard Robespierre.jpg
Fransız devriminin liderlerinden, Fransız hukukçu ve politikacı.
Doğumu
6 Mayıs 1758
Arras, Fransa
Ölümü
28 Temmuz 1794
Paris, Fransa


  • Bir politikacının kafasında doğabilecek en ölçüsüz düşünce, bir halkın başka bir halka kendi yasalarını ve anayasasını benimsetmek için, elinde silahla onun ülkesine girmenin yeterli olacağına inanmaktır. Kimse silahlı misyonerleri sevmez ve doğanın ve sağduyunun vereceği ilk fikir, bu kişileri düşmanlar olarak geri püskürtmek olacaktır.
(Jakobenler Kulubündeki ilk konuşmasından - 2 Ocak 1789)
  • Yahudiler hakkında sınırsızca abartılmış ve çoğu zaman da tarihe aykırı şeyler söyleniyor. Birçok halkın içinde yaşarken kurbanı oldukları eziyetleri nasıl inkar edebiliriz? Tam tersine biz, onlara hiçbir insani gücün onları mahrum bırakamayacağı insanın zaman aşımına uğramayan haklarını geri vererek ulusal suçlarımızın kefaretini ödemeliyiz. Onların üzerine hala kötülükler, önyargılar, mezhepçilik ruhu ve abartılmış etkiler yüklemeye devam ediyoruz. Ama bizim kendi adaletsizliklerimiz olmasaydı, onlara yükleyecek neyimiz olurdu? Onları bütün onurlardan, hatta genel saygınlık hakkından bile dışladıktan sonra, onlara kazançlı spekülasyon nesnelerinden başka bir şey bırakmadık. Onlara mutluluğu geri verin, insan ve yurttaşlık haysiyetini geri vererek onlara vatanı, erdemi geri verin; şunu iyice anlayalım ki, ne denirse densin, aramızda yaşayan kalabalık bir insan topluluğunu onursuzlaştırmaya ve boyunduruğa mahkum etmek asla politika olamaz.
(Kurucu Meclis'te Yahudilerin oy kullanma hakkı üzerine yaptığı konuşmadan - 23 Aralık 1789)
  • Yasa onlar için yapıldığı insanların büyük çoğunluğu onun yapılışına hiçbir zaman katılamazlarsa, gerçekten genel iradenin ifadesi olabilir mi? Hayır.
(Kurucu Meclis'te yaptığı 25 Ocak 1790 tarihli konuşmadan)
  • Kolonilerinizin [sömürgelerinizin] korunması büyük bir çıkardır; ancak bu çıkar Anayasanıza göre görecelidir ve ulusun ve aynı zamanda kolonilerin yüksek çıkarı sizin özgürlüğünüzü korumanızdır ve bu özgürlüğün temellerini kendi ellerinizle baltalamamanızdır. Öyle değil mi? Onları özgürlüğünüzü kaybetmek pahasına elinizde tutuyorsanız, çürüyüp gitsin kolonileriniz. Evet, kolonilerinizi kaybetmekle, onlara mutluluğunuzu, onurunuzu, özgürlüğünüzü feda etmek arasında tercih söz konusuysa, tekrar ediyorum: çürüyüp gitsin kolonileriniz!
(Kurucu Meclis'te renkli insanların hakları hakkında yaptığı konuşmadan - 13 Mayıs 1791)
  • Özellikle özgürlüğün düşmanları için sızlanan duyarlılık beni kuşkulandırır.
(Ulusal Konvansiyon'da Jean-Baptiste Louvet'ye verdiği cevaptan - 5 Kasım 1792)
  • Yurttaşlar, devrimsiz bir devrim mi isterdiniz?
(Ulusal Konvansiyon'da Jean-Baptiste Louvet'ye verdiği cevaptan - 5 Kasım 1792)
  • Devrim devleti, özgürlüğün tiranlığa karşı despotizmidir.
(Ulusal Konvansiyon'da yaptığı konuşmadan - 5 Şubat 1794)
  • Ayrıcalıkların sadece eşitlikten doğduğu; vatandaşın yönetime, yönetimin halka, halkın da adalete tabi olduğu bir düzen istiyoruz.
  • Yöneldiğimiz amaç nedir? Eşitlik ve özgürlükten barış içinde faydalanmaktır. Yasaları taşlar ve mermerler üstüne değil, bütün insanların, hatta bu yasaları unutan köle ile yadsıyan zorba da dahil olmak üzere, bütün insanların yüreğinde yazılı bulunan sonsuz adaletin egemenliğidir.

    Öyle bir düzen istiyoruz ki bütün bayağı acımasız tutkular, zincirlensin; bütün cömert ve iyiliksever tutkular yasalarla desteklensin. Tutku, vatana hizmet etme ve onura yaraşır olma arzusu olsun. Vatan her bireyin refahını sağlasın ve her birey gururla vatanın ününden ve refahından faydalansın. Herkes cumhuriyetçi duyguların sürekli beraberliği içinde ve büyük bir halkın takdirine yaraşır olarak büyüsün. Her türlü sanat, kendilerini soylulaştıran özgürlük nişanları, sadece birkaç evin korkunç lüksünün değil, kamu zenginliğinin kaynağı olsun… Merhamet, insanlara kötülük edenleri cezalandırmak; barbarlık ise o kişileri affetmektir… Onları denemek istiyor musunuz? Yeminler ve söylevler yerine gerçek hizmetler isteyin! Eyleme geçmek mi gerekiyor? Süslü nutuklar çekerler. Sorunları tartışmak mı gerekiyor? Hemen eyleme geçmek isterler.

    Zaman elverişli mi? Her türlü faydalı değişikliğe karşı koyarlar. Zaman fırtınalı mı? Her şeyi kökünden sarsmak için her şeyde reform yapmaktan söz ederler. Asilleri hizaya getirmek mi istiyorsunuz? Ceasar’ın nasıl merhametli olduğunu anlatırlar. Vatanseverleri takip ve işkenceden kurtarmak mı istiyorsunuz? Size Brutus’un sertliğini örnek gösterirler... Barış faydalı mıdır? Size zafer palmiyeleri uzatırlar. Savaş zorunlu mudur? Barışın tatlılığını överler. Vatanı savunmak mı gerekiyor? Despotları cezalandırmak üzere denizler ve dağların ötesine gitmek isterler… Cumhuriyetçi hükümetin çabalarına yardımcı olmak için güzel bir yol buldular; bu, onu gözden düşürmek, dağıtmak ve başarılarımıza yardım eden bütün vatanseverlerle savaşmak yoludur…
Cumhuriyetin İç Yönetiminde Ulusal Konvansiyona Kılavuzluk Edecek Siyasal Ahlak İlkeleri
  • Mülkiyetin uygulanmasında en büyük özgürlüğü sağlayacak maddeleri çoğalttıkça çoğalttınız. Ama, bu mülkiyetin meşru niteliğini belirleyecek tek bir sözcük bile söylemediniz. Öyle, ki, bildiriniz, insanlar için yapılmış görünmüyor; zenginler, soyguncular, borsa simsarları ve zorbalar için yapılmış görünüyor.
24 Nisan 1793 tarihli Konvansiyon Meclisinde yaptığı konuşmasından alıntı.


Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

Commons'da Maximilien Robespierre ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de Maximilien Robespierre ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.