Kadir Mısıroğlu

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara
Kadir Mısıroğlu
Kadirmisiroglu.jpg
Türk tarih araştırmacısı, yazar, şair ve hukukçu
Doğumu
24 Ocak 1933
Akçaabat, Trabzon, Türkiye
Ölümü


  • Ben Âkif yanlış bir şey söylediyse tenkit edemez miyim? Bu nasıl şey? Böyle anlayış mı olur? Bu taassup, bu taassup! Yunan'la öç için mi dövüştün? Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl diyorsun İstiklâl Marşı'nda. Bunları hiç düşünmemişler. Seksen sene sonra Yunan'ı hâlâ Sakarya'da mı vehmediyorsun da 'korkma' diye başlatıyorsun. Niye korkacağım lan dünya benden korksun desene! Mehmet Âkif... Serserinin teki!
  • Karl Marx bir cinnîdir. Benden duyun. Ben onun doğup yaşadığı yeri gördüm. Trier'de doğmuştur, Almanya'da. Trier, minare boyu kayalıkların olduğu bir yerdir. Trier, onun çocukluğunun geçtiği yerdir. O kayalıkların dibine gider, düşünürmüş. Ona Das Kapital'i yazdıran şeril cinnilerdir. Şeril cinnilerdir. Ben böyle birini daha size ifşa edeyim de, kimse bilmez. Ahmet Cemil Akıncı diye bir emekli albay vardı. İlk kitabını ben yayınladım, Hilallerin Gölgesinde diye. Bundan elli sene evvel, ilk başladığım sıralarda. Bu Ahmet Cemil Akıncı'ya desen ki, bana Hz. Ömer hakkında bir kitap yaz, Ömer hakkında. Ertesi günü gelir sana, üç yüz sayfalık bir kitap verir, bir tek harf hatası yok! Yav bir adam üç yüz sayfa daktiloyla yazı yazacak, a yerine b'ye basmış olmayacak, bu inanılır şey değil. İki üç defa başımdan geçti, bunu ben sıkıştırdım. Dedi ki, bunları ben yazmıyorum. Ben kağıdı koyuyorum, cinniler tuşlara basıyor, yazıyor. Ben mevzu veriyorum. Ben mevzu veriyorum. Bu böyle Hz. Hatice hakkında bir kitap yazdı, artistin biri de ona bakıp da İslam'a dönmüş de meşhur oldu bir zaman, gençler bilemez, çok satıldı. [1]
  • Haber dinlerken duyduğum reklamlardan bîzârım. 'Açken sen, sen değilsin.' Serseri, niye ben değilim? Sen açken sen değil, başka biri misin ya? Tekrarlayıp duruyor. 'Eve giden hiçbir yol, yol değildir.' Yol diyorsun ya. Mükemmel değildir desen bile madem hiçbir diyorsun, o bile doğru olmaz. Çünkü bu aslında mükemmeldir. 'Kirlenmek güzel şeydir.' O zaman niye Omo kullanayım öküz? Omo reklamı yapıyor, kirlenmek güzel şeydir. On senedir her torbasının üzerinde yazılı. Belki bu şirkette iki bin kişi çalışıyor, biri demiyor ki 'yav kirlenmek güzelse Omo'ya lüzum yok.' Akla bu gelir. Herif diyecek ki 'kirlenmek mühim değil, çünkü Omo var.' Şu farkı görmeyen gerizekalı... Türkiye bir tımarhane! [2]
  • Yunan Harbi anlı şanlı da olsa, bana göre değildir, büyük Türk tarihi içinde hiç de ehemmiyetli bir yeri yoktur. Sadece psikolojik değeri vardır. Hırsızla bir evin bahçesinde boğuşmak başkadır, yatak odasında boğuşmak başkadır. Bu düşmanla yatak odasında boğuşmak kabilinden manevi vasfı üstündür, askeri vasfı hiçtir. 190.000 kişi Yunan ordusuna 190.000 kişi Türk ordusu. 200 de çıkmıyor iki tarafta. 5-10 tane afedersin katır orada fazla, 5-10 tane eşek burada fazla; 5-10 tane top orada fazla, 5-10 tane burada. Arazi senin arazi, o müstevli. Psikolojik faktör senin. İkmal şartları senin lehine. Sen Ankara'dan Polatlı'ya ikmal ediyorsun, adam Atina'dan ikmal ediyor. Ahali şartları senin lehine, arkası onun düşman. Senin arkan öyle değil. Nereden baksan bu şartlarda Yunan'ı yendim diye hâlâ bayram yapmak, bırakın 19 Mayıs'ı, 30 Ağustos'u bayram yapmak bile bu milleti küçültmektir. 30 Ağustos'u bin tartacak yüzlerce vaka var. Öyle eşit sayıda değil, bire beş, bire on kuvvete karşı galebe sağlamış nice muzafferiyatımız var. Psikolojik faktörünü konuşmuyorum. Maddi ve askeri bakımdan Yunan Harbi hiç de değerli değildir. Hiç de ehemmiyetli değildir. Yunan'ı yendim diye bayram yapmak, bir pehlivanın bir çocuğu yendim diyerek mükafatlandırılması gibi abesle iştigaldir. [3]
  • Bana göre Çanakkale Harbi bir büyük harp değildir. Çanakkale, askeri bakımdan bir faciadır. Şu beğenmediğiniz Kıbrıs Harekâtı, Çanakkale'den daha ehemmiyetli bir harptir bizim için. Bu kadar aykırı bir sözü kolay hazmedemezsiniz ama çok özet olarak, şimdi Çanakkale'yi konuşmak istiyor değilim, Yusuf İzzettin'in orada bir vakıası var, onun için Çanakkale'yi açtım. Düşman daracık bir sudan geçiyor, başka yolu yok İstanbul'a gelmek için Çanakkale Boğazı'ndan. Sen ise siperdesin, tehlikeli durumda olan düşmandır. 400.000 zayiat veriyorsun. Bu affedilir bir şey değildir. Bizim Yunan'a karşı çıkarabildiğimiz azami asker Büyük Taarruz'da 190.000 kişidir. Çanakkale şehitlerinin yarısı kadar asker çıkarabilmişiz, zayiatı düşünün. İnsan kıyımıdır Çanakkale. Orada vazife gören subayların hiçbirine artı not verilemez. Hıyanet etmeyen de gafletiyle itham edilir. 253.000 şehit cephede, 150.000 şehit de yaralıların kaldırıldığı şuradaki Numune Hastanesi'nde verilmiştir. 400.000 zayiatla kazansan neye yarar? Bütün milleti öldür, düşmanı vatana sokma. Adamsız vatan sana ne lazım? Buna benzer. Yunanların bir Pirus zaferi vardır, bu ona benzer. Orada kahraman Mehmetçiktir. [4]
  • ...Bugün Yahudi'ye kafa tutan bir devlet adamımız varsa, bizim onu alkışa boğmamız lazım. Bu, Cumhuriyet tarihinde ilktir. Doksan seneyi gözünüzün önüne getirin, Yahudi'ye gözünün üstünde kaşın var diyen biri çıkmamıştır. Hadiselerin sevkiyle oldu, başka sebeplerle oldu, nasıl oldu, oldu. Netice itibariyle o 'one minute' sözü var ya, 'one minute', İstiklal Harbi'nden daha mühim bir söz! [5]
  • On sekiz yaşında bir çocuk, şarkıcı. Herifin küstahlığına bak, polise uğramadan gidiyor. Burası sanki şey, Çemişgezek. Adamı otomobilinde gidip de, pasaport kontrolü yapıyor bizim polisler, dön lan geriye it oğlu it, dön! Sen bu devletin otoritesini tanımıyor musun? Kimsin sen ki! Ama o adam küstahlaşmış, alkış var ya alkış, onu küstahlaştırmış. Onun günahı ona, o zaten gavur, Müslüman değil. Küstahlık da yakışır, her iş yakışır. Ama bu Müslüman evladı, kadın, kız orada diyor ki 'pabucunu gördüm, pabucunu gördüm, niye kaçırıyorsun!' Pabucunu gördü, hacı oldu. Bir şarkıcının... Demek ki, asıl bozukluk millette. Yapılacak iş, millet arasındaki sağlamları çoğaltmaktır; bu takdirde, efkar-ı umumiyenin nasibi değişir, Allah onun istihkakından fazlasını lütfeder. Nasılsanız öyle idare olunursunuz. Bugün millet yarısı çürük bir elmadır, idare de yarısı çürük bir elma. Bu yarısı çürük elmayı biz sağlam elma haline getirirsek, idare de sağlam elma haline gelir.
(Justin Bieber'ın Türkiye'ye gelişi ile ilgili yaptığı yorum. [6])
  • Gördüklerime, yaşadıklarıma göre, İngilizlerin insan olduğunu kabul ettim; Almanların da Alman olmayana, hâşâ bir hayvana bakar gibi baktığını gördüm. Nazarlardan taşan mana ibadullah-ı istihkar diyor Âkif, aynen öyle. Seni küçümsüyor yukarıdan bakarken. Sen 'Alman ırkı en üstün ırk' mı dersin? Allah seni böyle rezil eder fuhuş yoluyla. Zencilerin peşinde koşuyor karılar. [7]
  • Kemalist demek mantıkla alışverişi kesmiş adam demektir.
  • Mantık muhakeme terk etmiş Türkiye'yi. Türkiye bir açık hava tımarhanesi. 10.000 gencimiz bir futbolcuyu karşılamaya havaalanına gidiyorsa, sosyologlar durup düşünmeliler. Bir hastalık var. Yüz binlerce adam stada para verip giriyor. İzledikleri herifler futbol oynuyor, 10 milyon dolar alıyor, bu enayilerin parasıyla ona para veriyor o kulüp. Kulübe gökten yağmıyor paralar, kulübün darphanesi yok. Futbol seyrine ömrünün en kıymetli zamanını veriyorsun, yetmiyor dışarıda da günlerce münakaşasını yapıyorsun. Havanda su dövdün. Falan takım kazandı, filan takım kazandı. Yahu onunla onun ne farkı var? Niye Galatasaraylısın da Beşiktaşlı değilsin? Niye Beşiktaşlısın da Fenerbahçeli değilsin? Bunların arasında ne fark var? Hiç. Bir defa onu tuttu. Musallat fikir. Futbol, bu cemiyetin (toplumun) hastalığını en müşahhas (açık) şekilde gösteren bir yaygın. Yahu bu topu biz icat etmedik, elin gavurundan aldık, ondan ileri gitme bari yahu. Boynuz kulağı geçti.
(20 Nisan 2013 tarihli konferansından.)
  • Türkiye her meselesini şeriat ile halleder. İktisadi kalkınmasını da halleder, Kürt ayrılıkçı düşünceyi de halleder, her şeyi halleder İslam. Huzuru, sükunu, saadeti, refahı sağlar. Bir şeyi halledemez; Aleviliği! Şeriat da gelse bunlar devam eder. Ey Müslümanlar, kıyamete kadar sürecek başınızdaki en büyük bela Alevilik'tir. Asla ve kat'a bunu düzeltemezsiniz. Çünkü cehalet üzerine kuruludur. İşte İran! Arkasında İran desteği vardır. Yavuz, babasıyla niye harbetti, Şahkulu İsyanı yüzünden. Kırdı geçirdi ortalığı on binlerce insan öldü. "Baba, sen bu tehlikeyi görmediğin için bunlar oldu" dedi Yavuz. Ve Yavuz'un babası II. Bayezit, Şahkulu Tekkesi'ne hediye gönderiyordu. On binlerce insan öldü isyan yüzünden. Bakın Şahkulu "Ben falanım" demiyor, "Şah'ın kuluyum" diyor. Bütün Alevi isyanlarının arkasında İran vardır. Tarih ortada. Osmanlı Rum'a karışmamış, Ermeni'ye karışmamış, Şeytan'a tapan Yezidilere bile karışmamış, Allah'a inanmayana bile karışmamış. Dinde zorlama yok. Müslümansan statün bu, değilsen bu. Adaletle muamele görürsün. İnanıp inanmamakta serbestsin. Alevi'yi niye ezmiş, isyan ettiği için ezmiş. Yahu padişah, oğlu isyan ettiği zaman öldürüyorda, Alevi isyan ettiği zaman onu bağışlayacak mıydı? Osmanlı, İsyancı Alevi'yi kesince kusur sayılıyor. O zaman bugünkü hükümet için de PKK ile mücadele etmek kusur sayılır. Böyle bir mantık olamaz. Her meşru idare, kendisine kafa kaldıranın, gücü yetiyorsa kafasını ezer. Yetmiyorsa terki hayat eder. Kendi yerini ona terk eder. Şunu bilin ki en zor işiniz Aleviliktir! Kat'iyyen ve kat'ibeten bunun kökünü kazıyamazsınız, kanser hücresi gibidir. Çünkü cehalet üzerine kuruludur. Bazıları "Ben Ehli Beyt mezhebindenim" diyor. Böyle bir mezhep mi var? Ehli Beyt'e Ehli Sünnet'ten kim yan bakıyor? Bütün camilerde Hz. Ali'nin ismi yok mu? Allah onlara hidayet versin. Alevilik; Ehli Küfür'den, Haçlılardan daha tehlikelidir, bu bir iç kanamadır. İç kanama tehlikelidir. Dıştaki yara kolay tedavi edilir. Benim yaptıklarımda bir ananın uçuruma giden evladı karşısında çaresizliğinden bir çığlık yükseltmesinden farksızdır.
  • Türkiye'nin de, İslam dünyasının da, bütün İslam ümmetinin de İran'dan daha büyük düşmanı yoktur. Daha tehlikeli düşmanı yoktur. Ben bunları yazdım, söyledim ve söylüyorum. Çünkü anlaşılması zor bir düşmandır. Tek gayesi vardır: Ehli Sünnet Müslümanlığı yok olsun. Ehli Sünnet Müslümanlığını ayakta tutan ülke kimdir, Türkiye. 1 numaralı düşman. Ne ABD ile işi vardır, ne başkasıyla. Bütün hedefi Türkiye'dir. Halk böyle midir, halk zavallıdır. Bu Ahundların işidir, Şia Acem ırkçılığına mâkestir.
  • İslam'dan evvel İran dünyanın büyük devletlerinden biriydi. İslam'dan sonra hiç de önemli bir yere sahip olmadı. Müslüman olan Türklerin atlarının ayakları altında kaldı. İran'da, İslam'a girildikten sonra bir İranlı, ülkede iktidar olamadı. Ne zaman kadar; 1926 yılında Kaçar Hanedanı, petrolü İngilizlerle bölüşmediği için İran ordusunda bir albay olan Rıza Şah Pehlevi'ye ihtilal yaptırıp, Kaçar Hanedanı, yani bir Türk Hanedanı yıkılıncaya kadar, 1926'ya kadar İran, İranlılar tarafından idare edilemedi. Bunun hıncıyla farklı bir mezhebin savunucusu oldular. Ona sarıldılar, bütün âlem-i İslam'ı Alevileştirip, kendileri lider olmak sevdasındadır. Bu batıl dava yüzünden Ümmeti bölmüşlerdir.
  • İran'ı tanımayan, bu zamana kadar İran'ın gerçek hüviyetini tanımayan varsa şimdi gözünü açsın. İran diyor ki dünyaya karşı: "Benim gavurum Ehli Sünnet Müslümanından daha iyidir." Çünkü Caferi Mezhebi'ne yani İran'ın resmi mezhebine göre de Nusayriler kafirdir. Gulat-ı Şia'dır. Hz. Ali'ye Allah demektedirler, inançları budur. Düşmanı Ehli Sünnet Müslümanıdır diye Suriye'deki gavur idareyi İran'ın desteklemesi, İran için kendi içinden çıkan gavurun, Ehli Sünnet Müslümanından daha makbul olduğunu ispattan başka bir şey değildir. Şu hareketiyle İran'ı anlamayan bir daha anlayamaz.
  • İslam henüz dünyaya egemen olmadı, çünkü Müslümanlar şeriata layık durumda değil. Kuran'dan yüz çevirdiler. Ne zaman İslam'ı yaşayış biçimleri düzelir, iyi bir Müslüman olarak yaşarlarsa o zaman İslam egemen olur.
  • Teknoloji medeniyet değildir. Medeniyet davranıştır. Avrupalının davranışı a'dan z'ye kadar mel'ûnânedir. Batı kendi kendini sokan bir akrep gibi intihar edecektir. Cehenneme gitmek için acele ediyorlar. Domuzu aç bırak kendi pisliğini yer, kendi yavrusunu yer, hiçbir hayVan bunu yapmaz, bu hareket sadece domuza mahsustur. Batı medeniyeti de aynen bu hayvana benzemektedir. Yahudiler İslam Hilafeti'ni yıktıktan sonra hedefleri Katolik Papalığı'ydı. Bugün o da yıkılmaya başladı.
  • İran'da güneş doğsa şemsiyenin altına saklanın, melanet yuvasıdır İran. İslamiyet içinde İran, mezhebini ırkçılığına maske yapmış bir millettir.
  • Mustafa Kemal, Allah'a savaş açtı. O İslam'ın meşalesini söndürmek için uğraştı. O öyle bir ateistti ki, 1930'da Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul edecekti fakat Hıristiyan akidesini inceledi ve beğenmedi. Bakın batıl bir dine bile tahammül edemedi. Kazım Karabekir söylüyor bunu, yalan mı diyelim?
(2 Mart 2013 tarihli konferasından.)
  • Mustafa Kemal'in ölümünü hatırlarım ben, ablam pencerede ağlıyordu, babaannem köçek atıyordu. Bu sahne hiç zihnimden gitmez.
  • Dikkat edin ben hiçbir zaman Atatürk kelimesini kullanmadım, benimle aynı dönemde yaşamış bir adam nasıl benim atam oluyor, burada bir ahmaklık var, burada bir dalkavukluk var, burada bir manyaklık var, burada itibara doymazlık var.
  • Mustafa Kemal'e "Kamâl" derler. Gidin eski meclise, nüfus kağıdına bakın. Adı "Kamâl". Neden "Kamâl" yaptılar, biliyor musunuz? Kamâl İbranicede İlah demektir.
  • Hutbe Arabiyyul İbâre olarak okunur. Zaten şimdi ki ilahiyatçılar din münekkidi olmuş. Diyanet'te böyle hıyanet.
  • İslami sosyalizm de ne demek? Haşa ve kella. İslam nevi şahsına münhasırdır. Hiçbir sisteme sıfat olarak telakki edilmesi asla ve kat'a caiz değildir. Bu İslam'ın azametine tecavüzdür.
  • Ben kimsenin alakasına talip değilim, her nimetin bir borcu vardır. Bir bardak su verene bir teşekkür, vicdani borçtur. Allah'ın bunca nimetine karşı da borç, nimetlere nail olmayanlara vermekle ödenir. Zengin, "Ya Rabbi şükür" deyip otursa şükür borcunu ödemiş olmaz, Allah için harcayacak. Alim, ilmini ondan mahrum olanlara vererek o borçtan kurtulur.
  • İmanın ilk meyvası merhamettir, Kuran'da karşınıza çıkan ilk kelime Allah'ın Rahman ve Rahim olduğudur.
  • Kendi kendinize nefretinizi ifade edin, taa ki o tabiileşmesin.
  • Mustafa Kemal, Yunan karşısında yalnız olsaydı ne halt ederdi, zaten onun İslam'a ve topluma verdiği zararları, yaptığı din düşmanlığını Yunan yapmazdı, böyle adamlar için ben de diyorum ki; Bediüzzamanla hamzeban olarak 'yaşasın cehennem.'
  • Karikatürist, artist, ressam, şarkıcı, futbolcu vesair, tanımam bu sınıf adamları. Tanımam ben böyle adamları, ne artistlerin isimlerini bilirim ne futbolcuların isimlerini bilirim, benim dünyamda böyle bir şey yok. Ben 16. asrın atmosferini teneffüs ediyorum, bir imparatorluk vârisi olduğum idraki ile yaşıyorum, Cumhuriyet nüfus kağıdı da taşısam, hiç olmazsa Abdülhamid'in nüfus kağıdı verdiği bir babanın evladıyım diye düşünüyorum, imparatorluk şuuruyla âleme bakıyorum.
  • Bu rejim, solcu veya sağcı, bütün muhaliflerini gevşetti, yumuşattı, bütün sivrilikleri yuvarlaklaştırdı, kendine adapte ettirdi, bugün "Hilafet gelsin" desen cami imamıyla münakaşa edersiniz. Herkes bu zehirden bir parça almıştır, bu ülkeye Kemalizm zehirli gazı, dinsizlik zehirli gazı atıldı, bundan az veya çok nasip almayan yoktur, ama bu küfre kaşı güç şartlarda mücadele etmiş adamlar var. Ben onlara kardelen çiçekleri diyorum, Said Nursi, Süleyman Efendi ve daha niceleri.
  • Bir tırtılın hareket kabiliyeti bile Allah'ın varlığına delildir.
  • Benim inancımda yeryüzünde iki millet var: İnananlar bir millet, inanmayanlar bir millet.
  • Adam modaya tâbi. Modaya tâbi adam kuru yapraktır. İrade sahibi değildir. Nefes alıp verişi gibidir yaşayışı, otomatik. Bu adamlık değildir. Adam olanın "evet"i de olur, "hayır"ı da olur. Tercihi olur. "Hayır"ı olmayıp umumi cereyana tâbi olan adam, adam değildir. Taklit zebunudur. Kendi tercihlerine itibar edemeyen adamdır.
  • Ben Kürtlerin baskı gördüğünü, zulüm gördüğünü kabul ederim. Sade Cumhuriyet tarihinde. Osmanlı zamanında öyle bir şey yok. Osmanlı’da böyle bir şey yoktu asla.
  • Çok iş yapmakla bir adam büyük olmaz. Mustafa Kemal de çok iş yaptı. Doğru iş yapmakla takdir edilir adam. Bana göre yaptığı iş hatalı. Devamlı, “Mustafa Kemal deseydi ki, ben bu harbi kazanayım, sizin halifenizi kovacağım, yazısını değiştireceğim, padişahınızı hain ilan edeceğim, devletinizi yıkacağım, şeriatı yasak edeceğim, mecelleyi çöpe atıp is pis yakan işin arkasından gider miydi? Demek ki Milli Mücadele esnasındaki atmosfere kimse karşı olmaz. Taraftar olmak bir suç değildir. Çünkü karşıda Yunan var. Denize düşen yılana sarılır.”
(Burada yılana sarılır teşbihiyle Atatürk ve silah arkadaşlarını kastediyor. [8])
  • Kainatta her zerre, kaderin hem memurudur hem mağlubudur. Bazısı mağlubiyeti büyük hadiselerde bilir.
  • Sen imparatorluk vârisisin! Nasıl olur da ırkçılık yaparsın?
  • Hal sirayet eder, kimi severseniz, onun haliyle hallenirsiniz, bu hallenme de sevginizde ki şiddet nispetindedir.
  • İslam ile mizan etmek şartıyla, kendi milliyetini hatta kendi ırkını beğenmeye bir mani yoktur. Çünkü insan psikolojisi, halet-i ruhiyesi bunu gerektirir. Hiç kimse kendi çocuğunu sevdiği kadar, komşusunun çocuğunu sevemez. Nitekim, Peygamber Efendimiz bile şefaat hakkını öncelikle kendi kabilesi olan Kureyşliler için kullanacağını söylemiştir.
  • İnsanın şerhi Kur'an'dır.
  • Çocukluğumda ne dava ettiysem, bugün de onu dava ediyorum.
  • Kimseyi ırkından dolayı hor görmem. Irk tercihi Allah'ın takdiridir.
  • Sadece bir gözümüzün şükrünü eda etmek için, bir ömür secde etsek yetmez!
  • Müslümanım deyip, gavur gibi yaşayacağım diyemezsin! Bu İslâm'a uymaz!
  • Yunan Harbi'ndeki şehitlerimiz nereden bilsin sonradan baştaki adamın Yunan'ın yapamayacağını yapacağını?
  • Yunan ordusu İzmir'e hilafet pazarlığından dolayı çıkmıştır!
  • Askeri mahkemenin ne mal olduğunu ben bilirim! Şahitlerimin hepsini hapsettiler! Şahit hapsedilir mi?
  • En bozuk adama karşı bile sabırla irşada devam etmeliyiz.
  • Düşmanlarımızı dost etmeye çalıştık, ama dostlarımızı düşman ettik. Halk Partisi'nin çırpınışları da buna dönecek!
  • Bir insanın mensup olduğu milleti sevmesi, ırkçılık değildir.
  • Fethullah Gülen'in kalbi gavurdan yanadır. Veleddallin amin.
  • Artık din karşıtı hiçbir hareketin şansı yoktur.
  • Mutekit bir Yahudi'ye de karşıyız. Sadece Siyonizme değil. Çünkü Yahudilik, Yahudi olmayan herkesi katletmeyi emreder.
  • Tayyip'te tecelli eden ecdadın ruhudur.
  • Samimi dinsize saygı duyarım ama tezadlı Müslümana saygı duymam! Müslüman, Müslüman gibi olmalı.
  • Lozan, Mustafa Kemal'in hilafeti övmesi üzerine inkîtâya uğramıştır. Çünkü, Mustafa Kemal ile İngilizler hilafeti kaldırmak üzerine anlaşmıştı.
  • Mustafa Kemal olmasa demokrasi olmazmış. Kimse konuşamazmış. Sorarım bunu diyen gafillere: Osmanlının en müstebit olduğu iddia edilen Abdülhamid zamanında Padişaha galiz hakaret edenlere dokunulmuyordu. Bu hürriyeti de mi Mustafa Kemal sağladı?
  • Şöhret afettir. Ben şöhretten daima kaçtım.
  • Olgunluğun en bâriz göstergesi, dedikodu ve iftirâya tahammüldür. Bu olgunlukta birinci basamak; dedikodu ve iftirâya muttalî olunduğu nisbette ve sükûnetle cevap vermekle iktifâdır. İkinci basamak, böyle bir dedikodu ve iftirâya sevinmek, üçüncü basamak ise, kendi nâmına sevinirken, dedikoducu ve iftirâcı hesâbına üzülmektir. Bu üzüntü, sevince gâlip değilse, olgunluk yine de eksik demektir. Bu olgunlukta zirve ise, iftirâya cevap vermeksizin tahammül ve sevinmeden istiğfardır. Zîrâ dedikodu (gıybet) ve iftirâ olmasa günâh yükünü taşıyabilecek olan sırt nâdirdir.
  • İddialı olma!.. Aklın kadar tedbir alabilirsin! Çareler gibi maniler de sonsuzdur.
  • Yarasaların hatırı için, güneş doğmaktan vazgeçmez.
  • Düşmanın senin için asâletsizliği nisbetinde tehlikelidir.
  • İslam bir ibadet ve ahlak nizamından ibaret değil, İslam hayat nizamıdır.
  • Hayatta gerçek dostlar edinememek büyük bir mahrûmiyettir. Lâkin asıl ve ondan daha büyük bir mahrûmiyet, gerçek düşman sâhibi olamamaktır.
  • İnsanların çoğu köpek tıynetlidir: Kaçarsan kovalarlar, kovalarsan kaçarlar.
  • Cesâreti yüreğindeki kadar değil, elde edebileceğin netice kadar kullan.
  • İnsan, insanın kahrına katlanabildiği kadar dostu, lütuf ve ikramından müstağnî kalabildiği kadar düşmandır.
  • Şapka İnkılâbıyla, herkes şapka giymeye mecbur edildi. Başı açık gezilemezdi! Bu gözler, şapka giymedi diye katran sürülen başlar gördü.
  • Dünya'da hiçbir sistem insanı İslâm kadar yüceltmez.
  • Osmanlılarda şeytana tapanlar dahi vardı. Osmanlı bunlara dokunmamıştır. Sebebi nizâma baş kaldırmamalarıdır!
  • Dinamik olan hayat, Kemalizmi fırlatıp çöpe atıyor. Sıkıntıları bundandır.
  • Hangi ülkede biri ölünce sokakta insanları bir dakika durduruyorlar? İnsan hakkına aykırı değil mi bu! Biz aynı fabrikadan çıkmış tuğla mıyız? Ben farklı düşünüyor olamaz mıyım?
  • Sadece bir gözümüzün şükrünü eda etmek için, bir ömür secde etsek yetmez.
  • Samimi dinsize saygı duyarım ama tezatlı Müslümana saygı duymam! Müslüman Müslüman gibi olmalı.
  • Ben Osmanlı tipi bir münevverim.
  • Anti-Kemalistim, şeriatçıyım; Kemalist olmaya da mecbur değilim!
  • Haram mala el sürmek dinen caiz değildir. Filhâkika, para saydırma makinesinde saydırmak dinen caizdir.
  • Fethullah Gülen bu ümmetin sülüğüdür.
  • Necip Fazıl'ı anlatsam lağım patladı zannedersiniz.

Kaynakça[düzenle]

Dış bağlantılar[düzenle]

Wikipedia-logo-v2.svg
Kadir Mısıroğlu ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.