John Lennon

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara
John Lennon
Lie In 15 -- John rehearses Give Peace A Chance.jpg
Şarkıcı, söz yazarı, gitarist, politik eylemci, mizah yazarı, ressam ve yazar.
Doğumu
9 Ekim, 1940
Liverpool, İngiltere
Ölümü
8 Aralık, 1980
New York City, New York, ABD

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

Commons'da John Lennon ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de John Lennon ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.



Not: Tüm şarkı sözlerinin telif hakları hala geçerlidir.

  • Beatles şu an İsa'dan daha popüler.
  • Eğer herkes başka bir televizyon seti yerine barış isteseydi, o zaman barış olurdu.
  • Gerçekten bir eylemimiz yok aslında. Sadece burada şarkı söyleyip biraz hareket ediyoruz.
  • Tek istediğim onun mutlu büyümesi. Ana konu bu.
(Çocuğu Julian Lennon'dan bahsederken)
  • Sadece sevin, bu gerçekten herşeyin başı. Sadece mutlu olup istendiğini anlayacaktır. Yatılı okula ya da başka bir yere göndermeyeceğim onu. O her zaman bizimle olacak.
(Julian'ın çocukluğundan bahsederken)
  • Daha ucuz koltukları olanlar ellerinizi çırpabilir misiniz? Onun dışında herkes, sadece mücevherlerinizi çıngırdırtsanız yeter.
(4 Kasım, 1963'te Kraliçe Elizabeth ve Prenses Margaret'in de katıldığı Londra'daki Royal Variety Performance'da. Not: John, "kahrolası mücevherler" demek istemiştir ancak böyle bir şey yapmaması konusunda Paul McCartney ve grubun menejeri Brian Epstein tarafından ikna edilmiştir)
  • Hayat, siz başka planlar yaparak meşgul olduğunuz sırada size olan şeydir.
(1980 bestesi "Beautiful Boy (Darling Boy)"dan)
  • Bu iş çok kötüydü, tamamıyla kahrolası bir aşağılamaydı. The Beatles'ın olduğu şey olmak için bir insanın herhalde kendini tamamıyla aşağılaması gerekiyor ve benim de kızdığım taraf burası. Bilmiyordum, önümü göremedim. Tek tek oldu, aşama aşama, sonunda bu çılgınlık sizi sardığında dayanamadığınız, 10 yaşınızda en nefret ettiğiniz insanlarla tamamıyla yapmak istemediğiniz bir şey yapıyor oluyorsunuz." (Rolling Stone, 7 Ocak 1971 sayısındaki bir röportajdan)
  • Müzik herkesindir. Ancak yayımcılar ona insanların sahip olduğunu düşünüyor.
  • Ben Walrus'um
("I am the Walrus" şarkısından)
  • Walrus Paul'du!
("Glass Onion" şarkısından)
  • Walrus bendim, ben artık John'um
("God" şarkısından)
  • Tanrı, acılarımızı yüklediğimiz bir kavramdır.
("God" şarkısından)
  • Hristiyanlık bitecek. Kaybolacak ve sönecek. Bunu savunmama bile gerek yok, haklıyım ve doğru olduğum görülecek. Şu an İsa'dan daha popüleriz ama hangisi ilk gidecek bilmiyorum, Rock 'N' Roll mu Hristiyanlık mı. İsa fena değildi ama onun havarileri odun ve sıradanlardı. Onların bu işi bu kadar çevirmeleri Hristiyanlığı mahvediyor.
(Büyük bir olasılıkla Lennon'ın söylediği en tartışmalı söz. Bu söz 4 Mart, 1996'da yazar Maureen Cleave'le bir söyleşinin parçası olarak England's Evening Standard gazetesinde yayımlandı. Bu söz Hristiyanlık'a kaba bir saldırı değil, Lennon'ın dinin bugünkü konumunu eleştiren ve The Beatles'ın dinden daha önemli olmaması gerektiğinin altını çizen bir yorumdu. Din, zamanın gençlerinin ilgisini çekmiyordu. Sırf bu sözle (tüm içerikten bir parça alınıp - Lennon'ın genellikle The Beatles'ın "Jesus'tan daha büyük" olduğunu söyleyen kısmıyla çarpıtılmıştı) Amerika'nın İncil Kemeri olarak adlandırılan aşırı dinci bölümüne saldırılarda bulunulmuştur. The Beatles kayıtları kitleler halinde yakılıp Ku Klux Klan tarafından da yanan haçlara çivilendi.)
  • Herhalde televizyon İsa'dan daha popüler deseydim hiçbir şey olmazdı. Ağzımı açtığım için özür dilerim. Ben Tanrı karşıtı, İsa karşıtı ya da din karşıtı değilim. Bunu kastetmiyordum. Bunu bir gerçek olarak söylüyordum ve buradan daha çok İngiltere için daha uygun bu. Bizim daha iyi ya da daha büyük olduğumuzu söylemiyorum. İsa'yla bir insan olarak bizi ya da Tanrı'yla bir şey ya da her neyse o olarak karşılaştırdığımı söylemiyorum. Ne dediysem onu dedim ve yanlıştı. Ya da yanlış anlaşıldı ve şimdi de bütün bunlara yol açtı.
(Chicago'daki haber konferansındaki yukarıdaki açıklama hakkındaki özrü. Bu özrü Vatikan tarafından da kabul edilmiştir)
  • Gerçekten sevginin bizi kurtaracağını düşünmüştüm ve hala tek ihtiyacınız olan şey sevgi.
  • Antik Roma zamanlarında yaşasaydım Roma'da yaşardım. Başka nerde yaşanılabilir ki? Bugün Amerika Antik Roma ve New York da Roma'nın kendisi.
  • New York, Rome eskiden neyse o.
(Biyograpi yazarı Ray Coleman'a söylediği söz)
  • The Beatles'taki en iyi davulcu bile değil.
(Ringo Starr'ın dünyadaki en iyi davulcu olup olmadığı konusunda sorulunca verdiği cevap. Paul McCartney'nin "Back in the USSR"da Starr yokken çaldığı performanstan bahsediyor.)
  • Sen yanımda olduğun müddetçe, gece geldiğinde, toprak karadığında ve ay görebildiğimiz tek ışık olduğunda, korkmayacağım...
(Stand by me şarkısından. Yoko Ono'ya hitaben yazmıştır.)
  • Tüm politikacılar Pierre Trudeau gibi olsaydı, dünya barışı var olurdu.
  • 12 yaşımdayken, bir dahi olduğumu ve kimsenin bunu farketmediğini düşünürdüm. Eğer dahi diye bir şey varsa, onlardan biri benim, ama eğer yoksa o zaman bunu takmıyorum.
  • Elvis'ten önce bir şey yoktu.
  • Elvis gelene kadar beni hiçbir şey etkilemedi.
  • Cennetin olmadığını hayal et, eğer denersen bu kolay, altımızda cehennem yok, üstümüzdeyse sadece gökyüzü var, hayal et bütün insanların, bugün için yaşadığını...
(Imagine şarkısından)
  • Benim bir hayalci olduğumu söyleyebilirsin.
(İmagine şarkısından)
  • Ciddiye alınmamak politikamızın bir parçası çünkü karşı taraf kim olursa olsun, tüm görülür hallerinde mizahı kaldıramıyorlar. Biz ise komiğiz, gerçekten, onlar ise Laurel ve Hardy. Biz John ve Yoko'yuz ve Martin Luther King, Keneddy ve Gandhi gibi ciddi insanlardan daha şansımız var çünkü onların hepsi vuruldu.
  • Büyük bir olasılıkla bir kaçık tarafından haklanırım.
(1960'da nasıl öleceği konusunda sorulduğunda bu cevabı verdi ve korkutucu bir şekilde bu tahmini doğru çıktı.)
  • Öldürecek ve uğruna ölünecek bir şey yok ve din de yok.
(İmagine şarkısından)
  • Ben çocukken annem bana hep hayatın anahtarının mutluluk olduğunu anlatırdı. Okula gitmeye başladığım zaman, sınavda bana 'Büyüyünce ne olmak istiyorsun?' diye sordular. Ben de onlara 'Mutlu olmak istiyorum' diye cevap verdim. Onlar bana, soruyu anlamadığımı söylediler. Ben de onlara, hayatı anlamadıklarını söyledim.