Şeyh Galip

Vikisöz sitesinden
Atla: kullan, ara

Şeyh Galip (1757 İstanbul - 1798[1]) ünlü Türk Divan edebiyatı şairi.


  • Efendimsin cihânda i’tibârım varsa sendendir
Miyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir

(Sen benim Efendimsin, benim bu cihanda itibarım varsa sendendir. Aşıklar arasında bir şöhretim varsa yine sendendir.)

  • Benim feyz-i hayâtım hâsıl-ı rûh-ı revânımsın
Eğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir

(Benim hayatımın bereketi, akıp giden ruhumu ortaya çıkaran sensin. Eğer ömrümde bir kazancım varsa senin sayendedir.)

  • Veren bu sûret-i mevhûme revnak reng-i hüsnündür
Gülistân-ı hayâlim nevbâharım varsa sendendir

(Bu vehmi; hayal ürünü olan şekle parlaklık ve canlılık veren senin güzelliğinin rengidir. Hayalimin bir gülbahçesi, ilkbaharım varsa bu senin ihsanındır.)

  • Felekden zerre mikdâr olmadım devrinde rencide
Ger ey mihr-i münîr âh u zârım varsa sendendir

(Devrinde felekten zerre kadar incinmedim. Ey nurlu güneş! Eğer ah edip ağlıyorsam senin için ağlıyorum.)

Şeyh Galib


  • Ne kadar bilmese de halk hüner-mendi tanır.
Ne kadar bilmese de halk hüner sahibini tanır.
  • Vakt-ı şâdî de gelir mevsim-i mihnet de geçer.
Dert mevsimi geçer, neşe vakti de gelir.
  • Su uyur düşman uyur haste-i hicrân uyumaz.
Su uyur, düşman uyur, ayrılık hastası uyumaz.
  • Hayret-dih-i cân o çeşm-i şehbâz / Âhû-yi füsûn kebûter-i nâz.
Cana hayret veren o şahbaz göz, o büyü ceylanı, naz güvercini.
  • Bilmem ne füsûndu ol fesâne / Dûzah haberin getirdi câne.
Bilmem o efsane ne büyü idi, cana cehennem haberini getirdi.
  • Korkutmağa düşme bî-mahaldir / Vuslat dediğim benim eceldir.
Korkutmaya çalışma, yersizdir. Benim vuslat dediğim eceldir.
  • Cân oldu piyâle-nûş-ı hasret / Çeşm oldu güher-fürûş-ı hasret.
Can hasret kadehini içer oldu, göz ayrılık cevherlerini (gözyaşlarını) satar oldu.
  • Zannetme ki şöyle böyle bir söz / Gel sen dahi söyle böyle bir söz.
Şöyle-böyle bir söz zannetme. Söyleyebiliyorsan gel sen de böyle bir söz söyle.
  • Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen / Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.
Kendine iyi bak çünkü alemin özüsün sen. Varlıkların gözbebeği olan insanoğlusun sen.
  • Fârığ olmam eylesen yüzbin cefâ sevdim seni / Böyle yazmış alnıma kilk-î kazâ sevdim seni / Ben bu sözden dönmezem devreyledikçe nüh felek / Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni.
Yüzbin cefâ etsen vazgeçmem, bir kere sevdim seni. Kazâ ve kader kalemi alnıma böyle yazmış; seni sevdim bir kere. Dokuz gök döndükçe bu sözden dönmem: Sevdim seni; yer ve gök aşkıma şâhid olsun.
  • Şiir mumdan kayıklarla alev denizini geçmeye benzer.
  • Her renge boyan da renk verme.
  • Vücut, ruhun bineğidir.
  • Gâh kar yağıyordu,gâh karanlık.

Kaynakça[düzenle]

  1. Mufassal Osmanlı Tarihi, Güvebn Yayınevi, 1963,, c.6, s.3661
Wikipedia-logo-v2.svg
Şeyh Galip ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.
Wikisource
VikiKaynak'ta bu konu ile ilgili metin bulunmaktadır: